1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

2012 filmine konu olan Güneş evreleri

Konusu 'BilgiBANK' forumundadır ve Suskun tarafından 27 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    2012 filmine konu olan Güneş evreleri
    Ali Narçın​

    Orta Amerika’da yaşayan yerli kabileler güneş devirlerinin varlığına inanmışlardı. İnananların başında Aztekler gelir. Onlar döngülerle gelişen zaman kavramında Mayaların on üç üst dünya ve dokuz alt dünyadan oluştuğunu tarif ettikleri evreni, yine kendi düşünsel takvimlerinde ortaya koydukları evrenbilim ile ilgili düşüncelerini paylaşmışlardı. İki uygarlığın da ezoterik bilgileri aynı kaynaklar etrafında toplanmaktadır. Aztekler “Jaguar” ile simgelenen ve Nahui Ocelotl adı verilen “Birinci Güneş Evresi”; ”Ehecoatl” olarak bilinen İkinci Güneş Evresi”; “Kafa biçimi ateş topu” şeklinde betimlenen “Üçüncü Güneş Evresi” Chalchihutlicue ile simgelenen Dördüncü güneş evresi; Tonatiuh ile simgelenen “beşinci güneş evresi” şeklinde kehanetlerini sıralamışlardı. Bu kehanetler Mayaların öne sürdükleri kehanetlerin Azteklerce yeni ilkelerle yorumlanma biçimiydi. Özellikle de sel ve tufanı da “Apachiohualiztli” adıyla tanımlamışlardı. Güneş evreleriyle ilgili önemli bilgilerin Azteklerde de görülmesi şaşırtıcı değildir. Çünkü bölgedeki yaşam koşulları orada yaşayan halkların birbirlerinin kültürlerinden yararlanma şeklini ortaya çıkardığı gibi dinsel bağlamda inanç yollarıyla da aynı ritüellere benzer törenlerle entegre olduklarına tanık olmaktayız. Maya konfederasyonunu oluşturan ilk yerlilerin mitolojilerinde ilgi çekici paragraflar bulunmaktadır. Bu yerli kabilelerden Maya-Kiçelerin kutsal el kitabı olan Popol-Vuh’ta ata tanrılar Qocumatz ve Tepew adlı tanrılardır. Popol-Vuh’ta bu iki tanrının, suların içinden yeryüzünü ortaya çıkarıp, onu bitki ve hayvanlarla donattıkları yazılır. Teknolojiden yoksun olan Mayalar ve bölgenin diğer egemen güçleri Azteklerle İnkalar akıllara durgunluk veren çalışmalar yaparlar. Özellikle takvim çalışmalarına önem veren Mayalar ve Azteklerin bu takvim disklerini nasıl oluşturdukları da tartışmalar getirmektedir. Mayaların ilk takvim başlama süreci Mayalog Dr. Carl Johan Calleman’ın öne sürdüğü gibi İ.Ö.3372 olarak belirlenmektedir. Eski uygarlıklar; devlet törenleri, dini törenler, tapınma günleri, adak günleri, bayram günleri gibi önemli görevleri tutanaklar ve belirli takvimler yaratarak giderirlerdi. Mayalarda da aynı işlemin tekrarı yapılmıştır. Bunlar da 52 yıllık takvim dönemini kullanmışlardı. Bu takvim dönemlerini zaman zaman çakışmalar içinde olan iki takvim şeklinde uygulamışlardır. Takvim şeklindeki çarklardan biri yirmi günü, birden onüç’e kadar sayıların iç içe geçmesi şeklinde 260 günlük bir zaman çarkıdır. Bu takvimin adı “Tzolkin” şeklinde kullanılmıştır. Takvimin gün adları ise “İmix” adıyla başlar onüç günlük süre bittikten sonra yeniden “Ix” adı şeklinde devam eder. Yani 260 günlük takvim süresinin son günü “13 ahaw” olarak ortaya çıkar. Kasım 2009’da bana gönderdiği yazısında Dr.Carl Johan Calleman “…Bu hesaplarla insan bilinci plan gereği adım adım sürecin dönüşümünde devam edecek. Son gerçek tarihe gelmeden 28.11.2001 yılında evrenin en yüksek ahau derecesi 13.13.13.13.13.13.13.13.13 13 şekline dönüşecek. Süreç içindeki kaymalarla bir son hedefine ulaşacak. Açıkçası biz henüz orada değiliz…” şeklindeki açıklamasına göre Maya takvim sistemiyle Galaxi’deki dalga hareketinin altıncı gününü yaşıyoruz. Bu tarihte başlayacak dokuzuncu düzeyin sekizincisinde insanlık tarihi için bilincin en yüksek dönüşümüne girmiş olacağımıza tanık olmamız gerektiğini belirtmektedir. Her günün kendine özel kehanetleri ve diğer günlerle bağlantıları olduğu gibi onları temsil eden gün tanrıları bile vardı. İkinci takvim döngüsü ise 365 günlük “Haab” takvimidir. Bu takvimde her biri 20 gün olarak hesaplanmış 18 ay vardır. Bu gün sayımına ise Maya halkı tarafından korkulan 5 artık gün ilave edilirdi. Yeni yıl 1 “pop” ile başlar 2 “pop” ile devam eder. Mayaların “Uzun dönem Hesapları” bu doğal olayla bağlantılı olarak hesaplanır. Uzun dönem takviminin de İ.Ö.12.08.3114 yılında Venüs gezegeninin doğuşuyla başladığı ifade edilmektedir. Dresden yazıtlarında bulunan döngüsel hesap olan 1.366.560 günlük hesabın da Tzolkin (5.256) ve Haab (3.744) eşit günlere karşılık bir hesaplama olduğu öne sürülür. Oldukça ilginç olan bir şey ise İnkaların aynı bölgede yaşamalarına rağmen hesap ve yazı aracı olarak “kipu” adı verilen iplerdeki düğümleri kullanmalarıydı. Maya kehanetlerinde işlenen yok oluş döngülerinden önemli olanı da günümüz takvim tarihine denk düşen tarih 21/22 Aralık 2012’dir. İnsanların 2012 yılında olabilecek bir kaosla Güneş lekesi döngüsüyle yüzleşeceği beklenmektedir., Nelerin olacağını tahmin etmek bile zor. Maya takvimine göre “Ehecatl” adı verilen ikinci güneş evresi 4010 yıl sürdü. 4010 yıl süren bu evrede rüzgar fırtınasıyla her şeyin yok olduğu anlatılır. Ancak bir kaya parçasına tutunan bir kadın ve erkek kurtulmayı başarırlar. Onların kurtulmalarıyla yeniden yaşamın başladığı anlatılır. Üçüncü güneş evresi olarak bilinen “Tleyquiyahuilo” evresi ise 4081 yıl sürdü. Bu dönemin Gılgamiş’in öyküleri ve bölgedeki tufan olaylarıyla bağlantılı olabileceği tahmin ediliyor. Maya takviminde bu evrenin İ.Ö.8000 yılında başladığı belirtilmektedir. Maya takvimi üzerinde önemli çalışmaları bulunan Dr. Carl Johan Calleman’ın takvim çalışmasında üst dünya ile ilgili evreleri ”…Birinci üst dünya (İ.Ö.3115-2721) İkinci üst dünya (İ.Ö.2721-2326) Üçüncü üst dünya İ.Ö.2626-1932 Dördüncü üst dünya İ.Ö.1932-1536 Beşinci üst dünya (İ.Ö.1538-1144) Altıncı üst dünya (İ.Ö.1144-749) Yedinci üst dünya İ.Ö.749-355 Sekizinci üst dünya (İ.Ö.355-İ.S.40) Dokuzuncu üst dünya (İ.S.40-434) Onuncu üst dünya (İ.Ö.434-829) Onbirinci üst dünya (İ.S.829-1223) On ikinci üst dünya (İ.S.1223-1617) Onüçüncü üst dünyada İ.S.1617-2011” tarihleri arasında düşünülür...” Şeklinde belirttiği görülür. Azteklerde de üst dünya inancı vardı. Aynı bölgede yaşayan İnkalar, güneşe tapan bir halktı. Diğer kabilelerin tapınma geleneklerinin çok dışında kalarak tek tanrıya inanmayı sürdürmüşlerdir. Egemenlik sürmüş imparatorların tümü “güneşin oğlu” olarak anılırdı. İnka halkı imparatorlarını tanrı İnti’nin bedensel görünümü olduğuna inandıkları için krallarına “güneşin oğlu” ünvanını vermişlerdi. Efsanelere göre And dağları eteklerinde Güneşin oğulları olduğu söylenen dört erkek kardeş dünya yaşamının gidişatını beğenmedikleri için dört kutba ayrılarak, düzeni değiştirmek için çok çalışmışlardı. Güneşin oğullarından Manco Capac ile kız kardeşi (aynı zamanda karısı ) Mama Ocllo deniz seviyesinden 3400 metre yükseklikteki başkent Cuzco’yu kurarlar. Üç dünya evresi olan Yukarı dünya ( Hanan Pacha ), Yeryüzü ( Kay Pacha ) ve Aşağı dünya (Ukhu Pacha )nın yaşamlarında önemli bir yer tuttuklarına inanırlar. Onların oryaya koydukları kozmik ilerleme Mayalar’dan esinlenen yelpazeler olduğuna inanmaktayım
    .
     

Sayfayı Paylaş