1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

28 - Giresun

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 9 Ocak 2007 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.362
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.873 ÇTL
    Yüzölçümü: 6.934 km²
    Nüfus: 499.087 (1990)
    İl Trafik No: 28

    Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine kurulmuştur. Giresun, Anadolu'nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz'in inci kentlerinden birisidir. Doğal ve tarihi değerler açısından turizme oldukça elverişli bulunan Giresun'un bakir ormanları, yaylaları ve akarsuları ilgi çekicidir.

    İLçELER:
    Giresun ilinin ilçeleri; Alucra, Bulancak, çamoluk, çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Görele, Güce, Kesap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu ve Yağlıdere'dir.

    Alucra: İl merkezine 131 km. uzaklıktadır. Kamışlı Kilisesi, Sivri Tepesi, Gelin Kaya, İkizler Tepesi, Kızlar Kalesi gezilebilecek önemli yerlerdir. Yeşilyurt ve Aktepe köylerinde maden suyu kaynakları bulunmaktadır. Ayrıca Acısu ve Tepesidelik mağaraları meşhurdur. Yaylaları arasında çakrak, Güllüce ve Akyatak yaylaları önemlidir. Alucra İlçesi yakınında bulunan Tümülüsler muhtemelen M.Ö.8. yüzyıldan kalmadır.

    Bulancak: Giresun il merkezine Samsun yönünde 14 km. uzaklıkta bulunan bir sahil ilçesidir. İlçede Acısu, Kaya Kilisesi, Burunucu Cami ve çeşmesi, Merkez Eski Camii ve Demircili Kemer Köprüsü görülebilir.

    çamoluk: İl merkezine uzaklığı yaklaşık 145 km.dir. İlçenin görülebilecek önemli yerleri Kaledere ve Hacıahmetoğlu köylerindeki kale kalıntılarıdır.

    çanakçı: İl merkezine 78 km. uzaklıktadır. İlçenin Kuşköyü Şenlikleri görülmeye değerdir. Kuşköy'de her yıl 25 Haziran' da düzenlenen Kuşdili Festivali izlenmeye değerdir. Kuşköyü halkının kendi aralarında ıslıkla haberleşip anlaşmaları yerli ve yabancı turistlerce ve basın mensuplarınca büyük ilgi görmektedir.

    Dereli: Giresun il merkezine 32 km. uzaklıktadır. Hisar Köyü'ndeki Meryemana Manastırı, Kuşluhan Kalesi, Akkaya Köyü'ndeki çobankayası resimleri, çal Köyü girişindeki Demirkapı mevkiinde yolun altından dar bir kapıdan girilen tarihi geçit ve bu alanda saray kalıntıları taş döşeli yollar ve yazılı kayalar görülebilir. Yine Kızıltaş Köyü'ndeki H. Mustafa Türbesi ve mezarı gezilebilir. Dereli ilçesinde Aksu deresi üzerine kurulmuş çok sayıda kemer köprü de ilgi çekicidir.

    Doğankent: Tirebolu İlçesi'nden sahile 30 km. uzaklıkta Gümüşhane sınırında bulunur. Harşıt çayı Vadisi üzerinde kurulan ilçede çok sayıda akarsuyun varlığı dikkat çekicidir. Dandı Köyü Kalesi ve olağanüstü doğasıyla görülmeye değer köşelerdir.

    Espiye: Giresun il merkezine olan uzaklığı 33 km.dir. İlçede birinci derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edilen Andoz Kalesi, ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Espiye Merkez Cami, Şahinyuva Köyü'ndeki kilise, Ağanın Köprüsü, Harova Köprüsü, Sınır Köprüsü ve Ericek Köprüsü adıyla anılan kemer köprüler dikkat çekicidir. Espiye'de ayrıca ilçeye 4 km. uzaklıkta Zefre mevkiinde Cenevizlilerden kaldığı söylenen bir tersane kalıntısı da bulunmaktadır.

    Eynesil: Giresun'un Trabzona olan sınırındaki en son ilçedir. Nüfusu 10600 kişiden oluşmaktadır.

    Görele:
    Doğu Karadeniz kıyı şeridinde kurulu olan, Görele'nin toplam yüz ölçümü 290 km² dır. Güneyinde çanakcı, Gümüşhane Torul, Doğusunda Eynesil ve Trabzon ili Şalpazarı ilçesi, Batısı Tirebolu ilçesi ve kuzeyde Karadeniz ile çevrilidir.

    Bölgenin %95'i dağlarla kaplı olup, baçlıca dağları Sis ve Haç dağlarıdır. Akarsuları arasında, Görele deresi, çavuşlu deresi, ve çömlekci deresi bulunur.

    1997 yılı nüfus sayımı sonucuna göre, ilçe merkezinin nüfusu 22.554, Aydınlar beldesinin nüfusu 1.227 olup, köylerle birlikte toplam nüfusu 44.000 ' dir. İlçede bulunan köylerden ilçe merkezine ve diğer şehirlere çok fazla göç yaşanmış olup, halen devam etmektedir. Bu göç olayından dolayı ilçenin nüfusu sürekli azalmakta.

    Güce:
    Giresun Merkeze 55 sahile 14 km mesafede 4 mahalleden oluşan Giresun İline bağlı bir ilçedir.Rakım 340mtre olan ilçe merkezi arazi yapısı ile özdeş doğal güzellikleri ile meşhurdur.İlçeye 15 köy bağlı bulunmaktadır.Ağaçbaşı yaylası görülmeye ve gezmeye değer güzellikler taşımaktadır.İlçeye bağlı Boynuyoğun köyü Türk boylarının Anadoluya dağıldığı oba yerleşimi oluşu nedeni ile Türk Tarihi açısından önemli bir yer teşkil eder.Ayrıca Osmanlı-Rus savaşlarının yaşandığı son cephe oluşu,savaş sırasında kullanılan istihkamların bugün dahi bozulmadan durması,H.Hamdi Paşa komutasındaki Karadeniz gönüllü müfrezesinin kahramanlıklarının açık kanıtı gibidir.İlçede tarihi yaşamak açısından taş döşeli ipek yolları,çeşmeler,7 değirmenler,kilise kalıntıları,hanlar,Şaban kalesi tarihi Karadeniz evleri ve serenderler görülmeye değer tarihi güzelliklerdir.

    Keşap:

    Piraziz:
    Giresun ilinin ordu il sınırına yakın bir ilcesi olup sahil kesiminde yer alan 9.000$10.000 arası nufusu olan gecimi tarıma dayanan (fındık) bir ilcesidir.bölge halkı fındık ve balıkcılıkla gecinmektedir sanayinin gelişmemesinden dolayı bölge yogun olarak göç vermektedir.

    Şebinkarahisar: Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü içerisinde yer almaktadır. Giresun İli İdare sınırlarındaki ilçenin merkezi 40 derece 17 kuzey enlemi ile 35 derece 26' doğu boylamında Giresun Dağları'nın güney eteklerinde, Avutmuş çayı vadisinin kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Şehrin kurulduğu sit, 2008 m. rakımlı Meryem Dağı ile 1568 m. rakımlı Kale Tepe arasındaki boyun noktasında ve Kale Tepe eteklerinde yer almaktadır. Giresun'a 108 km. uzaklıkta yer alan İlçe Merkezinin rakımı 850 metredir. İlçe 1394 km2 yüzölçüme sahiptir. Bu sahanın 31 km2'si Kılıçkaya Baraj gölü tarafından kapatılmaktadır.

    1923 yılında il olmuş, 1933 yılında Giresun vilayetine bağlanmıştır.

    Eski adı Şarkikarahisardır. 11 Ekim 1924'te Şebinkarahisar'a gelen Mustafa Kemal Atatürk, kentin Şarkikarahisar olan adının Şebinkarahisar'a dönüştürülmesini teklif etmiştir. Osmanlı Devleti döneminde Karahisar-ı Şarki şekli ile kullanılmıştır. "Doğu Karahisar" anlamına gelir.

    Tirebolu:
    Karadeniz kıyısında yükselen Ayana tepesine sırtını yaslamış bir kıyı kasabasıdır. Doğusunda Harşıt çayı denize dökülmektedir. Adının antik çağda burada bulunan üç kaleden (tripolis) geldiği rivayet edilir. Trabzon imparatorunun yazlık beldesi olan şehir, İmparator koyunu koruyan iki kalesiyle de ünlüydü. Halen ana kara ile birleşmiş bir ada üzerindeki Kalesi ayakta durmaktadır. Bir üçüncü kale ise Harşıt çayının kıyıdan 10 km içerisindeki Bedrama kalesidir. bu kalenin yıkıntıları halen görülebilmektedir.

    Günümüzde Karadeniz sahil otobanının yokedici etkisinden sahillerini koruyabilmiş olan ender kıyılardan olan Tirebolu; kalesi, eski evleri ve plajları ile turizm için alternatif bir ilgi odağı haline gelmeye çalışmaktadır.

    İlçenin şu anki nüfusu 17.000 dir.En önemli geçim kaynağı fındık tarımıdır.

    Dünyanın en kaliteli fındık çeşidi olan Giresun kalite fındığın en güzel örnekleri bu şirin ilçede yetiştirilmektedir.

    Tirebolu'nun doğusunda Görele,batısında Espiye ilçeleri vardır.Trabzon Havaalanı'na 80 km. mesafededir.

    Yağlıdere:
    Giresun Dağlarının uzantıları ve Yağlıdere Vadisi üzerinde kurulmuştur, kuzeyinde Espiye ilçesi vardır. Yağlıdere çayını besleyen derelerin çokluğu yağış oranının çok olduğu zamanlarda sele neden olmaktadır. İlçenin yüzölçümü 350 km2, toplam nüfusu kış aylarında 18.064’tür, ilçeden yurt dışına çok sayıda göç olması sebebiyle yaz aylarında nüfus katlanarak artmaktadır.

    İlçe 1811 yılında kurulmuştur. Ağadarı Bükünde büyük bir caminin yapılması çevre köylerdeki halkın cuma namazı için camiya gelmesini sağlamış, caminin çevresinde iş alanları artmış ve pazar kurulmaya başlanmıştır. İş yerlerine evler eklenmiş ve Yağlıdere’nin ilk yerleşimi kurulmaya başlamıştır. Başlangıçta Camiyanı ismini alan yerleşim, XIX.yüzyılda Tirebolu’ya bağlanmış, 1957’de ilçe olan Espiye’nin bucağı olmuştur. 1987 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Giresun Kalesi: Giresun kalesi kentin kuzeyindeki yarım adanın kente hakim tepesi üzerinde yer almaktadır. Kalenin günümüze kadar gelebilen kalıntıları merkez kule ve ona bağlı güneydeki sur duvarlarıdır. Sur duvarlarının tabanındaki dikdörtgen büyük blok taşlardan yapılmış bölümü, surların ve kalenin Helenistik ve Roma Dönemine kadar gittiği izlenimini vermektedir.

    Antik kaynaklarda "Bronz Duvarlı Kale" olarak anlatılan Giresun kalesi,muhtemelen Pontus Kralı Pharnakes-1 zamanında yapılmıştır. Trabzon Rum İmparatorluğunun 1300'lü yıllarda Türklere karşı en son sınır kalelerinden birisidir. Bu nedenle 1301 yıllarında Trabzon Rum İmparatoru Alexius-II tarafından tamir ettirilmiştir. Kalenin denize hakim oluşu ve ticaret yollarının birleştiği noktada bulunuşu kıyı kontrollü amaçlı askeri bir yapı olduğunu göstermektedir.

    Giresun Adası: Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası kıyıdan bir mil açıkta yer almaktadır. 40.000 metrekare alana sahip olan ada, Aksu şenliklerinde ve yaz aylarında özel seferlerle ziyaret edilmektedir.

    Kufa Kuyusu Suyu: Pontus devrinde ziyaretgah olarak kullanıldığı söylenen kufa kuyusu, kalenin kuzeye bakan cephesinin eteklerinde, yeni açılan yolun kenarındadır.

    Meryem Ana: Eski lonca üzerinde,Hıristiyanlığın bölgemizde yeni yayılmaya başladığı yıllarda yapılmış olan kaya gömütüdür. Meryem Ana, gizli geçitle Kufa Kuyusu'na açıldığı ayrıca tapınağın üç katlı olduğu ve şifahane olarak kullanıldığı söylenir.

    Gogora Kilisesi: Hacı Hüseyin Mahallesi'nde bulunan ve XVIII yüzyılından kalma bir Rum kilisesi özgün mimarisi ile dikkat çeker.

    Katolik Kilisesi: Yine Çınarlar Mahallesi'nde XVIII asırda yapıldığı sanılan eski bir kilise olup, bugün çocuk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.

    Kümbet Yaylası: Giresun'un 52 km. güneyinde Dereli İlçe sınırlarındadır. Dereli ilçesine kadar 30 km. yol asfalt, Dereli-Kümbet Yaylası arası 22 km. ham toprak yol olup, yaz aylarında dolmuşlarla gidilebilir. Kümbet yayla gezisi gidiş İkisu, dönüş Güdül üzerinden yapılırsa, çok güzel manzaralar görülebilir. Yaylada 10 yataklı bir otel bulunmaktadır. Temel ihtiyaçlar yayladan karşılanabilir. Kümbet yaylasının bir Km. kuzeyinde orman içinde Salon çayırı mevkiinde, Orman işletmesi kamp tesislerinden yararlanılabilir.

    Kale Cami: Üzerindeki mevcut iki kitabelerden ilk caminin Dizdar Zade Emetullah tarafından 1830 yılında, bugünkü cami ise Sarı Mahmut Zade El Naci Mustafa Efendi tarafından 1329-1330 (Miladi 1913-1914) yıllarında inşa edildiği anlaşılmaktadır.
    Seyyit Vakkas Türbesi: Kapu Mahallesi'nde bulunan 19. yy.dan kalma bir türbedir. Fatih Sultan Mehmet zamanında büyük yararlılıklar gösteren ve bir çatışma sırasında şehit düşen uç beyi Seyyit Vakkas'a aittir. Kendisi 15.yy.da yaşamış olmasına rağmen türbesi 19. yy.da yaptırılmıştır.

    Millet Bahçesi Kapısı: "Memleket Bahçesi" namı altında ve 1900 (H. 1318) yılında zamanın kaymakamı Münir Ziya ve Belediye Başkanı Kaptan Yorgi Paşa tarafından eski valilerden Kadri Bey ve Sırrı Paşa'nın anılarına yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
    Ticaret Lisesi ve Kapısı: 1904-1906 yıllarında yapıldığı sanılan Ticaret Lisesi binası ve kapısı dorkorini - iyon tarzında olup,Yunan mimarisi özelliklerini taşımaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra askeri kışla olarak kullanılan bina 1945-1946 yılından itibaren Ticaret Lisesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Şebinkarahisar Kalesi: Kalenin bugünkü giriş kapısı ve çevresindeki surlar Selçuklu (Mengücekli) Osmanlı dönemlerine aittir. Kale kapısı üzerindeki kitabe ve Selçuklu çift başlı kartal kabartması da 1896 yılında Rumlar tarafından yerinden sökülüp yok edilmiştir. İç kale sur duvarları ve kale duvarlarının yapısı Osmanlı döneminin 17-18 yy. özelliklerini göstermektedir.

    Atatürk Müzesi: Şebinkarahisar İlçesi'nde Emin Tüfekçi Bey'in evi 1982 yılında Atatürk Müzesi haline getirilmiş ve ziyarete açılmıştır. Bu ev geleneksel Karahisar evlerinden birisidir. İki yana eğimli çatı içerisinde yerleştirilen köşk odada 1924 yılındaki ziyareti sırasında Atatürk bir gece kalmıştır.

    Meryemana Manastırı: Manastırın ilk kuruluşu bazı kaynaklar tarafından 481-490 yıllarında konulmaktadır. Osmanlı döneminde manastır epey parlak bir dönem yaşamıştır. Bugünkü kalıntılar 19.yy dan kalmadır. Araştırmacılar ortaçağ manastırının yanarak yok olduğunu ve 19.yy.da yenilendiğini belirtmektedirler.

    Kuvay-ı Milliye ve Osman Ağa Müzesi: Milli Mücadelede Giresunlu Kuvâ-yı Milliye kahramanlarımızın anılarını yaşatacak resim, büst ve belgeler bulunmaktadır. Müzede tarihi Giresun fotoğrafları, Atatürk' ün Muhafız Alayı Komutanı Topal Osman Ağa ve Giresun uşaklarının fotoğrafları ile Giresunlu şehitlerin fotoğrafları yer almaktadır. Ayrıca Topal Osman Ağa'nın ve Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan'ın büstleri ile tarihi tüfek, tabanca ve kitaplar bulunmaktadır.

    Kaplıcalar ve İçmeler:

    Beğile İçmesi: Giresun kent merkezindedir. Açıkta kaynar. İçimi hoştur.

    Bulancak İçmesi: Bulancak bucağındadır. Gelip geçenler içer.

    Tanzara İçmesi: Tanzara bucağındadır. Açıkta akar. İdrar yolları için etkilidir.
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    İLÇELER:



    Giresun ilinin ilçeleri; Alucra, Bulancak, Çamoluk, Çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Görele, Güce, Kesap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu ve Yağlıdere'dir.



    Alucra: İl merkezine 131 km. uzaklıktadır. Kamışlı Kilisesi, Sivri Tepesi, Gelin Kaya, İkizler Tepesi, Kızlar Kalesi gezilebilecek önemli yerlerdir. Yeşilyurt ve Aktepe köylerinde maden suyu kaynakları bulunmaktadır. Ayrıca Acısu ve Tepesidelik mağaraları meşhurdur. Yaylaları arasında Çakrak, Güllüce ve Akyatak yaylaları önemlidir. Alucra İlçesi yakınında bulunan Tümülüsler muhtemelen M.Ö.8. yüzyıldan kalmadır.



    Bulancak: Giresun il merkezine Samsun yönünde 14 km. uzaklıkta bulunan bir sahil ilçesidir. İlç Acısu, Kaya Kilisesi, Burunucu Cami ve Çeşmesi, Merkez Eski Camii ve Demircili Kemer Köprüsü görülebilir.



    Çamoluk: İl merkezine uzaklığı yaklaşık 145 km.dir. İlçenin görülebilecek önemli yerleri Kaledere ve Hacıahmetoğlu köylerindeki kale kalıntılarıdır.



    Çanakçı: İl merkezine 78 km. uzaklıktadır. İlçenin Kuşköyü Şenlikleri görülmeye değerdir. Kuşköy'de her yıl 25 Haziran' da düzenlenen Kuşdili Festivali izlenmeye değerdir. Kuşköyü halkının kendi aralarında ıslıkla haberleşip anlaşmaları yerli ve yabancı turistlerce ve basın mensuplarınca büyük ilgi görmektedir.



    Dereli: Giresun il merkezine 32 km. uzaklıktadır. Hisar Köyü'ndeki Meryemana Manastırı, Kuşluhan Kalesi, Akkaya Köyü'ndeki Çobankayası resimleri, Çal Köyü girişindeki Demirkapı mevkiinde yolun altından dar bir kapıdan girilen tarihi geçit ve bu alanda saray kalıntıları taş döşeli yollar ve yazılı kayalar görülebilir. Yine Kızıltaş Köyü'ndeki H. Mustafa Türbesi ve mezarı gezilebilir. Dereli ilçesinde Aksu deresi üzerine kurulmuş çok sayıda kemer köprü de ilgi çekicidir.



    Doğankent: Tirebolu İlçesi'nden sahile 30 km. uzaklıkta Gümüşhane sınırında bulunur. Harşıt Çayı Vadisi üzerinde kurulan ilç çok sayıda akarsuyun varlığı dikkat çekicidir. Dandı Köyü Kalesi ve olağanüstü doğasıyla görülmeye değer köşelerdir.



    Espiye: Giresun il merkezine olan uzaklığı 33 km.dir. İlç birinci derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edilen Andoz Kalesi, ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Espiye Merkez Cami, Şahinyuva Köyü'ndeki kilise, Ağanın Köprüsü, Harova Köprüsü, Sınır Köprüsü ve Ericek Köprüsü adıyla anılan kemer köprüler dikkat çekicidir. Espiye'de ayrıca ilçeye 4 km. uzaklıkta Zefre mevkiinde Cenevizlilerden kaldığı söylenen bir tersane kalıntısı da bulunmaktadır.



    NASIL GİDİLİR?



    Giresun'a ulaşım kara ve denizyolu ile sağlanmaktadır.



    Karayolu : Giresun iline ulaşım sahil kesiminden geçen güzel manzaralı devlet karayolu ile sağlanmaktadır.



    Otogar Tel : (+90-454) 215 01 27



    Denizyolu : Kent merkezinde bulunan Giresun Limanı'nın beş rıhtımı bulunmaktadır.



    Liman Tel : (+90-454) 216 11 06



    GEZİLECEK YERLER



    Giresun Adası



    Giresun Adası Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası kıyıdan bir mil açıkta yer almaktadır. 40.000 metrekare alana sahip olan ada, Aksu şenliklerinde ve yaz aylarında özel seferlerle ziyaret edilmektedir.



    Geleneksel Giresun Evleri



    Kalenin güneydoğusunda yer alan ve Zeytinlik Mahallesi adını alan semt eski tarihi Giresun evlerinden oluşur. Korunmaya alınmıştır ve ziyaretçilerin uğrak yeridir. Eski evlere meraklı olanlar için gezilip görülecek ilginç bir semttir.



    Kaleler



    Giresun Kalesi: Oldukça zengin bir tarihi kültüre sahip olan kale, şehrin merkezine kurulmuştur. Kalede Milli Mücadele Kahramanı Topal Osman Ağa'nın anıt mezarı, tarihi saray kalıntıları, mağaralar, kaba taşlarla örülmüş surlar ve taş kabartmalar görülebilecek önemli noktalardır



    Kilise ve Türbeler



    Katolik Kilisesi: (Çocuk Kütüphanesi )Çınarlar mahallesinde Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet veren bina 18. yy. gotik mimarisi tarzında inşa edilmiştir. Günümüze kadar özgün yapısını korumuştur.





    Seyyit Vakkas Türbesi: Kapu Mahallesi'nde bulunan 19. yy.dan kalma bir türbedir. Fatih Sultan Mehmet zamanında büyük yararlılıklar gösteren ve bir çatışma sırasında şehit düşen uç beyi Seyyit Vakkas'a aittir. Kendisi 15.yy.da yaşamış olmasına rağmen türbesi 19. yy.da yaptırılmıştır



    Plajlar



    Giresun kentinin doğu ve batısındaki sahiller kilometrelerce uzayıp giden doğal plajlar durumundadır. Kent merkezine yaklaşık 5 km. uzaklıkta yer alan, Arif Kumaş, Giresun, Belediye, Emniyet, Tabya ve Jandarma plajları Giresun'un başlıca plajlarıdır. Giresun'da kamping yapılacak plajlar Arif Kumaş, Bulancak Belediye, Keşap Düzköy Belediye Plajı, Tirebolu Plajıdır. Ayrıca yaz aylarında Giresun Adası ile Giresun Limanı arasında her akşam Mavi Tur düzenlenmektedir.



    Kaplıcalar



    Giresun doğal maden suları ile de ünlüdür. İnişdibi Madensuyu, Çaldağ Maden Suyu; Batlama Deresi üzerindedir. Şişelenmesi yapılarak pazarlanan bu maden suları, böbrek taşlarına iyi gelmekte, hazmı kolaylaştırmaktadır. Pınarlar Maden Suyu, Şebinkarahisar yolu üzerinde Kulakkaya yol ayrımında bulunmaktadır.



    Giresun Yaylaları



    Kümbet Yaylası



    Ulaşım: Giresun'un 52 km. güneyinde Dereli İlçe sınırlarındadır. Dereli ilçesine kadar 30 km. yol asfalt, Dereli-Kümbet Yaylası arası 22 km. ham toprak yol olup, yaz aylarında dolmuşlarla gidilebilir. Kümbet yayla gezisi gidiş İkisu, dönüş Güdül üzerinden yapılırsa, çok güzel manzaralar görülebilir.



    Özellikler: 1. 640 m. rakımlı yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmıştır. PTT acentesi, sağlık ocağı, bakkal, kasap, manav, et lokantası, fırın, kır kahvesi, ve oto tamircisi hizmet vermektedir.



    Aymaç tepesi, Melikli obası, Yavuzkemal gibi çok sayıda yayladan oluşan Kümbet yaylaları kamp ve piknik alanı olarak yoğun kullanılmaktadır. Kümbet'in 2 km. batısındaki Aymaç eşsiz bir zirvedir. Aymaç'da Temmuz ayının ikinci pazar günü yayla şenlikleri yapılmaktadır. Temmuz ayının üçüncü cumartesi günü Sis dağı Otçu şenlikleri yapılmaktadır.



    Kümbet yaylasında, el dokuması kolan ve örme sepet satılmaktadır. Kasaplarda sadece kuzu eti satılması, Kümbet yaylasının özelliklerinden biridir.



    Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada 10 yataklı bir otel bulunmaktadır. Temel ihtiyaçlar yayladan karşılanabilir. Kümbet yaylasının bir Km. kuzeyinde orman içinde Salon çayırı mevkiinde, Orman işletmesi kamp tesislerinden yararlanılabilir.



    Hanalanı (Kulakkaya) Yaylası



    Ulaşım: Giresun'un güneyin de yer alan yaylaya 38 kilometrelik toprak yolla ulaşılmaktadır. Yaylaya gitmek için Bektaş yaylasına giden dolmuşlar kullanılabilir.



    Özellikler: 1. 500 m. rakımlı yayla doğal botanik parkı özelliği taşımaktadır. Tamamen bakir durumdadır.



    Konaklama-Yeme-İçme: Yayla evleri yöre halkı tarafından kullanılmaktadır. Kamp kurmak isteyenler çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini beraberinde getirmelidir.



    Melikli Obası Yaylası



    Ulaşım: Giresun'un 40 km. güneyinde bulunan yaylaya, Giresun'dan minübüslerle gidilebilir.



    Özellikler: 1. 500 m. yüksekliktedir. 2 km. yakınında bulunan Yavuzkemal beldesindeki sağlık ve PTT hizmetlerinden yararlanılabilir.



    Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Yayladan et ve süt mamulleri, ekmek, yumurta satın alınabilir.



    Bektaş Yaylası



    Ulaşım: Giresun'un 59 km. güneyinde, toprak yolla ulaşılan yaylaya yaz kış minibüs bulunmaktadır.



    Özellikler: 2. 000 m. yükseklikte bulunan yayla ağaç yetişme sınırı üzerindedir. Yol üzerinde bulunan Despot kayası ve Gelin kayası birer doğa harikasıdır. Bektaş yaylasının 1 km. doğusundaki Kurttepe mevkii, kışın kayak yapmaya uygundur.



    Elektrik, su, PTT gibi altyapıya sahip olan yaylada; bakkal, kasap, fırın ve kır kahveleri bulunmaktadır.



    Konaklama-Yeme-İçme: Yaylada 2 yıldızlı 72 yataklı otel bulunmaktadır. Ayrıca, Alçakbel orman içi dinlenme ve piknik alanında bulunan 3 adet dağ evi, çocuk parkı ve restauranttan faydalanılabilir.



    Mesire Yerleri



    Giresun-Trabzon sahil yolu üzerinde ve Giresun kent merkezine yaklaşık 4 km. mesafede bulunan Aksu Deresi Ağzı'nda da gezi eğlenme ve dinlenme amacıyla binlerce kişi bir araya gelir. Halen her yıl 20-23 Mayıs tarihleri arasında tertiplenen "AKSU ŞENLİKLERİ" ile yüzlerce yıllık geçmişe sahip Mayıs Yedisi geleneği yaşatılmaya çalışılmaktadır.



    Sportif Etkinlikler



    Giresun'a 60 km. uzaklıktaki Karagöller dağ silsilesi yürüyüş sporu için çok elverişlidir. En önemli parkurlar; Eğribel-Çoban Bağırtan, Turna Ovası-Kümbet, Eğribel-Avşar Obası-Sağrak Gölü, Kırklar Tepesi-Karagöl Tepesi-Aygır Gölü-Elmalı Obası. Yürüyüş parkurları rakımı 2.250 metrenin üzerindedir.



    Müzeler



    Gogora Kilisesi - Müze: 18. yüzyılda yapılmış olan ve halen müze olarak kullanılan kilise şehrin karayolu kenarında bulunmaktadır. Müzenin içinde antik eserler, taş kabartmalar, eski tarihlerde kullanılan silah, giysi ve para örnekleri sergilenmektedir.



    Kuvâ-yı Milliye Ve Osman Ağa Müzesi: Milli Mücadelede Giresunlu Kuvâ-yı Milliye kahramanlarımızın anılarını yaşatacak resim, büst ve belgeler bulunmaktadır. Müzede tarihi Giresun fotoğrafları, Atatürk' ün Muhafız Alayı Komutanı Topal Osman Ağa ve Giresun uşaklarının fotoğrafları ile Giresunlu şehitlerin fotoğrafları yer almaktadır. Ayrıca Topal Osman Ağa'nın ve Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan'ın büstleri ile tarihi tüfek, tabanca ve kitaplar bulunmaktadır.



    Müze Tel : (+90-454) 212 13 22



    COĞRAFYA



    Şehir, Aksu ve Batlama Vadileri arasında denize doğru sokulan bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Doğu Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası sahilden yaklaşık 2 km. uzaklıktadır. Giresun ve çevresindeki dağlar, vadiler ve dik kıyılar geniş yer kaplar. İl topraklarının omurgasını teşkil eden Giresun Dağları kıyıdan 50-60 km. uzaklıkta denize paralel bir duvar halinde uzanarak ili bir çok yerden farklı iki kesime ayırır.



    Giresun iklimi bitkilerin yaşayıp gelişmesine elverişli olduğundan, ormanlar deniz kıyısından başlayarak 2000 metre kadar yükselir, bölgenin karayele açık olması bitki örtüsünün gür olmasını sağlar. İlin güney bölgelerinde daha çok bozkır bitki örtüsü ön plana çıkar.



    Giresun'un yer aldığı Doğu Karadeniz Bölgesi ülkenin en çok yağış alan bölgesidir. İklim özellikleri ve doğal bitki örtüsü bakımından Giresun'un kuzey ve güney kısımları birbirinden farklılık gösterir. Ilıman iklimin hakim olduğu ilde yazlar genellikle orta sıcaklıkta kışlar ise ılık geçer.



    TARİHÇE



    Hititlerden sonra, Frig, Miletos, Bizans,Selçuklu ve Osmanlılar şehre hakim olmuşlardır.



    NE YENİR?



    Giresun denilince akla karalahana ve hamsi gelir. Bunun yanında mısır unundan yiyecekler yapılır. Yemeklerden bazıları; Karalahana Çorbası, Karalahana Diblesi, Isırgan Püresi, Mısır Ekmeği, Fasulye Turşusu, Kiraz Duzlaması ve Pezik Mıhlamasıdır.



    Giresun'dan Yemek Tarifleri



    Isırganotu çorbası



    Malzemeler:



    250 gr. ısırganotu

    1 adet büyük boy soğan

    1 yemek kaşığı sıvıyağ

    2 yemek kaşığı un

    2 kahve fincanı su

    2 kahve fincanı süt

    1 yumurta sarısı

    2 yemek kaşığı krema veya süzme yoğurt

    2 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri

    tuz karabiber



    Hazırlanışı: İncecik doğranmış soğan hafif ateşte pembeleştirilir. Un eklenir ve kavurmaya devam edilir. Su ve tuz ilave edildikten sonra 1-2 dakika iyice karıştırılır. Daha sonra doğranmış ısırganotu ilave edilir. Bu şekilde 10 dakika kadar kaynatılır. Süt eklendikten sonra birkaç dakika daha kaynatmaya devam edilir. Yumurta sarısı ve krema (veya süzme yoğurdu) ayrı bir yerde çırpılır. Servis yaparken kaselere alınan çorbanın üzerine hazırladığınız terbiyeden dökülür. Dilerseniz rendelenmiş kaşar ile de süslenebilir.



    Fasulye dible



    Malzemeler:



    1 adet orta boy havuç

    1 adet orta boy soğan

    1 yemek kaşığı yıkanmış pirinç

    1 kg. taze fasulye

    1/2 çay bardağı zeytin yağı

    2 su bardağı su

    tuz karabiber



    Hazırlanışı: Fasulye, soğan ve havuçlar ince ince doğranır. Doğranan bu sebzeler tencereye alınır, üzerine pirinçler, tuz karabiber serpilir, zeytin yağ ve su ilave ederek pişirilir. Soğuduktan sonra servis yapılır.



    Hamsi böreği



    Malzemeler:



    1 kg hamsi

    2 su bardağı pirinç

    1 çay bardağı zeytinyağı

    1 demet maydanoz

    2 adet soğan

    2 yemek kaşığı kuşüzümü

    1 kesme şeker

    1 çay bardağı mısır unu,

    tuz karabiber



    Hazırlanışı: Hamsiler temizlenip kılçıkları çıkarılır. Pirinç yumuşayıncaya kadar haşlanıp süzülür. Soğanlar inci ince doğranır, maydanozlar temizlenip kıyılır. Haşlanmış pirince soğanlar, kuşüzümü, şeker, maydanoz, yağın 1/3'ü ve tuz karabiber ilave edilir, iyice harmanlanır. Yağın geri kalanı fırın tepsisine dökülür hamsilerin yarısını mısır ununa bulanıp tepsiye dizilir. Üzerine pirinçli harç dökülür. Kalan hamsiler de unlanıp pirincin üzerine dizilir. Bu şekilde orta hararetli fırında 20 dakika pişirilir.


    YAPMADAN DÖNME



    Giresun Kalesini, yaylaları ve müzeyi,

    Giresun pidesi, yaylada et, alabalık ve yöreye özgü yemeklerin (Kara lahana çorbası, karalahana diplesi, hamsi ve balık çeşitleri) yemeden,

    Fındık, Peştemal ve Kazancılar Çarşısı'nda satılan el yapımı hediyeliklerden satın almadan,



    ...Dönmeyin.
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Belediye : (0454) 216 10 50
    Valilik : (0454) 215 75 15
    Turzm Müdürlqü : (0454) 212 31 90
    Emniyet : (0454) 216 40 90
    Karayolları : (0454) 215 16 81
    Telekom Müdürlüğü : (0454) 216 40 14
    Dewlet Hast. : (0454) 216 10 30
    SSk Hast. : (0454) 215 00 98
    İtfaiye : (0454) 216 11 11
    Orman Yangını : (0454) 215 31 71
    Kültür we Turızm Müd. : (0454) 215 71 94
    Jandarma Komutanlığı : (0454) 215 06 55
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ

    Yöre halki büyük sehirlere göçe basladigindan beri eski gelenekleri az da olsa terk etme yolunu tutmustur. Ancak büyük çogunluk eski, göreneklerine baglidir. Bu gelenek ve görenekler çogunlukla eski söylentilere dayanir.

    Her yil Mart ayinin 14' ünde yilbasi tutulur. O sabah erkenden kalkilir, deniz veya akarsudan su alarak eve gelinir ve sag ayak ile esikten geçilerek eve girilir. Su evin dört bir tarafina serpilir. Eger hayvanlar varsa onlarin üzerine de serpilir. O gün kimse evine ugursuz gelir diye misafir kabul etmez, ancak ayagi denenmis birisi varsa o eve çagrilir. Gelen kisi sag ayagini içeriye atar yeni yiliniz hayirli olsun martinizi bozuyorum der o gece evde isirgan veya paça pisirilir içine yesil boncuk atilir. Bunlari yerken boncuk kimin agzina gelirse o yil bu sahis ekine baslar, aile içerisinde bol rizikli kabul edilir.

    Yine Mart'in 14 ünde gün tutulur. Mart'in 14'ü, Mart 15'i , Nisan 16'si, Mayis v.b. aylar olarak adlandirilir. O günlerdeki havanin durumuna göre o aylarin nasil geçecegi hakkinda fikir yürütülür.

    6 Mayis'ta hidrellez tutulur. Bu gün Hizir ve Ilyas Aleyhissamlarin bir araya geldigine ve artik kis ayinin bitip güzel günlerin gelecegine inanilir.

    Yine aksamdan 3-5 genç kizlar niyet tutarak bir gül agacinin dibine yüzüklerini gömerler. Sabahleyin mani okuyarak onlari çikarirlar. Söylenen maninin manasina göre talihlerini denerler.

    MAYIS YEDİSİ(AKSU ŞENLİKLERİ)

    Her yil Mayis ayinin 7'sinde (Miladi 20 Mayis) kutlanir. 1977 yilina kadar "MAYIS YEDISI" adiyla sürdürülen törenler bu tarihten sonra "AKSU SENLIKLERI" adini almistir. Daha sonra 1992 yili basinda alinan yeni bir kararla daha genis kitlelerle sosyal ve kültürel iliskilerin saglanmasi ve sürdürülmesi amaçlanarak adinin "ULUSLARARASI KARADENIZ AKSU FESTIVALI" olmasi kabul edilmistir. Her yil 20 Mayis günü Giresun'un dogusunda bulunan Aksu Deresinin deniz ile birlestigi yerde insanlar toplanirlar. Özellikle hastalar, dertliler, çocugu olmayanlar, dilekleri olanlar Aksu Deresinin kiyisina giderler bir dilek dileyip yedi çift bir tek tasi suya atarlar. Aksu mahallinde yapilan bu törenler üç ana bölümden olusur.

    1-SACAYAKTAN GEÇME GELENEGI: Soyun sürdürülmesi kültürüne dayanir. Çocugu olmayanlar dilekte bulunarak üç kez sacayaktan geçerler. Üç kutsal sayilan bir rakamdir. Sacayak ana rahminin simgesidir.

    2-DERE TASLAMA GELENEGI: Ilkbahar , doganin hayat buldugu mevsimdir. Doganin getirdigi yasama zevkiyle insanlar da bütün kötülüklerden arinmak geregini duyarlar. Aksu Deresinin denize döküldügü yerde toplanan insanlar "Derdim Belam Denize" diyerek yedi çift bir tek tas atarlar. Yedi kutsalligi olan bir rakamdir. Tek tas, dilegin yerini bulmasi için atilan sonuncu tastir.

    3-ADANIN ETRAFINI DOLASMA GELENEGI: Soyun sürdürülmesi inanciyla yapilan sacayaktan geçme gelenegi Ada'nin etrafinin dolasilmasiyla tamamlanir. Ada turu Hamza Tasi'nin önünde baslar. Yine Hamza Tasi'nin önünde son bulur. Törenin amaci; soyun sürdürülmesi, belalarin denize atilmasi, döllenmenin bu mevsimde baslamasi ve topragin bereketlenmesi. Her yil Mayis ayinin 20'sinde yapilan bu festival Uluslararasi boyutlara ulasmistir. Bu festivalin Halk Oyunlari bölümünü organize eden GIFSAD (Giresun Kültür Sanat ve Folklor Dernegi) ayni zamanda Giresun yöresi oyunlarinin yurt içinde ve yurt disinda tanitimini da yapmaktadir. Dernekle ilgili bilgi 0-454- 212 6222 no'lu telefondan alinabilir.

    YÖRESEL YEMEKLER:

    Her yörenin kendine has mutfağı olduğu gibi Giresun'un da kendine özgü çok değişik ve lezzetli yemekleri vardır. Özellikle yörenin en önemli sebzesi olan Karalahanadan değişik yiyecekler yapılmaktadır. Bunun yanında mısır unundan da yiyecekler yapılır. Tabi ki Karadeniz denilince aklımıza ilk gelen hamsi, Giresun mutfağını da süsler. Yemeklerden Bazıları:
    · · Hamsi Böreği
    · · Karalahana çorbası, dolması ve dible,
    · · Isırgan püresi,
    · · Mısır Ekmeği,
    · · Fasulye Turşusu,
    · · Kiraz Tuzlaması,
    · · Pezik Mıhlaması

    YÖRESEL GİYİM:

    Il Merkezi ve kiyi bölgelerinde çagdas giysiler giyildigi halde iç kesimlerde geleneksel giysiler yaygindir. Giresun'da pestamal kadin giyiminin degismez bir parçasidir. Kadinlarda basa örtülen, bele sarilan pestamalin degisik türü vardir. Kadinlar baslarina "Kesan Pestamal " denilen gösterisli ve ince bir dokumayi bellerine de düz çizgili veya direkli pestamal diye adlandirilan dokumayi sararlar. Kadinlar eskiden canfes (üç etek) de giyerlerdi. Ev gezmelerinde, dügün ve bayram gibi özel günlerde kadinlar baslarina altin tepelik , boyunlarina besibiryerde ve kollarina da hasir bilezik takarlardi. Hasir bilezikler günümüzde de büyük ilgi görmektedir. Eskiden dokunan yün çoraplara günümüzde pek rastlanmamaktadir

    Boyali yasmak ve çember, pestamal, entari, hirka ve yelek günlük kadin giyimini olusturmaktadir. Ayaklarina giyilen kara lastik artik kullanilmamaktadir. Kentte de görülen bu giyimin yaninda modern giyim de yaygindir. Erkek giyiminde daglik kesimlerde "Aba Zipka" denen paçalari dar, baldirdan yukarisi bol pantolonlar giyilir. Bu giyimde yörenin sert ikliminin etkisi vardir. Erkeklerde aba zipkanin yaninda çerkes kayisi, kama, (belde), gümüs kamaligi , (boyunda) , kabalak (basta) ve çizme giyilmektedir. Erkekler il merkezinde, kiyi ve kasabalarinda ceket ve pantolon giyerler, kasket takarlar. Günümüzde Giresun halki modern giyimi kullanmaktadir. Yine köy ve kasabalarda kadinlar ev içinde oyali yasmak veya çember, entari, pestamal veya sal olarak, ayaklarina lastik veya kundura giyerler.

    HALK OYUNLARI VE FOLKLOR:

    Karadeniz Bölgesi halk oyunlari bazi ince ayrinti farkliliklari disinda genelde birbirine benzerler. Bölge halki kiyisinda yasadigi deniz gibi hareketli ve coskundur. Giresun oyunlari içinde en önemlisi Giresun Karsilamasi ve horondur. Horonu erkekler yine bölgenin meshur çalgisi kemençe veya davul zurna esliginde oynarlar. Kadinlar ise def, zurna , ud ve saz esliginde oynarlar. Horonun düz horon, xxx saray, dik horon ve karsilamanin tüfekli çandir karsilamasi, bel kirmasi, sallama gibi müzigin ritmine göre degisen çesitleri vardir.

    Giresun, Giresun türküleri yönünden de zengin bir ildir. Giresun türkülerinden bazi örnekler; Mican, Tamzara, Karahisar Türküsü, Fingil, Bir Findigin Içini, Merekte Sari Saman, Oy Giresun Kayiklari, Aksu Derler Adina, Al Perde Yesil Perde, Sokakbasi Meyhane v.s. dir. Giresun'da bugün unutulmamış ve hala halkın ve çeşitli oyun gruplarının oynamış olduğu oyunlardan bahsedecek olursak Karşılamalar, Tüfekli çandır karşılaması, Horonlar, kız Sallama horonu, erkek Sallama horonu, erkek Sıksara ( Sıksaray- sık Horon)Horonu, Kolbastı ( Fingil, Metelik) Gürcü sallaması gibi oyunları sayabiliriz.

    KARŞILAMALAR​


    Giresun yöresinin temel esasını oluşturan oyun karşılamadır. Oyun çok eskiye dayanır. İsmini karşılıklı oynamaktan alır. Buradaki karşılama "Karşılık" kökünden gelen, karşı karşıya oynama diye de nitelendirilen karşılamayı esas alır. Karşılamada ise kız ve erkekler karşı karşıya oynarlar. Oyun ritmik olarak 9 zamanlıdır. Bu karşılama türünde ayak değişmeden ritim kalıbında değişiklikler olabilir. Örneğin kalıpta bulunan üçlünün yeri her zaman sonda olmayabilir.Örneğin; Miralay müziğinin üçlüsü sondadır .( 2 + 2 + 2 + 3 = 9 ) Bağlamam Perde Perde müziğinin üçlüsü ise ikinci sıradadır. ( 2 + 3 + 2 + 2 = 9 ) bunun sebebini müzik geleneği konusunda anlatmıştık. Kullanılan müzikler; Miralay, Bağlamam Perde Perde, Altın Yüzük Var Benim, Oy Giresun Kayıkları, Giresun'un Evleri, Al Tavandan Belleri, Çıkma Fındık Dalına, Bulancak Karşılaması, Zurna Karşılaması .

    Çoğunlukla bağlama, davul - zurna ve kemence ile oynanır. Eskiden kalma karşılama müziklerinin bazıları bugün çoğunlukla kullanılır. Fakat bazı bölümleri özellikle kullanılmaz. Çünkü icrası oldukça zordur. Ritm ve ölçü kaçırma riski çoktur. Örneğin; Çandır Karşılamasının (tüm repertuar kayıtlarında bu türkü Giresun karşılaması olarak bilinir) oyun bölümündeki çarptırma ve taramalar(tıramola) herkesin yapabileceği bir şey değildir. Onun için halk oyunları grupları bu ezginin sadece türkü bölümünü kullanırlar.

    TÜFEKLİ ÇANDIR KARŞILAMASI
    Oyun adını Giresun iline bağlı Çandır köyünden alır. Giresun'da bir gerçeğe inanılır. "Giresun'da en güzel Çandırlılar oynar."Herkesin bildiğinin aksine bu oyun savaşı anlatmaz. Giresun ve çevresinde yapılan düğünlerde "Konak Gitme" olayı vardır. Bu ziyaretlerde herkes kendi köyünün, kasabasının veya bulunduğu yerin oyununu oynar. İşte Çandırlılar konak gittikleri köylerde ilk olarak bu oyunu oynarlar. Oyun şöyle oynanır;

    Tüfeği olan herkes ortaya toplanıp bir daire kurarlar. İçlerinden tecrübeli biri çavuşluk yapar. Oyun özellikle davul ve zurna ile oynanır. Önce müzik başlar. Normal karşılama ritminden daha ağır oynanır. Çavuşun komutuyla yavaş yavaş oynanmaya başlanır. Yine çavuşun "nişan al" komutuyla havaya, daire ortasına yere veya birbirlerinin ayakları dibine nişan alırlar. Çavuşun "ateş" komutuyla herkes ateş eder. Boşalan tüfekleri çavuş doldurmaya başlar. Tekrar aynı şekilde nişan ve ateş komutlarıyla oyun böylece devam eder. İlk zamanlar çakmaklı üstten doldurmalı tüfekler kullanılırdı. Boşalan tüfeklere ezva (barutu ateşlemeye yarayan tıpa) ve barut doldurma işini de çavuş yapardı. Daha sonra ki zamanlarda mavzer, sonra da av tüfekleri kullanıldı. Bu seferde boşalan tüfeklere fişek ve mermi doldurma işini yine çavuş üstlenirdi.

    Oyun dokuz zamanlıdır (2 + 2 + 2 + 3 = 9). Normal karşılama ritminden daha ağır (yavaş) ritmle oynanır. Oyunda göze çarpan özellik ise tüfek ile havaya ve yere ateş etme özelliğidir. Kullanılan müzikler; Çandır Tüfekli Karşılaması.

    HORONLAR

    Giresun il merkezinde horon görüldüğü gibi, ilimizde esas olarak horon Görele ilçesi ve çevresinde sıkça icra edilir. Çoğunlukla kemence ve davul - zurna ile oynanır. Görele'de yaygın olmasının sebebi büyük kemence üstatlarının Göreleli olmalarında ileri gelir. Horonların isimleri de, bu ustaların isimleriyle anılır. Bunun sebebi bu eserleri ilk icra eden kişi olmaları, yani yaratıcısı olmalarıdır. Örneğin Tuzcuoğlu horonu, ***oğlu Sıksarası gibi. Görele konum itibariyle Trabzon ile Giresun'un tam ortasında yer alır. Coğrafik olarak Giresun'a bağlıdır. Ancak birçok kültürel değer bakımından (türkü, halk oyunları) Trabzon'a daha yakındır. Yayla olarak da Trabzon ile aynı yaylayı, yani Sis Dağı ve Kadırga Yaylasını kullanır. "Bu olayın sebebini birazdan yayla kültürü konusunda anlatacağız". Trabzon halk oyunları olarak Giresun'dan önce atılım yapmış kullandıkları oyun ve müzikleri halka, yıllar içerisinde icra yoluyla göstermiştir. Halk da bu oyunları Trabzon yöresi diye kabullenmiştir. Hatta Giresunlular dahi bunu kabul etmiştir. Fakat sonra kendi oyunlarını ve müziklerini ortaya çıkarmak istediklerinde "Bu Trabzon yöresi, bunu Giresun yöresi olarak oynayamaz, tanıtamazsınız" şeklinde eleştiriler aldılar. 196O'lı yıllardan önce her iki ilde bu müzikler kullanılırken ve bu oyunlar oynanırken kimse Trabzon Giresun ayrımı yapmazken günümüzde bu ayrım yapılmaktadır. Mecburen yeni müzik ve oyun (Trabzon'da kullanılmayan) arayışına girildi.En büyük kemence ustaları Giresun'dan çıkmasına rağmen horonlarda çoğunlukla Davul - Zurna kullanılmaya başlandı. Şu gerçeği de unutmamak lazımdır. Harşit çayı doğal bir sınır olduğundan, Harşit çayının Doğusu ve Batısı arasında bir takım kültürel farklılıklar vardır. Her ne olursa olsun; Görele, Espiye, Eynesil yöreleri ayrı değerlendirilmelidir.

    KIZ SALLAMASI:
    Giresun'da karşılama türü oyunların dışında yöre karakterine ve coğrafyasına uygun olan bir başka oyun da horon türüdür. Bu oyun cumhuriyetten sonra ortaya çıkmıştır. Nedeni ise; kızların kendi aralarında yaptıkları eğlencelerde erkekleri taklit ederek oynamaya başlamalarıdır. Figür zenginliği 5 veya 6'yı geçmez. 7 zamanlıdır. Oldukça yumuşak, narin ve cilveli bir şekilde oynanır.
    Çoğunlukla kemençeyle oynanır. Bağlama, Def, Ud gibi sazlarda kullanıldığı görülür. Kullanılan müzikler; Çavuşlu Horonu, Püsküllü ....

    ERKEK SALLAMASI:
    Giresun tarihi kadar eskidir. En az 3 kişi ile oynanır. Tatlı sert bir anlayış vardır. Yöresel tabiriyle "gevrek" tir. Oyun 5 zamanlıdır. Figür zamanları 10 birim zaman ve bağlantılıdır. Oyun halka şeklinde oynanır. Oynanılan yerin şekline göre bağlı dizi düz, halka, yarım halka şeklinde de oynanır. Figür bakımından zengindir. Horonun olmazsa olmazı olan "alaşağı" figürü sıkça yapılır. Bir nevi sık horona geçmek için, alıştırma ve ısınma oyunu da diyebiliriz.
    Genellikle kemençe veya davul zurnayla oynanır. Müzik olarak çoğunlukla Merekte Sarı Saman kullanılır

    SIKSARAY (SIKSARAY,HORON):
    Bu oyun sallamanın aksine daha sert ve coşkulu oynanır. Sık'ın anlamı çok çabuk demektir. Bir çeşit sık oyun, sık horon çabuk horon demektir. Az zaman içinde çabuk ve fazla figür yapmak gerekmektedir. Sıksara, zamanla sıksaray olmuştur. Burada yörelerin mahalli ağızları büyük rol oynamıştır. Oyun 7 zamanlıdır.

    Horon,"Karadeniz bölgesinde özellikle Doğu Karadeniz'in kıyı kesimlerinde toplu olarak ve daha çok bağlı diziyle oynanan disiplinli halk oyunlarının genel adı dır. Horum, Horun, forom vb. şekillerinde de söylenir.
    Horon Cenevizlilerden kalmadır. Karadeniz'e özellikle Harşit havzasına gelip buradan da Türk ve Yunan kavimlerine geçmiştir. İstila ve temaslar sonucu oradan Batı Avrupa'ya ve Karadeniz'in doğusuna yayılmıştır.
    Genel olarak ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde Trabzon, Rize Giresun civarında oynanır. Bunun yanı sıra az da olsa Artvin, Ordu, Samsun, Bayburt, Gümüşhane gibi illerde de görülebilir.

    Horonda denizin dalga hareketlerini ve kıpırtılarını, balıkların çırpınışını görür gibi oluruz. Horonların oluşmasında Karadeniz bölgesinin çok engebeli doğal yapısının, fırtınalı hırçın bir deniz olan Karadeniz'in sarp bir arazide bazen bir ayağını bile zor basabildiği patika yollarda yürüyen ve sırtında yük taşıyan Karadeniz insanının çevikliği anlatılmaktadır. Horonda yapılan hareketler incelendiğinde, belleme, çapalama, deniz dalgalarının parçalanması, dalgaların kıyıdan geri çekilirken çakıllarda çıkardığı ses, kürek çekme, balıkların ağlara yakalandıkları andaki çırpınışları gibi doğal olayların veya işle ilgili tarımsal hareketlerin canlandırıldığı görülür.

    Horom kelimesi ve horla üzerindeki dik olarak kümelendirilmiş birkaç bağdan oluşan mısırlara verilen bir isimdir. Horomların bulunduğu tarla uzaktan görünüş olara kollarını havaya kaldırmış bir şekilde duran insan kalabalığını andırır. Horon oyunlarında genellikle kollar havaya kalkmış bir biçimde oynanır. Bu duruş horomları andırmaktadır. Bundan esinlenerek Horon adını aldığı söylenir. Horonlar dizi oyunu biçiminde onandıkları zaman dizi biçimleri sıra dizi-lişi, görünüşünde olarak tek sıra erkek, tek sıra kadın, düz dizi, eğri dizi, koşut dizi, bağlı dizi, bağlı tek dizi, bağlı alaca dizi, açık diziş kapalı dizi biçiminde oynanmak-tadır.
    Oyun 7 zamanlıdır. Ayak figürleri 10 birim zamanlı ve bağlantılıdır. Çoğunlukla kemençe, davul - zurna ile oynanır. Belli bir müziği yoktur. Mahalli saz sanatçılarının isimlerini de verdikleri kendine özgü özel horon ezgileriyle icra edilir. Halka oyunu biçimindeki dizilişlerde ise; düz halka, koşut halka, bağlı halka, tek halka, kapalı halka, açık halk, bağımlı halka, tek halka erkek, tek halka kadın, halka, tepeli halka dizilişleri görülmektir

    KOLBASTI (Fingil-Metelik):
    Fingil (Kolbastı - Metelik) havası çoğunlukla türkülü oyunlardır. Giresun'da bu gün hemen hemen bütün gruplar ya Lazutlar'ı yada Dereboyu Kavaklar'ı kullanırlar. Bunlar çoğunlukla popüler olduğu ve insanların kulağında ezgileri zaten var olduğu için icrası da kolay olduğundan çokça rağbet görür. Oysa Giresun'da daha bir çok fingil havası türküsü vardır. Özellikle Sokakbaşı Meyhane, Oy Bahçenize Ben Giremedim vb. daha bir çok türkü mevcuttur. Bunlar halk oyunlarında da kullanılabilen türkülerdir. Ancak sorulduğunda özellikle Sokakbaşı Meyhane türküsünü halk oyunu olarak çok ağır bulurlar. Bu sebepten kullanmazlar. Fakat eskiyi araştırdığımızda bu oyunun zaten ağır, aheste oynandığı söylenir. Halk oyunları müzikleri bazen metronomları artırılarak çalınır. Ancak bazıları buna müsait değildir. Bu müsait olmayanlardan birisi olan "Sokakbaşı Meyhane" isimli Fingil oyun havasıdır. Sözlü oyun grubuna girer. "Bu oyuna "Kol Ağası" da denilmektedir. Genelde 2 ve 4 zamanlıdır. Bolu yöresindeki bazı oyunlara benzemektedir. Genelde "Lazutlar" türküsüyle oynanır. 4 zamanlıdır. Bazı Yörelerde; zağma, bildiş oyun havası diye bilinen bu tür oyunlar ve müzikler Giresun yöresinde karşımıza Kolbastı ve Metelik olarak çıkar. Kol deyimi kolcudan gelmektedir. Cumhuriyetten önceki ve de sonraki o dönemlerde; gümrük görevi, polis görevi ve jandarma görevi verilen görevliler vardı. Hatta kişilere ormancı görevi de verilirdi.Karakol ismide buradan gelir. Kara üzerinde ve şehir içinde görev yapan emniyet ve asayiş birimi. Kolcu ise şehir dışında köylerde, kırsal kesimde mermi, silah, tütün, uyuşturucu, alkollü içecekler kaçak ağaç kesme vb. davranışları durdurmakla ( bugünkü köy korucusu) görevli kişilerdi. Bunlar; mert, korkusuz, silahlı ve atlı gezerler. Çünkü görev alanları çok geniştir. Cumhuriyet öncesinde işret (alkollü içki) yasak olduğundan bu defa yöre delikanlıları da aksine sazlı ve sözlü içki muhabbeti yaptıklarından; işte çoğu zaman kolcularca baskına uğrarlardı.

    Muhabbet yapan yöre delikanlıları cesur, yiğit ve atak olmak zorundaydılar. Çünkü, her an baskına uğrayacakları için silahları da vardı. Başka bir eğlence şekli olmadığından yasakla vicdanları arasında bir çeşit savaş verirlerdi. Zamanla baskın yapa yapa ve zamanla basıla basıla kolcu ile yöre delikanlıları birbirlerini görmezlikten gelirler ve arkadaş olurlardı. İşte bu her iki insanın oyunlara karışması hatta oynaması ile oluşan ve oynanan bir oyun olduğundan buna zamanla kol havası, kol oyunu veya kolbastı denilmiştir. Kol havasının bir çeşitlemesi de Fingil ve Meteliktir. Oyun 2 ve 4 zamanlıdır. Figür genişliği pek yoktur. Bağlama en çok kullanılan enstrümandır. Müzikle ayak figürleri uyumludur. Kullanılan müzikler; Oy Bahçenize Ben Giremedim, Lazutlar, O Yaylanın Çimenine, Sokakbaşı Meyhane . biz burada Lazutlar müziğinin nota ve ritmik yapısını aşağıda gösterdik.

    GÜRCÜ SALLAMASI:
    Giresun Merkezden, Ordu iline doğru olan bölgelerde, özellikle Bulancak ve Piraziz ilçesi ile yükseklerinde sıkça görülür. Muhacirler zamanında buralara yerleşen Gürcü halkı tarafından yöreye getirildiği sanılmaktadır. Giresun'da pek oynanmaz. Bunun için nota ve ritmik yapısını göstermeye gerek yoktur. Ordu yöresinde görülen Gürcü Horonu ile gerek müzik, gerek ritm ve gerekse figür olarak aynıdır. Oyun; 8 ( 3 + 2 + 3 ) zamanlıdır. Ziyadesiyle aynı oyun Ordu yöresinde oynanır.

    NELERİ İLE ÜNLÜ:
    Giresun Kalesi, Fındık Üretimi, Hayırsız Ada, Şebinkarahisar Kalesi, Kümbet, Bektaş, Gölyanı, Kulakkaya ve Sisdağı Yaylaları, Aksu Şenlikleri, Pınarlar Şelalesi Aygır Gölü, Gedikkaya.
     
  6. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    Giresuna en Yakın Havaalanı
    Giresuna Yakın Havaalanı nerede


    Giresun iline en yakın havaalanı Trabzon havaalanı dır..GIiresun Şehir Merkezinden Trabzon Havaalanı arası 110 km mesafesedir.
     
  7. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    GİRESUN

    Yeşilin maviyi kucakladığı bir yerdir Giresun..
    Doğa mucizesinin nadide bir parçası, tarifi olmayan görsel bir şölendir Giresun.. Kirazın anavatanı, fındığın başkenti, Karadenizin incisidir Giresun.. Sayısız kültürün harman olduğu bir yer.. Doğu Karadeniz’in tek adasını barındıran efsaneler diyarıdır Giresun..
    Giresun Milattan önce 8. yüzyılda Miletoslular tarafından bir liman şehri olarak kuruldu. Sonraki yıllarda Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Moğolların hakimiyetinde kalan kent; Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na bağlandı. Giresun 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili olarak tarihteki yerini aldı.
    Giresun Kirazın ana yurdu. Antik ismi “Kerasus” olan şehir ismini kirazdan almış. Giresun’da doğal olarak yetişen kirazı Roma komutanı Lukullus İtalya’ya götürmüş ve kiraz buradan tüm dünyaya yayılmıştır.

    Bu kültür harmanından günümüze gelen görülmeye değer bir çok tarihi yapı bulunmakta. Pontus’lular zamanında yapılan Giresun Kalesi; şehri ikiye bölen tepenin üstüne kurulu. Yüksekte olması nedeniyle kıyıya hakim bir görüş açısına sahip. Etrafı surlarla çevrili kalede sığınak olarak kullanılan mağaralar, Pontus Kralı 1. Farnakes’in saray kalıntıları ve Atatürk’ün koruma komutanlığını yapmış Topal Osman Ağa’nın anıt mezarı yer alıyor.
    1. Dünya Savaşının sonlarına doğru Topal Osman Ağa liderliğinde kurulan 42 ve 47. Giresun Gönüllü Alayları Anadolu’nun kurtuluşu için Sakarya ve Anadolu’da kahramanlık öyküleri yazmışlardır.
    Asırlar öncesinden günümüze ışık tutan ve bugün müze olarak kullanılan 18. yüzyıla ait Gogora Kilisesi, Gotik mimarinin bir eseri olan Katolik Kilisesi, Şebinkarahisarda bulunan Bizans dönemine ait Meryem Ana Manastırı, Nicese, Kırkharman ve Çakrak kiliseleri bölgede yaşamış farklı kültürlerin miras bıraktığı değerlerden bazıları.
    Şebinkarahisar ilçe merkezinde bulunan ve bir kartal yuvasını andıran Şebinkarahisar Kalesi, Atatürk Müzesi, İstiklal Çeşmesi, Osmanlı döneminde han olarak kullanılan Taşhanlar ve Fatih Camii, sahile yaklaştıkça karşımıza çıkan Espiye Andoz Kalesi, Yağlıdere Vadisinde Ağanın Köprüsü ve Ortaköy Köprüleri, Tirebolu Sen Jean, Bedrama, Eynesil Kaleleri halen ihtişamlı görünümlerini koruyan yapılardandır.
    Giresun’un fethi sırasında şehit düşen Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın uç beylerinden Seyit Vakkas için yaptırılan türbe halk tarafından sıkça ziyaret edilen tarihi yerlerden biridir. 19. yüzyılda inşa edilen eski hükümet konağı, 3 ayrı mimari tarzla hazırlanan Taşkışla adıyla anılan Ticaret Lisesi Binası, 1594 yılında yapılan Hacı Hüseyin Camii, 1830 yılında Eymetullah Han tarafından yaptırılan kale Camii, Kapu Camii ve Millet Bahçesi Kapısı Giresun şehir merkezinde bulunan ve tarihi günümüze dayanan tarihi eserlerin başında geliyor.
    Sivil mimarinin yaşayan en güzel ev örneklerini bulunduran Zeytinlik Mahallesi yüzyıllar öncesinin sosyal yaşamını anlatıyor. Mahalle koruma altına alındı ve halen bu eşsiz mimarinin pırıltıları Giresun’dan yükselmeye devam ediyor.
    Giresun’un en önemli turistik yerlerinden biride mitolojideki adı “Aretias” olan Giresun Adası. Giresun şehir merkezinin 1 mil açığında bulunan ve doğu karadenizin tek adası olma özelliğini taşıyan Giresun Adası üzerinde eski çağlara ait sur ve manastır kalıntılarıyla iki büyük şarap fıçısı bulunduruyor. Ada ile ilgili bir çok efsane ve mitolojide geçen bir çok olay var;
    “Antik Yunan’da Tabai Kralı Atamana’nın Nefele adlı karısından iki erkek çocuğu olur. Kral çocuklarını kurban ederse ülkesini kıtlıktan kurtaracağına inandırılır. Bunu öğrenen anneleri Nefele çocuklarını Altın Posta sararak Kafkaslara gönderir. Sonraki yıllarda aralarında Herkül’ünde bulunduğu bir grup yiğit Altın Postu ele geçirmek amacıyla “Argon” adlı bir gemiyle Karadeniz’e açılırlar ve Giresun Adası’na gelirler. Ancak adada onları Herkül’ün Yunanistan’dan kovduğu ejderha yapılı kuşlar karşılar. Kuşlarla Argonatlar arasında büyük bir savaş başlar. Argonatlar kuşları öldürür ve altın postu almak üzere Giresun Adası’ndan ayrılıp Kafkaslara doğru yollarına devam ederler.
    Dünyanın en kaliteli fındığı Giresun’da yetişiyor. Fındık yörenin en önemli geçim kaynağı, Şehrin merkezinde bulunan “Fındık Başımızın Tacı” heykeli bunun en önemli simgesel öğelerinden biri.

    Vahşi mavilikteki Karadeniz’in sunduğu deniz ürünleri Giresun’un vazgeçilmez lezzetlerinden. Balığın yanı sıra Taflan Kavurması, Kiraz Tuzlusu, Pancar Diblesi, Sakarca Mücveri, Turşu Kavurması, Pazı Mıhlaması, Mısır Ekmeği, Kabak Tatlısı ve Meşhur Karadeniz Pidesi gibi bir çok farklı lezzeti bulmak mümkün Giresun sofralarında.
    Yüzyıllardan süregelen sofra kültürü gibi Kazancılar Yokuşunun otantik görünümü değişmemiş. Babadan oğla geçen Bakırcılık sanatı önemini yitirse de çekiç seslerinin ısrarlı yankılarını duymak mümkün Giresun’da..
    Karadeniz sahilinin en şirin görünümüne sahip olan Giresun’da doğal güzelliklerinin yanı sıra sosyal ve kültürel yapısıyla da ön plana çıkıyor. Son yıllarda turizm adına yapılan çalışmalar neticesinde konaklama ve sosyal aktiviteler yönünden gelişme gösteren şehir, modern yaşamıyla Türkiye’nin turizm merkezlerinden biri olmaya aday. Eşsiz tabi güzelliklerini muhafaza eden Giresun’da bir günde dört mevsimi yaşamak mümkün. Karadeniz’in masmavi sularıyla işlenmiş doğal koyları, yemyeşil bitki örtüsüyle oluşturduğu ahenk görülmeye değer.
    Yaz aylarında deniz kıyıları gerek yöre halkının gerekse yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline geliyor. Sahilden yükseklere çıkıldıkça doğanın bambaşka bir yüzü ile karşılaşmak mümkün. Yeşilin her tonunu gözlere ve gönüllere sunan Giresun Yaylaları keşfedilmemiş görünümleriyle heyecan verici. Doğal kaynak sularının şırıltısı Muhteşem çam ormanlarının huzur veren sessizliği ve her adımda hissedilen yöresel ezgilerin resitali karşılıyor yaylalara gelenleri..
    Kümbet Giresun’un en popüler yaylası. Kümbet’e 5 km. uzaklıkta sakız kokulu çam ormanlarının arasında kurulan Koçkayası Yayla Tatil Köyü Türkiye’ye örnek bir tesis. Bu tesis her türlü aktivitenin gerçekleştirilebileceği tarzdan turizme hazırlanıyor.
    Yaylanın doğal görünümünü bozmayacak biçimde yapılan kütük evler, 200 kişilik restaurant, disco, bar ve otel yer alıyor. Tatil köyünün hemen yanındaki 2465 m. Yükseklikteki Göktepe geleceğin kayak merkezi olmaya aday.
    Orta Karadeniz’in en yüksek noktası olan 3107 metrelik Karagöl Dağı Giresun’da yer alıyor. Üzerinde 6 tane göl bulunan Karagöl Dağları dağcılığa yeni başlayanlar ve doğa yürüyüşçüleri için ideal bir yer. Doğayı sevenlere yazın ayrı kışın ayrı güzellikler suna Karagöl Dağları’nı özellikle yayla çiçeklerinin bir halı misali her yeri kapladığı Haziran ve Temmuz aylarında yürüyerek geçmenin tadına doyum olmaz. Yine tabloyu andıran görünümleriyle son yıllarda doğa meraklılarının yeri haline gelen Bektaş, Paşa Konağı, Sis Dağı, Karadoğa ve Karaovacık yaylaları adeta cennetin yeryüzündeki temsilcileri..
    Yaşatılan gelenekler arasında halk tarafından Mayıs 7’si diye adlandırılan Aksu Şenlikleri. Binlerce Giresunlunun ilgi gösterdiği festivale dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımlar oluyor.
    Giresun eşsiz doğal güzellikleri, sosyal ve kültürel yapısıyla, tarihi özellikleriyle unutulmaz anlar yaşayabileceğiniz muhteşem bir turizm kenti.
     

Sayfayı Paylaş