1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

05- Amasya

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve kelebek tarafından 9 Ocak 2007 başlatılmıştır.

  1. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    [​IMG]
    AMASYA

    GENEL BİLGİLER
    Yüzölçümü: 5.520 Km²
    Nüfus: 357.191 (1990)
    İl Trafik No: 05

    Orta Karadeniz'de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski tarihi boyunca krallık başkentliği yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur.
    Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya'da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılmış Yalıboyu evleri ile dikkat çekmektedir.
    Dünyanın en güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek istiyorsanız sıcak kanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor.

    İLÇELER:
    Amasya (merkez), Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova'dır.

    Göynücek: Çekerek Irmağı Vadisi'nde kurulan ilçeye 8 km. uzaklıktaki Çekerek vadisine bakan kayalık üzerinde kurulmuş Gökçeli kalesi ilçenin önemli tarihi eseridir. Roma Döneminde garnizon olarak kullanılan Kalede 98 basamaklı merdiven ile gizli bir yol bulunmaktadır. İlçe merkezine 6 km. uzaklıkta bulunan Çamurlu köyü İlice mevkiinde çıkan kaynak suyunun böbrek taşlarına karşı tedavi edici özelliği olduğu söylenmektedir.
    Gümüşhacıköy: İlçe merkezindeki Bedesten, Büyük hamam, Koyun pınarı ve Kabak çeşmesi; Gümüş beldesinde yer alan Haliliye Medresesi, Yörgüç Paşa Cami, Darphane Cami, Maden Cami (Eski Kilise) ilçenin Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari eserleridir. Şarlayuk beldesi ise yeşilin her tonunun bulunduğu, altyapısı olan bir mesire yeridir.
    Hamamözü: İnegöl dağlarının doğu ve kuzey eteklerinde kurulmuştur. İlçe merkezinde bulunan Arkut Bey kaplıcası yörenin önemli dinlenme ve piknik yeridir. İlçe merkezine 1km. uzaklıkta olan Kahramanlar İçmesi bağırsak parazitlerine iyi geldiği bilinmektedir.
    Merzifon: İl merkezine 49 km. uzaklıktadır. 7. yüzyıl sonlarında Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın Sadrazam olmasıyla Merzifon kök lü imar değişikliğine uğramıştır.

    NASIL GİDİLİR
    Amasya; komşu illerden Samsun, Çorum ve Tokat'a Devlet Karayolu ile bağlıdır. Aynı zamanda Avrupa -İran Uluslararası (E-5) Karayolu üzerindedir.
    İle en yakın deniz ve havayolu limanları 130 km. uzaklıkta olan Samsun İlinde bulunmaktadır.
    Karayolu Otogarın şehir merkezine uzaklığı 1,5 kilometredir. Ulaşım şehir içi minibüs ve firma servisleri ile yapılmaktadır.
    Otogar Tel : (+90-358) 218 80 12
    Demiryolu Amasya, Sivas-Samsun demiryolu üzerinde Sivas'a 261 km. Samsun'a ise 134 km. uzaklıktadır. İl hudutları içerisinde iki gar (Amasya-Hacıbayram) ve 6 istasyon (Kızılca, Kayabaşı, Eryatağı, Bovazköy, Suluova, Hacıbayram) bulunmaktadır.
    İstasyon Tel : (+90-358) 218 12 39
    GEZİLECEK YERLER
    Konaklar
    Hazeranlar Konağı : Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak olan Hazeranlar Konağı Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Diğer kapı Hatuniye Cami avlusu ile bağlantılıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela sofa etrafında yer almaktadır.
    Kaleler, Kaya Mezarları
    Amasya Kalesi: Şehrin ve Yeşilırmağın kuzeyinde bulunan Harşane Dağı adlı dik kayalıklar üzerindedir. Kalenin Belkıs, Saray, Maydonos ve Meydan adlarına dört kapısı, kale içinde Cilanbolu adlı su kuyusu, sarnıç, zindan bulunmaktadır.
    Kaleden 70 m. aşağıda Yeşilırmağa ve kral mezarlarına kadar uzanan M.Ö. III. yüzyıla ait merdivenli yer altı yolu, burç ve cami kalıntıları vardır.
    Kral Kaya Mezarları: Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar, yapıları ve mevkileri itibariyle ilk bakışta dikkati çekmektedir.
    Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen ayrılmışlar ve kaya bloklarına merdivenlerle bağlanmışlardır.
    Vadi içerisinde irili ufaklı toplam 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Amasya'da doğan ünlü coğrafyacı Strabon'un (M.Ö. 63-M.S. 5) verdiği bilgiye göre kaya mezarları Pontus krallarına aittir.
    Aynalı Mağara (Kaya Mezarı): Çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret beldesi yolu üzerinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır.
    Tonoz kısmında 6'sı sağda, 6'sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes'ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır.
    Ferhat Su Kanalı: Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik dönemde yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.

    Medreseler
    Bimarhane (Darüşşifa): İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308 yılında yaptırılmıştır. Yapının özellikle ön cephesi sanat bakımından değerlidir. Sadece Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur.
    Sultan II. Bayezid Külliyesi:Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.
    Haliliye Medresesi: Gümüşhacıköy İlçesi Gümüş Beldesi merkezinde bulunan eser, Çelebi Sultan Mehmed'in Beylerbeyi Halil Paşa tarafından 1413 de yaptırılmıştır. Kare planlı kapalı avlulu bir medresedir.
    Kapı Ağa Medresesi:Sultan II. Bayezid'in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir.
    Diğer Medreseler;
    - Gökmedrese 1267)
    - Çelebi Mehmed Medresesi (1415) Merzifon
    - Büyük Ağa Medresesi (1488)
    - Küçük Ağa Medresesi (1463- 1464)
    - Hakala Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi (1463- 1464)

    Camiler
    Burmalı Minare Cami, Gökmedrese Cami görülmeye değerdir.Amasya'nın diğer önemli camileri Gümüşlü Cami, Bayezid Paşa Cami, Yörgüç Paşa Cami, Sofular Abdullah Paşa Cami,Şirvanlı (Azeriler) Cami, Abide Hatun Cami ve Halifet Gazi Kümbetidir.

    Amasya Camileri
    Gök Medrese Cami (Merkez)

    Selçuklu valilerinden Torumtay'ın (1267) Amasya'da yaptırdığı kabul edilen Gökmedrese Cami, belirli şekilde derinliğine uzanan, kubbe ve tonozlarla örtülü, üç nefli bir yapıdır. Kesme taş mimarisi, olgun nispetleri ve sade süslemeleriyle ağırbaşlı ciddi bir üsluptadır. Caminin çok uzun olan giriş bölümü medrese olarak kullanılmıştır.

    Burmalı Minare Cami (Merkez)

    Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Vezir Ferruh ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından 1237-1247 yıllarında yaptırılmıştır. Girişin sol tarafındaki cepheye bitişik sekizgen biçimli klasik Selçuklu kümbeti ve sonradan eklenmiş burmalı minaresi caminin belirgin özelliklerindendir.

    Sultan II. Bayezıt Külliyesi (Merkez)

    Sultan II. Bayezıt adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır.
    XV. yüzyılın son çeyreğinde yapılan, yan mekanlı (L planlı) cami mimarisinin gelişmiş son örneğidir. Caminin iki minaresi vardır. Batıda medrese, doğuda imaret ve konukevi vardır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.

    Diğer Camiler;

    - Fethiye Camii (Bizans- Danişmend 11. Yy.)

    - Gümüşlü Camii (1326)

    - Saraçhane Camii (1372)

    - Çilehane Camii (1413)

    - Medreseönü Camii (1427) Merzifon (II. Murad Camii)

    - Yörgüç Camii (1428)

    - Yörgüç Rüstem Paşa Camii (1429) Gümüş

    - Hızırpaşa Camii (1466)

    - Kilari Süleyman Ağa Camii (1489)

    - II. Bayezid Külliyesi (1486)

    - Mehmet Paşa Camii (1486)

    - Şamlar Ayas Ağa Camii (1495)

    - Sofular Abdullah Paşa Camii (1502)

    - Hatuniye Camii (1510)

    - Pir Mehmet Çelebi Camii (15. Yy.)

    - Temenna Mescidi (1567)

    - Sofular Camii (15- 16. Yy.) Merzifon

    - Bozacı Camii (16- 17. Yy.) Merzifon

    - Merzifonlu Kara Mustafa Paşa C. (1666)

    - Darphane Camii (18. Yy.) Gümüş

    - Maden Camii (1800) Gümüş

    - Azeriler Camii (1876- 1895)

    Ahşap Camiler

    - Abide Hatun Camii (1680)

    - Eyüp Çelebi Camii (1725) Merzifon

    - Hacı Hasan Camii (1714) Merzifon

    - Çay Camii(1774)

    - Eski Kışlacık Köyü Camii (1865)

    - Aşağı Baraklı Camii (1870)

    - Kaleköy Camii (1870)

    - Yukarı Baraklı Camii (1875)

    - Ziyaret Camii (19. Yy.)

    - Şıhlar Köyü Camii (1924)

    - Eliktekke Köyü Camii (1928)

    - Müftü Camii (20. Yy.) Gümüşhacıköy

    - Kızılca İstasyon Camii (1956)
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Han, Hamam ve Çarşılar

    Ezine Han : Amasya - Tokat Karayolunun 35. km.sinde bulunan Ezinepazar beldesi içerisinde yolun sol yanındadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır.

    Taşhan: Merzifon ilçesinde, 17. yüzyıl mimarı üslubunda dikdörtgen planla yapılmıştır.

    Bedesten : Merzifon ilçesinde, dikdörtgen planlı, kubbeli dış cephelerde dükkanlarla çevrilidir.

    Eski Hamam: Merzifon ilçesindedir. Kitabesine göre 1678 yılında yaptırılmıştır.

    Diğer Hamamlar;
    - Karsavul Hamamı (Roma)
    - Yıldız Hamamı (13. Yy.)
    - Arkut Bey Hamamı (13. Yy.)
    - Çifte Hamam- Merzifon (1388)
    - Hızırpaşa Hamamı (15. Yy.)
    - Mustafa Bey Hamamı (1436)
    - Kumacık Hamamı (15. Yy.)
    - Çukur Hamamı (15. Yy.)
    - Sinan Paşa Hamamı- Uluköy (15. Yy.)
    - Kızlar Sarayı Hamamı (15. Yy.)
    - Gediksaray Hamamı (15. Yy.)
    - Ziyaret Hamamı (15. Yy.)
    - Çayüstü Köyü Hamamı- Suluova (15. Yy.)
    - Maarif Hamamı- Merzifon (16. Yy.)
    - Maarif Hamamı- G. Hacıköy (16. Yy.)
    - Paşa Hamamı- Merzifon (1677)
    - Tuz Pazarı Hamamı- Merzifon (1677)
    - Ekin Pazarı Hamamı- G. Hacıköy (1658)
    - Eski Hamam- Gümüş (19. Yy.)

    Kaplıcalar

    Terziköy Kaplıcası ilin önemli kaplıcasıdır. Gözlek Kaplıcası, Hamamözü (Arkut Bey) Kaplıcası ve Ilısu Kaplıcası diğer kaplıcalarıdır.

    Terziköy Kaplıcası

    Yeri : Amasya'nın güneyinde belediye ve mücavir saha dışındadır.
    Ulaşım : Amasya il merkezine 30 km. uzaklıktadır
    Suyun Isısı : 37oC
    PH Değeri : 6,6
    Özellikleri : Bikarbonatlı, Kalsiyumlu, kısmen Karbondioksitli bir bileşime sahiptir.
    Yararlanma Şekilleri : İçme ve banyo kürleri

    Tedavi Ettiği Hastalıklar : Romatizma, mide ve bağırsak, böbrek ve idrar yolları, beslenme bozukluğu gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.

    Konaklama :90 yataklı bir motel tesisi mevcuttur.

    Mesire Yerleri

    Yedi Kuğular Kuş Cenneti (Yedikır Barajı) Amasya -Suluova karayoluna 7 km. uzaklıkta bulunur. Baraj gölü çevresinde yer alan doğal güzelliği, yürüyüş parkuru, DSİ sosyal tesisleri ve balık üretim tesisleri ile amatör balık avcılığı nedeniyle bölgenin çekici piknik alanı durumundadır. Göl; kuğu, yabankazı, yaban ördeği, angut, karabatak ve balıkçıl vb. 34'den fazla kuş türünün barındığı bir kuş cenneti haline gelmiştir.

    Borabay Gölü Amasya- Taşova karayolunun 44. km.sinden sola ayrıldıktan sonra Taşova-Samsun karayolunu 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılan, doğa harikası Borabay Gölü ve çevresi turizm merkezi ilan edilmiştir.

    Ormanlık alan içerisinde her biri 3 yataklı 9 adet bungalov tipi evler, gazinosu kamp imkanı, piknik alanları, doğa yürüyüşü ve dinlenme imkanları nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak merkezi durumundadır.

    Baraklı Şelalesi Taşova ilçesinde,Taşova İlçesine 30 km. uzaklıkta olan Özbaraklı beldesi sınırları içerisindedir.

    Kuş Gözlem Alanı
    Yedikır Barajı
    Müzeler ve Örenleri

    Müzeler

    Amasya Müzesi

    Adres: Atatürk Cad. Amasya
    Tel: (358) 218 69 57

    Hazeranlar Konağı Etnografya Müzesi

    Alpaslan Müzesi

    Örenyerleri

    Kral Kaya Mezarları

    COĞRAFYA

    Amasya, doğuda Tokat, güneyde Yozgat, batıda Çorum, kuzeyde Samsun İlleri ile çevrilidir. Yeşilırmağın Orta Karadeniz Dağları (Canik) arasında oluşturduğu vadi üzerinde kurulmuştur.

    Akdağ, Tavşan Dağı, İnegöl Dağı, Kocacık Tepesi, Kırklar Dağı, Ferhat Dağı önemli dağlarıdır. Sulama amaçlı gölet ve barajlar ile sulanan verimli ovalara sahiptir. Borabay Gölü en önemli gölüdür. Yeşilırmak ve göletlerde yayın, sazan, turna, levrek, pullu gibi balık türleri bulunmaktadır.

    İlde Karadeniz iklimi - kara iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürer. Yazları kara iklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi kadar sert değildir.

    TARİHÇE

    İlk yerleşimin MÖ. 5500 yıllarına kadar uzandığı belirlenen Amasya; Antik Çağdan günümüze kadar geçen zaman içerisinde Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. 1386 yılında Osmanlı topraklarına katılan Amasya, Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedenleriyle "şehzadeler şehri" olarak da ün yapmıştır. Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında ön plana çıkmıştır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlayan Milli Mücadelenin ilk adımı 12 Haziran 1919'da Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle devam etmiştir. Kurtuluş Mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919'da yayınlanan Amasya Tamimi ile "Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı" Amasya'da ilan edilmiştir.

    NE YENİR?

    Amasya tarihi, köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısı itibariyle zengin bir bitki örtüsüne, dolayısıyla da zengin mutfak kültürüne sahiptir. Yöreye özgün yemekler arasında, çatal çorba, cırıkda-cızlak (akıtma), helle çorbası, ekmekaşı (papara), kesme ibik çorbası, toyga çorbası, cilbir, bakla dolması, hengel (kıymasız mantı), pancar (pastırmalı), kabak kabuklu pilav, sirkeli ciğer, yuka tatlısı (yufka patlıcanlı pilav tatlısı), gömlek kadayıfı, halbur tatlısı, zerdali gallesi, vişneli ekmek (Amasya çöreği), sini su böreği (Amasya usulü) ve Yakasal böreği sayılabilir.

    Amasya'dan yemek tarifleri:

    Mumbar - İşkembe

    Malzemeler:

    2 su bardağı bulgur
    1 demet maydanoz
    1 yemek kaşığı salça
    1 tatlı kaşığı karabiber
    1 takım koyun işkembesi (mumbarı ile birlikte)
    1 tatlı kaşığı tuz

    Hazırlanışı: İşkembe kazınır, mumbarın içi temizlenir. İç kısmı dışa çevrilerek bulgurla birlikte hazırlanan harç mumbarın içine doldurulur, bakır kazanda işkembe ile birlikte 2 saat kadar pişirilir.

    Hasuda (tatlı)

    Malzemeler :

    1 Bardak nişasta
    5 Bardak su
    1 Bardak toz şeker
    3 Kaşık tereyağı
    1/2 Bardak ceviz içi

    Hazırlanışı: 4 bardak su kaynatılır, 1 bardak su ile nişasta karıştırılır, kaynar suya ilave edilir karıştırılarak pişirilir. Piştikten sonra bir tepsiye dökülerek üzerine kızdırılmış tereyağı gezdirilir. Ceviz serpilerek servise sunulur. Sıcak olarak yenir.

    Kalbura Bastı

    Malzemeler :

    1 Paket margarin
    Şerbet için:
    1 paket vanilya
    2 adet yumurta
    1.5 kg. toz şeker
    1 tutam tuz
    1 litre su
    2 kaşık yoğurt
    1/2 limon suyu
    1 su bardağı ceviz
    1 paket kabartma tozu

    Malzemelere yetecek kadar un

    Hazırlanışı: Unun ortası havuz yapılır. Margarin, yumurta, tuz, yoğurt, vanilya ilave edilerek yoğrulur. Hamur kulak memesi yumuşaklığına getirilir, hamur yumurta büyüklüğünde parçalara ayrılır, her parçanın içerisine ceviz konularak kalbur üzerinde şekli verilir. Bir tepsiye dizilerek orta ısıda fırında 30-35 dakika pişirilir. Piştikten sonra üzerine soğuk şerbet dökülür. Servis yapılır.

    NE ALINIR?

    Amasya'dan El askısı yazma, yemeni, ev yapımı kuşburnu ezmesi, pirinç ve elma alınması önerilir.

    LİNKLER


    Amasya Valiliği [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    YAPMADAN DÖNME

    Amasya Müzesinin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykelini (Teşup) görmeden,
    Yeşilırmak Yalıboyu'nda Amasya Evlerini gezmeden,
    Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden,
    II. Bayezid Külliyesi, Bimarhaneyi gezmeden,
    Borabay gölünü görmeden,
    Amasya Misket elması yemeden,
    ...Dönmeyin
     
  3. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Konaklar

    Hazeranlar Konağı : Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak olan Hazeranlar Konağı Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Diğer kapı Hatuniye Cami avlusu ile bağlantılıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela sofa etrafında yer almaktadır.

    Kaleler, Kaya Mezarları

    Amasya Kalesi: Şehrin ve Yeşilırmağın kuzeyinde bulunan Harşane Dağı adlı dik kayalıklar üzerindedir. Kalenin Belkıs, Saray, Maydonos ve Meydan adlarına dört kapısı, kale içinde Cilanbolu adlı su kuyusu, sarnıç, zindan bulunmaktadır.

    Kaleden 70 m. aşağıda Yeşilırmağa ve kral mezarlarına kadar uzanan M.Ö. III. yüzyıla ait merdivenli yer altı yolu, burç ve cami kalıntıları vardır.

    Kral Kaya Mezarları: Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar, yapıları ve mevkileri itibariyle ilk bakışta dikkati çekmektedir.

    Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen ayrılmışlar ve kaya bloklarına merdivenlerle bağlanmışlardır.

    Vadi içerisinde irili ufaklı toplam 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır. Amasya'da doğan ünlü coğrafyacı Strabon'un (M.Ö. 63-M.S. 5) verdiği bilgiye göre kaya mezarları Pontus krallarına aittir.

    Aynalı Mağara (Kaya Mezarı): Çevre yolunun Samsun güzergahından sağa ayrılan Ziyaret beldesi yolu üzerinde, şehir merkezine yaklaşık üç kilometre uzaklıktadır. Kral Kaya Mezarlarının en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır.

    Tonoz kısmında 6'sı sağda, 6'sı solda olmak üzere 12 havari tasviri ile kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Yoannes'ten oluşan bir kompozisyon bulunmaktadır.

    Ferhat Su Kanalı: Kentin su ihtiyacını karşılamak için Helenistik dönemde yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm. genişliğinde 18 km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.

    Medreseler

    Bimarhane (Darüşşifa): İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Ilduz Hatun adına 1308 yılında yaptırılmıştır. Yapının özellikle ön cephesi sanat bakımından değerlidir. Sadece Amasya Bimarhanesine mahsus bir özellik olan kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur.

    Sultan II. Bayezid Külliyesi: Sultan II. Bayezid adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.

    Haliliye Medresesi: Gümüşhacıköy İlçesi Gümüş Beldesi merkezinde bulunan eser, Çelebi Sultan Mehmed'in Beylerbeyi Halil Paşa tarafından 1413 de yaptırılmıştır. Kare planlı kapalı avlulu bir medresedir.

    Kapı Ağa Medresesi: Sultan II. Bayezid'in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir.

    Diğer Medreseler;

    - Gökmedrese 1267)
    - Çelebi Mehmed Medresesi (1415) Merzifon
    - Büyük Ağa Medresesi (1488)
    - Küçük Ağa Medresesi (1463- 1464)
    - Hakala Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi (1463- 1464)

    Camiler

    Burmalı Minare Cami, Gökmedrese Cami görülmeye değerdir.Amasya'nın diğer önemli camileri Gümüşlü Cami, Bayezid Paşa Cami, Yörgüç Paşa Cami, Sofular Abdullah Paşa Cami,Şirvanlı (Azeriler) Cami, Abide Hatun Cami ve Halifet Gazi Kümbetidir.

    Amasya Camileri

    Gök Medrese Cami (Merkez)

    Selçuklu valilerinden Torumtay'ın (1267) Amasya'da yaptırdığı kabul edilen Gökmedrese Cami, belirli şekilde derinliğine uzanan, kubbe ve tonozlarla örtülü, üç nefli bir yapıdır. Kesme taş mimarisi, olgun nispetleri ve sade süslemeleriyle ağırbaşlı ciddi bir üsluptadır. Caminin çok uzun olan giriş bölümü medrese olarak kullanılmıştır.

    Burmalı Minare Cami (Merkez)
    Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Vezir Ferruh ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından 1237-1247 yıllarında yaptırılmıştır. Girişin sol tarafındaki cepheye bitişik sekizgen biçimli klasik Selçuklu kümbeti ve sonradan eklenmiş burmalı minaresi caminin belirgin özelliklerindendir.

    Sultan II. Bayezıt Külliyesi (Merkez)

    Sultan II. Bayezıt adına 1485-86 yılında yaptırılan külliye; cami, medrese, imaret türbe ve şadırvandan oluşmaktadır.

    XV. yüzyılın son çeyreğinde yapılan, yan mekanlı (L planlı) cami mimarisinin gelişmiş son örneğidir. Caminin iki minaresi vardır. Batıda medrese, doğuda imaret ve konukevi vardır. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.

    Diğer Camiler;

    - Fethiye Camii (Bizans- Danişmend 11. Yy.)
    - Gümüşlü Camii (1326)
    - Saraçhane Camii (1372)
    - Çilehane Camii (1413)
    - Medreseönü Camii (1427) Merzifon (II. Murad Camii)
    - Yörgüç Camii (1428)
    - Yörgüç Rüstem Paşa Camii (1429) Gümüş
    - Hızırpaşa Camii (1466)
    - Kilari Süleyman Ağa Camii (1489)
    - II. Bayezid Külliyesi (1486)
    - Mehmet Paşa Camii (1486)
    - Şamlar Ayas Ağa Camii (1495)
    - Sofular Abdullah Paşa Camii (1502)
    - Hatuniye Camii (1510)
    - Pir Mehmet Çelebi Camii (15. Yy.)
    - Temenna Mescidi (1567)
    - Sofular Camii (15- 16. Yy.) Merzifon
    - Bozacı Camii (16- 17. Yy.) Merzifon
    - Merzifonlu Kara Mustafa Paşa C. (1666)
    - Darphane Camii (18. Yy.) Gümüş
    - Maden Camii (1800) Gümüş
    - Azeriler Camii (1876- 1895)
    Ahşap Camiler
    - Abide Hatun Camii (1680)
    - Eyüp Çelebi Camii (1725) Merzifon
    - Hacı Hasan Camii (1714) Merzifon
    - Çay Camii(1774)
    - Eski Kışlacık Köyü Camii (1865)
    - Aşağı Baraklı Camii (1870)
    - Kaleköy Camii (1870)
    - Yukarı Baraklı Camii (1875)
    - Ziyaret Camii (19. Yy.)
    - Şıhlar Köyü Camii (1924)
    - Eliktekke Köyü Camii (1928)
    - Müftü Camii (20. Yy.) Gümüşhacıköy
    - Kızılca İstasyon Camii (1956)

    Han, Hamam ve Çarşılar

    Ezine Han : Amasya - Tokat Karayolunun 35. km.sinde bulunan Ezinepazar beldesi içerisinde yolun sol yanındadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır.

    Taşhan : Merzifon ilçesinde, 17. yüzyıl mimarı üslubunda dikdörtgen planla yapılmıştır.

    Bedesten : Merzifon ilçesinde, dikdörtgen planlı, kubbeli dış cephelerde dükkanlarla çevrilidir.

    Eski Hamam: Merzifon ilçesindedir. Kitabesine göre 1678 yılında yaptırılmıştır.

    Diğer Hamamlar; - Karsavul Hamamı (Roma)
    - Yıldız Hamamı (13. Yy.)
    - Arkut Bey Hamamı (13. Yy.)
    - Çifte Hamam- Merzifon (1388)
    - Hızırpaşa Hamamı (15. Yy.)
    - Mustafa Bey Hamamı (1436)
    - Kumacık Hamamı (15. Yy.)
    - Çukur Hamamı (15. Yy.)
    - Sinan Paşa Hamamı- Uluköy (15. Yy.)
    - Kızlar Sarayı Hamamı (15. Yy.)
    - Gediksaray Hamamı (15. Yy.)
    - Ziyaret Hamamı (15. Yy.)
    - Çayüstü Köyü Hamamı- Suluova (15. Yy.)
    - Maarif Hamamı- Merzifon (16. Yy.)
    - Maarif Hamamı- G. Hacıköy (16. Yy.)
    - Paşa Hamamı- Merzifon (1677)
    - Tuz Pazarı Hamamı- Merzifon (1677)
    - Ekin Pazarı Hamamı- G. Hacıköy (1658)
    - Eski Hamam- Gümüş (19. Yy.)

    Kaplıcalar

    Terziköy Kaplıcası ilin önemli kaplıcasıdır. Gözlek Kaplıcası, Hamamözü ( Arkut Bey) Kaplıcası ve Ilısu Kaplıcası diğer kaplıcalarıdır.

    Terziköy Kaplıcası

    Yeri : Amasya'nın güneyinde belediye ve mücavir saha dışındadır.

    Ulaşım : Amasya il merkezine 30 km. uzaklıktadır

    Suyun Isısı : 37oC

    PH Değeri : 6,6

    Özellikleri : Bikarbonatlı, Kalsiyumlu, kısmen Karbondioksitli bir bileşime sahiptir.

    Yararlanma Şekilleri : İçme ve banyo kürleri

    Tedavi Ettiği Hastalıklar : Romatizma, mide ve bağırsak, böbrek ve idrar yolları, beslenme bozukluğu gibi hastalıklarda olumlu etki yapar.

    Konaklama :90 yataklı bir motel tesisi mevcuttur.

    Mesire Yerleri
    Yedi Kuğular Kuş Cenneti ( Yedikır Barajı) Amasya -Suluova karayoluna 7 km. uzaklıkta bulunur. Baraj gölü çevresinde yer alan doğal güzelliği, yürüyüş parkuru, DSİ sosyal tesisleri ve balık üretim tesisleri ile amatör balık avcılığı nedeniyle bölgenin çekici piknik alanı durumundadır. Göl; kuğu, yabankazı, yaban ördeği, angut, karabatak ve balıkçıl vb. 34'den fazla kuş türünün barındığı bir kuş cenneti haline gelmiştir.

    Borabay Gölü Amasya- Taşova karayolunun 44. km.sinden sola ayrıldıktan sonra Taşova-Samsun karayolunu 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılan, doğa harikası Borabay Gölü ve çevresi turizm merkezi ilan edilmiştir.

    Ormanlık alan içerisinde her biri 3 yataklı 9 adet bungalov tipi evler, gazinosu kamp imkanı, piknik alanları, doğa yürüyüşü ve dinlenme imkanları nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak merkezi durumundadır.

    Baraklı Şelalesi Taşova ilçesinde,Taşova İlçesine 30 km. uzaklıkta olan Özbaraklı beldesi sınırları içerisindedir.

    Kuş Gözlem Alanı

    Yedikır Barajı
     
  4. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    YAPMADAN DÖNME

    Amasya Müzesinin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykelini ( Teşup ) görmeden,

    Yeşilırmak Yalıboyu'nda Amasya Evlerini gezmeden,

    Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden,

    II. Bayezid Külliyesi, Bimarhaneyi gezmeden,

    Borabay gölünü görmeden,

    Amasya Misket elması yemeden,

    ...Dönmeyin
     
  5. sessiz gemi

    sessiz gemi Forum Tutkunu

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.643
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    mühendis
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    80 ÇTL
    COGRAFİ KONUMU

    Amasya ili; Orta Karadeniz Bölümünün iç kısmında yer almaktadır. Doğudan Tokat, güneyden Tokat ve Yozgat, batıdan Çorum, kuzeyden Samsun illeri ile çevrilidir.

    İlin yüzölçümü 5.701 km2 dir.

    Toplam sınır uzunluğu 492 km olan ilin Samsun’la 169 km, Tokat’la 165 km, Yozgat’la 6 km, Çorum’la 152 km. sınır uzunluğu vardır.

    İl genelinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakım) 1.150 m, il merkezinin ise 411,69 m dir.

    34° 57’ 06” - 36° 31’ 53” Doğu Boylamları ile 41° 04’ 54” - 40° 16’ 16” Kuzey Enlemleri arasındadır.

    Ankara’ya 336 km, İstanbul’a 671 km uzaklıkta olan Amasya’nın komşu illere uzaklıklara ise Çorum’a 92 km, Samsun’a 131 km, Tokat’a 114 km, Yozgat’a ise 196 km dir.

    İl merkezinin ilçelere uzaklıkları; Göynücek 46 km, Gümüşhacıköy 68 km, Hamamözü 90 km, Merzifon 46 km, Suluova 27 km ve Taşova 48 km dir.

    AMASYA ADININ KÖKENİ

    Eskiçağda bir çok Anadolu şehrinin
    kurucu (ktistes) tanrısı veya kahramanının
    olduğu bilinmektedir. Bu mitolojik kuruluş Amasya için de geçerlidir.

    Roma İmparatoru Septimius Severus (M.S. 193-211) dönemine ait bir Amasya sikkesi üzerinde yer alan ERMHC KTICAC THN POLIN yazıtından hareketle Hermes’in Amasya kentinin kurucu tanrısı olduğu kabul edilmektedir.

    Bu kısa açıklamadan sonra Amasya adının tarihçesine gelecek olursak;

    Hitit belgelerine göre Amasya’nın bilinen ilk adının Hakmiş [Khakm(p)is] olduğu sanılmaktadır. Bu isimin Perslerin Amasya’yı fethine kadar devam ettiği değerlendirilmektedir.

    Amasya’nın Mitridates Krallığı Dönemi'ndeki adı “Amasseia” dır. Özellikle M. Ö. II. yüzyıldan itibaren darp edilen Amasya şehir sikkelerinde AMASSEİA ibaresi açıkça görülmektedir. Zaten coğrafyacı Strabon’da Amasya için Amaseia sözcüğünü kullanmaktadır.

    Amaseia sözcüğü, “Ana” anlamına gelen ve özellikle “Ana Tanrıça” yı kasteden ‘Ama’ ve onun çeşitlemesi olan ‘Mâ’ ibaresi ile bağlantılıdır. Bundan hareketle denilebilir ki Amaseia “Ana Tanrıça Mâ’nın şehri” anlamına gelmektedir.

    Ana Tanrıça Mâ, Perslerin Anadolu’yu fethinden sonra tapımı yaygınlaşan doğu kökenli bir tanrıçadır. Aynı zamanda bu tanrıça Mitridates ve Kapadokya’nın yerel tanrıçasıdır. Amaseia sözcüğü de Persler zamanındaki asıl söyleniş şeklinin Hellen ağzına uydurulmuş biçimidir.

    Roma döneminde Amaseia adı fazla bir değişikliğe uğramadan AMACIAC (Amasia) olarak kullanılmıştır. Örneğin, İmparator Septımıus Severus, Caracalla ve Severus Alexander döneminde darp edilmiş Amasya şehir sikkelerinde AMACIAC adını görmekteyiz.

    Bizans Devri'nde de Amasia adının değişmeden devam ettiği bilinmektedir.

    Amasya’nın adı Danişmendliler zamanında ise bazen Amasiyye, bazen de Şehr-i Haraşna olarak anılmıştır.

    Selçuklu, İlhanlı, Beylikler ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Amasya adı herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.

    Ticaret Alt Sektörünün Yapısı ve Gelişimi


    İlde başlıca ekonomik faaliyet alanının tarım sektörü olması ve geçimin bu sektörden sağlanmasının yanı sıra ticaret de bu tarımsal ürünlerin alım-satımı ile ilgili olarak yapılmaktadır.
    Tahılların yanı sıra, özellikle şekerpancarı, sebze ve meyve, ticarete konu olan tarımsal ürünleri oluşturmaktadır.
    İl dahilindeki köyler bağlı oldukları ilçelerle yoğun ticari ilişkide bulunmakta olup Samsun-Ankara ve İstanbul, Amasya’nın en çok ticari ilişkide bulunduğu iller durumundadır ve bu iller, Amasya’nın tarımsal potansiyeli için önemli pazarları meydana getirmektedir.
    Tokat-Çorum-Kayseri-Malatya gibi çevre illerin, Karadeniz ile bağlantısını sağlayan Amasya ilinde ticaret; bu komşu iller ve ilçelerle de sürmekte olup, özellikle Suluova Şeker Fabrikası için şekerpancarı üretimi yapan Samsun’un Havza, Ladik, Kavak, Vezirköprü;Çorum’un Merkez, Osmancık, Mecitözü ilçeleri bu kapsamda değerlendirilebilirler.
    İl de ticaretle uğraşanların büyük bir çoğunluğu, perakende ticaret ile iştigal etmektedir.
    Amasya ili gelirinin büyük bir bölümünü, tarımsal ürünlerin satışından sağlanan gelirler oluşturmaktadır. Bu ürünler küçük tarım işletmelerince üretildiğinden ekiliş miktarlarının piyasalara etkileri fazla olmamaktadır.
    Tarım ürünlerinin alım satımına dayanan il ticareti; küçük ölçekli olup, en çok İstanbul-Ankara ve Samsun illeri ile yapılan alışverişlere dayanmaktadır.
    İl’deki ticarethaneler, çoğunlukla gıda ve toprak ürünlerine dayanmakta olup, hayvan ticareti de, önemli bir grup oluşturmaktadır.
    Her türlü dayanıklı tüketim maddeleri, çimento,demir, giyim, narenciye gibi ürünler il dışından alınmakta; İl dışına, tarımsal ürünlerden soğan, nohut, mercimek, fasulye; sanayi ve madencilik ürünlerinden şeker, süt ve süt mamulleri, ayçiçek yağı, hayvan yemi, un, kireç, tuğla ve kiremit ile linyit kömürü pazarlanmaktadır.
    Yurt dışına başlıca ihraç ürünlerini, un, maya, mutfak eşyası, tekstil ürünleri, orman ürünleri, elektrikli alet, cihaz ve malzemeleri vb. ürünler, Yurt dışından başlıca ithal ürünlerini, makine alet ve cihazları, bazı tahıllar, plastik ürünler vb. ürünler oluşturmaktadır.
    İlin merkez ve ilçelerinde, genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında,değişik yer ve zamanlarda, düşman işgalinden kurtuluş günlerinde, şenlik ve şölenler; genellikle festival şeklinde yapılmakta olup, o yöre veya beldenin yöresel el sanatları,tarımsal ürünleri, halk oyunları ile sanatsal faaliyetleri sergilenmekte ve çeşitli ticari faaliyetler meydana gelmektedir.
    Semt pazarları, genellikle haftanın belirli günlerinde yapılmaktadır.
    Türlerine göre 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tabi şirketlerin dağılımına bakıldığında, Anonim Şirketlerin sayısının 171, Limited Şirketlerin sayısının ise 868 olmak üzere, toplam 1.039 olduğu,
    Türlerine göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na tabi kooperatiflerin dağılımına bakıldığında ise; yapı kooperatiflerinin sayısının 106, Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifleri'nin sayısının 56, tüketim kooperatiflerinin sayısının 27, Diğer kooperatiflerin sayısının 28 olmak üzere, toplam 217 olduğu görülmektedir.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Anadolu’yu mesken tutan pek çok uygarlığın izlerini taşıyan Amasya’nın gözbebeği, cumbalarıyla Yeşilırmak’ı kucaklayan evleri...

    Ferhat’ın Şirin için dağları delip Yeşilırmak’ı elinden tutup getirdiği; Amazon kraliçesi Amasis’in kendi adını vererek, Amaseia diyerek kurduğu; antikçağın coğrafya bilgini Strabon’un doğduğu; Anadolu’da iz bırakan pek çok uygarlığın yoğurduğu; Osmanlı’nın ‘Şehzadeler Kenti’ olarak gördüğü; Mustafa Kemal’in milli mücadele için ilk adımını attığı kent burası. Irmağıyla, elmasıyla, güzelliğiyle ve evleriyle meşhur, kadim Amasya şehri…

    HİTİTLERDEN OSMANLI’YA

    “Amasya, eski tarihlerde Harşena adıyla bilinir. Amasya’ya hangi sıkıntı ile girilirse girilsin insanın gönlü rahatlar, huzur bulur.. Her türlü sıkıntıdan uzaklaşır. Mısır gibi şöhretlidir. Nil gibi nehri vardır Akan ırmağı hayat suyudur. Çok temiz ve çok güzel kokuludur.

    Seyretmeye doyum olmaz. Eski köşkleri muhteşem ve manzaralıdır” tanımlaması da 16. yüzyıl Osmanlı ulemasının önde gelen isimlerinden Kemalpaşazade’ye ait. Doğal güzelliğinin dışında insan elinin büyüsüyle daha da bir göz alıcı hale gelen kentte birçok uygarlığın izlerini görebilmek mümkün. Nasıl görülmesin? Amasya değil mi MÖ 5500 yılından beri insanoğluna ev sahipliği yapan; Hitit, Frig, Lidya, Kimmer, Pers, Pers-Pontus ve Romalıların kültürünü yaşayan ve yaşatan şehir? Öyle olmasa ne işi var Harşena (Amasya) Kalesi’nin 5200 yıldır burada? Pontus krallarının kaya mezarları, Romalıların Alçak Köprüsü bir köşede; İlhanlı, Selçuklu ve Osmanlı eserleri bir başka köşede. İlhanlılardan kalma Darüşşifa (Bimarhane), Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan Burmalı Minare Camii ve Gökmedrese, Osmanlı eli değmiş Sultan II. Bayezid Külliyesi, Çelebi Mehmed Medresesi, Gümüşlü, Yörgüçpaşa, Çilehane, Şamlar camileri bütün kudretleriyle Amasya’nın binlerce yıllık tarihinin canlı şahitleri adeta.

    KRALLAR VE ŞEHZADELER ŞEHRİ

    Yeşilırmak Vadisi’nin pek bilinmeyen bir başka adı daha vardır: Krallar Vadisi. Zira Harşena (Amasya) Dağı’nın güneye bakan eteklerinde kalker kayalara oyularak yapılan on sekiz mağara mezarda Pontus kralları yatıyor. Mağaralar içindeki mezarların en önemlisi ve ünlüsü, güneş vurduğunda cephesinin parlamasıyla tanınan Aynalı Mağara. Diğerlerinden farklı olarak yerleşim ve ibadet amacıyla oyulduğu zannedilen mağarada buna kanıt olarak ‘Büyük Rahip Tes’ yazısı halen görülebilir. Kral Kaya Mezarlarının, kargaşa dönemlerinde hapishane ve cezalandırma mekânı olarak kullanıldığı, VI. Mithridates’in barış görüşmelerini yokuşa süren Roma elçilerini buraya hapsettiği de tarihin notları arasında. Amasya, Osmanlı’nın da özel bir kentidir; imparatorluğun ‘Şehzadeler Şehri’dir. Valiliğini yapan on iki şehzadenin altısının padişah olmasıyla övünçlüdür. Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed, II. Murad, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve III. Murad önce Amasya valiliği yapan, ardından padişahlık makamına kurulan görkemli isimler..

    Amasya Sarayı’nda doğan ve 11 yaşına kadar burada eğitim alan Yavuz Sultan Selim 1515 kışını ve Kanuni Sultan Süleyman da 1554 yılının altı ayını Amasya’da geçirmiş.

    YEŞİLIRMAK’IN KIYISINDA

    Anadolu’da olup tarihin akışına uyum gösteren, anıt eserlere ev sahipliği yapan birçok güzide şehir arasından Amasya’yı ayıran bir başka güzellik var. Kemalpaşazade’nin yüzyıllar önce belirttiği tarihi evler ve köşkler. Bu evler, Amasya kentinin bir yaşam kültürü, geleneği. Bugün Yeşilırmak kıyısınca uzanan Yalıboyu evleri olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Hımış tekniğiyle, yani ahşap çatkıların arasına kerpiç doldurularak, zemin katı taştan örülerek yapılan Amasya evlerinden günümüze ağırlıkla 19. yüzyılın ikinci yarısından örnekler kalmış durumda. Belki 1915 yılındaki büyük yangın ve 1939’daki deprem kente zarar vermese, daha birçokları bugün ayakta olacaktı. Bunda felaketlerin dışında, hımış evlerin fazla uzun ömürlü olmamasının da payı var. Amasya evleri genellikle bitişik nizam yapılmış.Yan yana dizilen, sırt sırta vermiş bu evler harem ve selamlık olarak düzenlenmiş.

    Şehir içerisinde az sayıda ayrık nizam uygulamalarına da rastlanabiliyor. Evler daha çok bodrum üzeri tek ya da iki katlı. Üst katlar, üç tarafı pencereli ve çıkma tarzı cumbalara sahip. Böylelikle hem ev planında simetri sağlanmış, hem de daha fazla yer kazanılması hedeflenmiş. Özellikle Yalıboyu’nda Roma Dönemi sur duvarları üzerine yapılan ve Yeşilırmak’a bakan evlerin cumbaları, ‘eliböğründe’lerle, yani çıkmalara destek için yerleştirilen çapraz payandalarla dışarıya taşırılmış. Böylece hem daha geniş, hem de daha çok pencere olduğundan daha aydınlık iç mekânlar elde edilmiş. Giyotin tarzında yapılan pencerelerin önlerinde, dışarıdan bakıldığında içerisinin görülmesini engelleyen ahşap kafesler de eksik değil elbet.


    AHŞAP SÜSLEMELERİN ZENGİNLİĞİ

    Amasya’nın geleneksel evleri genellikle avlulu ve bahçeli. Özellikle harem ve selamlık olarak düzenlenen evlerde bahçe ortada; yani dışarıya kapalı. Bahçede genellikle bir ocak ve su kuyusu bulunuyor. Ama günümüzde kuyuların çoğu, işlevini kaybetmiş durumda. Bahçeden konuta geçiş, yine bahçe içerisinde yer alan arnavut kaldırımlı patikadan sağlanıyor.

    Evin merkezini oluşturan sofayı, odalar çevreliyor. Bazı yapılarda ise, odalar arasında kalan ve eyvan denilen, sofayla arasında herhangi bir mimari bulunmayan mekânlar görülmekte. Eski Türk evlerinde olduğu gibi, Amasya evlerinde de bağımsız bir banyo (gusülhane) kısmı yerine, odalardaki yüklük olarak düzenlenen ahşap gömme dolaplar kullanılıyor. Amasya evlerinin bir başka özelliği de süslü bezemeleri. Daha çok tavanlarda, kapılarda, dolap kapaklarında, pencere kafeslerinde, merdiven korkuluklarında, konsollarda ve bazı evlerin saçak silmelerinde süsleme malzemesi olarak kullanılan ahşap ve üzerindeki kalem işlemeler, mekâna büyük renk ve zenginlik katıyor. Bugün Amasya’da varlığını koruyan tarihi evler arasında en görkemlisi ise kuşkusuz Hazeranlar Konağı. 1865 yılına tarihlenen konak, Ziya Paşa’nın Amasya Mutasarrıflığı zamanında, defterdarlık görevi ile bulunan Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına yaptırılmış. Geleneksel Osmanlı sivil mimarisinin nadide örneklerinden biri olan yapı, Kastamonu, Kula ve Safranbolu evlerinin görkemli bir benzeri.
    Son yirmi yılda geçirdiği iki restorasyonun ardından bugün müze-ev olarak Amasya’nın ziyaretçilerini ağırlıyor. Tüm bu güzellikler Amasya’ya gitmek, ‘Şehzadeler Şehri’ni gezmek için yeterli sebepler. Kemalpaşazade’nin sözlerine son bir kez kulak kabartmak en doğrusu değil mi? Hangi sıkıntı ile gidilirse gidilsin insanın gönlünü rahatlatan, huzura kavuşturan bu kentin tarihi, zarif evlerini görme, dokunma, içinde dolaşma, sedirinde Türk kahvesi yudumlama fırsatı henüz varken yola koyulmak en doğrusu.

     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Amasya Evlerinden Resimler

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


     
  8. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Oluz Höyük / Amasya

    Genel Tanıtım ve Tarihçe
    Oluz Höyük Gözlek Köyü'nün 2 km kuzeybatısında, Toklucak (eski Oluz) köyünün ise yaklaşık 5 km doğusunda bulunur ve Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyinde yer almaktadır. Yeşilırmak'ın (Hitit metinlerinde Kummešmaḫa, antik Iris) önemli kollarından Çekerek Irmağı'nın (Hitit metinlerinde Zuliya, antik Skylax) 4 km kuzeyinde ve verimli Geldingen Ovası’nın batı kenarında konumlanmıştır. 280 x 260 m boyutunda, hemen hemen yuvarlak şekilli, ova seviyesinden yaklaşık 15 m yüksekliğindeki Oluz Höyük yaklaşık 45 dönümlük bir alana sahiptir.

    Kazılar
    Bölgede 1997-99 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Şevket Dönmez başkanlığındaki bir ekipçe yürütülen yüzey araştırmaları sırasında keşfedilmiştir. Daha sonra kazı çalışmaları da Ş. Dönmez başkanlığında 2007 yılında başlatılmıştır. Kazılar, tepenin en yüksek bölümünün batı kesiminde A açması ve doğu yamaçta B açması olmak üzere iki açma üzerinden yürütülmüştür. Daha sonra C ve D olarak adlandırılan iki açmada daha çalışılmıştır. 2007 yılındaki İstanbul Üniversitesi adına Doç.Dr. Şevket Dönmez tarafından başlatılan sistematik arkeolojik kazılar sonucunda, ilk belirlemelere göre Oluz Höyük’te 4 ana kültür katı saptanmıştır.

    Tabakalanma
    Kazıların ikinci yılı olan 2008 yılında tam bir tabakalanma ortaya çıkarılmış ve sonuç itibariyle höyükte yedi mimari tabaka belirlenmiştir. Bu tabakalanma yeniden eskiye doğru,
    • 0. tabaka - Ortaçağ / Geç Bizans (MS 10. - 14. yüzyıllar,
    • 1. tabaka - Helenistik Çağ (MÖ 2. yüzyıl sonu – MÖ 1. yüzyıl başı),
    • 2. tabaka - Geç Demir Çağı'nın geç evresi (MÖ 4. – 3. yüzyıllar),
    • 3.-4. tabaka – Geç Demir Çağı erken evre (MÖ 6. - 5. yüzyıllar),
    • 5. tabaka - Orta Demir Çağı (MÖ 7. yüzyıl),
    • 6. tabaka – kesin olmamakla birlikte Erken Demir Çağı ya da Geç Tunç Çağı (Hitit İmparatorluk Çağı),
    • 7. tabaka - Erken Tunç Çağı (MÖ 4. – 3. binyıl)
    olarak gösterilmektedir. Bu arada, A açmasının 3. tabakası Frig yerleşmesi olarak değerlendirilmiştir.

    Yapı katları olarak verilen bu tabakalanma esasen dört kültür katı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Birinci kültür katı, Helenistik Dönem'e ait MÖ 200 – 47 yıllarına tarihlenen tabakadır. Yontulmuş moloz taşlara dayanan güçlü bir mimari geleneğe dayanan bu kültür katı sokak ve caddeler, demir miğfer, kumtaşından ve pişmiş topraktan kandiller, yerel ve ithal çanak çömlekler ile sikkeler gibi buluntularla temsil edilmektedir. İkinci kültür katı olarak tanımlanan 2. – 6. tabakalar, esas itibariyle Demir Çağı'nın Akamenid Dönemi (MÖ 425 – 200) özellikleri vermektedir. Bu kültür katı, anıtsal nitelikte kabul edilen taş döşeli bir yol, bunun kuzeyinde küçük bir saray ya da malikane olduğu düşünülen bir yapı kompleksi ile temsil edilmektedir.

    Buluntular
    Birinci (I) Kültür Katı (1. Mimari Tabaka) Hellenistik Dönem’e (MÖ 200 - 47) tarihlenmiştir. Kabaca yontulmuş moloz taşlarla inşa edilmiş konut türü yapılarla karakterize olan güçlü bir mimari geleneğin, sokak ve caddeleri ile birlikte ortaya çıkarıldığı bu kültür katı, demir miğfer, kumtaşı ve pişmiş toprak kandiller, yerel-ithal çanak-çömlekler ve sikkelerle dikkati çekmektedir.

    İzleyen kültür katı (II) Demir Çağı’na (2, 3, 4, 5 ve 6. mimari tabakalar) aittir. Mimari, çanak-çömlek ve küçük buluntular yönünden Pers kültür karakterini yansıtan 2. Mimari Tabaka (MÖ 425 - 200) A ve B olmak üzere iki ana evreye ayrılmaktadır. Bu tabaka, A Açması’nda güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan anıtsal taş döşemeli bir yol, bunun kuzeyinde yer alan ve küçük bir saray ya da malikane olduğu düşünülen kompleks bir yapı kalıntısı ile mimari açıdan karakterize olmaktadır. MÖ 500-425 yılları arasında yaşanmış olduğu anlaşılan 3. Mimari Tabaka’da ise özellikle çanak-çömlekçilik temelinde, boya bezeme geleneğinin sürekliliğinde, bitkisel ve figürlü bezemenin artmaya başlaması çanak-çömlek atölyelerinin Anadolu’nun yeni kültür ögelerinden etkilenmeye başladığını göstermektedir. Oluz Höyük, 4. Mimari Tabaka (MÖ 600-500) dönemini yaşarken Kašku Ülkesi’nde Frig kültürü etkisinde bir Geç Demir Çağı kenti durumunda idi. Geç Frig özelliği gösteren bezemesiz ya da boya bezekli çanak-çömlek, baskı yüzeyinde aslan-ceylan mücadelesi betimlenmiş olan fildişi damga mühür ve taş bir Kubaba heykelciğinin alt kısmının ele geçmiş olması, 4. Mimari Tabaka’nın Frig karakterini tartışmasız bir biçimde ortaya koymaktadır. 5. (MÖ 7. yy) ve 6. mimari tabakalar (MÖ 9 – 8. yy) Klasik ve Erken Frig dönemlerine aittir.

    Üçüncü (III) Kültür Katı (7 ve 8. mimari tabakalar) Hitit Dönemi’ne (MÖ 15 – 13. yy) tarihlenmektedir. Bu kültür katında ele geçen taş bir mühür, tunç bir orak, pişmiş toprak tezgah ağırlığı ile çanak-çömlek parçaları, Oluz Höyük’ün önemli bir Hitit yerleşmesi olduğuna işaret etmektedir.

    Dördüncü (IV) Kültür Katı (9. Mimari Tabaka) Erken Tunç Çağı’na (MÖ 4. Binyıl) aittir. Taş bir döküm kalıbı parçası, ağırşaklar ve elde şekillendirilmiş çanak-çömlek parçaları bu kültür katını karakterize etmektedir.

    MÖ 4500 yıllarına değin uzanan geçmişi ile Oluz Höyük, Amasya’nın Tarihöncesi, Öntarih ve Tarihi çağlarının kronolojik kurgusunu şekillendirmeye başlayan çok önemli antik bir yerleşmedir. Oluz Höyük yakın gelecekte Amasya iline sunacağı taşınamaz ve taşınabilir kültür varlıkları ile yöre turizmine önemli katkılar yapacaktır.

    A açmasında üstteki tabakalar yoğun tahribat nedeniyle net bir mimari plan vermemektedir. Ortaya çıkarılan duvarlar, kısmen düzeltilmiş, çoğunluk olduğu gibi kullanılmış taşlarla basit çamur harç kullanılarak yapılmıştır. Duvarların yanı sıra yassı taşlarla yapılan taban döşemelerine de ulaşılmıştır. Üçüncü tabaka ise kerpiç duvarlarla düzgün bir plan vermiştir. Frig yerleşimi olarak görülen bu tabaka dolgusunda ayrıca İskit tipinde ok uçları ele geçmiştir.

    B açmasının 5. tabakasında karışık halde beş yetişkine ait kemikler ilginçtir. Gömülmekten çok bir çukura rastgele atıldıkları anlaşılmaktadır. Söz konusu bireylerin bir cinayet sonucu öldürülmüş oldukları ve bir çukura atıldıkları düşünülmektedir.

    Kazı çalışmalarında ulaşılan oldukça ilginç bir buluntu da 2011 yılı kazı sezonu sonunda 99 gömütün ortaya çıkarıldığı bir mezarlık alanıdır. İslami tarzda gömülmüş gömütler üç seviye oluşturmaktadır.
     
  9. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Amasya Sarayözü Barajı

    Sarayözü Barajı, Amasya'da Balıklı Çayı üzerinde, sulama amacıyla 1986-1989 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

    Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.140.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 57,00 m, normal su kotunda göl hacmi 13,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 0,88 km2'dir. Baraj 3.600 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.
     
  10. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Amasya Uluköy Barajı

    Uluköy Barajı, Amasya (il)'inde, Derebey Deresi üzerinde, sulama amacı ile 1977-1983 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

    Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.131.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 28,00 m, normal su kotunda göl hacmi 3,65 hm3, normal su kotunda göl alanı 0,58 km2'dir. Baraj 1.300 hektarlık bir sulama alanına hizmet vermektedir.
     

Sayfayı Paylaş