1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 15 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.857
    Beğenileri:
    2.527
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.892 ÇTL
    Puslu bir çarşamba akşamında yine efkarlı, yine düşünceli, yine derbeder bir haldeyim. Tüm umutlar ve umutsuzluklar üzerime geliyor sanki. Nedenini bilemediğim yanlızlardayım. Sıkıştırılmış bir gaz gibi parlamaya hazır... Hızla gelip geçen zamanın ardından sadece derin bir of çekip hüzünlenebildim... Başkaca bir şey yapamadım. Sırıl sıklam oldu gözlerim sağnak sağnak... Buğulandı hayallerim ve yaşadıklarım... Yine de güzeldi hayat her ne pahasına olursa olsun... Ya şimdi onca yorgun geçen zamana inat tutunacağım tüm hayallerime... Yaşamalıydım, yaşamalıydım ki ölümünde yaklaştığını unutmamalıydım.(unutmamalıydık) Her defasında hırçın dalgalar gibi kıyılarıma vurdu hayat... Tüm gücümle boğuştum ama yinede dalgalar boyumu aşmıştı. Ürkütüyordu beni ama bir yerlerden başlamalıydım ama nereden...
    Daha hata yapacak lüksüm olamazdı, tüm zaman aleyhime işliyordu. Biraz durun, durun diye haykırmak geliyordu içimden. Aslında her şey o kadar objektif ki, varolmak, yaşamak ve sonra ölüm. Ve tüm bunların arasına sıkışmış, umutlar, hayaller, idealler, hüzünler, mutluluklar, sevinçler, heyecanlar, paylaşımlar... Bir oyun gibi en iyi oynayan kazanır, diğeri kaybeder, ya dabir kumar gibi... Sürükler, sürekli bir yerlere ne başı belli ne de sonu belli tamamen gizemli... O kadar çok şey yaşadım ki, ne doğru (olduğu) olduğuna inandığım ne de yanlış olduğuna... Avutmak istemedim kendimi ufak bir teselliyle... Yenilmeyecektim ama hata da yapmayacaktım. Oysa ki ne hatalar yaşandı istemeden, maloldu benliğime ve kişiliğime... İçimde ki beni yaşayamadım hiç bir zaman. Her zaman hayal dünyasında gibiydim uyanmak istemiyorcasına, çırpınıyordum ve direniyordumi sanki var gücümle... Ama yorulmuştum artık doğruları bulmak ve yaşamak istiyordum. Geçmi kalmıştım, yoksa hala çok mu erkendi acaba...
     

Sayfayı Paylaş