1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

80'lerde Doğmak 90'larda Yaşamak

Konusu 'Nostalji' forumundadır ve LoSt_LoVe tarafından 9 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    80'lerin sonunda 90'larin basinda cocuk olmak...

    80'lerin Sonunda 90'larin basinda cocuk olmak bence sunlar demek;
    -Atari salonlarina gidip, 10 jetonu daha ucuza almak.
    -Demet Akbag tiyatroyu beklemek.
    -Taso oynamak.
    -Video kiralamak.
    -Terminator'u sinemada seyretmek.
    -Reebok Pump almak.
    -"Back to the future, Rocky Serisi, Ninja Kamplumbaglar, Hayalet
    Avcilari,
    Cakmaktaslar,Beverly Hills 90210'u izlemek.
    -Pazar 88, pazar 89, pazar 90, pazar 91 .....
    -Tipi tip cignemek.
    -He man izlemek.
    -Kablolu yayina gecme serefine nail olmak.
    -Coca Cola'nin 1 litrelik depozitolu
    siselerde satilmasidir.
    -Star TV'deki Turnike'yi, Parliement Pazar Gecesi sinemasini
    izlemek.
    -Adam olacak cocuk, 7'den 70'e nin izlenmesi.
    -Gazete kuponu ile ev, araba verilmesine tanik olmak.
    -Sürekli Aydinlik için 1 dakika karanlik eylemine katilmaktir.
    -"All that she wants, informer" dinlemek.
    -Pazar sabahlari alf seyretmek.
    -Voltran, he-man,denver, ninja turtles, clementine izlemek.
    -Siyah-Beyaz televizyonu görmüş olmak.
    -Micheal Jackson'dan Bad sarkisini defalaraca dinlemis olmak.
    -Schumacher'in Turkiye'ye gelisini gormek.
    -Mahalle ve mahalleden oyun oynamak kavramini son yasan nesil.
    -Neler oldugunu anlamadan televizyon'dan korfez savasini izlemektir.
    -MC Donalds'in Turkiye'ye ilk geldigi gunleri yasamis olmaktir.
    -Doritos'a panco diyebilen nesildir.
    -İlkokul 5'te
    Anadolu Liseleri ve Kolejler sinavina hazirlanmak.
    -Berlin duvarı'nın yıkılmasının tek sonucunun, berlin'in farklı
    kısımlarında oturan akrabaların artık birbirlerini görebilmeleri
    olduğunu sanmak.
    -Banka olarak sadece imar bankasini bilmek...
    -Yakari izlemektir.
    -"Eskiden buralar portakal bahcesiydi, boş araziydi" diyebilmek.
    -Street Fighter'da "Guy" ile oynamak.
    -Bilye, gülle oynamak.
    -gazoz kapagi oynamak.
    -Televizyonla büyütülen ilk nesil olmak.
    -emanulla izlemek..
    -mahalle maçları yapmak..
    -commodore 64 efsanesi..
    -cumartesi geceleri bir baska gece'yi izlemek ve ozellikle benny
    hill'in skeclerini yakalamaya calismak
    -solo test'te 1 tane birakip bilgin olmaya kasmak
    -hbb'de amerikan futbolu maci izlemek
    -anadoludan gorunum'u izlemek ve sehit haberleriyle
    uzulmek
    -Edi ile Büdü hastasi olmak.
    -Sadece pazar günleri yikanmak.
    -Kontra pedal BMX bisiklet sahibi olmak.
    -Cine 5'in ilk acildigi gune ve aksamina tanik olmak.
    -"Bugun günlerden cuma, merhaba hanimlar merhaba"
    -Moonlighting, hayat agaci, cesur ve güzel izlemek.

    80'lerin sonunda, 90'larin basinda cocuk olmak zor ama bir o kadar
    da guzel bir seydir.Bir ülkenin hangi aşamalardan, nasıl geçtiğine
    tanık olmaktır...
    Gencligin gelisimi acisindan kayıp bir dönemdir...
     
  2. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    MASALLARDAN NELER ÖĞRENDİK!!!
    sinderella : hatun kısmısının gece 12den sonra sokakta işi yoktur...

    uyuyan guzel: bir kiz kendisini open ilk erkekle evlenir ve onunla sonsuza
    kadar mutlu yaşar.

    hansel ile gretel: masal kahramanlarinin sayisi arttikca IQ'lari duşer...
    Çukulatadan evler yenmemelidir.

    kırmızı başlıklı hanımkız: sokakta her gördüğün zibidiyle konuşma.

    çirkin ördek yavrusu: ortaokulda size imalı bakışlar atan gözlüklü tombul
    kızla/çocukla dalga geçip aşağılamayın, bir beş sene sonra afet olur ağzınız açık kalır ağlarsınız.

    ali baba ve kırk haramiler: password'ler iyi saklanmalı onun bunun yanında
    bağırarak söylenmemelidir.

    alice harikalar diyarında; her bulduğunu ağzına sokma

    allaaddin : sokakta her buldugunu karıstırma!

    Pamuk Prenses: Hiç tanımadığınız biri size elma verirse sakın
    yemeyin

    Rapunzel: Bi kuleye kapatıldıysanız kaçmak için saç uzatmayın uçmayı öğrenmek daha kısa sürer

    Pinokyo : Baban marangozsa asla yalan sölemiceksin...

    Masallar.. Sahte dünyalarımız! Yalancı hayallerimiz.. ve de çocukluğumuz aslında masallar.. Bir yönüyle kaçıştır reel dünyadan.. Ütopyalar da bu masalların geliştirilmiş formlarıdır.. Ama masallardan farklı olarak ütopyalar siyasi bir tını taşırlar bünyelerinde.

    Türk Filmlerimiz hala çocuklara hitap eder kıvamdadır.. Hala masal boyutunun ötesine geçememiştir! Hala tüm toplumu gerizekalı varsaymaktadır.. Hala gelişmemiş, çocukluğun ötesine geçememiş insanlarımıza hitap ediyor.. Adamlar bir telefon kulubesi filminde muazzam bir teatral performans sergiliyorlar.. Bizdeyse koca bir hiç! Allah aşkına biz toplum olarak hangi alanda dünyada ön sıralardayız? Yolsuzluk, sahtekarlık, magandalık.. Bunlar önde olduğumuz alanlar.

    İnsanlarımız.. İnsanlarımız hala kendilerini masal kahramanı olarak görür.. Hala herkes ya bir prenstir ya da prenses! Masallar insanımız üzerinde derin etkiler ihtiva ediyor.. Masalların, hayal gücümüzün gelişmesi için yaşam çizgimizin belli iki parçası arasında fonksiyonel bir anlamı var elbette..

    Masallar şifahi bir geleneğe dayanır.. Aslında masallar, kültür denildiği zaman önemli bileşenlerden biri olarak karşımıza çıkar.. Bir çok destan, efsane masallardan yola çıkılarak oluşturulur.. Nibelungen destanı da bunlardan biridir..

    Çocuklarımız masallar okumalı.. Masal fasıllarını hayatının uzunca bir dönemine teşmil edenlerin hayal kırıklıkları da çok daha şiddetli oluyor.. Anlam parçalanması oluyor.. Şizofrenik insanlardan oluşan şizofren bir toplum ortaya çıkıyor.. Zihninde sahibi olduğu anlam dünyası, reel dünyaya cevap veremiyor.. Tipik bir şizofreni yani..



    Ah çocukluk...

    Lâkin, ne demiş şair: "ve biz büyüdük, kirlendi Dünya..."
     

Sayfayı Paylaş