1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

9.sınıf İngilizce(-s,-ing ve going to kalıpları)

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Going To Kalıpları ve Örnekleri


    İngilizcede kesin olarak gelecek zamanı belirten “Future Tense”den başka yine gelecek zamanda yapılacak İşleri anlatan başka cümle şekilleri ve “tense”ler de vardır.

    “Present Continuous Tense” (şimdiki zaman) cümleleri de bazen gelecek zaman yerine kullanılır. Aynı uygulama şekli Türkçede de vardır.

    I am working tomorrow.
    Yarın çalışıyorum. (Yani çalışacağım.)

    They are coming next week.
    Onlar gelecek hafta geliyorlar. (Yani gelecekler.)

    Ayşe is leaving on Sunday.
    Ayşe pazar günü ayrılıyor. (Yani ayrılacak.)

    Şimdiki zaman zarfını kaldırıp, gelecek zamanı bildiren bir zarf kullanılırsa, şimdiki zaman cümleleri gelecek zamanda yapılacak bir iş bildirir. Türkçede de aynı tip cümleler kullanıldığı için öğrenmemiz kolay olacak.

    “to go” fiilinin “Present Continuous Tense”ine bir “infinitive” eklenerek, “to be going to” formu elde edilir. Bu çeşit cümleler, hazırlanmış veya planlanmış Işleri anlatmak için kullanılır.

    I am going to tell you a story.
    Size bir hikaye anlatacağım.

    I am going to be a doctor.
    Ben bir doktor olacağım.

    They are going to swim here.
    Onlar burada yüzecekler.

    We are going to listen to the radio.
    Biz radyo dinleyeceğiz.

    She is going to cook a soup for us.
    O, bize bir çorba pişirecek.

    Tom is going to give a speech on Sunday.
    Tom pazar günü bir konuşma yapacak.

    I am going to have a baby.
    Benim bir çocuğum olacak.
     

Sayfayı Paylaş