1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve Rigel tarafından 21 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Sentinus
    No Mood

    Sentinus Tengri Biz Menen!.. Özel üye

    Katılım:
    11 Mart 2014
    Mesajlar:
    2.535
    Beğenileri:
    3.780
    Ödül Puanları:
    8.080
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    İstanbul
    Down sendromlu bir bebeği olacağını öğrendiğinde paniğe kapılan ve "Ben Ne Yapacağım" diye endişe duyan anneye 15 harika insanın verdiği cevap



    Birleşmiş Milletler, 10 Kasım 2011 tarihli kararıyla 21 Mart'ı ''Dünya Down Sendromu Günü'' olarak tanıdı. ''21/3'' Down sendromlu insanlarda 21. kromozomun 3 tane olmasını simgeliyor. Down Sendromu Derneği de Dünya Down Sendromu Günü'nde bir dizi etkinlik yapmayı planlıyor.

    Down Sendromu Derneği Başkanı Gün Bilgin, yaptığı açıklamada, etkinliklerle Down sendromu hakkında toplumsal farkındalık yaratmayı, Down sendromlu bireylerin ayrımcılık ve ön yargıya maruz kalmasını önlemeyi, erken ve sürekli eğitimin önemine dikkati çekmeyi amaçladıklarını kaydetti.

    Bilgin, Down sendromlu bireylerin sosyal hayatta tüm insanlarla beraber, izole edilmeden yaşamalarının büyük önem taşıdığını ancak birçok ülkede Down sendromlu bireylerin hala ayrımcılık ve ön yargı ile karşı karşıya kaldıklarını belirterek, Down sendromlu bebeklerde erken ve sürekli eğitimin büyük önem taşıdığını vurguladı.

    Down Sendromu Derneği Başkanı Gün Bilgin, şu bilgileri verdi:

    ''Down sendromlu bebeklerde, doğumdan sonra 2 ay içinde eğitime başlamak gerekiyor. Bu imkan sağlandıkça Down sendromlu kişiler de toplumda başarılı oluyor. Hemen hepsi okula gidebiliyor, sosyal yaşama katılıyor, çoğu yarı bağımsız yaşamlar kurabiliyor. Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise, hatta üniversite bitirebiliyor, ikinci bir dil öğrenebiliyor, çalışabiliyor. Ancak bu durum doğumdan itibaren başlayan, düzenli ve disiplinli bir çalışmanın sonucudur. Son 40 yıldır dünyada uygulanan çeşitli eğitim ve terapilerle hem öğrenme hem de bağımsız yaşam seviyelerindeki müthiş artış da bunu gösteriyor.''
     
    r0se bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş