1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

17 Aralık 1273 - Hz. Mevlana' nın Ölümü (Şeb-i Arus)

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 16 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    17 Aralık 1273 - Hz. Mevlana' nın Ölümü

    "Mesnevi yazılıp bitmişti lakin, Mevlana son derece tükenmişti. Yaşlanmıştı ve özellikle karaciğerinden rahatsızdı. Dönemin doktorları onun hastalığına tam bir teşhis koyamamışlardı. Mevlana devamlı yüksek ateşten şikayet ediyordu. Şeyh Sadreddin'in onu ziyaret edip sağlık dileklerini belirtince "Mevlana" ona "Sağlık senin olsun, deriden yapılmış bir gömlek seveni sevilenden ayırır. Onun ışık ile birleşmesini istemiyormusun?" deyip ölümü özlediğini belirten bir şiir okudu. Günden güne hastalığı ilerleyen Mevlana 1273 yılı 16-17 Aralık ayı gecesinde gözlerini bu dünyaya kapadı. Konya halkının hepsi, büyük devlet ricali, Hıristiyanlar ve Yahudiler onun cenaze merasimine katıldılar.

    Mevlana'nın öldüğü gece her yıl "Şeb-i Arus", "Zifaf Gecesi" olarak merasimlerle anılır. Yeryüzünün dört köşesinden Konya'ya akın eden insanların bir tek amacı vardır: onun felsefesinde, insanlığa olan sevgisinde ve iyimserliğinde birleşmek.

    [​IMG]

    Yaşamını ''HAMDIM, PİŞTİM, YANDIM '' sözleriyle özetleyen MEVLANA ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyor. Öldüğü zaman sevdiğine, yani yaradanına kavuştuğu için, ölüm gününü düğün günü veya gelin gecesi anlamında '' Şeb-i Arus'' diyordu. Dostlarına ölümünün ardından üzülmemelerini vasiyet ediyordu.

    Onun düşüncesinde ve fikirlerinde ölüm hiçbir zaman yokluk olarak kabul edilmemektedir. ''Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız, bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir .'' diyerek gönüllerdeki ölümsüzlüğe dikkat çekmiştir.

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş