1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

19 Mayıs Oratoryosu

Konusu 'Oratoryolar' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 25 Nisan 2009 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    KORO :
    Türküz biz, şimşek gibi alev gibi
    Türküz biz, karınca gibi arı gibi
    Türküz biz, kartal gibi kurt gibi.
    Türküz biz, Alparslanın Atatürk'ün neferi
    Sunucu 1 :
    Biz Tufanı yarattık uyku uyurken batı,
    Nuh doğmadan kişnedi ordularımızın atı.
    Sorsan şöyle diyecek gök denilen şu çatı:
    Türk gücü bir yıldırım Türk bilgisi bir deniz
    Sunucu 2 :
    Delinse yer, çökse gök yansa kül olsa dört yan,
    Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
    Yıldırımdan tipiden kasırgadan yılmayan,
    Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz....
    KORO :
    Başladı şanlı tarihimiz Metehan ile
    Dünya medeniyet gördü daha o devirde
    Nerden geldin sen kutlu kumandan?
    Nasıl savaştın öyle hiç yılmadan?
    Türkün adını kitaplara yazdırdın
    Bu şanlı ordunun temelini attın
    Mete :
    Ben ki boy boy boylamış Oğuz Kaan
    Ben ki soy soy soylamış Metehan
    Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim:
    Bir idealin muhabbetinin zirvesindeyim.
    Dünya denen mezellete dalsın her isteyen;
    Ben milletimin şeref taşan efsanesindeyim.
    Herkes bir özleyişle yaşar...
    Ben de öylece Altaylar'ın ve Tanrıdağ'ın çevresindeyim.
    Merdanelikle şöyle bakıp da bir dünyaya
    Kurulacak Türkiyenin azim dolu hasretindeyim.
    KORO :
    Sen yanma bu hasretle Metehan
    Gelecek birgün o beklediğin zaman
    Cumhuriyet kurulacak,meclis açılacak
    Atatürk'ün adını bütün dünya duyacak
    Sunucu 1 :
    Avrupaya yürüyen bir hakan vardı önde
    Arkasında bir ordu ki çelik yüreğiyle
    Sen yürü Attila bizim önümüzde
    Sen başımızda oldukça bilek bükülmez
    Sen başımızda oldukça korku sinmez
    Attila :
    Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
    Avrupayı fethetmenin zevkini ben tattım.
    Galiçte battım ama Romadan çıktım
    Çağ açtım, çagı kapattım
    Ayak izimizi Avrupaya bıraktım.
    Şimdi nerdesiniz EY benim güzel soyum?
    Kurdunuz mu? ne haldedir yurdum?
    KORO :
    Sen yanma bu hasretle ATTİLAHAN
    Gelecek birgün o beklediğin zaman
    Cumhuriyet kurulacak, meclis açılacak
    Atarürk'ün adını bütün dünya duyacak
    Sunucu 2 :
    Geliyordu o pırlanta ruhuyla tarih sahnesine
    Türkün ışığı bütünleşecek İslamiyet ile
    Dedi ki "ben Türküm ve Müslümanım
    Bundan sonra hizmettir islama maksatım
    Abdülkerim Saltuk Buğradır benim adım"
    Saltuk Buğra:
    Öbür dünya durak olsun da bize
    Yürüyelim ey milletim Hakk'ın denizine.
    Eğer bu dünya gelmezse dize
    Hakk'ın buyruğu vardır savaşalım
    Egemenliğimiz için vuruşalım
    Hak götürelim, şan alalım
    Nerdesiniz Ey benim güzel soyum?
    Kurdunuz mu ne haldedir yurdum?
    KORO :
    Sen yanma bu hasretle EY Saltuk Buğra Han
    Gelecek birgün o beklediğin zaman
    Cumhuriyet kurulacak, meclis açılacak
    Atarürk'ün adını bütün dünya duyacak.
    Sunucu 1 :
    Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
    Kızkardeşimin gelinligi, şehidimin son örtusü.
    Işık lşık, dalga dalga bayrağım,
    Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
    Sana benim gözümle bakmayanın
    Mezarını kazacağım.
    Seni selamlamadan uçan kuşun
    Yuvasını bozacağım.
    Ve girdi Tarihimize Osman gazi
    Başlıyordu işte 6 asırlık mazi.
    Osman Gazi:
    Eğer ki üç kıtaya değmezse bu ayaklar,
    Açılır gönlümde dinmez yaralar,
    Vasiyetimdir size ey benim güzel soyum
    Cihana hükmedecektir Kayı boyum
    Yeterki siz çalışkan olun, cesur olun
    Sonra açık olur her daim yolun.
    KORO :
    Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde!
    Atilla'nın ateşi var içimizde!
    Kanije'nin gazileri daha dipdiri!
    Sınırdadır Plevne'nin kırkbir askeri!
    Edirne'de Şükrü Paşa bekliyor nöbet!
    Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet!
    Şehitlerden elli milyon bekçisi olan
    Aşılmaz bir kayadır bu ebedi vatan
    Sunucu 2 :
    Şehitler tepesi boş değil,
    Biri var bekliyor...
    Ve bir göğüs nefes almak için
    Rüzgar bekliyor
    Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye,
    Yattığı toprak belli,
    Tuttugu bayrak belli,
    İşte o geliyor, yıldırım gibi tufan gibi
    Yıldım beyazıd geliyor, şimşek gibi
    Yıldırım :
    Benki haçlıya boyun eğmeyen yıldırım
    Yiğit köylüler! Öğrenin dersinizi:
    Kahraman göz kırpmadan düşmana saldırandır.
    Vazifeniz: Kanije, Silistire, Pilevne,
    Niğbolu, Kosova, Çaldıran'dır.
    KORO :
    Genç Fatih'in ordusu yine tekbir alınca
    Söndürürüz batının Meryem Ana mumunu.
    Haritadan sileriz Tuna'ya at salınca
    Macarını, Sırb'ını, Bulgar'ını, Rum'unu.
    Sunucu 1:
    Dağdan aşarak indi Donanma-yı Hümayun
    Kalyonları durgun suya yelkenli,
    Zincirli Haliç artık azatlı!
    Geliyor işte ufukların Sultanı
    Geliyor işte Sultan beyaz atlı
    Fatih :
    Ben ki İstanbul Fatihi 2. Mehmet Han
    Maksadım ne mülk idi ne para nede şan,
    Tek bir müjdeye mazhar olmak istedim
    Peygambere komşu olmak istedim
    Şimdi dinleyin sizedir vasiyetim
    Cihanı bir türk yurduna çevirin.
    KORO :
    Yarın Yavuz dirilip bize buyruk verince
    Kızgın kum çöllerini yeni baştan aşarız.
    Kanlarımız sebildir; akıtarak hepsini
    Belirsiz mezarlarda anılmadan yaşarız
    Yavuz Selim:
    Mercidabık'ta, Çaldıran'da Otlukbeli'nde
    Yürüdük hepimiz O'nun rehberliğinde
    Ve getirdim kutsal emanetleri size
    Hep ziyaret edin, dua edin diye!
    Burada mısınız Ey güzel soyum?
    Kurdunuz mu ne haldedir yurdum?
    KORO :
    Sen yanma bu hasretle SELİMHAN
    Gelecek birgün o beklediğin zaman
    Cumhuriyet kurulacak, meclis açılacak
    Atarürk'ün adını bütün dünya duyacak
    Kanuni :
    İşte ben geldim ömrümle,canımla
    Hayat kattım düzene kanunlarımla
    İşte 3 kıtaya değdi nihayet ayağımız
    Vasiyetin yerine geldi padişahımız
    Ben ki Muhteşem Sultan Süleyman
    Benki bir hizmetkar,aciz bir insan
    KORO :
    Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
    Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer
    Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
    Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
    Sunucu 1 :
    Ey onuru alınanlar! Selam sizlere!
    Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!
    Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
    Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!
    Ve işte geldi Sultan, 4. Murat Han
    4. Murat :
    Vaktiyle bir Murat varmış derlerse ne hoş
    Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş
    Haydi artık dinsin bütün ıztırapların
    Ufuklardan sanlı bir gün doğacak yarın
    Gönlündeki yaraların kanını dindir...
    Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...
    KORO :
    Dalgalan sende şafaklar gibi ey şanlı hilal
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal
    Ebediyen sana yok ırkıma yok izmihlal
    Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet
    Hakkıdır Hakk'a tapan, milletimin istiklal
    Sunucu 2 :
    Siz rahat uyuyun ey benim güzel ecdadım
    İşte karşınızda benim ulu önderim
    Onla coştu bu ulu Türk halkı
    Onla buldu geleceği yarını
    Halkına adadı bütün varını
    Yarınlar kuran Kemal Atatürk
    Ataürk :
    Benim naçiz vucudum elbet toprak olacaktır
    Ama Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır
    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen
    Türk Cumhuriyetini kollayıp korumaktır,
    İşte Cumhuriyet, sizin
    İşte Meclis sizin,
    Yeter ki, kıymetini bilin
    Bu vatan bizimdir böyle biline
    Çanakkaledeki boğazı ile
    Kadını, yaşlısı, mehmetciğiyle,
    Cihanda emsali var mı nerede?
    O zaman durma hadi sende söyle
    Ne mutlu Türküm diyene.
    Not: Orotoryo grubu kürsünün etrafına hilal şeklinde dizilir sadece sunucu 1 ve sunucu 2 kürsüye çapraz ve bir adım mesafede olur. Sunucu 2 son konuşmasını yaparken bütün grup hilali kapatıp daire halini alır ve Atatürk'ü cember içine alıp diz çökerler. Atatürk son 2 mısrayı okurken Mete ve IV. Murat bir tahtanın üsütünde katlanmış Türk bayragını getirip Atatürk'e sunarlar. O da konuşmasını bitirince bayrağı üç defa öperek alnına koyar ve en sonunda bayragı seyirciye döndürüp sahneden 10. Yıl Marşı'yla çıkılır.

    [ Alıntı ]
     

Sayfayı Paylaş