1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

10 Temmuz 1920 - Bilecik'in kurtuluşu.

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve Suskun tarafından 10 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    [​IMG]

    Tarihçe

    Tarih öncesinde Bilecik

    Bilecik'te ilk yerleşim tarihi Milattan Önce 3000 yılına dayanır. Milattan Önce Bilecik'te Tunç yapımı için Kalay çıkarıldığı bilinmektedir.

    Bilinen ilk isimleri Agrilion ve Belekoma'dır. Daha sonra Bilecik Bizans İmparatorluğu içine girmiştir.Doğu Roma döneminde Belekoma isimi ile bilinmekteydi. Bilecik o zaman kale-sur şehri idi.

    Antik çağda Bilecik

    Bu dönemde Bilecik Bitinya bölgesinin içinde yer alır.Burada M.Ö. 1950’lerde Trakya kavimlerinden Trakların kolu olan Thynler’ler bulunmaktadir.

    Daha sonra ise;

    MÖ 1550-1400 Mısırlılar
    1400-1200 Hititler
    1200-676 Frigler
    676-595 Kimmerler
    595-546 Lidyalılar
    546-334 Persler
    334-326 Makedonyalılar
    326-297 Özgürlük dönemi
    297-74 Bitinya Krallığı
    74-395 Roma İmparatorluğu
    395-1299 Bizans
    673-678 Emevi
    714-718 Abbasi

    Bizans döneminde Bilecik

    Roma İmparatorluğu Milattan sonra 395'de yıkılınca Bilecik, Bizans İmparatorluğu içinde kaldı.Bizans döneminde ise Belekoma kalesi inşa edilmiştir.Bizans dönemin de bazen Bilecik, Müslüman ülkelerin de eline geçmiştir.Bizans Döneminde Tekfurluk ile yönetiliyordu.


    Selçuklular döneminde Bilecik

    Kayıların bir bölümü Ertuğrul Bey liderliği ile batıya doğru gelerek Söğüt ilçesi ve çevresinde ikamet etmeye başlamışlardır. Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşmeleri 1230’lu yıllar olarak bilinmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına saldırmaya tenezzül edince Büyük Selçuklular Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizans İmparatorluğuna karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey ve beraberindekiler de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştır. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt alanları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta önemli katkıları olan Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü sahibi olarak, Domaniç’i de yaylak arazi olarak verdi.

    Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür.

    Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin önemli bir lideridir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin kurucu bir kolu olmuştur. Söğüt'de bulunan bir 400 çadırlık uçbeyliğinden Osmanlı Devleti doğmuştur.

    Osmanlılar döneminde Bilecik

    Ertuğrul Bey'in vefat etmesinden sonra Kayıların başına Osman Gazi geçti. Osman Bey ve silah arkadaşlarının en önemli manevi destekçisi Şeyh Edebali idi.

    Şeyh Edebali Kayı Boyunun Ahilik teşkilatının önderi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan bir örgüt anlayışıdır. Şeyh Edebali o sıralar medresesinin de bulunduğu Eskişehir şehrinin sınırları içinde bulunan İtburnu Köyünde yaşıyordu. Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.

    Osman Bey 1286 yılında İnegöl civarlarında bulunan Hisarcık kalesini Bizanslılardan ele geçirdi. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınlarındaki İkizce’de yenilgiya uğratmıştı.

    Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan mücadelerinini takip eden Anadolu Selçuklular Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önüne kadar geldi. Osman Bey ve beraberindekiler ile birleşerek Bizans İmparatorluğunun sahip olduğu bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat; Osman Bey’e bir sancak ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içinde bulunduran bu sancağı Osman Bey’e verdi.1289 tarihinde Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu.Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun temelleridir.

    Bu tarihe kadar Bilecik henüz Osmanlılar tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kalekenti idi. Bilecik ve Yarhisar tekfurlarını vergiye bağlamıştı. Osman Bey 1299 yılında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini Bizanslılardan ele geçirdi.Bilecik Osmanlı Beyliğine katılmış oldu.

    Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış, lakin 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a mağlup olması sonucunda 2 ay Timur’un devletinin hakimiyetine geçmiş ve Fetret Devrinden sonra Osmanlı sultanı Çelebi Mehmet tarafından geri alınmıştır.


    Bilecik; Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat Demiryolu yakınında kurulmuştur.Türklerin elinde değeri artmış ve Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale ve Şeyh Edebali Türbesi’nin buradadır.

    Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır.Çukurluk alandan geniş bir alanda yerleşme başlamıştır.

    Kurtuluş Savaşı'nda Bilecik

    İstiklal Savaşında TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükümeti adına İçişleri Bakanı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyonu binasında yapılması kararlaştırıldı.

    TBMM hükümeti ile İstanbul hükümeti heyetleri 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa,Tarım Bakanı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyete İsmet İnönü'de katılmıştı. Bilecik görüşmelerinde olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.

    Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından saldırıya geçti. 8 Ocak 1921 Bilecik hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu.

    Cumhuriyet döneminde Bilecik


    Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.

    Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek kuvvayi milliye kuvvetlerine ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını çekinmeden şehit olması dileği ile vermiştir.1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, Kurtuluş savaşından sonra 4.000’e kadar inmiştir.

    Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkezine sahiptii. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrikalar bulunuyordu fakat, Yunanlıların çıkardığı yangınlarda bu fabrika ve tesislerin tümü yandı.

    Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ise Bilecik Merkezin nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumlar ve Ermeniler Lozan Mübadelesiyle Yunanistana gönderilmiş oradan gelen Müslüman Muhacirler ise Bileciğin çeşitli yerlerine yerleştirilmişlerdir.(Lozan Mübadelesi 1924-1928)
     

Sayfayı Paylaş