1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

7 Kurşunla İstiklal Marşı(Mutlaka Okuyun)

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve wien06 tarafından 1 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    7 Kurşunla İstiklal Marşı..
    7 Kursunla ISTIKLAL MARSI yazisini aynen
    iletiyorum.. Okudugumda hissettigim duygularin tarifi mumkun degil,
    Sizinle paylasmak istedim.


    7 KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....

    Güneydogu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim, ilçe disindaki
    lojmanindan görünen karakolun bir gecesini söyle anlatir:

    "Lojmanimizin balkonundan o karakol görünürdü. Yaklasik bir aydir her
    istihbarat kaynagindan karakolun basilacagi haberi geliyordu. Üstelik
    baskinin simdiye kadar yapilanlardan çok daha büyük olacagi
    söyleniyordu.
    Yakin birliklerden timler getirildi, karakolun etrafina mayinlar
    dösendi, agir silahlarla takviyeler yapildi ve baskin beklenmeye
    baslandi. "En son gelen istihbaratta baskinin saati ve baskina
    katilacak terörist sayisi bile veriliyordu. 22:10,.
    Karakol o gün basilmadi."Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennem
    basladi. Balkonumuzdan izledigim dehset dolu manzarada, daire haline
    gelmis teröristlerin, dairenin ortasina, gecenin karanliginda atesleri
    parildayan silahlari ateslediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve
    roket mermilerinin patladigi yerde oldugunu biliyorduk.
    Tam anlamiyla çember içine almislardi. Lojmandan ayrilip dogruca
    jandarmanin binasina gittik. Karakolun merkezi, telsizle, sürekli
    timlerden durumlarini bildirmelerini istiyor; dis emniyette bulunan
    timler de bu çagrilara cevap veriyor, havan ve uçaksavar atesi
    istedikleri yerleri de tarif ediyorlardi.

    "Bir süre sonra telsiz konusmalari, timlerden birinin üzerine

    yogunlasti.
    Timden bir türlü cevap alinamiyordu. Üst üste, defalarca çagri
    yapiliyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konusmalari
    takip eden askerler timden ümitlerini kesmislerdi. Ama bir yandan da
    çagrilar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir
    ses duyuldu:
    "Yaralilarim var, yaralilarimi alin." Tüylerimiz diken diken
    olmustu. Hemen cevap verildi. "Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra
    birlik çikacak. "Ilk yarali haberi, bu saatlerdir aranan timden
    gelmisti. Tim komutani konusurken arkadan silah sesleri duyuluyordu.

    Herkes bu sözler üzerine yorum yapiyordu. Telsizin basindaki tim
    komutanlarindan biri, bu timde sehit oldugundan emindi. Merkezden
    tekrar çagri yapildi. "Suat 3 , irtibati kesme. Sakin olun!" Cevapta
    bir degisiklik olmadi :

    "Yaralilarim var. Kan kaybediyorlar. Yaralilarimi alin!" "Ve tam bir
    buçuk saat, beser dakika arayla Suat 3 kodlu timle muhabere aynen bu
    sözlerle sürdü : "Yaralilarimi alin" , "Sakin olun, geliyoruz.
    "Hepimiz o time kimsenin yardima gidemeyecegini çok iyi biliyorduk.
    Karakola düsen mermi sayisinda azalma olmuyor, aksine, takviye alan
    teröristler baskinin siddetini gittikçe arttiriyorlardi. Kimsenin,
    degil karakolun disina çikmak, mevzi degistirebilecek firsati dahi
    olmadigi apaçikti. "Bir süre sonra, Suat 3'ün telsizinden hirs dolu
    kelimelerini isittik:

    "Hemen gelip yaralilarimi almazsaniz, karakola dönüp bölügü
    tarayacagim. "Hepimiz sok olmustuk. Hemen tabur komutani devreye
    girdi. Hemen hemen Ayni sözcüklerle tim komutanina sakin olma çagrisi
    yapti. Ama ise yaramiyordu. Tim komutani "Yaralilarimi alin!" disinda
    baska bir sey demiyordu. Tabur komutaninin da telsizi birakmasiyla,
    bir saat kadar daha tim komutanindan ses çikmadi. Birer dakika arayla
    yapilan yogun çagrilara cevap vermedi. Hepimiz tim komutaninin da
    sehit oldugunu düsünüyorduk.

    Içim burkuluyor, basim dönüyor, tanik oldugum bu anlardan nefret
    ediyordum.
    Telsizin basina tim komutaninin okuldan devre arkadasi geldi. Son bir
    ümitle eline mikrofonu alip, cevap beklemeden, telsizin kodlarini da

    kullanmadan, konusmaya basladi: "Devrem ben Hüseyin. Geçmis olsun
    devrem.
    Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çikti. Sana dogru
    geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu?"
    "Telsizin mandalini birakip beklemeye basladi. Hepimiz Motorola
    marka,duvara monteli telsiz cihazinin hoparlör kismina gözlerimizi
    dikmis bekliyorduk. Ve konustu : "Devrem, bölük komutani nerde?"
    Hepimiz derin bir "Oh!" çektik. Telsizden, "Izinde devrem" yaniti
    verildi. Suat 3 , artik tükenen bir sesle konusmayi sürdürdü: "Ne olur
    yaralilarimi alin. Bende yaraliyim. "O ana kadar kendisinin de yarali
    oldugunu söylememisti.
    Hepimiz donup kalmistik. Telsizin basindaki devre arkadasi da bu
    sözü üzerine mikrofonu firlatti ve odadan çikti. Ben kapinin hemen
    esiginde ayakta duruyor,duyduklarim ve gördüklerimle bir tarihe
    taniklik ettigimi
    düsünüyordum. "Ben de yaraliyim" dan sonra yine ses kesildi. Sabaha
    kadar hiç konusmadi Yüzlerce kez yapilan çagrilara cevap vermedi.

    Artik onun sehit olduguna ben de inanmistim. "Gün agarirken hepimiz
    yorgun düsmüs, telsizden yapilan "Suat 3, Konusan Suat, Cevap ver!"
    çagrisindan bikmis halde bir kösede yigilmisken,
    birden telsizin mandalina basildigini fark ettik. Telsizden silah
    sesleri geliyordu. Ve on on bes saniye sonra hayatim boyunca
    unutamayacagim bir Istiklal Marsi dinlemeye basladim. Mandala sürekli
    basildigi için bütün telsizlerin konusma imkani durmustu. "Çatismanin
    altinda yarali bir tim komutaninin, makamiyla söyledigi Istiklal
    Marsi'ni dinliyordum. Gözlerim dolmustu. O ana kadar duydugum en
    güzel Istiklal Marsi'ydi.

    Birinci dörtlügü bitirdi. Ikinci dörtlükte sesi çatallasti. Kelimeler
    uzadi. Ama marsi söylemeyi birakmadi. Bozuk bir ses tonuyla, kendini
    zorlayarak okumaya devam etti. Marsi bitirdiginde, ben de bitmistim.
    Hemen orayi terk ettim."
    Bir daha onun sesini hiç duymadim.
    Toplam 22 sehidin verildigi o baskin gecesinde, vücuduna saplanmis 7
    merminin acisiyla söyledigi Istiklal Marsi'ni ruhuma isleten tim
    komutaninin ölmedigine ise hala inanamiyorum."Hakimin anilari burada
    sona eriyor. Iste benim Türk subayindan anladigim budur. Vücudunda
    yedi mermi oldugu halde makami ile istiklal Marsi söyleyen adamdir.


    [​IMG]

    Okuyun Arkadaslar ve bu VATAN için kanlarini akitan Kahramanlarimizla
    övünün, gururlanin...


    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş