1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

'13 yaşında pilav yapıyordum'

Konusu 'Röportajlar' forumundadır ve Papatya tarafından 8 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    [​IMG]

    Aşçı olma hikayeni anlatır mısın?

    Üniversitede aşçılık değil, işletme okudum. Zaten Türkiye’de aşçılık çok yeni. Ben okurken öyle bir bölüm yoktu. Yemekle alakam aileden geliyor. Babam otelciydi, yiyecek-içecek sektöründe çalışıyordu. Ben de yemek yapmaya hevesliydim. Anneannemin yemekleriyle büyüdüm. 1998 yılında işletmecilik ile çalışmalarım başladı. Bir yerlerde çalıştım işte. Başardım, başaramadım, derken 2003’te ‘Roka Davet’ adında bir catering şirketi kurdum. Geçen mayıs ayına kadar devam etti. 2008’den beri de Taksim’deki Leblon adlı restoranımı ve televizyon programlarımı sürdürüyorum.

    Leblon, biraz da Çağan Irmak’ın ‘Issız Adam’ filmiyle tanındı ve merak edildi.

    Ehh tabii, çok katkısı oldu. Filmde benim restoranın kullanılması tesadüftü. Mönüsünden masasına, çalışanından aydınlatmasına kadar Leblon’un rahat bir yer olmasını istedim. Çünkü ben öyle yerlere gitmeyi seviyorum, kendimi kasılmış hissettiğim yerlerden hoşlanmam. Benim zevkim, Çağan Irmak’ın filmiyle de çok örtüşmüş. Talep onlardan geldi. Bu kadar büyük yankı uyandıracağını hiçbirimiz bilmiyorduk.

    ‘Issız Adam’dan sonra ne değişti?

    Önemli olan bu popülerliği sürdürebilmek. Bence filmin etkisi geçici. ‘İnsanlar o hevesle gelir, servis ve yemeği beğenmezlerse bir daha gelmezler’ diye düşündüm. Başıma talih kuşu konmuşsa bunu devam ettirmek istedim. Leblon dört yılı aşkın süredir yoluna devam ediyor. Ama şöyle bir şey de var: Film, buralara uğramayan insanların gelmesini sağladı.

    ‘Çocukken mantı açardım’

    Küçük yaştan beri yemek yapmayı sevdiğini söyledin. Kaç yaşındaydın?

    Evimizin üst katında anneannem oturuyordu. Annem ve babam çalıştıkları için okuldan gelince ona çıkar, yaptığını seyrederdim. Ya da evde başımın çaresine bakardım. Kimse bana “İlerde belki aşçı olursun” diye bir şey göstermedi. Ben merak ederek, araştırarak aşçı oldum. Yumurta kırmayla başladım. Makarna yaptım, derken bir üst seviye olan pilavı 13 yaşında yapmaya başladım. Ortaokuldayken arkadaşlarımla gidip malzeme aldığımızı ve onlara mantı açtığımı bilirim. Ama benim için anneannemin önemi her zaman farklı. Anneannem, özellikle patlıcan yemeklerini muhteşem yapardı. Çayı bile farklı olurdu aslında. Farklı çeşitlerde çay alıp büyük kaplarda karıştırarak harman yapardı.

    Galiba senin bu kadar sevilmenin nedeni de bu. Gramla ölçü veren ama püf noktasını vermeyen aşçılardan bıktık.

    Katılıyorum. Doktorla konuşurken de öyle değil midir? Kendi lisanıyla konuşur, anladığını düşünür ama sen bir şey anlamamışsındır. Bugüne kadar usta aşçılar ekranda zor tarifleri kolayca yapar ama siz evde yapmaya kalktığınızda başaramazdınız. Ben programlarımda yemeklerimi evde nasıl yapıyorsak öyle yapıyorum.

    Tariflerinin cezbeden tarafı, bir yemeğin farklı yöntemlerle yapılabileceğini anlatman.

    Şuna inanıyorum: Önce yemek yapmayı sevin, ardından biraz özenin, çok güzel yemekler çıkarırsınız. Mutfakta temel kurallar olur ama insanların kişisel zevkleri ve yemek yapış tarzı da vardır. Çeşitlendirmeyi de bunlar sağlar. Örneğin, soğanı yemeklik doğrar, ardından kıymayı koyarız. Ama sen önce kıymayı ateşte öldürüp sonra soğanı koyabilirsin. Böyle yaparsan tabii ki gidişat farklılaşacak ama bu da bir metoddur. Ancak pasta için tarifleri gramla vermek zorundasın. Çünkü miktarlar seni sürprizlerle karşılaştırabilir. Örneğin sufle yapacaksan tereyağının miktarını yanlış vermen, eline kek geçmesine yol açabilir.

    ‘Detayları atlamam, gösteririm’

    Yemek yapmayı bilmeyenlere bile mutfağı sevdiriyorsun.

    Amacım bu zaten. Mesela programda detayları atlamam, mutlaka gösteririm. Seyirciye malzemeyi sayıp önceden hazırladığım malzemeyi hızlıca karıştırsam, çok kolay yemek bile karmaşık hale gelebilir. Bu yüzden ben ekranda soğan doğranacaksa doğruyorum, domates rendelenecekse rendeliyorum.

    Yemeğini yaparken malzemelerle konuşup onlara ‘arkadaş’ diyorsun. Bu tepki çekiyor mu?

    Kimi hoşlanıyor, kimi tepki gösteriyor. Ben evde veya restoranımda nasıl yemek yapıyorsam televizyonda da o kadar doğal oluyorum. Bir de yemek malzemeleri gerçekten arkadaşım gibi.

    Kadınlar seni çok sevimli ve sıcak buluyor, erkekler ise herşeyine bir kulp takıyor.

    Yaşasın, doğru yoldayız o zaman. Olduğumdan farklı davranmıyor veya farklı görünmeye çalışmıyorum.

    Ağırlıklı olarak Türk mutfağından örnekler mi sunuyorsun?

    Hayır. Bir Türk yemeğine dünya mutfağından sos döküp servis de edebiliyorum. ‘Fusion mutfağı’ dediğimiz şey de bu. Uzakdoğu’nun baharatları ve Fransız pişirme teknikleriyle Amerikan etini aynı tavada buluşturduğun zaman bir fusion yemeği çıkar ortaya. Tabii bu yemekler genelde dev tabaklarda minimal porsiyonlarda sunuluyor.

    Bizim fusion mutfağından anladığımız: Geç gelen, tabakta kaybolan, bir o kadar lezzetsiz yemekler ve özellikle yurtdışında aç kalkılan sofralar...

    Evet, ben de pek hazetmem aslında. Ama bir yemeğin tek metodla değil, farklı yöntemlerle çeşitlendirilerek yapılabiliyor olması da güzel. Lazanya yaparken makarnayı haşlarsın, arasına malzemesini koyarsın. Klasik malzemeler; kıyma veya peynir. Ben içine bezelye, yaban mersini ve patates koydum, değişik ve çok güzel oldu.

    Lezzetli ve güzel yemekleri nasıl yaparız?

    Mutfağa bir kere girip yemek yapmanız gerek. Buna başlayınca hem damağınız hem eliniz tecrübe kazanır. Yaptığınız makarna kötü olsa bile arayı açmadan tekrar deneyin, eksiğinizi kapatın. Bir de bakmışsınız güzel yemek yapıyorsunuz.

    Mesleğinle ilgili kendini nasıl geliştiriyorsun?

    Aşçılık, yeme-içme sektörü, mutfak malzemeleri ile ilgili yurt dışındaki fuarlara katılıyorum. Yenilikleri takip ediyorum. Örneğin Uzakdoğu’ya gidip sokak yemeklerini yiyor, enteresan bulduklarımı burada harmanlayabiliyorum. Farklı kültürlerin yemeklerini tatmak için yurtdışı yemek turları yapıyorum.

    ‘Çocukken şişmandım’

    O kadar güzel yemekler yapıp nasıl bu kadar ince kalıyorsun? Yoksa yapıp yemiyor musun?

    (Gülüyor) Acayip iştahlıyımdır. Yapmayı sevdiğim kadar yemeye de bayılırım. Şu anki halime bakmayın, çocukken şişmandım. Hatta arkadaşlarım çok iştahlı olduğum için bana ‘kara delik’ derlerdi. Zayıfım, çünkü fırsat buldukça bisiklete biniyorum.

    Evlenip çoluk çocuğa karışmayı düşünmüyor musun?

    Düşünüyorum ama kısmet.

    Yoksa söylendiği gibi Çağan Irmak’ın ‘Issız Adam’ı sen misin?

    (Gülüyor) Yok, hayır, kesinlikle değilim.

    Makarna yapma sanatı

    Restoranlardaki kadar lezzetli makarna evde olmaz. Nedir bunun püf noktası?

    Önce suyu haşlayacak, makarnayı atacaksın. Ben suyuna tuz ve zeytinyağı katarım, makarna pişerken bunları da çeker. Böylece hem yapışmıyor, hem daha lezzetli oluyor. El açması makarnalar 3 dakikada, hazır makarnalar 8-10 dakikada pişer. Ben çok pişirmem ve bilinenin aksine, makarnayı soğuk sudan geçirmem. Ama katmak istediğim sos ile makarnayı bir tavada karıştırır, yüksek ateşte çeviririm. Aynı tavaya makarnayı haşladığım sudan bir kepçe ilave ederim. Böylece makarna tüm lezzetini bıraktığı suyu ile daha da lezzetlenir.


     
  2. -araz-
    Ayyaş

    -araz- EYVALLAH... V.I.P

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4.727
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    3.980
    Banka:
    439 ÇTL
    programını severek izliyorum.gecenin bir vakti sahur öncesinde tanıdım onu. harika sunumu,içten anlatışı ile zihnimde iyi bir aşçı oalrak yer edindi.hele de yemeklere '' bu arkadaşlar'' deyişi bitiriyo beni:)
     
  3. RUZG4R
    Küstah

    RUZG4R ÖylesinE ♔ Özel üye

    Katılım:
    8 Ekim 2011
    Mesajlar:
    6.133
    Beğenileri:
    3.380
    Ödül Puanları:
    10.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    561 ÇTL
    Bu kim RüzqαrqüŁü ?
     
  4. SizinSesiniz
    Haylaz

    SizinSesiniz ~~ Son Kez ~~ Özel üye

    Katılım:
    16 Kasım 2012
    Mesajlar:
    1.645
    Beğenileri:
    216
    Ödül Puanları:
    1.480
    Meslek:
    Yazar - Gazeteci
    Yer:
    Hayaller Kentinden
    Banka:
    604 ÇTL
    Aynen Kim Bu? :)
     
  5. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    Yorumları görmemişim kusuruma bakmayın.
    'Issız Adam' filmindeki "Alper" karakterinin restoranı vardı, hatırlarsınız: Leblon.
    Arda Türkmen'dir röportajdaki kişi.

     
  6. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    Adam 13 yaşında pilav yapmış 30lu yaşlara doğru yol alıyorum hala pilav yapamıyorum :(:(
    Bak şimdi çok utandım ya birden öyle yazında :(
     
  7. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL
    Ben çok küçükken,6-7 yaşlarında falan...
    Çamurdan pastalar kurabiyeler yapardım,arkadaşlarla oyun oynardık yani...
    Ve en iyilerini ben yapardım,
    4. 5. sınıfa geldiğimde babama özel malzemeler aldırıp ilk sebze yemeğimi yaptığımı hatırlarım
    Ne günlerdi. :)
    İnsanın küçüklüğünden belli oluyor ilerde mesleğinin ne olacağı. :)))
     
  8. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Kendimi bildim bileli mutfakla haşır neşirim ama bu yüzden başım göğe ermedi sende çok bişi kaybettin sayılmaz felsefem :))
     
  9. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    ilk defa gördüm,bende yapıyordum mu desem,hava mı atsam mı diye düşündüm :D
     
  10. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    aklından bile geçirme :D
     

Sayfayı Paylaş