1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

10 Adımda İdeal Evinizi Yaratın

Konusu 'Mimari ve İç Dekorasyon' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 19 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    10 Adımda İdeal Evinizi Yaratın

    [​IMG]

    Eviniz size keyif vermiyorsa birşeyler yanlış ya da eksik demektir. Önemsiz gibi görünen detaylar, küçük, zahmetsiz dokunuşlar ve sizi siz yapan değerler, evinizi bir mutluluk mabedine çevirebilir. O kapıdan her girişinizde “dünyanın en güzel yeri benim evim!” demeniz gerek, bunu unutmayın! 10 adımda kendiniz için en güzel evi yaratın.

    1.ADIM: Evinizde sanat eserlerine yer verin
    Sanat, üzerine vakit harcadıkça bilgilenebileceğiniz bir konu. Bir resme ya da bir heykele bakıp hemen karar vermeyin. Sanatçısını tanımak, yıllar içindeki değişimini takip etmek, ne anlattığını öğrenmek, kendini ona yakın hissetmek, hatta mümkünse onunla konuşmak ve bir bağ kurmak gerek. Evinizde mutlaka çok sevdiğiniz bir sanatçıya ait bir sanat eseri olmalı. Hatta bir kural koyabilirsiniz kendiniz için: “Her yıl bütçemi ayarlayıp, evime bir sanat eseri, bir resim ya da heykel alacağım” sözünü bugün verin.

    2.ADIM: Klasiklerden en az birine sahip olun!
    Onlar tasarım terimini yaratanlar... Onlar bugün okullarda okutulan tasarım kurallarını belirleyenler, kitaplarını yazanlar. Onlar kahraman! Charles-Ray Eames, Le Corbusier, Arne Jacobsen, Frank O. Gehry, Frank Wroyd Wright, George Nelson, Verner Panton... Yaşadıkları tarihlerde tasarım dünyasında çığırlar açan, çizgileriyle başkaldıran, yeni patikalar yaratan, protestolarını yaşam biçimlerine taşıyan bu dahilerin orijinal çizgilerini takip edin! Evinize en az birini misafir edin!

    3.ADIM: Aileden kalma eşyalara, objelere yer verin.
    İdeal bir evin geçmişi vardır. Modern kent hayatının ritmi, çarpık bir ekonomik sistemle birleşince bir süre sonra insan bırakın baba/dede evinde yaşamayı, dede topraklarını neresi olduğunu dahi bilme/hatırlama ihtiyacı duymuyor. Ancak “memleket neresi kardeşim” sorusuna verilen cevaptan öte bir şeydir memleket. Belki işe bir aile ağacı yaratmakla başlamalısınız. Burada bulacağınız kendi hikayenizdir! Geçmişinizi simgeleyen objeler ve eşyalara sahip olup, onlarla yaşamak, geçmişe saygınızın da bir göstergesi. Unutmayın ki siz de “geçmiş” olduğunuzda sizi de yaşatacak eşyalar onlar olacak...

    4.ADIM: Modern markalardan birini edinin.
    Her ne kadar hızlı tüketim çağı, trendleri çok çabuk tüketse de ve firmalar üç ayda bir yeni koleksiyonlarını çıkardıkları halde, vitrine taşır taşımaz ertesi gün kopyaları çıksa bile ve sizin tarzınız her yeni gelen trendle biraz değişse bile, günümüz tasarımcıları, bugünün güçlü markaları birşeyleri doğru yapıyor emin olun! Philippe Starck ve Karim Rashid için iyi reklam yapıyor diyenleriniz, Ross Lovegrove’un organik çizgilerinden sıkılanlarınız olabilir. Ama onlar “Herkesin 5 dakika bile olsa ünlü olduğu” günümüz yaşamına karşı aradan sıyrılarak yıllardır tercih edilir ve başarılı kalmayı başardı. B&B Italy, Molteni, Minotti, Maxalto, Moooi, Moroso, Cappelini... ve daha nicesi... Bu modern markaların tümü ülkemizde de satılıyor. Teknolojik, ergonomik ve en yeni tasarıma evinizde yer açın! Onu koruyun çünkü o, geleceğin klasiği olacak.

    5.ADIM: Evinizi hatırlatan bir melodi var mı?
    Önce iyi bir müzik sistemi gerek. Eve geldiğinizde “Play” tuşuna basacak ve dışarıdan gelen korna seslerini, sirenleri, kargaşayı bastıracak güzel notalar dökülecek hoparlörlerden. Belki evin her yerine yayılacak, hatta banyoya bile... Gelen misafirler sizin tarzınızı bilecek, daha zili çalmadan duyacaklar sizi. Çünkü belki siz de avaz avaz o şarkıyı söylüyor olacaksınız saç fırçasını mikrofon yapıp. Hayatın keyfini çıkarıyor diyecekler. Ve siz gittiğiniz her yere o melodileri taşıyacaksınız. Müzik sizden ve eviniz müzikten hiç ayrılmamalı...

    6.ADIM: Seyahatlerinizden hatıraları sergileyin
    Farklı kültürlerin izlerini peşinize takın, onları evinizde yaşatmaya devam edin. Etnik eşyalar, dinsel objeler, şans getiren heykeller ya da o romantik kentin en sevdiğiniz binasının küçük bir maketi. Sizin seçimlerinizle, sizin hikayelerinizle ve anılarınızla daha da önem kazanan bu objeler, evinizi diğerlerinden farklı kılacak. Bu esrarengiz rotalar ilham kaynağınız, enerjiniz, renginiz olacak.

    7.ADIM: Fotoğraflara yer açın!
    İster atalarınıza, aile büyüklerine ait eski fotoğraflar olsun, ister bugünün dostları, eşleri, çocukları, teyzeleri olsun, evinizde fotoğraflarınız için köşeler yaratın. Eski fotoğraflar çocuklarınızın ve sizin geçmişinize ışık tutar, aidiyet duygunuzu geliştirir. Hatta bir aile ağacı yapmak da hiç fena bir fikir olmaz bu durumda. Duvarlarınız ve çerçeveleriniz için fotoğraf seçerken hep mutlu anların, keyifli birlikteliklerin fotoğraflarını koyarsanız çevrenizde pozitif bir enerji yaratmış olursunuz. Dostlarınızın eğlenceli fotoğraflarını komik magnetlerle buzdolabınıza asın. Antreler de bu tip fotoğraf köşeleri için ideal olur.

    8.ADIM: Evinizde taze çiçekler olsun
    Kendine çiçeklerle bir dünya yaratmış olan tekstil tasarımcısı Tricia Guild bakın ne diyor: “Çiçekler hem renk, hem grafik olarak hep etrafımdadır benim. Tazesini bulamazsam yapmasıyla yetinir, o da yoksa derginin birinden kestiğim fotoğrafını tam karşıma yapıştırırım. Yalnızca birkaç dal zambak bile enerjimi değiştirmeye yeter!” Gerçekten de arada renklerini seyredebileceğiniz, yanından geçtikçe hoş kokusuyla sizi gülümsetecek birkaç dal çiçek her zaman evinizde olmalı.

    Gösterişli aranjmanlar, ilave dal parçaları ve yapraklarla zenginleştirilmiş, süslü buketlerden de bahsetmiyorum. Aksine yalın ve basit düzenlemeler çiçeklerin formunu daha güzel ortaya çıkarır. Aynı çiçekler birbirinden farklı vazolarda farklı etkiler yaratırlar. Hangi boyda kesildikleri, düzenlemenin boyutları ve nereye yerleştirildikleri de önemlidir. Tüm bunlar sonucunda neşeli, duygusal, romantik ya da huzurlu ortamlar yaratabilirler. Modern, kışkırtıcı ya da gizemli olabilirler. En kasvetli kış günlerinde bile, yaşam, umut ve coşku verebilirler.

    9.ADIM: Evinizde kitaplarla dolu (en az) bir kütüphane olsun
    Kitaplar, dergiler, gazeteler, ansiklopediler, notlar... Okumaya dair her şey evinizde elinizin altında olmalı. Milano mobilya fuarında da gözümüze takılan devasa kitaplıklara bakılırsa, evdeki okuma köşeleri gitgide büyüyor. “En iyi dost”unuzun ekip arkadaşlarına uygun köşeler yaratın! Aradığınız kitapları bulmak için haftasonlarında kitapçılarda, sahaflarda vakit geçirin, kendi “en güzel kitaplar” listenizi oluşturun.

    10.ADIM: Lezzetli sofranız olsun
    Beklenmedik misafirler için birkaç şişe iyi şarap dolapta, hızlı, lezzetli ve kesinlikle farklı atıştırmalık lezzet listesi de aklınızda olsun. Masanın üzerinde mevsim meyvelerinin tepeleme durduğu bir tabak, kuru üzüm, incir ve cevizlerle dolu bir kase bulunsun. Çekmecenizde patlamamış mısır son çare olarak saklansın. Kendi evinizde aç kalmayın, civar pizzacılardan da uzak durun... Arada bir misafir olmasa bile, sırf kendi keyfiniz için güzel sofralar kurun, kendinize bir bardak şarap hazırlayın. Ağzınızdaki tat hem sağlığınıza, hem de yaşam tarzınıza yansır. Damakta kalan tatların akılda kalan adı olun!
     

Sayfayı Paylaş