1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

30 Ağustos

Konusu 'Ağustos' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 5 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.360
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.871 ÇTL
    Olaylar


    MÖ 30 - Eski Mısır'da Kraliçe Kleopatra intihar etti.
    1071 - Malazgirt zaferi ile Alparslan'ın komutasındaki Türkler Anadolu'ya girdiler.
    1908 - Hicaz Demiryolu açıldı.
    1914 - Alman sahil topçu müfrezesi, Çanakkale Boğazı’nın her iki yakasındaki istihkâmlarda göreve başladı. Bu istihkâmların komutasına Alman Amiral Von Usedom atandı.
    1922 - Büyük Taarruz zaferle sonuçlandı.
    1924 - Gazi Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın ikinci yıldönümünde, Dumlupınar'da Meçhul Asker Anıtının temelini attı.
    1924 - Türkiye İş Bankası, ilk işlemini yaparak faaliyetlerine başladı. Bankanın kuruluş sermayesi 1 milyon liraydı.
    1925 - Mustafa Kemal Paşa, "Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyyedir" dedi.
    1930 - Ankara-Sivas demiryolu hattı ve Sivas İstasyonu, Başbakan İsmet Paşa'nın konuşmasıyla hizmete açıldı.
    1937 - Van Gölü'nde ilk vapur seferi yapıldı.
    1937 - Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'e, 1935'te girdiği Eskişehir Hava Mektebi'nde, tayyareci diploması verildi.
    1941 - Alman ordusu 900 gün sürecek Leningrad kuşatmasını başlattı.
    1952 - Erzurum'da Aziziye Anıtı açıldı.
    1955 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs sorunu ele alındı. İngiltere Kıbrıs'ta üçlü bir yönetim önerdi. Yunanistan ise ada halkının geleceğini kendinin belirlemesini istedi. Toplantıya Türkiye'den Dışişleri Bakan Vekili Fatin Rüştü Zorlu katıldı.
    1963 - Kremlin ile Beyaz Saray arasında doğrudan görüşmeyi sağlayacak "kırmızı telefon" hattı devreye girdi.
    1968 - Sovyet tankları Prag'a girdi.
    1971 - İstanbul Televizyonu deneme yayınlarına başladı.
    1974 - BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs'taki çarpışmalar yüzünden evlerini terk edenlerin güven içinde geri dönmelerine izin verilmesini öngören Fransa, İngiltere, Avusturya ortak karar tasarısını oybirliğiyle kabul etti.
    1977 - Milli yüzücü Erdal Acet, Manş Denizi'ni 9 saat 4 dakikada geçti. Bu mesafedeki en iyi 10 derece sıralamasına girdi.
    1977 - Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı.
    1981 - İran Devlet Başkanı Muhammed Ali Recai ve Başbakan Muhammed Cevad Bahomar bombalı saldırı sonucu öldürüldü.
    1985 - Uluslararası Af Örgütü BM İnsan Hakları Komisyonu'na bir rapor gönderdi. Raporda, Bulgaristan'da Türk azınlığa karşı girişilen Bulgarlaştırma kampanyasına son verilmesi istendi.
    1988 - Irak ordusundan kaçan binlerce Kürt Türkiye sınırına yığılmıştı. Hükümet sınırları açmaya karar verdi. Binlerce Kürt Hakkari'nin Çukurca ve Uludere ilçelerine sığındı.
    1992 - Güvenlik güçleri ile İran'dan Türkiye'ye giren 300 kadar PKK militanı çatıştı; 100 militan ve 10 güvenlik görevlisi öldü.
    1995 - NATO, Bosnalı Sırplara karşı hava harekatı başlattı. Kararlı Güç Harekatı, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri Avrupa'daki en yoğun bombardımanlardan biri oldu.

    Doğumlar


    1748 - Jacques-Louis David, Fransız ressam (ö. 1825)
    1797 - Mary Shelley, İngiliz yazar (ö. 1851)
    1852 - Jacobus Henricus van 't Hoff, Hollandalı Nobel Kimya Ödülü sahibi kimyacı (ö. 1911)
    1871 - Ernest Rutherford, İngiliz fizikçi (ö. 1937)
    1913 - Richard Stone, İngiliz ekonomist (ö. 1991)
    1930 - Warren Buffett, ABD'li girişimci
    1937 - Bruce McLaren, Yeni Zelandalı araba yarışçısı (ö. 1970)
    1941 - Zafer Kantarcıoğlu, Türk hukukçu
    1942 - Zafer Ergin, Türk tiyatro oyuncusu
    1951 - Gediminas Kirkilas, Litvanyalı siyasetçi
    1954 - Alexander Lukashenko, Belarus devlet başkanı
    1958 - Anna Politkovskaya, Rus gazeteci (ö. 2006)
    1961 - Yusuf Erbay, Türk bürokrat
    1962 - Alexander Litvinenko, Rus KGB üyesi (ö. 2006)
    1962 - Zafer Tüzün, Türk futbolcu ve teknik direktör
    1963 - Michael Chiklis, ABD'li oyuncu
    1963 - Paul Oakenfold, İngiliz DJ
    1966 - Zafer Şanlı, Bas gitarist, müzisyen, söz yazarı, besteci, aranjör
    1972 - Cameron Diaz, ABD'li oyuncu ve model
    1972 - Pavel Nedvěd, Çek futbolcu
    1974 - Kemal Tunçeri, Türk basketbolcu
    1975 - Marina Anissina, Rus asıllı Fransız buz patenci
    1976 - Roque Júnior
    1978 - Tuna Yılmaz, Sinema eleştirmeni, yazar.
    1982 - Andy Roddick, ABD'li tenisçi
    1983 - Jonne Aaron, Finlandiyalı müzisyen
    1986 - Zafer Yelen, Türk futbolcu

    Ölümler

    1723 - Anton van Leeuwenhoek, Hollandalı bilim insanı (d. 1632)
    1935 - Henri Barbusse, Fransız romancı ve gazeteci (d. 1873)
    1935 - Namık İsmail, Türk ressam
    1938 - Max Factor, Kozmetik üreticisi (d. 1877)
    1940 - J.J. Thomson, İngiliz Nobel Fizik Ödülü sahibi fizikçi (d. 1856)
    1993 - Taner Şener, Türk ses sanatçısı
    1995 - Fischer Black, ABD'li ekonomist (d. 1938)
    1997 - Ernest Wilimowski, Polonyalı-Alman futbolcu (d. 1916)
    2000 - Gürdal Tosun, Türk tiyatro sanatçısı (d. 1967)
    2003 - Charles Bronson ABD'li aktör
    2005 - Nihat Akçan, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen (d. 1926)
    2006 - Glenn Ford, ABD'li aktör
    2006 - Necip Mahfuz, Mısırlı yazar (d. 1911)
    2008 - Gilberto Rincón Gallardo, Meksikalı politikacı
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Zafer Saklanan Büyük Sırla Geldi

    Bugün 30 Ağustos. Büyük Zaferin yıldönümü. Dünya Harp Tarihi açısından birçok ilklerin yaşandığı bu savaş, insanlık tarihinin akışını değiştirdi. Dünya gerçeği öğrendiğinde iş bitmişti.
    [​IMG]
    Bugün 30 Ağustos...
    Türk Tarihi açısından önemli bir zaferin yıldönümü.
    Dünya Harp Tarihi açısından ise, savaş devam ederken bir ordunun en kısa sürede en uzun yürüyüşü yaptığı, insanlık tarihinin ender savaşlarından biri...

    Bu savaşın bir özelliği de, modern zamanların en önemli savaşlarından biri olduğu halde, ustaca izlenen savaş stratejisi sayesinde, savaşın en kritik anlarının dünya medyasından gizlenebilmiş olmasıdır. Üstelik geniş bir cephede hareket eden büyük bir ordunun hareketi, o günün en önemli gizli servislerinden bile saklanabildi.

    Yazımıza esas teşkil eden konunun bu en önemli noktasına geçmeden önce, kısaca ana hatlarıyla savaşın seyrini aktaralım, şehit ve gazilerimizi bu vesile ile yadetmiş olalım.

    Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli evresini oluşturan Büyük Taarruz öncesi gerekli tüm hazırlıklarını tamamlayan Türk ordusu, Yunan ordusunu Anadolu’dan atmak için Başkomutan Mustafa Kemal Paşadan emir beklemeye başladı.

    Mustafa Kemal Paşa beklenen şifreyi, 25 Ağustos gece yarısına doğru cepheden Ankara’ya İcra Vekilleri Heyeti Başkanı (Başbakan) Rauf Beye iletti ve “Ağustos’un 26. günü düşmana taarruz başlayacaktır” dedi. Bu telgrafın çekildiği saatlerde bazı bölgelerde Türk askeri Yunan askerine 400 metre kadar yaklaşmıştı. Ordu saldırı için emir bekliyordu.

    İşler o kadar sessiz ve gizli ilerliyordu ki, gece yürüyüşleri tam bir sükûnet ve intizam hâlinde yapılıyordu. Ay, hilâl halindeydi. Bu durum ordunun fark edilmeden gece ilerleyişine imkan veriyordu.

    Nitekim 26 Ağustos 1922 sabahında önce tanzim ateşiyle başlayan topçu atışları saat 05.30’dan itibaren tahrip ateşine dönüştü ve Büyük Taarruz, Kocatepe’den başlamış oldu. Büyük Taarruz’un ilk top mermilerinin atıldığı bu nokta, İzmir’e yaklaşık 320 kilometre idi. Dünya harp tarihine geçecek en hızlı yürüyüşün ilk adımları atılmaya başlandı. Daha ilk gün, Türk ordusunun yoğun saldırısından bunalan Yunan ordusunun geri çekilmeye başladığı haberleri gelmeye başladı. Yunanlıların boşalttığı mevzilere Türk askerleri yerleşiyorlardı.

    Gizliliğin sağlanması...

    Büyük Taarruz öncesinde Türk ordusunun gösterdiği en büyük hassasiyetlerden biri gizlilik oldu. Tüm hazırlıklar büyük bir titizlik ve gizlilik içinde yapıldı.

    Mustafa Kemal Paşa 21 Ağustos 1922 akşamı Çankaya’da bir çay partisi tertiplediğini duyurmak suretiyle Ankara’da olduğu izlenimini verdi. Halbuki yabancı misyon şefleri ve gizli servis elemanları Çankaya’daki çay partisi saatini beklerken, Mustafa Kemal Paşa Batı Cephesi Karargâhı’nda taarruz için son kontrolleri yapıyordu.

    Ayrıca Konya’da olduğu haberinin duyulmaması için postaneyi kontrol altına aldırdı ve Konya ile dışarının haberleşmesini engelledi. Kendisi de 20/21 Ağustos gecesi Batı Cephesi Karargâhı’nda Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, İsmet Paşa, Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa, İkinci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşalarla bir toplantı yaptı ve 26 Ağustos 1922 sabahı düşmana taarruz edileceğini söyledi.

    Önemli tüm işleri büyük bir gizlilik içinde yapmaya gayret gösteren Türk ordusu bunda muvaffak oldu. Buna 26 Ağustos 1922 sabahını bir örnek olarak gösterebiliriz. Çünkü Türk ordusu tüm hazırlıklar tamam vaziyette 26 Ağustos sabahını beklerken, Yunan ordusu böyle bir duruma hiç ihtimal vermiyordu. Çünkü Türk ordusunun taarruz için son hazırlıklarını yaptığı ve dualarını ettiği 25/26 Ağustos gecesini, Yunan ordusu, Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis’le birlikte Afyon’da büyük bir balo vererek geçirdi.

    Gerçeğin saklanması...

    Gizlilik bununla da sınırlı kalmadı. Mustafa Kemal Paşa, 26 Ağustos sabahından itibaren başlayan Büyük Taarruz hareketini dıştan bir müdahale olmasını engellemek ve dünyanın dikkatlerinden uzaklaştırmak için gayet küçük göstermeye çalıştı. Harekâtı önemsiz göstermek için basit tebliğler yayınladı. En önemli yarma ve hücum hareketleri bile sıradan hücumlar şeklinde ilân edildi. Yunan ordusu büyük bir bozgun halinde İzmir istikametine doğru kaçarken, Yunanlıların en önemli müttefiklerinin bu durumdan haberi olmadı. Böylece Yunanlılara destek için dünyanın ayağa kalkması engellendi. Dünya öğrendiğinde ise iş işten geçmişti. Yunan ordusunun beli iyice kırılmış, büyük zayiat verdirilerek denize dökülmek üzere sahil bandına kadar kovalanmıştı.

    Hatta Amiral Bristol, “26 Ağustos’ta Büyük Taarruz başladığında, harekat hakkında doğru dürüst bilgi alamadıklarını” itiraf etti. Dünyanın gözü o günlerde Anadolu’da olmasına rağmen, büyük sır gizlenmişti. Yunan ordusu Türk ordusu karşısında yalnız kaldı. Nitekim İstanbul basınının önemli gazetelerinden İkdam, 28 Ağustos’taki nüshasında “İki günden beri haberler kesildi” yazdı. 17 Ekim 1922 tarihli İngiliz gizli servisi raporunda da bu ayrıntı yer aldı. “Bugüne kadar Mustafa Kemal’in stratejik plânı hiç aksaklık olmadan başarılı olmuştur. 26 Ağustos’taki saldırı büyük bir gizlilik içinde hazırlanmıştı ve iki gün öncesine kadar bunu ancak üç kişi biliyordu” denildi.

    Uçakların ilk defa bu amaçla kullanıldılar..

    İtalya’dan temin edilen Spad uçaklarının bu savaşta büyük faydası görüldü. Bu uçaklar sayesinde Yunanlıların hava hâkimiyeti felce uğratıldı.

    Yunanlıların havadan cepheyi gözleme fırsatları büyük ölçüde engellendi. Bu uçaklar bundan daha önemli bir başka iş için de kullanıldılar. Yunanistan’daki mevcut hükûmete muhalifliğiyle bilinen Rizospastis, Eleftheros Tipos ve Patris gazeteleri havadan Yunan hatlarının gerisine atıldı. Bu gazetelerde, Atina’daki iktidar kavgalarından söz ediliyor ve Yunan siyasetçilerin kendi koltuklarını korumaktan başka derdi olmadığı vurgulanıyordu. Bu girişimle Yunan askerleri silâhlarını atarak evlerine dönmeleri konusunda kışkırtıldı, moralleri bozuldu.

    30 Ağustos’a gelindiğinde Yunanlıların beş tümeni, ne Dumlupınar’a ne de Kütahya’ya doğru gidebilecek durumda idi. Mustafa Kemal Paşa, 30 Ağustos günü düşmanın ateşten bir çember içine alındığını söyledi ve topçulara mümkün olduğu kadar yakından ateş etmelerini, yani düşmanın imha edilmesini emretti. Yunan ordusuna ait bu beş tümenden çok az kurtulabilen oldu.

    Nitekim Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül 1922’de “Ordular; İlk hedefimiz Akdeniz’dir. İleri” talimatın verdi. Aynı gün Türk milletine de zaferi müjdeledi ve “Zalim ve mağrur düşman ordusunun esas unsurları akıllara dehşet verecek katiyetle imha edilmiştir” dedi.

    Büyük bir hayal kırıklığı yaşayan ve bozgun vaziyetinde kaçmaya çalışan Yunan ordusunun erleri, kendilerini hâlâ muharebeye zorlayan subaylarını tehdit ettiler ve eğer ısrar etmeye devam ederlerse ellerinde kalan son mermilerini kendi subaylarına karşı kullanacakları tehdidini savurdular. Bu arada muharebeler sonunda, I. Yunan Kolordusu Komutanı General Trikopis ile II. Yunan Kolordusu Komutanı General Diyenis ve bir kısım üst rütbeli subaylar Türk ordusu tarafından esir alındı.

    Türk ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdi ve Kadifekale’ye Türk bayrağı çekildi.


    Türk ordusunun kazandığı muhteşem zaferin yankısı da büyük oldu. Yunanistan karıştı. Yunan Hükûmeti istifasını verdi. TBMM Başkanlık kürsüsüne iki yıl önce Bursa’nın işgali üzerine takılan siyah örtü, Yunan ordusunun Anadolu’dan atılması üzerine 6 Eylül’de kaldırıldı, yerine yeşil bir örtü örtüldü.

    Millî Mücadele sırasında şehit olanlar için 15 Eylül’de Fatih Camii’nde okunan mevlide Padişah Vahdettin de bizzat iştirak etti. Zaferden dolayı tüm Anadolu’da ve İstanbul’da coşkun sevinç gösterileri yapıldı.

    Büyük katliam...

    Düşman çekilirken yolu üzerindeki her şeyi yaktı. Yunanlıların, İzmir istikametine kaçarken öldürdükleri sivil halkın sayısı on binlerle ifade edilecek büyük rakamlara ulaştı. Çoğu işkence yapılmak suretiyle öldürülmüşlerdi. Bunlar arasında mezarları kendilerine kazdırıldıktan sonra süngülenerek veya kurşunlanarak öldürülenler olduğu gibi, petrole bulanarak yakılanlar ve topuzla başlarına vurulmak veya derileri yüzülmek suretiyle öldürülenler de vardı. Karatepe köyü halkından iki yüz kişi camilere toplandı ve camilerle birlikte yakıldı. Annelerinin gözleri önünde kundaktaki çocuklar öldürüldü. Parçalanmış bedenleri annelerinin kucağına fırlatıldı.

    Kimi çevrelerin Türk Kurtuluş Savaşı’nı önemsiz görme ve gösterme gayretinde olduğu dikkat çekmektedir. Tarihten nasibini almamış, o günün gerçeklerinden bihaber bu tür art niyetli yaklaşımlara itibar edilmemelidir.
    Büyük bir zaferle neticelenen Büyük Taarruz, Türk Tarihi açısından oldukça önemli bir gündür. Tüm şehitlerimizi şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

    Prof.Dr.Osman Özsoy
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Güncelleme................
     

Sayfayı Paylaş