1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

39 kilometrelik bir başarı hikayesi!

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve 'katniss' tarafından 28 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. 'katniss'

    'katniss' Üstat

    Katılım:
    13 Haziran 2013
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    2.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    memur
    Yer:
    Yerin altından
    Banka:
    1 ÇTL
    Aptalların sayısı artıyor
    Uzay atlayışıyla tüm dünyanın konuştuğu Feliz, Kübra Par’a konuştu…

    Felix'in geçen yıl ekim ayında stratosfere çıkıp ses duvarını aşan atlayışını hepimiz ağzımız açık izledik. Kıskandık, etkilendik... Fakat, Felix'in atlayışından daha etkileyici olan, bu olayın tam bir PR başarısı olmasıydı...
    Stratos atlayışının ardından dünya çapında yakaladığı şöhretin tadını çıkaran Felix, o günden beri o etkinlik senin bu etkinlik benim dolaşıyor. Sürekli röportaj verip, aynı soruları yanıtlıyor. Tanıştığı ünlülerin isimleri tek tek sayıp övünüyor.
    Artık yeni rekorlar peşinde de değil. Moda dergilerinin kapağına nasıl poz vereceğiyle ilgileniyor...
    Uluslararası üne sahip isimlerle röportaj yapmanın sinir bozucu tarafları var. 15-20 dakikaya sıkıştırılmış konuşma süresince karşınızdaki ünlüye hiperaktif çocuk muamelesi yapmanız, organizatör'den “bitiriyoruz” uyarısı gelmeden ağzından birkaç laf almanız gerekiyor.

    Felix'le tüm bu negatif duygular içinde buluştum ve evvela "Bilimsel bir başarı yakalamışken şimdi popstar muamelesi görmekten sıkılmıyor musun" diye sordum. Halinden hayli memnun, "Hayır, hiç sıkılmıyorum" dedi. Karşınızda dijital çağın yeni ünlüsü Felix Baumgartner !

    Hep aynı soruları cevaplamaktan bıkmış olmalısın. Klişe sorular sormamaya çalışacağım!

    Ah evet, çok memnun olurum! (Gülüyor)

    Şu an içinde bulunduğun durumdan başlayalım. Stratosferden atlayarak dünya rekoru kırdın. Şimdiyse organizasyondan organizasyona koşup popstar muamelesi görüyorsun. Sıkıcı değil mi?

    Hayır, hiç sıkılmıyorum. O atlayıştan beri sürekli yollardayım ve hoş insanlarla tanışıyorum. Tom Cruise, Salma Hayek, Jennifer Aniston, Jeff Bridges, James Cameron gibi bir çok ünlüyle tanıştım. 2 yıl önce, ayak ilk ayak basan Neil Armstrong’la tanışmıştım, benim için çok önemliydi. Ne yazık ki geçen yıl öldü.Bu insanlarla tanışmış olmak başardığım şeyden daha önemli.

    Şimdi röportaj vermek yerine dışarı çıkıp İstanbul’un tadını çıkarmayı yeğlemez miydin?

    Röportaj ların sıkıcı olduğunu söyleyemem ama elbette burada bir hafta geçirip bu güzel şehri keşfetmeyi isterdim. İstanbul çok şey vadediyor. Harika bir mimarisi, “cool” insanları ve güzel restoranları var. Dün akşam çok hoş bir restoranda yemek yedim.

    Türk yemeklerini nasıl buldun?

    Sevdim, baharatlı ve çok lezzetli. Ayrıca sağlıklı da...

    İstanbul'a ilk gelişin mi?

    Hayır, geçen yıl da gelmiştim. Boğaziçi Köprüsü'nden atlama planım vardı ama çok rüzgârlı olduğu için vazgeçmek zorunda kaldım.



    "BM BARIŞ ELÇİSİ OLACAĞIM'

    Atlayıştan sonra psikolojinde değişimler oldu mu? Rekorlar kırmak mı yoksa artık sıradan bir insan gibi yaşamak mı istiyorsun?

    Rekorlar kırmak gibi bir takıntım yok. Önemli olan hayatın tadını çıkarmak. Bir amaca sahip olmak. İlle de ses sınırını aşmak gibi olağanüstü bir hedefin olması gerekmiyor. Çocukların varsa onları eğitirsin...

    Artık uzay atlayışı yapmayacağını açıkladın. Hayattaki yeni amacın ne olacak?

    Bir süre başardığım şeyle ilgili konuşmak ve tecrübelerimi insanlarla paylaşmak istiyorum. Birbirimizi dinleyerek çok şey öğrenebiliriz. Neil Armstrong'u ya da James Cameron'u dinliyoruz çünkü büyük işler başardılar ve çok tecrübeliler.Fakat sözlerin tükeneceği bir gün gelecektir.

    O gün geldiğinde ne yapacaksın?

    Gelecek için, cebimde ne olduğu önemli. Kaptan pilot lisansım var. Helikopter pilotluğu yapmayı düşünüyorum. Ayrıca Birleşmiş Milletler'den elçilik teklifi aldım.

    Teklifi kabul edecek misin?

    Evet, çünkü genç kuşakla çalışmak istiyorum. Çocukların çoğu yolunu kaybetmiş durumda, hayatta hiçbir amaçları yok. Dünya doğru yöne doğru gelişmiyor, geriye gidiyoruz. Yolsuzluklar, finansal krizler artıyor. Bunu değiştirmemiz gerek. Dünyayı dolaşıp çocuklara "Ben başardıysam siz de başarabilirsiniz" demek istiyorum. Ban-ki Moon ile uzun uzun konuştuk ama biraz daha zamana ihtiyacım var.

    Politikaya atılma planın var mı?

    Hayır, politikaya bulaşmak istemem!

    Yükseklik ve başarı takıntının çocukluğunla ilgisi var mı?

    Evet, olabilir. Benden bir yaş büyük bir erkek kardeşim var. Çocuklukta ve gençlikte büyük rekabet içindeydik. Kendimi ispatlamak zorundaydım.

    Bir keresinde erkek kardeşin paraşütünü erken açmış, yere çakılmışsın.Kasten yapmış olabilir mi?

    Bilmiyorum, olabilir ama bunun cevabını vermek çok zor. Onun şimdi bambaşka bir dünyası var. Şef oldu.

    Ünlü bir şef mi?

    Hayır, o kadar başarılı değil. (Gülüyor...)

    'BÜYÜK POT KIRDIM'

    Atlayışın yan etkileri oldu mu?

    Renk duyumu kaybettim. O günden beri siyah-beyaz görüyorum.

    Gerçekten mi?

    Hayır, şakaydı! (Gülüyor...) Ama bu şaka yüzünden bir keresinde çok utandım.

    Ne oldu?

    6 ay önce, Robbie Williams ile birlikte Graham Norton'ın Londra'daki şovuna katılmıştım. Robbie Williams da aynı soruyu sordu ve renk duyumu kaybettiğimi söyledim. Programdan sonra menajeri geldi ve "Robbie'nin doğuştan renk körü olduğunu, siyah-beyaz gördüğünü biliyor musun" dedi. Milyonda bir rastlanan bir vaka ama şaka yapmak için yanlış kişiyi seçmişim! Büyük pot kırdım, çok utandım. Neyse ki sinirlenmedi... Bu arada benimle her gün onlarca kişi fotoğraf çektirir ama Robbie Williams o fotoğrafı Facebook'a koymak için izin isteyen tek insandı. (Gülüyor...)

    Yerçekimi (Gravity) filmini seyrettin mi?

    Hayır, henüz seyredemedim, güzel miydi?

    Evet, seversin. "Her şey planlanmıştı, ölüm tehlikesi yoktu" diyorsun ama yine de "ölmeden önce yapılması gerekenler" listesi çıkarmış mıydın?

    Hayır, hayatta kalabilmek için yapmam gerekenlere odaklanmak zorundaydım.

    Yeme içme?

    Listelenmişti zaten. Neil Armstrong sürekli et ve yumurta yediğini söylemişti.Ben de durmadan somon balığı ve pirinç pilavı yedim.

    'KIZ ARKADAŞIM BENİ TERKETTİ'

    Tehlikeli bir iş yapıyor olman sevgili bulmanı zorlaştırıyor mu?

    Hayır, ne iş yaptığımı baştan biliyorlar zaten!

    Kız arkadaşın ne tepki veriyor tüm bu olup bitene?

    Dayanamadı ve 2 ay önce beni terk etti!

    Neden?

    Çünkü işlerim kontrolden çıktı. Sürekli seyahat ediyorum, hiç zamanım yok. Uçaklar ve oteller arasında yaşarken ona yeteri kadar zaman ayıramadım, sağlıklı bir ilişki yürütemedim.

    "DÜNYA GERİYE GİDİYOR"

    Duyduğuma göre çok kötü dans ediyormuşsun! Beceremediğin başka şeyler var mı?

    (Gülüyor...) Sesim de kötüdür. Beceremediğim çok şey var.

    Nede iyi olmayı isterdin?

    İspanyolca öğrenmeyi isterdim. Üçüncü bir dil öğrenmenin zamanı geldi. Birkaç gün önce Barcelona'daydım. İspanyolca'yı ne kadar istediğimi bir kez daha anladım.

    Senin için "Korkusuz Felix" diyorlar. Korktuğun basit şeyler var mı?

    Trafikte kalmaktan ve aptal insanlardan korkarım.

    Aptallardan neden korkuyorsun?

    Dışarıda onlardan çok var ve sayıları artıyor. Dünya geriye gidiyor. Her şey kısıtlanıyor. Çok fazla kanun var. Sürekli baskı altına alınıyoruz, özgür değiliz.Sabahtan akşama kurallar kurallar kurallar... Buna bir son vermeliyiz.Çocuklarımızı akıllı yetiştirmeliyiz ve onlara temel değerleri öğretmeliyiz. Eğer zeki ve saygılı biriyseniz ne yapmanız gerektiğine kendiniz karar verebilirsiniz.Dünyanın birçok yerinde, sizin için neyin daha iyi olduğunu yukarıdakiler söylüyor ve çoğu insan bunu kabulleniyor. Bu aptallıktır.

    Demokrasi yeterli değil mi?

    Bunun gerçek bir demokrasi olup olmadığını sorgulamak gerek. İsviçre'de gerçek anlamda demokrasi var. Oysa benim ülkem olan Avusturya'da politikacılar demokrasi varmış gibi davranıyor ama insanların ne istediğiyle ilgilenmiyorlar.

    REKOR ADAM

    Geçen perşembe Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Brand Week İstanbul için gelen Felix Baumgartner hakkında birkaç bilgi:

    . 1969 Avusturya doğumlu. İlk atlayışını 16 yaşında gerçekleştirdi.
    . 1999'da Malezya'da Kuala Lumpur'daki Petronas Kuleleri'nden paraşütle atlayarak dünya rekoru kırdı.
    . 2003'te
    . Manş Denizi'ni özel bir karbon fiber kanatla hava dalışı yaparak geçen ilk insan oldu.
    . Rio de Janeiro'da Kurtarıcı İsa heykelinden atlayarak 39 metre ile dünyadaki en alçak atlayışı gerçekleştirdi.
    . RedBull Stratos atlayışına 7 yıl hazırlandı. Üst düzey önlemler sayesinde ölüm riski neredeyse hiç yoktu.
    . 14 Ekim 2012'de 39 bin metreden dünyaya atlayıp en yüksekten ve en hızlı serbest düşüş rekorunu kırdı. Ses duvarını aşan ilk insan olarak tarihe geçti.
    . Atlayıştan önce hastalık kapmamak için 2 hafta boyunca aynı restoranda somon ve pirinç yedi. Atlayışta ses duvarını aştığını fark etmedi. Kırdığı rekorun ardından emekli olmaya karar verdi.
    . Önümüzdeki 10 yıl boyunca bu rekorun kırılamayacağına inanıyor.
     

Sayfayı Paylaş