1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

10 Günde Kusursuz Bellek !

Konusu 'Makaleler, Araştırma Yazıları' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 12 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.360
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.871 ÇTL
    BİRİNCİ GÜN:
    Gerekeni, gerektiği anda ve yerde hatırlamanız için, belleğin (hafızanın) sihirli gücü:
    Hiç kimse unutkan biri olmak istemez. Çoğu kez ‘Dilimin ucunda’ deyimini kullanmak durumunda kalmışsınızdır. Her zaman, hatta şu anda bile, bellek aksamalarınızı giderebilirsiniz.

    Dilerseniz hatırlama gücünüzü on gün içinde on katına çıkartabilirsiniz. Aslında bu yetenek herkeste mevcuttur. Bu eşsiz yeteneğin tam kapasiteyle işletilmesi, onu kullanmayı istemeye bağılıdır ve ‘istemek’ yeterlidir. Her alanda veriminizi artırmak ve aklınızdan geçirdiğiniz en olmayacak umutları bile aşacak hedeflere erişmek sizin elinizde.

    Sıradan bir insan, belleğinin sadece % 10’unu kullanabilir. Bununla birlikte içimizde zihinsel gücümüzden % 100 yararlanmamızı sağlayacak bir yetenek uyumaktadır.

    Hafıza, hiç ara vermeden, sürekli çalışan zihinsel bir mekanizmadır.
    *Verimli bir hafıza yoksa, çok şey yapılmadan kalır.
    *Verimli bir hafıza yoksa, birçok önemli hedefe ulaşılamaz.
    *Verimli bir hafıza yoksa, hayatın değerli diye sunduğu şeylerin büyük kısmı yitirilir.

    Her şeyden önce bellememiz gereken bir gerçek: Kötü Bellek Yoktur! İyi ve kötü diye bilinen belleklerin tek farkı, hatırlama teknikleridir. Bu kitapta da anlatılan hatırlama tekniklerinden başka birşey değildir.

    Belleği yaşanmış, işitilmiş ve okunmuş olan her şeyi sayısı hesapsız çekmecesi bulunan dev bir dolaba benzetebiliriz. Kullanacağımız bilginin çekmecesini açar, yardımcı bilgilerle destekleyebiliriz. Bir şey zihinde ilgi alanına göre kalır veya kalmaz. Mesela, dün veya herhangi bir zamanda sokağa çıkmışsınızdır.

    Yolda tanıdık bir kimseye rastladınız mı?
    Rastladıysanız, bu tanıdığınız nasıl giyinmişti?
    Yolda bir kimseyle konuştunuz mu?
    Ne üzerine konuştunuz?
    Herhangi bir mağazanın önünden geçtiniz mi?
    Vitrinine neler konmuştu?

    Vereceğiniz cevapları iyice düşünün ve her ayrıntıyı hatırlamaya çalışın. Beyninizin ilginç bir işleme tarzı açığa çıkacaktır. Beyninizde kalan ilgi alanınıza giren olaylar olduğunu göreceksiniz.

    Bundan sonraki her bölümde (kitapta ‘gün’ deniliyor), bellek gücünüzdeki % 10’luk artışı göreceksiniz Şu ana kadar sıradan bir insanın belleğine sahipsiniz.
    % 100
    % 90
    % 80
    % 70
    % 60
    % 50
    % 40
    % 30
    % 20
    % 10 Normal verim

    İKİNCİ GÜN:
    Bu bölümde iyi bir belleğe giden yolda iki önemli işaret taşını göreceğiz.
    Hayatta yaptığımız herşeyin bir nedeni, bir gerekçesi vardır. Verimi yüksek, güçlü bir belleğe giden bu yola çıkmamızın gerekçesi ne?

    Hatırlarsanız, yazarımızın gerekçesi para kazanmaktı. Bunun için hiç de bilmediği boks alanında bir yarışmada binlerce dolar para kazanmıştı.
    Gereç, otomobilinizin deposuna koyduğunuz benzin gibidir. Yani sizi harekete geçirecek, güç verecek kaynaktır. Sonra sadece istemek kalır. İstemeniz marş motorunuzdur. Motor çalıştı mı, beyin motoru harekete geçer ve isteğiniz gerçekleşene kadar stop etmeyecektir.

    BELLEK, GEREKÇENİN ŞİDDETİ ÖLÇÜSÜNDE GELİŞİR
    Bu cümleyi bir defa daha okuyun. Yüksek sesle okuyun. Şimdi kitaba bakmadan tekrarlayın. Sonra da kaleminizi alıp bu cümleyi yazın.

    Verimli bir bellek için sadece tekrar yeterli değildir. Mesela, telefonunuzu günde kaç defa kullanırsınız? Numaratörü kaç defa çevirirsiniz? Cevabınız ‘defalarca’ olacaktır.

    Peki, numaratörün iç tablasında harfler var mıdır? Varsa, büyük harfler mi? Küçük harfler mi? Renkleri ne? Defalarca bakmış olmanıza, ve defalarca kullanmış olmanıza rağmen bu soruları doğru olarak cevaplayacağınızı sanmıyorum.

    O halde hafıza için sadece tekrar bir işe yaramaz. Tekrar, gerekçeyle anlam kazanır. O halde belleğin ikinci temel kuralı:

    Gerekçe + Tekrar = Bellek Sağlamlığıdır.

    Bellek motifini hiçbir zaman gözden kaçırmayanlar, sadece onlar amaçladıkları hedefe çabuk, kolay ve olabilecek en büyük başarıyla erişebilirler.

    Onun için aşağıdaki noktaları içeren açık listeler yapmanız lazım.
    1-Verimi yüksek bellek için nedenleriniz?
    2-Mükemmel bellekten beklediğiniz yararlar?

    Bunları bir kağıda yazınız. Bu kitapta ‘Yazınız!’ denilen yerler yazılmazsa, başarılı olunamaz.

    Belleğin üçüncü temel kuralı ise:
    Hatırlama yeteneği ne kadar zorlanırsa, sağlamlığı da o kadar gelişir. Ayrıca yakın hedefler de bellek eğitiminde önemlidir.

    Şunu asla unutmayınız: Bellek gerekçeye göre gelişir.
    Gerekçe + Tekrar = Bellek Sağlamlığı
    Hatırlama tekniğinin zorlaması.
    %50
    %40
    %30
    %20 Bellek gerekçesi
    %10 Normal verim

    ÜÇÜNCÜ GÜN:
    Verimli bir bellek için üçüncü adım keyfe bağımlılığı ve bağımsızlığı bir kenara bırakıp hedefe yürümektir.

    ‘Ah! Şu anda keyfim hiç yerinde degil. Birşey yapamam!’
    ‘Bugün çalışmak hiç işime gelmiyor’
    ‘Şimdi başka şeyler yapayim daha iyi’

    Bu bahanelerin her biri işten kaçmaktan başka birşey degildir.
    Ertelemek her ne sebeple olursa olsun, güvensizlik oluşturur. Isteksizlik şu andan itibaren özür olarak degerini kaybetmiştir.

    Iş yapmanin keyifle bir baglantisi yoktur. Çalişmaya hiç de hevesli olmadiginiz günlerde de önemli işler yapmiş, buna karşilik yataktan kalktiginiz zaman bazi günler hiçbir işe başlayamadiginiz olmuştur. Insanin keyfinin olup olmamasi baglayici degildir. Bu ruh haletini yenebilirsiniz; ama nasil?

    Ilk Adim: Gelgeç hedeflere hedef olmayiniz. Çünkü bunlar zaman öldürme canavarindan başka birşey degildir. Bellek gücünüzü artirmak istiyorsaniz, işinize hemen başlamalisiniz.

    Ikinci Adim: Her işe derhal girişin. Girişmek istediginiz işe hemen girişmezseniz, kaybedersiniz. Erteleme (1 dakika bile olsa) yarin bir saat oluverir. Unutmayiniz: Her Işe Derhal Girişiniz.

    Üçüncü Adim: Başladiginiz her işin sonunu getiriniz. şimdiye kadar yaptiginiz şeylerin üstüne yatmaniz için çok erken.

    Bütün benligiyle bu üç kurala göre hareket eden asla keyfinin kölesi olmayacaktir.

    Özürlerin en göze çarpani: ‘Öğrenmek beni yoruyor!’ ‘Yorulan beynimden arada bir istirahatı esirgememeliyim’. Nice insanlar, ‘durmuş’ ya da ‘yorgun düşmüş’ beyinden yakınırlar. Oysa böyle birşey yoktur.

    Bellek dorukları yani hatırlama günün hangi saatinde olduğu, kişisel tecrübelerle bilinebilir. Psikoloji deneylerinin neticesi, saat 20.00 ile 22.00 arasında hatırlama gücünün ikinci doruğuna çıktığını saptamıştır. Birinci zirve uyandıktan sonraki 2 saattir.

    Keyif bağlılığından kurtaracak en güvenilir araç, bedeni rahatlatacak koşullardan sakınmaktır.

    Başarıda doruk noktasını amaçlamak için kumaştan kaplaması olmayan bir iskemleye oturmaktır.

    Bedensel gevşeme keyif canavarının en büyük müttefiğidir. Rahat bir ortamda yapılan bir toplantının konforun azaltıldığı bir ortamda yapılan toplantıdan daha verimsiz olduğu araştırmalarla ve tecrübelerle sabittir.
    %30 keyfe gem vurmak
    %20 Bellek gerekçesi
    %10 Normal verim

    DÖRDÜNCÜ GÜN
    Hatırlanacak şeye anlam kazandırın.
    Unutmayınız:
    *Herşeyin bir anlamı olmalıdır.
    *Tutamak noktaları bulun ve bunlardan yararlanın
    *Anlam ne kadar büyük lorusa, bellek de o kadar iyi olur.
    *Tutamak noktalarınıza daha derin anlamlar verin.
    *Herşey anlam kazanabilir. Yeter ki zihinde tutmak zorunluluğunu hissedin.

    Bu bir makinenin seri numarası, telefon numarası vs. olabilir.
    Örneğin: 235812 rakamı nasıl anlam kazanır.
    2(+1)= 3(+2)= 5(+3)= 8(+4)= 12

    Mesela:
    Şemsiye: 1 (Her zaman bir çubuklu olur)
    Ayakkabı= 2 (Her zaman bir çift yani iki tane olur)
    Pasta çatalı= 3 (Her zaman üç dişli olur)
    Oyun masası= 4 (Her zaman dört ayaklı olur)
    Eldiven= 5 (Beş parmaklı olur)

    Sıraya koyarken sıranın mana ile alakasına dikkat edin.
    Ya da manav için hazırladığınız, armut, elma çilek, bamya, fasulye, dereotu,ceviz alacaksınız. Kolayca akılda kalması için
    Armut:A
    Bamya:B
    Ceviz:C
    Dereotu: D
    Elma:E
    Fasulye:F

    Başka türlü de düzenleyebiliriz: Mesela, Ekmek, Salam, Makarna, Ampul, limon alacaksanız:
    Salam
    Ekmek
    Limon
    Ampul
    Makarna
    gibi bir sıralama yapabilirsiniz.

    Yapacağınız iş alacağınız şeylerin sadece baş harflerini hatırlamanız yeter.
    Bir telefon numarası 19 19 39

    Bu 1.9.1939 ikinci dünya savaşının başlangıç tarihidir. Daha kısa bir numara: 14 92
    1492-Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfi.
    2244 (Ne demektir? 2x2=4)
    3618 (Ne demektir? 3.6=1
    2468 (Ne demektir? 2+2+2+2)
    2173 (Ne demektir? 21:7=3)

    Bir tekstil firması modelleri her defasında bir kodla ifade etmeyi keşfetti.
    T.B= Taş bebek
    M.T=Makineli Tüfek
    M.K=Monte Kristo gibi.

    Aşağıda 10 maddelik listeler göreceksiniz. Bu listeleri iyice okuyun sonra kitabı kapatıp sıralarını bozmadan yazmayı deneyin.
    Liste A Liste B Liste C
    1-BU1-KIZ1-OTOMOBİL
    2-KÜÇÜK2-OYNUYOR2-KİTAP
    3-KIZ3-BEBEK3-GÖK
    4-BUNLA4-ENTARİ4-YİYECEK
    5-UZUN5-ÇORAP5-İŞ
    6-TAŞLI6-PAPUÇ6-AĞAÇ
    7-YOLU7-ŞAPKA7-YARDIM
    8-KOŞARAK8-ARABA8-İSKEMLE
    9-EVE9-DİNGİL9-TAŞ
    10-GİTMİŞ10-TEKER10-GÜĞÜM

    Bu listeleri zihinden yazıp, yazamadığınızı kontrol edin ve sonuçları karışlaştırın.

    Birinci liste kolaydı. İkinci dizide biraz daha zorlandınız. En zoru muhakkak ki üçüncü gruptu.

    Ya şöyle nasıl? Bu kız bebeğiyle oynuyor, ona bir entari, sonra da çorap pabuç, şapka giydiriyor ve bebeğini bir dingili ve bir tekeri eksik arabaya oturtuyor. Daha kolay değil mi? Çünkü kelimelere manalar verdik ve birbirine bağladık. Peki C listesi:?

    Onu da Otomobil-kitap, gök-yiyecek, iş-ağaç, yardım-iskemle, taş-güğüm gibi ikililerle yazalım.

    Bir de ritimle deneyin. Önce D sonra E listelerini başlama ve bitim saatlerini yazarak deneyin.

    Başladım...Şimdide E listesine anlam
    LİSTE D LİSTE E katmayı deneyin
    1-Deriz1-Gü1-Gü1-Gü+zel
    2-Ev2-Tü2-TÜ2-Tü+nek
    3-Yol3-Bü3-Bü3-Bü+tün
    4-Ak4-Pen‘
    5-Gök5-Ke‘‘
    6-El6-Si‘‘
    7-At7-Di‘‘
    8-Eş8-Yo‘‘
    9-Taş9-Za‘‘
    10-Dil10-Ka‘‘

    Bitirdim... Görüldüğü gibi bu şekilde daha kolay anlaşılır ve zihne çabuk nakşolunur. Burada önemli olan hatırlamak değil, sırasıyla hatırlamaktır.
    Bir de tutamak noktası metodunu deneyelim:
    1-’Ben’Bir tek kişi demektir; beni kendimi amaçliyor= ben
    2-Ayakkabi=Her zaman bir çift giyilir= iki
    3-Şey=Her şeyin iyisi üçtür= üç.
    4-Masa=masanin dört ayagi olur= dört
    5-Parmak=Her elin beş parmagi olur= beş
    6-Cadi=Çok sevilen bir çocuk masali: Sabah tam altida gelir= küçük tatli cadi
    7-Hafta=Her hafta yedi gündür= yedi
    8-Gece=Geceler sekizde başlar= sekiz.
    9-Sinema=Sinemalarin saati genellikle dokuzdur= dokuz
    10-Zenci=On küçük zenci ünlü bir kitaptir, oyundur= on

    Kapatip kavramlari zihinden dogru sirasiyla söylemeyi deneyin. Daha kolay söyleyiverdiniz. Niçin? çünkü anlam kazandirdiniz. Peki bu 10 kelimelik listeyi hayatta nasil kullanacagiz? Bir insanin günlük programi şöyle olsun:
    saat 9
    saat 10 BERBER
    saat 11
    saat 13 GÖZ DOKTORU
    saat 14 SEYAHAT ACENTASI, TATIL IÇIN BILET
    saat 16 BEDIR’DE AKŞAM ÇAYI.
    Saat 10-10-zenci-10-küçük zenci-zenci kivircik saçli-saç- berber
    saat 13-Yani saat 1-1-ben-bekleme odasinda yalniz-doktor-göz doktoru-saat 14-
    saat-2-2-ayakkabilar-ayakkabilar oda kapisinin dişinda-otel-tatil-seyehat-seyehat acentasi-bilet.
    saat 16-yani 4-4-masa-masada çay-Bedir’de çay.

    Bunun tersi de yapılabilir.
    Göz doktoru-doktor yardım eder. Kime?-bana-bu benim-ben:1:saat-13 gibi. Artık randevularınızın karmakarışık olacağını zannetmiyorum. Bu metod bir konuşma hazırlarken de kullanılabilir. Konunun ana başlıkların anlamlı terimlerle destekler ve unutmayacağımız noktaları konuşma bölümleri yaparız.

    Başka bir hatırlama tekniği de kafiyeli kısa ve manzum şiirlerdir.
    Abraham Lincoln’un yardımcısı kimdir? Şu andan itibaren hiç unutmayacaksınız Hamlin’i.

    Bir diğer teknik de bildiğimiz olaylarla bağlamaktır. Telefon numaraları, katalog numaraları bu yolla akılda tutulabilir.

    1517-Ridaniye Zaferi 1848 -Almanya’da ihtilal 1879= 1979 - (eksi)100= 1979-100= 1879 gibi

    Bir başka yöntem de hatirlanacak şeyi geçici olarak canlandirmaktir.

    Dramatize olaylar da ayrica kalici olaylardir. Siyah fona yazilmiş beyaz yazilar, beyaz fona yazilmiş siyah yazilardan daha kalicidir.
    %40-Tutamak noktalari
    %30-Keyfe gem vurmak
    %20-Bellek gerekçesi
    %10-Normal verim.

    BEŞINCI GÜN
    Hiç unutmayin:
    *Kendinize bir hedef seçin
    *Bu hedefi hiç gözden kaçirmayin
    *Son amacinizi kendinize ara hedefler belirleyerek en hizli biçimde izleyin
    Planin taslak halinden fiil haline dönüşmesinin ilk şarti hedeftir. Bu kitabi niçin okuyorsunuz? Belleginizi geliştirmek için o halde birinci hedef bu. Peki bu parlak hafizanizdan nasil yararlanacaksiniz? Bunu ancak kendiniz cevaplayabilirsiniz.

    Hedefte kararli olmadan, hiçbir girişimde başarili olunamaz. Onun için apaçik bir hedef seçin ve bu hedefe ulaşmak için bütün size yardim edecek, destek olacak şeyleri bir kenara yazin. Hedefe yaklaştikça heyecan artar ve hedef sizi çekmeye başlar. Yani hedefin çekim gücü vardir.

    Kendinize ara hedefler bulun ve bu yolla vitesi hiçbir zaman boşa almayin. Bazen hiçbir şey düşünemez, yapamaz hale gelirsiniz. Unutmayin beyin hiçbir zaman yorulmaz, işlevini sürdürür yani siz vitesi boşa çikartsaniz dahi, bellek çalişiyordur. Kendinize ara hedefler bulmakla hem hizinizi üçe katlar hem de vitesi hiç boşa atmazsiniz.

    Varsayalim ki Ingilizce ögrenmek istiyorsunuz. Kafaniza koydugunuz bu amaci her gün 10 kelimelik bir listeyi ezberlemekle gerçekleştirebilirsiniz. Her kelime grubunun ezberinden sonra bellegin daha hizli ve güvenilir çaliştigini fark edeceksiniz.
    % 50-Hedef belirlemek
    % 40-Tutanak Nokt.
    % 30-Keyfe gem
    % 20-Gerekçe
    % 10-Normal

    ALTINCI GÜN
    Hiç unutmayin. Kendini ödüllendirme, bellek gücünü artirir. Kendini ödüllendirme geriye hatirlama için zaman ortaya çikarir. Geriye hatirlamanin etkisi bellek verimini yükseltir. Her başari zaten bir ödül olmakla birlikte ödüllendirme başarinin artmasi demektir. Bir işe başladigimizda bizim kaçamak yaptigimiz işler esasinda birer ödüldür. Yani ödüllendirmek için çok masrafa hiç gerek yok. Sizin dikkatinizi dagitan sebepler ne ise o sebeplerle kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Bir fincan kahve, çay, telefon görüşmesi, sohbet birer ödüldür. Yapilan her işten sonra böyle bir ödülü hakettiginizi unutmayin. Fakat bu ödül fasli, dikkati azaltmamali. Mesela; iki bölüm olan tarih kitabinin birinci bölümünü bitirip sinemaya gitmek ödül degildir. Çalişmanizi tümüyle tehlikeye sokan etkili bir daginikliktir. Yani ödüllendirme sizi oyalamaya iterek. Çalişmayi önlememeli.

    Ayrica ödülü geciktirmemelisiniz. Mesela; bu bölümü okuduktan sonra bir fincan çayi ödül koymuşsaniz mutlaka bir saniye bile geçirmeden o çayi için; ama kesinlikle bir saniye önce degil. Çünkü gecikince ödülün etkisi azalacaktir. Ödüllendirmenin siniri olmali, hiçbir şekilde çalişmayi kesintiye ugratmamalidir. Sonunda, dogru verilmiş kisa dinlenme aralari zihinsel çalişma sonuçlarini hissedilir derecede iyileştirir.

    Bu kisa arada geriye hatirlama vardir. Geriye hatirlama ile insan ögrendigi bilgiye yardimci geçmiş yaşantisindan o an ögrenmedigi bilgileri hatirlayabilir. % 60-kendini ödüllendirmek

    YEDINCI GÜN
    Hiç unutmayin:
    *Aralama teknigi geriye hatirlamanin etkisini artirir.
    *Aralama teknigi ile geriye hatirlama, bellek verimini yükseltir.
    *Birşeyi sadece kisa süre için bellemek istemenizin dişinda, asla beyninize tikarcasina ezberlemeyin.

    Aralama teknigi isimler, listeler ve mekanik biçimde belleklenen şeylerde işe yarar. Mesela aşagidaki listeyi ezberlemeye çalişin.
    1-Şu andaki politik durum 1-Atom enerjisinin kullanma olanaklari
    2-Iç Politika 2-Savaşta kullanilmasi
    3-Uluslarasi ilişkiler 3-Yok edici özelligi
    4-Devlet başkaninin yetkileri 4-Barişçi amaçlarla kullanilmasi
    5-Anayasa degişikligi için öneriler 5-Atom enerjisi ve gelecegin dünyasi
    Bu listeyi bir defa okuduktan sonra hepsini hatirlayana dek iki listeyi de ezberleme zamaninizi not ettiginizde ikinciyi daha hizli ezberlediginizi göreceksiniz.

    % 70- Aralama teknigi

    SEKIZINCI GÜN
    Hiç unutmayin:
    *Kuşbakişiyla canli bir genel izlenim edinin.
    *Bütünü mantikli, organik ve zihne kolay giren parçalara bölün.
    *Her parçanin kendi içinde bir bütün oluşturmasina dikkat edin.
    *Tek tek parçalari, düşünce baglantisi yasasina göre birbirleriyle birleştirin.

    Bir manzumenin ezberini küçüklükten beri hep kita kita yapardik. Ama en etkili yol o degilmiş. En etkili olani bütüne bir kuşbakişiyla bakmak kitalararasi baglantiyi kurup zihinde bir harita çizmekmiş.

    Öbür türlü hergün bir kitasini ezberlediniz şiiri birgün okumaniz gerektiginde beyninizin stop edişini çok görmüşsünüzdür. Bu konuda yapilan birçok deney ‘bütün metodu’nun kullanılmasının, ‘parça metodu’na oranla öğrenen kimseye yüzde yirmi bir zaman kazandırdığını kanıtlamıştır.

    Bellek malzemeniz (mesela bir şiir) kısa ise bütün olarak öğrenin. Ama uzun bir ödev ise o zaman ödevi kuşbakışı gözden geçirin ve bölebildiğiniz en büyük parçalara bölün. Ancak bu bölünmeler de parçalar birbiriyle anlamlı olmalı.Başta verdiğimiz dört parça,bütün kuralını da öğrendikten sonra verimi yüksek bellek hedefine sadece iki adım kaldı.

    % 80-Kuşbakışı.

    DOKUZUNCU GÜN
    Uz okuma: İnşad da denilen kelime ve cümlelerin vurguların, anlamlarını belirterek ve dinleyiciyi duygulandırmayı amaçlayan yüksek sesle okuma.
    Ezbere okunan parçayı uzun süre bellekte tutmak için, tekrar tekrar okumakla yetinmeyip, her tekrardan sonra yüksek sesle söyleyip akılda ne kadara kaldığını kontrol edin ve bu yüksek sesle okumayı bir uz okumaya dönüştürün.

    Uz okuma:
    1-Zaman kazandırır.
    2-Ezberlemekte zorluk çekeceğiniz parçaları anlamanızı sağlar
    3-Kalıcı bir hafıza izlenimi oluşturur. Uz okumanın zaman kazandırdığı da deneylerle ispat edilmiştir. Hafızadan bütünüyle yararlanmak isteyen, dikkatli gözlem yapmak zorundadır ve bütünü anlamak zorundadır.
    Okunacak metni yüksek sesle okumak sizi verimi yüksek belleğe bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu yolla görsel nitelik, işitsel nitelikle tamamlanır. Yüksek sesle okursanız zihinsel izlenimler canlanır. Kelimeler vücut kazanır. Bellenecek şeyi önce hafif sesle, sonra da yüksek sesle okuyan ve bunu uz okuyuşa dönüştüren kişi daha sonra hatırlamak durumunda kaldığında gerekeni yapmış demektir. Eğer ortam uygun değilse bu durumda bir kalem alıp bellenecek şeyi yazın. Bu da ikinci en iyi yöntemdir.

    % 90-Yüksek sesle okuma metodu.

    ONUNCU GÜN
    Hafızanızın gelişiminde son menzile, insan zihninin en garip yeteneklerinden birini yardıma çağırmakla varılacak. Bu yetenek unutmaktır. O halde verimli bellek için son kuralı ‘Belleğinize önemsiz şeyleri yüklemeyin. Onları unutun’. Önemli şeyleri dahi hatirlamada güçlük çekmenizin sebebi bilincinizi zorlayan başka düşünceler tarafindan rahatsiz edilmesidir.

    Bellegi önemsiz şeylerden temizlemenin en iyi yöntemi tekrarlama ve uz okumaya dayanan ögrenme metotlaridir. Eger okudugunuz veya duydugunuz şey önemsizse, o zaman ‘her türlü tekrarlamadan kaçının’ Ivır-zıvır şeyler önemli olanların yolunu tıkayarak hatırlama yeteneğini zedeler.
    Kasıtlı unutma, güvenilir bir belleğin temelini kurar.

    HİÇ UNUTMAYIN:
    *Kasıtlı unutma, kusursuz belleğin anahtarıdır.
    *Zihninize önemsiz şeyleri yüklemeyin
    *Önemliyi hatırlamak için doğru unutmayı öğrenin
    % 100Kasıtlı unutma
    % 90Yüksek sesle okuma metodu
    % 80Kuşbakışı
    % 70Aralama tekniği
    % 60Kendini ödüllendirmek
    % 50Hedef belirlemek
    % 40Tutamak noktaları
    % 30‘Keyif’e gem vurmak
    % 20Bellek gerekçesi
    % 10Normal verim

    Yazar: Dr. Joyce BROTHERS, Edward P.F.EAGON
     
    KıRMıZı bunu beğendi.
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.360
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.871 ÇTL
    EK BÖLÜM
    Fotoğrafik Bellek Var mıdır?
    Fotoğrafik bellek diye birşey asla yoktur. Yani hiçbir insan bir bakışta bir sayfanın tamamını anlayamaz. İspatı:

    [​IMG]
    Yukarıdaki kareye tam 60 saniye bakınız. Sonra harflerin üzerini kapatıp aşağıdaki soruları cevaplayınız:

    1-
    Karedeki harfleri söyleyiniz
    2- Sağda, sonuncu dikey dizideki harfleri söyleyiniz.
    3- Sağ alt köşeyle sol üst köşe arasındaki harfleri söyleyiniz.

    Evet! Sizce fotoğrafik bellek var mıdır?
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 1 Mart 2015
    KıRMıZı bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş