1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

100 Soruda Kadın Hastalıkları

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 17 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    1)Genital organ kanserleri derken hangi organ kanserlerinden bahsediliyor?
    Alt genital sistem olan vulva, vagina, rahim ağzı, rahim cismi, tüpler ve yumurtalık ile birlikte meme ve bu organların kanserinden bahsedilmektedir.

    2)Bu kanserlerde ailesel geçiş var mıdır? Yani ailesinde genital kanseri olanlarda risk var mıdır?
    Tabii ki risk altındadır. Özellikle ailesinde 1. derece akrabalarında risk en çok olmakla birlikte 2., 3.derece akrabalarda genital kanseri olanlarda risk vardır. 1. derece derken anne, kız kardeş, anneanne 2.derece teyze, haladan bahsediyoruz. Bu insanlardan yumurtalık ve meme kanseri kimde varsa bunların yakınlarında yine meme, yumurtalık, rahim, kalın bağırsak kanseri riski yüksektir. İlerideki yıllarda diğer kanser tiplerinin de etkili olacağı görülmektedir.


    3)Kanser olan herkes ölüme mahkum mudur?
    Kesinlikle değildir ancak önemli olan hastalığın erken yakalanması ve gerekli tedavinin yeterli düzeyde yapılması ve iyi takibidir. Erkan yakalanan hastaların büyük bir kısmı bu hastalıktan ölmez hatta geç yakalanan hastaların büyük bir kısmı bu hastalıktan ölmez. Ancak ne kadar geç yakalanırsa o hastanın sağlıklı yaşama şansı o kadar azalmaktadır.


    4)Rahim ağzı kanseri nasıl oluşuyor? Buna neden olan bir virüs veya başka bir şey var mıdır?
    Bu kanser özellikle çok doğum yapanlar, fazla partneri olanlar, sigara içenlerde daha fazla görülmektedir. Ancak son yıllarda HPV dediğimiz (Human Papilloma Virüs) bir virüsün bağlı tipleri neden olabilmekte bir diğer virüs de AIDS virüsüdür.

    Virüslerin direkt olarak kanser yaptığını söylemek kolay değildir ancak gerek "prekanseroz dönem" denilen kanser öncesi devrede ve kanserin oluşumunda diğer faktörlerle birlikte etkili olduğu kesindir.Özellikle HPV ve AIDS son yıllarda ülkemizde de artış göstermektedir.


    5)Rahim ağzı kanseri olmadan önce teşhis edilebilir mi?
    Jinekolojik kanserlerde yumurtalık hariç kanser olmadan teşhis kesinlikle mümkündür. Kanserin oluşumu yıllar sürmekte. Hastaların belirleyemeyeceği ancak hekimlerin fark edeceği bu değişiklikler yıllar sonra kansere dönüşmektedir. Burada tedbirinizi alırsanız hasta bu hastalığa yakalanmaz.


    6)Eğer geç kalırsak ne yapmalıyız?
    Geç kalıp kalmadığını hastanın kendisinin anlaması mümkün değildir. Ancak bu işte ilgilenen uzman hekime müracaat etmelidir. Bazen hastalığın tedavisi hakkında birkaç değişik branşta doktorun görüşü gerekebilmektedir.


    7)En öldürücü genital sistem kanseri hangisidir?
    Tüm kanserler ne kadar geç teşhis edilir ve ne kadar çok yaygın ise o oranda öldürücüdür ama genital sistem içerisinde bir genelleme yaparsak yumurtalık kanseri en tehlikelisidir çünkü, hem karın içerisinde diğer organlarla komşuluk ilişkisi vardır, hem de çok yakın lenf yollarıyla yayılma şansına sahiptir.


    8)Hamilelik esnasında kanser kontrolü yapılabilir mi?
    Ülkemizdeki kadınlar için bir genelleme yaparsak en uygun zamandır. Hamilelik dönemi kadının belki de doktora büyük bir rahatsızlık olmadan başvurduğu tek dönemdir. Bu nedenle hekimin hamilelik esnasında hastayı kanser taraması açısından da değerlendirmesinde yararı vardır ve hiçbir mahsuru yoktur.

    Bazı kanser tiplerinin hamilelik esnasında teşhis ve tedavilerinin anne ve çocuğa zararlı olmadan yapılabilmesi mümkündür.


    9)Kanserli hasta doğum yapabilir mi?
    Burada sorun etiktir. Hasta istediği taktirde buna kimse engel olamaz burada hekimin yapabileceği, hastanın o andaki kanserinin durumunu belirlemesi ve hamilelik sonunda kanserin ilerleyip ilerlemeyeceği hakkında yorumda bulunması gerekirse bu konuda hasta yakınlarını da aydınlatması ve sonucu hastaya bırakması gerekir. Tüm bu yorumlar erken dönemde yakalanan kanserle çocuğu isteyen anne arasındaki ilişkilerdir. Ancak geç dönemde bulunan kanserli annelerde bir an önce kanserin ortadan kaldırılmasına yönelik tedavinin başlanılmasında yarar vardır.


    10)Yumurtalık kisti tanısı koyulanlardan hangi hastalarda ameliyat yapılmalıdır?
    Genç yaştaki hastalarda oluşan kistlerin çok büyük bir kısmı fizyolojik yani doğal oluşabilecek kistlerdir. Bunların ameliyat edilmesine gerek yoktur çünkü, lüzumsuz ameliyatlar ileride birçok sorunu da beraber getirmektedir. Tabii ki kistlere fizyolojik kistler diyebilmenin bazı kriterleri vardır. Ancak 40 yaşın üzerinde oluşan kistlerin daha iyi değerlendirilmesi ve gerekirse ameliyattan kaçmamak gerekir. Bilindiği gibi her tip kanserde olduğu gibi yumurtalık kanserlerinin de birçok tipi yaşa bağımlı olarak artmaktadır.

    11)Smear testi nedir?
    Rahim ağzı ve vagina kanseri için tarama yöntemidir. Buradan dökülen hücrelerin incelenmesi amacıyla yapılır son derece basit, yararlı ve her yerde yapılacak bir yöntemdir. Ancak bu yöntemle kanser teşhis edilmez. Yanılma yüzdesi vardır. Kesin kanser teşhisi ancak kanserli dokudan alınan parçanın mikroskop altında değerlendirilmesi sonucu bir patoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır.


    12)Erkeklerin eşlerinin dışında başka kadınlarla ilişkide bulunmasının kadınlarda görülen rahim kanseri ile ilişkisi var mıdır?
    Risklerden biri de erkeğin ve kadının çok partner değiştirmesidir. Haliyle HPV ve AIDS gibi virütik hastalıkları bulaştırma riski mevcuttur. Rahim ağzı, vagina ve vulva kanserlerinin en sık suçlanan nedenlerinin başında seksüel yolla bulaşan hastalıklar gelmektedir.


    13)Genital kanser bulaşıcı mıdır?
    Bugüne kadar bu kanserin bulaşıcı olduğuna dair bir belirti bulunmamıştır. Ancak bazılarının genetik özelliğinin olduğu düşünülmektedir. Bu konu ile ilgili yoğun araştırmalar mevcuttur. Ancak kanserin oluşumunda önemli rol oynadığı söylenen papilloma virüsü gibi hastalıklar bulaşıcıdır ve seksüel temas ile geçmektedir.


    14)Menopozda kullanılan östrojen tedavisi kanser yapar mı?
    Menopoz ile birlikte östrojen yetersizliği kadında kalp-damar, cilt, kemik ve beyin fonksiyonlarında çok büyük tahribatlar yapmaktadır. Bunların meydana getirdiği sonuçların yanında östrojenin meme kanseri ve rahim cismi kanseri yapma ihtimali son derece düşüktür. Bu tip hastalar yoğun kontrolde oldukları için kanser açısından yakalanmaları daha kolaydır. Hastanın kalp, karaciğer ve diğer bazı önemli sorunları yoksa hormon almasında yarar vardır. Ancak meme kanseri olan kişilerde kullanılmamalıdır.


    15)Hiç evlenmemiş kadınlar kadın genital kanserlerine daha fazla mı yakalanırlar?
    Rahim cismi ve yumurtalık kanseri evlenmemişlerde daha fazla görülmesine rağmen , rahim ağzı kanseri fazla doğum yapanlarda daha çok görülmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere bazı kanser tiplerinde doğum sayısına bağlı artış görülmesine rağmen, bazı tiplerde doğum kanseri olumlu yönde etkileyebilmektedir.


    16)Meme kanseri erken teşhis edilebilir mi?
    Her kanser gibi meme kanseri de erken teşhis edilebilir. Bu konuda bize en çok yardımcı olan yöntem mamografidir. Her 10 kadında 1’de yakalanma riski olan bu kanserin her tipte olduğu gibi erken tespitinin büyük önemi vardır.


    17)Sigara, genital kanser riskini artırır mı?
    Birçok kanserde olduğu gibi genital sistem kanserlerinde de sigaranın büyük etkisi vardır. Ancak en çok bilinen rahim ağzı kanserlerindeki rolüdür. Özellikle bazı virüslerle birlikte rahim ağzındaki hücresel bağışıklığın azalmasına yol açarak kansere neden olabileceği ifade edilmektedir.


    18)Doğum kontrol hapı ileride kansere yol açar mı?
    Doğum kontrol hapı ileride kansere yol açmaz, eskiden kullanılan çift fazla doğum kontrol haplarında östrojen fazla idi ve etkisi olduğu söylenmekteydi. Bugün bu tip haplar kullanılmamaktadır. Üstelik doğum kontrol haplarını kullanan kişilerde yumurtalık kanseri riski azalmaktadır.


    19)Yumurtalık kanserinde erken dönem belirtileri var mıdır?
    Maalesef erken dönemde en zor rastlanılan kanserdir. Genellikle klinik şikayet sonrasında yakalanmaktadır. Bu dönemde de geç kalınmaktadır. Erken yakalamak mümkündür. Burada önemli olan hastanın periyodik olarak doktora başvurmasıdır. Herhangi bir nedenle erken yakalananlarda ameliyatının çok dikkatli ve uygun yapılması gerekmektedir. Herhangi bir şekilde tesadüf yakalanan kistler operasyon sonrası parça cevabı kanser gelirse gerektiğinde tekrar operasyon yapılmasından kaçınmamak gerekir.


    20)Hanımlar hangi sıklıkla doktora gitmelidir?
    Hiçbir şikayeti olmasa dahi yılda bir mutlaka jinekoloğuna muayene olmalı ve tetkiklerini yaptırmalıdır. Jinekolojide kanama, ağzı, zayıflama karında büyüme gibi belirtiler sonrası doktora başvurma çoğunlukla geç kalmış belirtilerdir.


    21)Düzensiz adet ile kanser arasında ilişkisi var mıdır?
    Bu da genellikle yaşla ilgilidir. Birçok hastada ilişki olmamasına rağmen bazen tek belirti bu olabilir. Onun için düzensiz adeti olan kişilerin bunun neden olduğunu araştırmaları gerekir.


    22)Normal yumurtalık kisti kansere döner mi?
    Fizyolojik kistlerin dönmesi söz konusu değildir, ancak kanser olmayan kistlerin ameliyatından sonra gelen parça cevabı seröz kist ise bunların daha yakın takibi uygundur.


    24)Rahim ağzı kanserini önlemek için ne yapılmalıdır?
    Bu kanserden ölüm maalesef ülkemizde fazladır. Ancak dünyanın ileri ülkelerinde neredeyse sıfırlanacaktı çünkü, buralarda hastalık prekanseroz yani kanser öncesi devresinde yakalanmakta hasta rahmini dahi kaybetmeden ve kanser olmadan tedavi edilmektedir. Bunun teşhisi son derece basittir. Özellikle son yıllarda bilinçli hanımlarımız bu konuya rağbet etmekle sorunsuz halde kontrollerini yaptırmaktadırlar.


    25)Daha önce geçirdiğim akıntılar sonunda rahmin ters döndüğü söylendi. Bunun sakıncaları nedir? Tedavisi var mıdır?
    Bu durumda belli başlı sorun geçmeyen kasık ve bel ağrısı olacaktır. Nedeni geçirilen iltihaplar nedeniyle oluşan yapışıklıklardır. Rahmin ameliyatlarla düzeltilmesi mümkündür. Ancak yine de ağrılar tamamen ortadan kalkmamaktadır. Bilinmesi gereken bir konu da kadınların bir kısmında rahim doğuştan ters olabilir. Bu durum kişilerin normal olarak gebe kalmasına ve doğurmalarına engel teşkil etmez.


    26)Genital organ iltihaplarını önlemenin yolu var mıdır?
    Genital organ iltihapları genellikle cinsel temas yoluyla bulaşmaktadır. Bunun dışında kişinin savunma gücü, daha önce yaptığı doğumlar ve rahime yapılan müdahaleler (kürtaj ve benzeri) genel hijyen kurallarına uymamak hazırlayıcı neden olmaktadır. Vagina ve vulvanın hijyenine dikkat etmenin yanında, birden fazla partneri olanlarda prezervatif kullanmak şarttır.


    27)Spiral ile korunmanın iltihaba yol açması mümkün müdür?
    Spiral rahim içinde ve tüplerde mikrobik olmayan bir iltihabi duruma yol açar. Zaten spiralin koruyucu rolü de büyük oranda buna bağlıdır. Ancak bu iltihap bildiğimiz enfeksiyona bağlı iltihap değildir. Uzun süre kalan spiral karın içi iltihaplarına yol açabilir. Bu nedenle spiral sonrası akıntısı ve kanaması olan kişilerin hekimlerine görünmeleri bir sorun olmasa dahi periodic kontrolleri şarttır.


    28)Genital organ iltihaplarına hangi mikroplar neden oluyor?
    İltihaba bel soğukluğu (gonorel) veya sifiriz (frengi) nedeniyle oluyorsa tek bir mikrop sorumludur. Ancak genellikle birden fazla mikrop saptanır. Mümkünse iltihap nedeni belirlenmeli ve tedavi ona göre yapılmalıdır. Vagina iltihaplarına da en çok neden olan mikroplar, Trichomonas ve Clamidya adını verdiğimiz enfeksiyonlardır.


    29)Bu iltihaplanmalar tedavi ile tamamen düzelir mi?
    Erken dönemde tedavi edilen iltihaplar sakınca doğurmaz. Ancak gecikmiş ya da tekrar eden durumlarda apse oluşabilir ve bu nedenle cerrahi girişim gerekir. Uzun dönemde tüplerde yaptığı hasar gebe kalamamaya neden olabilir.


    30)Yaygın olarak söylenen "üşütme" ne kadar etkilidir?
    Doğrudan bir ilişkisi yoktur ancak genel vücut direncini düşürmesi sonucunda bazı enfeksiyon etkenlerinin kuvvetli olarak genital sistemi ve idrar yollarını etkilemesi mümkündür.


    31)Rahimde ve yumurtalıkta iltihaba bağlı olarak apse oluşursa ne yapılır?
    Apsenin mutlaka boşaltılması gerekir. Genç kadında sadece apseyi boşaltarak tüpleri ve rahimi korumaya gayret edilir. İleri yaşta rahmi ve yumurtalıkları çıkarmak daha etkili tedavi sağlar. Ancak tekrarlama olasılığı her zaman vardır. Bu tip apsesi boşaltılan hastaların son derece dikkatli olmaları özellikle ateşleri yükseldiğinde doktorları ile temasa geçmeleri gerekir.


    32)Her akıntı iltihabı mı gösterir?
    Normalde her kadında "fizyolojik akıntı" denilen ve normal olan bir akıntı vardır. Ancak bu akıntı şeffaf, kokusuz ve az miktardadır ve adetin belirli dönemlerinde artar. Akıntının rengi kokusu miktarı değişirse iltihabı gösterebilir. Her akıntının mutlaka iltihaba bağlı olabileceğini söylemek mümkün değildir. Akıntıların nedenini araştırılması gerekir. Bazen normal sevikal akıntıyı enfeksiyona benzetip tedavi etmek sonra birçok sorunu birlikte getirir.


    33)Şeker hastalığı olan kişilerde meydana gelen iltihap ve akıntının tedavisi değişir mi?
    Bu kişilerde enfeksiyona ve akıntıya çok daha sık rastlanır. Bilinen yöntemlerin yanı sıra şeker hastalığını doğru şekilde tedavisi esastır. Yoksa tekrarlamalar çok sıktır. Özellikle vulva denilen genital kısımda geniş enfeksiyon alanları hatta apseler oluşabilir.


    34)Endometriozis denilen hastalık nedir?
    Rahim içini döşeyen ve her adette dışarı atılan dokunun normalde bulunmaması gereken yerlerde bulunması durumu ve buna bağlı olarak gelişen rahatsızlıktır. En çok yumurtalık ve rahimin arkasında ve peritonda rastlanır. Yumurtalıkta yaptığı kistin adı çikolata kistidir. Bazen kadının tüm genital organlarını tutacak şekilde yaygın olabilir.


    35)Endometrioziste ne şikayetler olur? Ne kadar sıklıkta rastlanır?
    En önemli yakınmalar; adet ağrısı, gebe kalamama ve cinsel temas sırasında ağrıdır. Kesin tanısı laparoskopi denilen yöntemle konulur. Oranı oldukça yüksektir. Klinik şikayet olarak adette ağrı ilk adet gördüğü yıllarda görülmez sonraki dönemde görülmeye başlar. Hiçbir şikayeti olmayan kimselerde çocuk olmama durumu söz konusu ise başka neden bulunamıyorsa endometriozis içinde değerlendirilmesi gerekir.


    36)Endometrioziste ne gibi sorunlarla karşılaşılır?
    Bu rahatsızlık en sık gebe kalamama nedeni ile hekime başvuran kişilerde tespit edilir. Tedaviye cevap vermeyen ağrıların (kasık ağrısı) yaklaşık yarısında neden bu hastalıktır. Bunun dışında yumurtalık kistleri vb. rahatsızlıklar da yapabilir. Bu durumda ameliyat gerekli olabilir. İleri evrelerde kısırlığa neden olabilir.


    37)Yumurtalık iltihabı ne demektir?
    Sadece yumurtalıkların iltihapların bir durum çok nadirdir. İltihap varsa, pratik olarak rahim ve tüpleri de içine de alır, o zaman adı pelvic inflamatuar hastalık olur. İleri şekilde tüp ve yumurtalık apsesi şeklindedir. Kadında genital sistemle ilgili önemli bir hastalıktır. Apse oluşmuşsa mutlaka ameliyat yapılmalıdır. Tedaviye cevap verse de zaman zaman tekrarladığı görülmektedir.


    38)Kasık ağrısının nedeni nedir?
    Eğer idrar yollarında bir iltihap ve benzeri yoksa kaynağı genellikle genital organlardır. Vaginanın, rahimin iltihabı durumları ve endometriozis denilen hastalık bu durumda en olası teşhistir. Jinekolojik bir neden bulunamıyorsa, bel kemiği, sinirleri, adale yapısı ve batının diğer organları incelenmelidir.


    39)Mantar hastalığı nasıl oluşur?
    Genital organlardaki mantar enfeksiyonları genel hijyen bozukluğu vücudun savunma sisteminin zayıflaması, antibiyotik vb. bazı ilaçların kullanımı şeker hastalığı gibi durumlarda sık olarak ortaya çıkar. Böyle bir neden yoksa olay basit olarak vaginanın doğal koruyucusu olan asitik ortamın değişmesine bağlıdır. Bunun için herhangi bir akıntının çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Bilinçsiz tedavi mantar hastalığının en önemli nedenlerinden birisidir.


    40)Mantar hastalığı nasıl tedavi edilir?
    Genellikle fitil tarzındaki ilaçlar kullanılır. Dirençli ve tekrar eden bazı kişilerde hap formundaki ilaçlar da kullanılmaktadır. Vagina asit ortamının sağlanması bile yeterli tedaviyi sağlar. Bu hastalıkta da zaman zaman tekrarlamaların görüldüğü bilinen bir gerçektir.


    41)Mantar bulaşıcı mıdır?
    Mantar bulaşıcı değildir, buradaki asıl sorun kişinin mantara ortam hazırlamasıdır. Çünkü; mantarlar ortamda doğal olarak zaten vardır. Ancak gerekli ortamı bulamazsa enfeksiyona yol açamaz. Sık antibiyotik kullanımı en önemli etkenlerden biridir.


    42)Ağrısız doğum mümkün müdür?
    Epidural anestezi ile günümüzde ağrısız vaginal doğum yapmak mümkündür. Burada yöntem anestezik maddenin belden verilmesi sonucu, doğum ağrılarının duyulmaması sonucunu verir.


    43)Herhangi bir kanser olmayan hastalıkta örneğin miyom nedeni ile rahimi alınması gereken kişilerde yumurtalığın da birlikte alınması doğru mudur? Veya bunun bir yaşı var mıdır?
    Rahimi alınan kişilerde her zaman yumurtalığın da alınması doğru değildir. Ancak menopoza girecek yaşta veya buna yakın yaştaki kişilerde yumurtalık da rahimle birlikte alınmalıdır. Menopozun esas nedeni rahim değil yumurtalığın erken devreden çıkartılmasıdır. Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 46-48 olduğunu varsayarsak, bu yaşlar idealdir. Yoksa yumurtalığı çıkarmamak gerekir. Ancak ameliyat olan ve rahimi alınan kimselerde yumurta normale göre daha önce fonksiyonunu kaybeder.


    44)Doğumdan ne kadar zaman sonra adet görülmesi gerekir?
    Halk içinde 40’ ıncı güne kadar adet görülmesi sözü doğrudur. Eğer bu sürede adet görülmüyorsa, hekim lohusanın gebe olup olmadığını değerlendirdikten sonra, adet görmesine yardımcı olmalıdır. Bu konuda kadınlarımızın kendi kendilerine ilaç veya başka bir yöntemle adet görmeye çalışmaları doğru değildir.


    45)Rahim ağzındaki yaralarda tedavi nasıl yapılmalıdır?
    Öncelikle smear kontrolü yapıldıktan sonra yapılır. Tüm yaraların yakılması gerekmez ancak bazılarında yakma yerine loop ile çıkartılması çok daha iyi kozmetik sonuç verir.


    46)Kasık ve belde olan ağrının nedeni nedir?
    Genellikle hanımlarımız kasık ve bel ağrısının sadece kadın hastalıklarına bağlı olduğunu zannederler. Ancak; kadın hastalıklarının da dışında bu ağrıları yapacak birçok neden vardır ve bunların araştırılması gerekir. Özellikle belde, kemik ve sinirlerle ilgili ağrıların iyi değerlendirilmesi gerekir.


    47)Kadınlarda aşırı kıllanmanın nedeni nedir? Tedavisi var mıdır?
    Bazı hastalar normal olan kıllanmanın dahi kendilerine sorun yapabilmektedir. Kıllanmalar ırksal olabildiği gibi, bazen vücuttaki bir takım organların iyi çalışmamalarına, örneğin; yumurtalık böbreküstü bezi gibi bazen de tümöre de bağlı olabilir. Bunun için hastanın kıllarını kendi kendine temizlemesi hatadır. Mutlaka biri ile görüşülmesi ve onun fikrine göre hareket edilmesi uygundur.


    48)Bir defa sezaryen olan her zaman sezaryen olmalı mıdır?
    Böyle bir kaide yüzde yüz değildir. Bir önceki sezaryen nedeni son derece önemlidir. Ancak sezaryen sonrası rahimin,ikinci doğum esnasında eski sezaryen yerinden yırtılma ihtimali vardır. Ancak iki defa sezaryen olan kimsenin üçün doğumunda normal doğum yapmaması gerekmektedir. İlk defa sezaryen olanın ne nedenle olduğu çok önemlidir.


    49)Normal doğum veya sezaryen arasındaki fark nedir? Hangisini yaptıralım?
    Her iki doğumda kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Doğum şeklini hasta ve hekim birlikte karar vermesi gerekir. Ancak anne ve çocuk için vajinal doğum sezaryen ile doğumdan daha iyidir. Sezaryen anne ve çocuk açısından gerekli durumlarda uygulanmalıdır.


    50)Çocuğun erkek veya kız olduğunu gebelik esnasında anlamak mümkün müdür?
    Gebeliğin belirli haftasında ultrason ile saptamak mümkündür. Ancak çok erken gebelikte dahi kromozon araştırması ile kesin tespiti yapılabilir.

     
  2. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    51)İstenilen cinste çocuk sahip olma olasılığı var mı?
    Şu anda %70 kız,%80 erkek çocuk yapmak mümkün ancak önümüzdeki yıllarda bunu %100 hale getirmek imkanı vardır.

    52)Doğum yapan bir kimse ne kadar süre sonra ikinci doğumu yapmalıdır?
    Çocuk açısından özel bir istek yok ise bu sürenin iki yıl olmasında fayda vardır. Arka arkaya olan doğumlar daha sonraki yıllarda bir çok sorunu da birlikte getirmektedir. Özellikle rahim ve karın sarkmaları bel ve kasık ağrılarının ve çeşitli önlenemeyen akıntıların nedenidir.


    53)Eşin (plasentanın) önde gelmesi tehlikeli midir? Nasıl belirti verir?
    Bazen son derece tehlikeli kanamalar yol açar. Bir gebede sebepsiz, ağrısız ve de tekrarlayan kanama mevcutsa eşin önden gelmesinden şüphelenmek lazımdır .Her türlü gebelik kanamasında olduğu gibi bunda da hemen doktora başvurulmalıdır. Ultrasonografi ile kesin olarak belirlenmektedir.


    54)Miyom nedir? Ne zaman ameliyat edilmelidir?
    Miyom adet gören kadınlarda ortaya çıkan kanser olmayan selim bir hastalıktır. Rahim içerisinde kanamaya yol açmıyorsa ve küçük ise ameliyatına gerek yoktur. Ortalama her 4 kadından birinde miyom olabilir. Büyümenin artması ile birlikte bazı baskıya bağlı şikayetler de artar.


    55)En etkili ve zararsız doğum kontrol yöntemi hangisidir?
    Bu konuda kesin bir şey söylemek zordur. Yukarıdaki sorunun net bir cevabı olsaydı o yöntem kullanılır başkası kullanılmazdı. Her doğum kontrol yönteminin faydaları ve zararları mevcuttur. Ülkemizde en çok spiral ve doğum kontrol hapları kullanılmaktadır. Son yıllarda uzun yıllar örneğin; 5 yıl kadar etkili cilt altına verilen hormonal preparatlar uygulanmaktadır. Ancak; bunun belirli sakıncaları mevcuttur.


    56)Dış gebelik nedir? Erken tanısı mümkün müdür?
    Dış gebelik döllenen yumurtanın rahim içine yani olması gereken yere değil dışına yerleşmesidir. Eğer gebeliğin büyümesi ile birlikte yırtılırsa öldürücü kanamalara yol açabilir. Hasta zamanında başvurursa yırtılmadan tespiti ve buna göre de daha kolay tedavisi mümkündür.


    57)Rahim sarkması neden olur? Tedavisi var mıdır?
    Rahim sarkması genellikle çok fazla doğumlardan özellikle genital sistemi ayakta tutan pelvisin gerek adalelerinin gerekse bağ dokusunun gevşemesinden dolayı meydana gelir ve genellikle genç yaşta görülür. Çeşitli tedavilerin dışında rahimin de çıkartılması gerekebilir. Bazen rahim çıkartılmasına rağmen vajina tabanında sarkma görülmektedir. Bunun da ameliyatla düzeltilmesi mümkündür.


    58)İdrar kaçırması için mutlaka ameliyat gerekir mi?
    40 yaşın üzerindeki kadınların %15-20 ‘sinde idrar kaçırma şikayetleri mevcuttur. Şikayet nedeninin mutlaka aydınlatıldıktan sonra eğer operasyonla düzeleceği belirlenirse ameliyat yapılmalıdır. Yoksa operasyon başarısızlıkla sonuçlanır.


    59)Doğum sonrasında meme iltihabı nasıl olur?
    Doğum sonrası meme bakımı çok dikkatli yapılmalıdır. Özellikle bebeklerin emmesi sonucu oluşan çatlaklardan enfeksiyon çok kolay olarak meme içine girmektedir, memede bulunan süt ise mikroplar için bulunmaz bir ortamdır. Bu durumda çok kısa zamanda meme apsesi oluşur. Bunun için meme başı bakımı iyi yapılmalı ve memede fazla süt bırakılmamalı, en küçük kızarıklık ağrı ve ateş durumunda doktora başvurulmalıdır.


    60)Kaç yaşına kadar genç bir kız adet görmeli ve kadınlık organları gelişmelidir?
    14 yaşına kadar segonder karakterleri seks karakterleri dediğimiz meme, koltuk altı ve pubis kılların gelişmesi gerekir. Bir genç kız 16 yaşında ve adet görmüyorsa bir sorun olması olasıdır.


    61)Meme başından sıvı gelmesi bir sorun yaratır mı?
    Bu durumun meme muayenesi ile birlikte dikkatlice değerlendirilmesi ve laboratuar testleri istendikten sonra hastaya bilgi verilmesi gereklidir. Bazen çok önemli bir nedenin sonucu olabilir.


    62)AIDS cinsel yolla bulaşır mı? AIDS’li annelerin çocukları bu virüsten etkilenirler mi?
    En çok bulaştığı durum seksüel temastır. Bunun dışında kan veya kan ürünlerinin kullanımı ile de bulaşabilir. AIDS’li annelerin çocuklarının bu hastalığa yakalanma riski son derece yüksektir. AIDS’li annelerin gebe kalmamaları gerekir.


    63)Üreme çağındaki bir kadının her ay gebe kalma şansı ne kadardır?
    Üreme çağında düzenli cinsel temasta bulunan normal fertil bir çiftin her ay gebe kalma şansı ortalama %20’dir. Bir yıl içinde korunmayan bir çiftin gebe kalma şansı %95’tir. Evlilikte hiçbir koruma metodu uygulanmamasına rağmen bir yıl içinde çocuk olmuyorsa bir sorun olduğu düşünülmelidir.


    64)Kısırlığın nedeni daha çok kadına mı aittir?
    Kısırlık nedeni erkek, kadın veya ikisi birden olabilir. %30 olguda neden erkek , %50 olguda neden kadın ve %20 olguda her ikisi sorumludur. Erkeğe ait başlıca nedenler sperm üretilmemesi veya hareketsiz, anormal sperm üretimidir. Kadına ait başlıca nedenler tüplerin tıkalı olması veya yumurtlama olmamasıdır. Bu bakımdan çocuğu olmayan kimselerde önce erkek değerlendirilmelidir. Erkeğin değerlendirilmesi hem pratik ve hem de kolaydır . Kadın daha sonra değerlendirmeye alınır.


    65)Arkaya dönük rahim,şişmanlık veya stres kısırlığa yol açar mı?
    Kadınların %80’inde rahim öne doğru dönükken, %20’sinde arkaya dönüktür. Rahmin arkaya dönmesi kısırlığa yol açmaz, sadece endomettriozis veya pelvik iltihabi hastalıkta bu pozisyonu alır. Şişmanlık kısırlığa yol açmaz fakat polikistik over hastalığı dediğimiz yumurtlama ve hormon bozukluğu ile beraber olabilir. Stres kısırlığa yol açmaz.


    66)Rahim içi araç veya doğum kontrol hapı kısırlığa yol açar mı?
    Rahim içi araç veya doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kısırlık riski artmaz. Sadece rahim içi araç kullanan kadınlarda tüplerin tıkanmasına neden olabilecek pelvik iltihabi hastalık riski biraz daha yüksektir. Bu hastaların yılda bir kontrolleri gerekir.


    67)Sigara ve alkol erkekte kısırlığa yol açar mı?
    Fazla miktarda sigara ve alkol erkek kısırlığında rol oynayabilir. Sigara spermin sayısını ve hareket yeteneğini azaltır. Alkol ise sperm yapımını azaltır. Ayrıca alkolizm iktidarsızlığın önemli nedenlerinden biridir.


    68)Polikistik over hastalığı ne demektir?
    Polikistik yumurtalar yumurtalıkların ultrasonografi veya laparaskopi ile normalden büyük özel bir görüntüsüyle karakterizedir. Yumurtalıkların dış yüzeyleri kalın ve çok sayıda küçük kistler içerir. Klinik olarak adet düzensizliği, şişmanlık, kıllanma ve kısırlık ile ilişkilidir.


    69)Tüp bebek işleminin kaç aşaması vardır?
    1.Yumurtalıkların uyarılması ve takibi.
    2.Yumurtaların toplanması.
    3.Yumurtaların laboratuvarda sperm ile döllenmesi.
    4.Oluşan embriyoların rahime yerleştirilmesi.


    70)Yumurtlama yapan ilaçların kanser yapma etkisi var mı?
    Son yıllarda böyle bir olasılık ortaya atılmışsa da şu anda bunu kanıtlayan bilimsel bir veri yoktur. 6 aydan daha fazla süren kısırlık ilaçları ve özelliklede kalçadan yapılanları kullanan kişilerde risk diğerlerine göre az da olsa artmaktadır. Bu kişilerin daha dikkatli takibi gerekmektedir.


    71)Tüp bebeğin başarı oranı nedir?
    Tüp bebekte başarıyı ölçmek için değişik oranlar kullanılır. En güvenilir olan her tedavi başına canlı doğum (take home babay rate) oranıdır. Bu oran kliniklere göre değişmektedir dünya ortalaması % 20 civarındadır.


    72)Suni döllenme ne demektir?
    Kocanın spermlerinin direkt veya yıkandıktan sonra rahmin içine veya ağzına bir kanül yardımıyla olup yardımla üreme yöntemlerinin en basit şeklidir.


    73)Erken menopoz ne anlama gelmektedir?
    40 yaşın altında adetlerden kesilmeye erken menopoz denmektedir. Tanı için kanda bakılan hormonlar (Folikül stimülan hormon, lüteinizan hormon ve östrojen) önemlidir.


    74)Hangi cinsel problemler kısırlığa yol açabilir?
    Cinsel temasta bulunamama (Vaginismus), ağrılı cinsel ilişki, erken boşalma ve iktidarsızlık.


    75)Mikroenjeksiyon ne anlama geliyor ve hangi hastalarda yapılıyor?
    Laboratuvar koşullarında özel aletlerle bir tek spermin bir kadın yumurtasına sokulması işlemine mikroenjeksiyon adı verilir. Başlıca ağır erkek kısırlığında veya daha evvel tüp bebek uygulanmış fakat başarısız olunmuş hastalarda uygulanmaktadır. Bu yöntemde laboratuvar olarak hiç spermi olmayan kimselerde testisinde canlı spermi yakalananlar bile çocuk sahibi olabilmektedir.


    76)Miyomlar kısırlığa neden olur mu?
    Eğer miyomlar rahimin iç kısmına yerleşmişse gebelik ürünün yerleşmesine engel olabilir. Bazen büyük miyomlar erken doğum ve düşüğe neden olabilirler. Ancak miyom çoğunlukla kısırlığın etkeni değildir.


    77)Gıft nedir?
    Tüpleri normal olan (en azından bir tanesi) kadınlarda tüp bebeğe alternatif bir yardımla üreme yöntemidir. Bu yöntemle yumurtalar ve sperm bir kateter yardımı ile laparoskopi ile hastanın tüplerine yerleştirilir. Tüp bebeğe göre daha doğal bir ortamda kısırlık engellenmektedir.


    78)Hormon tedavisi erkek kısırlığında yarar sağlar mı?
    Eğer erkekte neden hormon yetmezliği değilse (ki bu da olguların çok azında görülür) hormon tedavisi erkek kısırlığında yarar sağlamaz. Özellikle hormon tedavisi görecek hastaların çok iyi değerlendirilmesi gerekir.


    79)Tüp bebek anormal bebek riskini artırır mı?
    Eldeki sonuçlara göre tüp bebek yöntemi ile oluşan gebeliklerde normalden farklı olarak fizik veya genetik olarak anormal doğum riski yoktur.


    80)Laparoskopi nedir?
    Laparoskopi özel endoskopi aletleri ile karından açılan küçük delikler (2-3 tane) ile direk kadınlık organlarının (rahim, tüpler ve yumurtalıklar) gözlenmesidir. Bu yöntemle kadın hastalıkları ile ilgili birçok ameliyat yapılabilmektedir.

    81)Kadın ayın kaç gününde gebe kalabilir?
    Normalde gebe kalma süresi bir ay içinde üç gündür. 28 günde bir adet gören kadının normal gebe kalma günleri 12-15 günler arasındadır. Ama her kadın bu günlerde adet görecek diye kesin bir kaide yoktur.


    82)Mongol çocuk nedir, anne karnında tanısı mümkün müdür?
    Mongol çocuk (down sendromu), kromozom bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan ve tipik yüz görünümü, zeka geriliği ve ilave anomaliler ile birlikte olabilen bir hastalıktır. Anne karnında tanısı konabilir.


    83)Bu hastalığın anne karnında tanısını nasıl koyabiliriz?
    Down sendromunun kesin tanısı, anne karnındaki çocuğa ait hücrelerde, kromozon tetkiki yapmakla mümkündür. Anne karnındaki çocuğa ait hücreleri çocuğun içinde bulunduğu suwdan (amniyos sıvısı), plasentasından veya kanından örnek alarak elde edebiliriz.


    84)Çocuğa ait hücre elde etme işlemlerinin riski var mıdır?
    Bu işlemler ultrasonografi eşliğinde yapılan invaziv işlemleridir ve belli oranda riskleri vardır. Her gebelikte düşük riski vardır, bu işlemler mevcut düşük riskini % 0.5 artırırlar. Yapılan her 200 işlemden birinde, işlem nedeniyle düşük riski vardır. Bundan dolayı bu invaziv girişimler, risk grubundaki gebelere önerilir.


    85)Risk grubundaki gebeler kimlerdir?
    35 yaş ve üzerindeki gebelerde ve daha önce mongol çocuk doğurmuş kişilerde, kromozom anomalili çocuk doğurma riski yüksektir ve bu testler önerilmelidir. Ayrıca bazı genetik geçişli hastalıkları olanlarda da kromozom tayini yapılmalıdır.


    86)Üçlü tarama testi nedir, ne anlama gelir?
    Üçlü tarama testi, anne kanında bakılan ve mongol çocuk doğurma riskini ortaya koyan bir testtir. Bu test anne karnındaki çocuğun mongol olup olmadığını göstermez yalnızca, mongol olma riskini ortaya koyar. Bu test ile riski yüksek çıkan gebelere, kesin tanı için invaziv testler önerilir. Üçlü test 16.-20. gebelik haftaları arasında her gebeye yapılmalıdır. 35 yaş üzerindeki gebelerde bu testi yaptırmadan direkt olarak invaziv testler önerilmelidir.


    87)İnvaziv testler kaçıncı gebelik haftasında yapılmalıdır?
    Anne karnındaki çocukta down sendromu tanısı, 20. gebelik haftasından önce konulmalıdır ki, bu olgular düşük ile sonlandırılabilsin. Dolayısıyla amniyosentez 16.-18. Gebelik haftaları arasında yapılmalıdır.


    88)İnvaziv test kararı nasıl verilmelidir?
    Hekimin görevi mevcut riskler konusunda aileyi bilgilendirmektir. Karar tamamen ameliyat olmalıdır. Ailenin verdiği karar doğrudur.


    89)Gebede ultrason çekilmesinin zararları var mıdır?
    Ultrasonun çocuk üzerinde olumsuz etkisini gösteren bir bulgu bildirilmemiştir. Buna karşılık pek çok faydası söz konusudur. Gebeliği süresince bir kadının en az birkaç defa ultrasonografiye girmesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak bu yöntemin de konuyu iyi bilen kişiler tarafından yapılmasında, çocuktaki anomalilerin tespiti açısından önemli faydası olduğu açıktır.


    90)Ultrasonun faydaları nelerdir?
    Konjenital anomalilerin, anne karnında tanısı ultrasonografi ile mümkündür. Özellikle yaşama bağdaşmayan anomalilerin erken tanısı ve bu gebeliklerin 5. aydan önce sonlandırılmaları mümkündür. Dolayısıyla özellikle konjenital anomalilerin tanısı açısından her gebelikte 16.20. gebelik haftaları arasında ultrasonografi çekilmelidir.



    91)Kalıtsal hastalıkların anne karnında tanısı var mıdır?
    Çok sayıda kalıtsal hastalık bilinmektedir ve bunlardan bir kısmının anne karnında tanısı mümkündür. Burada önemli olan nokta, anne karnındaki çocukta neyin araştırılacağının kesin bilinmesi gerektiğidir.


    92)Ölü doğum yapan kimselerde ne yapılmalıdır?
    Ölü doğum yapan kişide mutlaka ölüm nedeni ortaya koyulmalıdır. Bunun için de öncelikle, ölü doğan çocuğa otopsi yaptırmak gerekir. Ölü doğumun kesin olarak nedenini ortaya koymak, o gebenin daha sonraki gebeliklerinin takibinde yol gösterici olacaktır. Ancak her ölü çocuğu olan kimsenin bir dahaki çocuğunda aynı şeyleri olacağını söylemek mümkün değildir.

    93)Kan uyuşmazlığı nedir? Önlenebilir mi?
    Rh negatif anne ve Rh pozitif baba söz konusuysa kan uyuşmazlığından bahsedilir. Öncelikle tüm gebelerin kan gruplarına bakılması gerekir. Rh negatif anne Rh pozitif bebek doğurursa mutlaka doğum sonrası kan uyuşmazlığı iğnesi (Rh antiglobulin) yapılmalıdır. Bu işlem daha sonraki gebeliklerin etkilenmesini önleyecektir.


    94)Kan uyuşmazlığından etkilenmiş fetusların tedavisi mümkün müdür?
    Kan uyuşmazlığından etkilenmiş fetusların tanısı ve anne karnında tedavisi mümkündür. Yapılan işlem anne karnında çocuğun kanının değiştirilmesi işlemidir ve ülkemizde de belirli merkezlerde başarı ile uygulanmaktadır. Burada önemli olan hastanın yakın takibidir.


    95)Şeker hastalarının gebelikleri nasıl takip edilir?
    Şeker hastalarının gebelikleri, kadın doğum ve diabetik doktorları ile birlikte takip edilmelidir. Bu kişiler daha gebe kalmadan bu açıdan değerlendirilmeli ve kan şekerleri kontrol altındayken gebe kalmaları sağlanmalıdır. Bazen hiçbir sorunu olmayan kadınların gebelikle birlikte gizli şeker hastası olduğu ortaya çıkabilir.


    96)Kalp, böbrek vb. hastalıklara sahip gebelerin takibi nasıl olmalıdır?
    Bu tür sistemik hastalıklara sahip gebeler, bu konuda deneyimli ekipler tarafından takip edilmelidir. İlgili dahiliye hekimiyle birlikte yapılacak takip gebeliğin en iyi şekilde sonlanmasını sağlayacaktır. İleri derecede kalp hastaları ile kronik böbrek hastalığı olanların son derece hassas olması gerekir.


    97)Gebe takibi ne zaman başlamalıdır?
    Anne adayı gebe kaldığını anladığı an doktora başvurmalı ve 2. aydan itibaren gebelik takibi başlamalıdır. Her gebelik aynı dikkat ve titizlik içinde takip edilmelidir. Burada anne ve bebeğin ayrı ayrı değerlendirilmesi önemlidir.


    98)Çocuk hareketleri ne zaman hissedilir?
    Çocuk hareketleri ilk gebeliklerde 5- 5.5 ayda, 2. daha sonraki gebeliklerde 4- 4.5 ayda hissedilir. Anne çocuk hareketlerini takip etmesi önemlidir. Sağlıklı çocuklar anne karnında gün boyunca belli aralıklarla hareket ederler. Çocuk hareketlerinin sayısının azalması veya hareket etmemesi, çocuğun sıkıntıda olduğunun göstergesi olabilir ve bu konuda açıklık sağlamak için hemen doktora başvurulmalıdır.


    99)Gebelikte sigara içmenin zararı var mıdır?
    Sigara içenlerin çocukları düşük doğum ağırlıklı doğarlar. Gebelikte sigara içilmemesini ve hatta gebenin yanında sigara içilmemesini (pasif içicilik) sağlamak gerekir.


    100)Kalp hastası bir gebenin doğurması sakıncalı mıdır?
    İleri evre kalp hastası ise doğurması sakıncalı olabilir. Erken evrelerde bir sorun olmaz. Bu konuda kardiyolog ile kadın doğum uzmanının işbirliği yapması gerekmektedir.

    Prof Dr. Macit Arvas
     

Sayfayı Paylaş