1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

1992 Los Angeles Olayları

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 8 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    1992 Los Angeles Olayları
    1992 Los Angeles olayları, 29 Nisan 1992 tarihinde ABD'nin Los Angeles kentinde Afrika kökenli siyahi Amerikan vatandaşı Rodney King'i darp etmekten suçlanan dört Los Angeles polisinin mahkemede suçsuz bulunarak salıverilmesi üzerine başlayan toplumsal olaylar.
    Los Angeles bölgesinde binlerce insan altı gün boyunca ayaklanarak kararı protesto edecek ve toplumsal düzen alt üst olacaktır. Benzer olaylar ABD genelinde ve Kanada'da küçük çaplı olarak yaşanacaktır. Olaylar sırasında yağmalama, saldırı, kundaklama ve cinayet olaylarına rastlanırken 53 kişi hayatını kaybedecek[1], binlerce kişi yaralanacak ve 1 milyar doların üzerinde maddi hasar yaşanacaktır.

    Polisiye olay
    3 Mart 1991 günü Rodney King ve beraberindeki iki kişi Los Angeles'ın Lake View Terrace semtinde araçla ilerlemekteyken Kaliforniya otoyol polisi tarafından durdurulmak istenir. Araba polisin uyarısına uymayıp, kırmızı ışıkta da durmayınca yüksek süratli bir kovalamaca yaşanır. Meskun mahalde saatte 115 mili çıkan hızla yaşanan tehlikeli kovalamaca sona erince karı koca devriye polis memurları Tim ve Melane Singer arabadakileri gözaltına alır. Araçtaki Rodney King haricindeki iki kişi devriye aracına konurken olay yerine Los Angeles Polisinden beş memur gelir. İsimleri Stacey Koon[2], Laurence Powell[3], Timothy Wind, Theodore Briseno ve Rolando Solano olan bu polis memurları arabada son kalan şoför Rodney King'i kontrol altına almaya çalışırlar. Bu sırada King polis memurları tarafından darp edilir, copla dövülür ve kafası ayakla ezilir. Gözaltına alınma sırasında King almış olduğu uyuşturucunun etkisi altındadır. King darp sırasında sayısız kere ayağa kalkmaya çalışır ve polisin yerde kalmasına ve direnmeyi sona erdirmesine yönelik uyarılarına cevap vermez. Olay yakındaki bir apartman dairesinde oturan George Holliday isimli bir mahalle sakini tarafından kamerayla yaklaşık 10 dakika sürecek şekilde kayıt altına alınır.

    Sebepleri
    Daha önceden saldırı ve silahlı soygun suçlarından hüküm giymiş olan King olaydan sonra yaptığı açıklamada hapisten şartlı salıverildiğinden dolayı yeniden hapse düşmemek için polisten kaçtığını söyleyecektir. Polis memurları ise King'in olay sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğunu iddia etmişlerdir.[4]

    Basına yansıması
    King'in polis tarafından şiddete maruz kalması ülke çapında basında geniş yankı bulur. Ayrıca hem Los Angeles hem de ülke çapında insan hakları dernekleri ve aktivistleri olaya dahil olur. Olaydan sonra yazılı basında çıkan haber sayısı ilgi çekicidir; Los Angeles Times'da 43, The New York Times'da 17, Chicago Tribune'de 11 makale çıkar. Ayrıca ABC News haber kanalında bir tanesi 60 dakikalık özel haber programı olmak üzere sekiz ayrı program yapılır.

    Mahkeme
    Los Angeles Bölge Savcılığı dört polis memuru hakkında darp ve orantısız güç kullanma suçundan dava açar. Davaya yoğun basın ilgisinden dolayı mahkeme Los Angeles eyaletinin yoğunluklu beyaz ve siyasi olarak muhafazakar bir kenti olan Ventura eyaletindeki Simi Valley kentine alınır. Ancak mahkeme jürisi buradan değil yakınlardaki San Fernando bölgesinden oluşturulur. Buradaki nüfus yoğun olarak İspanyol asıllıdır. Jüri 10 beyaz, 1 İspanyol asıllı ve 1 Asyalıdan oluşur.[5] Savcı Terry White ise siyahidir.

    Karar
    29 Nisan 1992 tarihinde jüri yedi gün süren karar aşamasından sonra darp suçundan dört polis memurunu suçsuz bulur, orantısız güç kullanımı suçundan dört polis memurundan üçünü suçsuz bulur, dördüncü polis memuru hakkında ortak bir karara ulaşamaz. Jüri üyeleri, delil olarak mahkemede gösterilen görüntülerin aksine polis memurlarının King'in zaptedilemediği ve kendilerine saldırdığı yolundaki ifadeleri yönünde polis memurlarının suçsuzluğuna karar verir.

    Olaylar
    Kararın açıklanmasının ardından akşam saatlerinde başlayan eylemler iki gün boyunca yoğunlaşır. Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesinin ardından devreye sokulan Ulusal Muhafızlar, ABD Silahlı Kuvvetleri ve Deniz Piyadelerinin müdahalesi sonucunda olaylar kontrol altına alınır.
    Olaylar sırasında 53 kişi hayatını kaybeder ve yaklaşık 2 bin kişi yaralanır.[7] Maddi hasarın ise 1 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplanmıştır. 3600 kundaklama olayı sonucu 1100 bina hasar görmüş, itfaiyeye yaklaşık her dakikada bir yangın ihbarı yapılmıştır. Olaylar sırasında yoğun yağma olayları yaşanmış, spor ve müzik etkinlikleri ertelenmiş veya iptal edilmiştir. Yoğunluklu olarak Kore ve Asyalılara ait çok sayıda dükkan saldırıya uğramış, Koreliler yoğun olarak oturdukları mahallelerde silahlı milis oluşturmuş ve eylemcilere saldırmıştır.

    Olayların yoğunlaştığı Los Angeles'in South Central bölgesinde Afrikalı Amerikalılar ve İspanya asıllılar yoğun olarak yaşamaktadır. Olaylar sırasında gözaltına alınanların yarısı ve öldürülenlerin üçte biri İspanya asıllıdır.[8]

    Sebepleri
    Olayların bir anda patlak vermesi Rodney King mahkemesinin sonucu üzerine olduysa da çok sayıda etken olayların oluşmasında etken olmuştur. Bu olaydan önce aynı bölgede yaşanan bir başka olay gerilimlerin tahlili için önemli bir örnektir. 16 Mart 1991 günü Kore asıllı ABD vatandaşı[9] Bayan Soon Ja Du, dükkanında hırsızlık yaptığını sandığı 15 yaşındaki Latasha Harlins adlı Afrikalı Amerikalı genç kızı arkasından vurarak öldürür.[10] Olay bölgedeki Koreli-Amerikalı ve Afrikalı-Amerikalı topluluklar arasındaki gerginliğin bir göstergesi olarak tanımlanmaktadır. Bununla ilgili Newsweek ve Time gibi yayınlarda çıkan değerlendirmelere göre siyahlar Kore asıllıları ABD toplumunun sırtından kazanmalarına rağmen siyahları işe almayarak topluma olan görevlerini yerine getirmemekle suçlamaktadır. Ayrıca iki topluluk arasında derin kültürel uçurumlar bulunmaktadır.

    Olayların ardındaki sebeplerden birisi olarak da bölgedeki yüksek işsizlik oranı ve yoksulluk gösterilmektedir.[11] Los Angeles Times ve The New York Times gazetelerinde yayınlanan makalelerde olayların bu şiddetle patlak vermesinin ardında kötüleşen yaşam koşullarına vurgu yapılmıştır. İşsizliğin kent nüfusu üzerindeki yıkıcı etkisinin Rodney King olayı sırasında dışarı vurulduğu düşünülmektedir. Ayrıca sınırlı iş imkanlarının Kore asıllı ve Afrika asıllı Amerikan vatandaşları arasında gerilim sebebi olduğu da işlenmiştir.

    Olayların arkaplanına vurgu yapan ayrıntılı bir araştırma Kaliforniya Eyalet Yönetimi bünyesinde oluşturulan Özel Komite tarafından yayınlanmıştır. Uzun bir araştırmadan sonra yayınlanan raporda şehirdeki yoksulluk, ayrımcılık, eğitim seviyesindeki düşüklük ve iş imkanlarının kısıtlı olmasının yanısıra yoğun olarak yaşanan polis baskısı ve belediye hizmetlerinin yetersizliğine vurgu yapılarak olayları tetikleyen etkenler sıralanmıştır.

    İnsan hakları savunucusu siyahi lider Jesse Jackson kamuoyuna yaptığı değerlendirmelerde King davasının ardından Afrika asıllı Amerikalılarda oluşan öfkeyi anlayışla karşılamış ve sorunların temeline işaret etmiştir. Şiddet eylemlerini eleştiren açıklamalrına rağmen Jackson yaşanan olayların asıl sebebi olarak ırkçılık, polis tarafından uygulanan şiddet ve ekonomik çaresizliği göstermiştir.

    Dönemin Demokrat Parti başkan adayı Bill Clinton yaptığı açıklamalarda olayların sebebi olarak şehirli nüfus için ekonomik imkanların ve sosyal kurumların çökmesini göstermiştir. ABD'deki öne çıkan iki büyük partinin de şehrin sorunlarına gereken önemi göstermediğini belirten Clinton sosyal devlet harcamalarının kesintiye uğratılmasını da eleştirecektir. King davasında ortaya çıkan memnuniyetsizliğin ise yapılan vandalizm için gerekçe olamayacağını belirten Clinton saldırganların ABD toplumunun değerlerini ve kültürlerini reddettiğini, kendilerini yalıttıklarını, aile, komşu ve kilise denetiminden bağımsız nesillerin yetiştirildiğini iddia edecektir.

    Dönemin ABD Başkanı George H. W. Bush ise olayları sadece adli vaka olarak değerlendirir. King davasında verilen kararın adil olmadığını teslim eden Bush, sistemin değiştirilmesi için şiddetin çözüm olmadığını, insan hayatının ayaklar altına alınmasının üzücü olduğunu belirtir.

    Basının tutumu
    Olayların South Central bölgesinde patlak vermesinin hemen ardından yerel televizyon ekipleri olayları aktarmaya başlamış ve neredeyse tüm olaylar canlı olarak kaydedilmiştir.[15] Çok sayıda helikopter basın yayın kuruluşları tarafından kullanılmıştır. Bu açıdan bakıldığında yapılan canlı yayınlar olayların arşivlenmesi ve incelenmesi için büyük bir olanak sunmaktadır. Basının konuyu yoğun olarak ele almasının benzer protesto eylemlerinin ülkenin farklı yerlerindeki eylemleri tetiklediği düşünülmektedir.

    Sonrası
    Olayların bastırılmasının ardından polis memurlarının yeniden yargılanması yönünde büyük bir kamuoyu baskısı oluşur. Baskıya boyun eğen savcılık polis memurlarını yeniden yargılar. Yeniden yargılama sürecindeki karar öncesinde şehirde olağanüstü güvenlik önlemleri alınır. 17 Nisan 1993 tarihinde açıklanan karar sonucunda iki polis memuru (Laurence Powell ve Stacey Koon) suçlu bulunurken, diğer iki polis memuru (Theodore Briseno ve Timothy Wind) suçsuz bulunur. Basın, önceki olaylardaki katkısından dolayı eleştirilere maruz kaldığından ötürü kararı daha soğukkanlı olarak aktaracaktır.

    Polis memurları
    Olaya karışan dört polis memuru olayı izleyen kısa dönemde ya görevden ayrılmış ya da atılmıştır. Theodore Briseno mahkemede suçsuz bulunduktan sonra görevinden istifa etmiştir. Diğer suçsuz bulunan memur Timothy Wind, polis üst yönetimin değişmesi sonucu görevinden atılmıştır. Davada suçlanan polislerin lehine savunma yapan polis memuru Susan Clemmer Temmuz 2009'da Los Angeles Polis Merkezinde intihar eder. Clemmer, verdiği ifadede King'in hastaneye götürülürken güldüğünü ve üniformasına kan tükürdüğünü belirtmiştir.

    Rodney King
    Rodney King dava sonucunda olaylar yüzünden uğradığı kayıplar nedeniyle 3.8 milyon dolar tazminata hak kazanmıştır. Aldığı tazminatla bir plak şirketi kursa da başarılı olamaz. King, olaydan sonra ev içi şiddet, araba kazasına sebebiyet vermek gibi suçlardan 11 kez gözaltına alınmıştır. King ve ailesi Los Angeles'dan Kaliforniye Rialto'ya göç ederek yeni bir hayata başlamaya çalışsa da bir süre sonra mahallesine dönerek bir inşaat şirketi kurarak inşaat işlerine girmiştir. King olaylar hakkında konuşmamakta ve ilgi odağı olmak istememektedir.

    Kore asıllılar
    Los Angeles'daki Kore asıllı ABD vatandaşları olaya "Sa-I-Gu" demektedir. (4-29 anlamındadır ve olayların başladığı günü ifade etmektedir) Olaylar sonrasında Kore asıllı topluluk liderleri diğer topluluklarla temas imkanları yaratma girişiminde bulunarak diğer etnik gruplarla zedelenen ilişkileri tamir etmeye çalışmışlardır.
     

Sayfayı Paylaş