1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

13 Şubat 1918- Erzincan'ın düşman işgalinden kurtuluşu.

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve Suskun tarafından 13 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    13 Şubat 1918- Erzincan'ın düşman işgalinden kurtuluşu.

    [​IMG]
    [​IMG]

    Erzincan Tarihi

    Erzincanın İlkçağ tarihi hakkında esaslı bilgiye henüz sahip değiliz. Ne varki tarihçiler ikinci bin yıl da, bu yörede, hurrilerin yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılarla Azzilerin hüküm sürdüğünü kaydetmektedir.

    Anadoluda M.Ö. 1050- 1180 tarihleri arasında Hattuşaşı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hitit?ler yakın doğuyu egemenlikleri altına almışlardır. Şüphesiz ki Erzincanda Hititlerin yönetimi altında idi. Anadolunun çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda Hititlere ait çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Erzincan ve yöresinde Hititlee ait bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında kaldığından da hiç şüphe yoktur.
    Doğu Anadoluda kurulan ilkçağ devletlerinden biri de Urartulardır. M.Ö.900 yıllarında kurulan bu devlet Vanı (Tuspa) başkent yapmış, sınırlarını Hazar Denizinden Malatyaya, kuzeyde Erzurum-Erzincandan güneyde Halep-Musula kadar genişletmiştir.
    Erzincan yakınlarında Altıntepede Prof Dr. Tahsin ÖZGÜÇ tarafından yapılan kazıda (1953) Urartulara ait bir çok eser çıkarılmış, bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır.
    Çeşitli saldırılara maruz kalan Urartu şehirleri, teker teker tahrip edilirken Medlerin Anadoluyu istilası sırasında M.Ö. 600 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Erzincan ve yöresi, Urartuları yenerek Anadoluyu istilaya başlayan Medlerin (M.Ö. 612) eline geçti. Med Krallığının Kyaksar döneminde Lidyalılarla yapılan savaşlar, muhtemelen Erzincan ve civarında cereyan etmiştir. Bu yöreler M.Ö.550 tarihlerinde Perslerin eline geçmiştir.

    Hititlerin Anadoluyu istila ettikleri sırada, İran yaylasını da Persler ele geçirdiler. Perslerin yükselişi daha çok Ciroz (550-530), Kampis (530-520) dönemlerine raslar. Bu dönemde Erzincan ve çevresinde Perslerin eline geçer. Perslerden sonra Anadolu Makendonyalıların eline geçmiştir.
    Roma ordusu M.Ö.70 tarihinde Doğu Anadoluyu ele geçirmeye başlıyarak Elazığ yöresindeki Safen (Harput) Kralığı?nı yıktıktan sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (M.Ö. 68) Pontuslular da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi, en son Bizans imparatoru Heraklius tarafından 629 tarihinde yenilgiye uğratılan İradan geri alındı.
    Halife Hz. Osman (644-656) zamanında Habib bin Mesleme 35/655 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon kentlerini Bizanslılar?dan geri aldı. (859) Böylece Erzincan tekrar Arapların hakimiyetine geçti.
    [​IMG]
    Türklerin Anadoluya akınlar yaptığını daha önce belirtmiştik. Fakat, Türklerin Anadoluyu vatan edinmeleri genel kanaate göre Malazgirt (1071) zaferinden sonradır. Malazgirt zaferi kazanılınca Alparslan, Karasu ve Çatlı nehirleri vadilerinin fethine Mengücek Ahmet Gaziyi görevlendirmiştir.
    Alparslanın komutanlarından olan Mengücek Ahmet Gazi, Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti altına aldı. Kemahı merkez yaptı. Ahmet Gazinin ölümü üzerine (1114) yerine oğlu İshak Bey geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölünce (1124) yerine Melih Mahmut geçti. İshak Beyin oğulları onu tanımayınca, Mengücek devleti parçalandı. Kemah Melih Mahmuta Erzincan Davut Şaha, Divriğide Süleyman Şaha düştü. Davut şah?ın öldürülmesi üzerine (1151) Erzincana 13 yıl Süleyman Şaha sahip olmuş; Davut Şahın oğlu Fahrettin Behram Şah (1165) yılında babasının tahtında oturunca, Mengücek Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah, Kılıçarslanın damadı olması da göz önünde bulundurulursa, Mengücek Selçuklu münasebeti daha iyi anlaşılır.

    Behram Şah zamanında, Erzincan çok ilerlemiş, ticaret ve sanayi gelişmiştir. Zelzeleler sebebi ile o dönem ait eserler maalesef günümüze ulaşmamıştır. Behram Şah 1225 tarihinde Erzincanda ölmüş, aşağı Urla (Ula) köyünde defnedilmiştir.
    Behram Şah ölünce yerine oğlu Davut Şah geçti. 1228 tarihinde Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat Erzincan ve Kemahı işgal ederek Mengücek Beyliğine son verdi. Alaaddin Keykubat ile Celalettin Harzem Şah arasında Erzincan yakınlarında, Yassı-Çemen denilen yerde 1230 tarihinde savaş oldu ve Celalettin Harzem Şah yenildi. Alaattin Keykubatın ölümü (1237) üzerine, yerine oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev geçti. Onun zamanında devlet Moğolların istilasına uğradı. 1240 tarihinde Erzurumu işgal eden Moğollar Erzincanı geçerek 1243 tarihinde Kösedağ savaşında Anadolu Selçuklu Devletini hezimete uğrattı. Böylece Erzincan ve yöresi İlhanlıların eline geçti. İlhanlılar yöreyi beylerle (Vali) yönettiler. Timur-Taş Bey Mısıra kaçarken yerine Alaaddin Eretnayi bıraktı.
    Timur-Taşın Mısıra sığınmasından sonra valiliğe gelen Alaaddin Eretna ilhanlı hükümdarı Ebu Sait Bahadır Hanın ölümü (1335) üzerine İlhanlılarla olan bağını keserek görünüşte Celayırlı Hükümdarı Büyük Şeyh Hasan Hana bağlı kalarak bağımsızlığını ilan etti.
    Bir ara Çoban Oğulları Hükümdarı Küçük Şeyh Hasan, Erzincan ve yöresi kendi beyliğine kattıysa da 1338?de Memluk Sultan Nasreddin Muhammedin yardımı ile Erzincan ve yöresi Küçük Şeyh Hasandan kurtuldu. Erzincan bu beylik döneminde de el değişmiştir. Alaaddin Eratna 1352de öldükten sonra yerine oğlu Gıyasettin Mehmet getirildi. Çıkan anlaşmazlıklar sonunda Erzincan bağımsız olarak, Burak Beye bırakıldı. Sırası ile Ahi Ayna Bey (öl. 1362), Pir Hüseyin (öl. 1379), Mutahhareten Bey yönetimi ele aldı. Mutahhareten döneminde, Kadı Burhanettin Erzincana ve yöresine birkaç kez saldırı düzenledi. Bu saldırılar Akkoyunlu Hükümdarı Kutlu Beyin yardımı ile atlatıldı.
    [​IMG]
    Bu dönemde Erzincan üzerinde Akkoyunluların etkisini görmekteyiz.
    Erzincan Emiri Mutahharetenin Timura bağlanması Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıtı kızdırmıştı. Beyazıt da Erzincanı muhasara etti.(1401) Fakat çok geçmeden Ankara Savaşı patlak verince, yöre tekrar Timurun eline geçti.(1402)
    Yörede Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Osmanlılar etkili olamadılar. 1419da 1. Mehmet zamanında Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf Erzincanı zapt etti Pir Ömeri vali tayin etti.
    1455de de, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Erzincanı aldı. Kaleyi yeniden onardı. Yöre Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli savaşına kadar (11 Ağustos 1473) Akkoyunların elinden kaldı.
    Bu savaştan sonra Osmanlıların denetimine geçti.
    1502 tarihinde Safevi tahtına gecen Şah İsmail Erzincanı karargah yapmıştı. Anadoluyu eline geçirmek isteyen Safevilere Yavuz Sultan Selim 23 Ağustos 1514te Çaldıran Savaşıyla dur deyince, Erzincan tekrar Osmanlıların yönetimine geçti.

    Kanuni Sultan Süleyman 1534te Tebriz Seferi, 1540da İran Seferi sırasında Erzincana uğramıştır.
    Birinci dünya savaşından 11 Temmuz 1916 tarihinde Ruslar tarafından şehir işgal edilmiş, bunu fırsat bilen ayrılıkçı Ermenilerde silahlı birlikler oluşturarak faaliyete geçmişlerdir. 18 Aralık 1917 de Sovyet hükümeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak, ermeni çeteleribir çok kanlı olaya neden olmuştur. Kazım Kara Bekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincanı 22 Şubat 1918 de Tercanı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır. Kurtuluş savaşında ve hareketli geçen Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzincan halkı Büyük Atatürkün yanında olmuştur.
    Kentin adının Eriza veya Aziriz kelimelerinden geldiği, ilk önce Erziricin daha sonrada bugün ifade edildiği şekilde Erzincan a dönüştüğü rivayet edilmektedir.
    1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti?nin bir ili olan Erzincan, 1939?da şiddetli depreme maruz kalmış, şehir harabeye dönmüştür. Şehirde taş taş üstünde kalmamış, onbinlerce insan hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra demiryolundan yukarı yeni bir şehir inşaatına başlanarak bugünkü Erzincan şehri meydana getirilmiştir.
     

Sayfayı Paylaş