1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

6 Ağustos 1991 - Şahpur Bahtiyar (süikast)

Konusu 'Tarihte Bugün' forumundadır ve Suskun tarafından 6 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Şahpur Bahtiyar
    (d. 1914 - ö. 7 Ağustos 1991, Fransa)
    İranlı siyaset bilimci, yazar ve İran'daki manarşi rejiminin son başbakanı.

    Köklü bir toprak sahibi ailenin çocuğuydu. Fransa'da siyaset bilimi eğitimi aldı. Avrupa'da yaşadığı dönemde İspanya İç Savaşı'nda Uluslararası Tugaylar'a, II. Dünya Savaşı sırasında da Fransa'yı işgal etmiş olan Nazi Almanyasına karşı savaşan direniş hareketine katıldı. Savaştan sonra İran'a döndü. 1951'de önce İsfahan ili çalışma müdürlüğüne, ardından İran'daki petrol endüstrisinin merkezi sayılan Huzistan'a atandı.

    Muhammed Musaddık'ın başbakanlığı döneminde Çalışma Bakanlığı müsteşarlığına getirildi. 1953'te Muhammed Musaddık'ın devrildiği ve Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin tekrar iktidara getirildiği Britanya-ABD destekli darbeden (Ajax Operasyonu) sonra şah rejimini eleştirmekten geri kalmadı. 1950'lerin ortalarında Şah'ın despotik rejimine karşı yeraltı mücadelesine katıldı, 1954'teki Meclis seçimlerinin özgür ve adil biçimde yapılması çağrısında bulundu. 1960'ta İkinci Ulusal Cephe kuruldu ve Bahtiyar bu örgüt içinde önemli rol üstlendi. Bahtiyar ve arkadaşları Şah rejimine karşı yürütülecek mücadelenin yöntemleri konusunda diğer muhalif gruplarla anlaşmazlığa düştü, anayasal monarşi içinde kurulacak bir demokrasi için barışçıl çabalar güden ılımlı bir hareketi savunuyorlardı. Ancak bu ılımlı taleplere rağmen Şah işbirliği yapmayı reddetti; Ulusal Cephe yasadışı ilan edildi ve çoğu önde gelen liberal tutuklandı.

    1964-1977 arasında monarşi rejimi sistem karşıtı en küçük bir harekete bile izin vermedi. Şahpur Bahtiyar aynı dönemde defalarca kez hapsedildi. 1977'nin sonlarında yasadışı Ulusal Cephe, Ulusal Cephe Güçleri Birliği adıyla tekrar kuruldu. Bahtiyar'ın lideri olduğu İran Partisi bu ittifak içindeki en güçlü partiydi.

    Şah yönetiminin 1977'de baskıları bir ölçüde yumuşatmasıyla başlayan açık siyasal etkinlikler ve protesto gösterileri ertesi yıl yaygınlaşarak kitlesel bir karakter kazandı. Yeniden sertleşen yönetim 8 Eylül 1978'de büyük şehirlerde sıkıyönetim ilan etti. Kanlı bir şekilde bastırılmasına karşın gösteriler durmadı. Şah, reform vaatlerinde bulunarak, ılımlı muhalefete açılarak rejimi kurtarmaya çalıştı. Bu muhalefetin temsilcilerinden Bahtiyar, Gulam Rıza Azhari liderliğindeki askeri hükümetin istifasından sonra, Şah Muhammed Rıza Pehlevi tarafından 6 Ocak 1979'da başbakan olarak atandı. Ancak bu girişim, artık imparatorluk rejimiyle her türlü uzlaşmayı reddeden tüm muhalefet tarafından kınandı. Bu arada 1964'ten beri sürgünde yaşayan dinci hareketi yöneten Ayetullah Ruhullah Humeyni, muhalefetin odağı durumuna geldi. Şahın 16 Ocak 1979'da İran'dan temelli ayrılmasından sonra Şahpur Bahtiyar başkanlığındaki hükümetin muhalefetle uzlaşma çabaları sonuçsuz kaldı. Humeyni'nin 1 Şubat'ta ülkeye dönüşüyle, son direnci de yıkılan şahlık rejimi çöktü. Bahtiyar da hemen sonra istifa ederek nisan ayında İran'ı terk etti ve Fransa'ya sığındı.

    Fransa'dayken yeni kurulan İslam cumhuriyeti'ne karşı mücadele eden İran Ulusal Direniş Hareketi'ni kuran Bahtiyar, defalarca kez suikast girişimine uğradı. 6 Ağustos 1991'de Bahtiyar, Paris'in batısındaki Suresnes'teki evine giren kişilerce bıçaklandı ve boğuldu. Montparnasse Mezarlığı'na defnedildi. Bahtiyar'ı öldüren üç kişiden biri olan Ali Vekili Rad, 1991'deki suikast ile ilgili olarak 1994'te müebbet hapis cezasına mahkûm oldu, ancak ona yardım ettiği öne sürülen iki kişi hiçbir zaman bulunamadı. Rad, 19 yıl hapis yattıktan sonra Mayıs 2010'da serbest bırakılarak ülkesine döndü
     

Sayfayı Paylaş