1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

93 Azerbaycan Darbesi

Konusu 'Tartışma' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 17 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Petrol...Medeniyetimizin gelişmesini sağlayan , hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz son derece sınırlı olması yüzünden çok kiymetli bir hammadde kaynağı. İngiliz Devlet Adamı Winston Churchill'e " bir damla petrol bir damla kandan daha değerlidir" dedirten petrol özellikle sanayilesmiş ülkeler için büyük öneme sahip. Sanayi için hammadde ve enerji kaynağı olan petrolü kontrol etmenin sağladığı büyük avantajların farkında olan dev petrol şirketleri ve bu şirketlerin gizli servislerinin dost ve Kardeş ülke Azerbaycan'da Ebulfez Elçibey'in devrilmesinde oynadıkları rolü 27 mart tarihli Türk gazetelerinden okuyalım...
    izafet.Com - 93 Azerbaycan Darbesi

    Darbeyi petrol devleri yaptı .....

    MİT' e göre, Azerbaycan'da 1993'teki Devlet Başkanı Elçibey'in devrildiği darbenin arkasında İngiliz petrol şirketi BP var. İngiliz Sunday Times gazetesi Türk Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Azerbaycan'da 1993 yılında Ebulfeyz Elçibey'e karşı yapılan darbenin arkasında dev petrol şirketlerinin olduğunu anlatan raporunu ele geçirdi. Rapora göre, bugünkü Devlet Başkanı Haydar Aliyev'i iktidara getiren darbenin perde arkasında İngiliz petrol şirketi BP ve Amerikan Amoco var.

    MİT'in raporuna göre, komisyoncular seçimle işbaşına gelmiş Azeri hükümetinin önde gelen yetkililerine Elçibey'e karşı Aliyev'e desteklemeleri için rüşvet verdiler. Bir MİT yetkilisinin söylediğine göre, BP Azerbaycan ile çok iyi bir petrol anlaşması yapmak istiyordu.

    1991 yılında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, sahip olduğu 200 milyar varil petrol rezervi ile uluslararası şirketlerin iştahını kabartıyordu. Azerbaycan pazarından pay kapmak isteyen petrol şirketleri kısa sürede Azeri mafyasıyla kol kola hareket etmeye başladılar. MİT belgelerine göre Azeri petrolünde daha fazla pay almak isteyen BP, 40 kişinin ölümüne yol açan darbenin ardından Ebulfeyz Elçibey'i indirerek KGB kökenli Haydar Aliyev'i iktidara geçirdi. Aliyev, iktidara gelince ilk iş olarak BP'nin başını çektiği konsorsiyumla "yüzyılın anlaşması" denilen 5 milyar sterlinlik anlaşmayı imzaladi. BP ve Amoco böylece Azeri petrolünü işletme hakkına sahip oldu.

    Kolombiya'dan paralı asker getirdiler...

    Eski MİT görevlisi BP yöneticileriyle petrole karşılık silah konusunda pazarlıklar yaptığını da anlattı. MİT görevlisi düzenlenen toplantıda aralarında BP'nin de bulunduğu petrol şirketlerinin Aliyev'e ve Azerbaycan başbakanına Ermenistan'a karşı destek önerdiklerini anlattı. BP'li yetkililer Kolombiya'dan getirtecekleri silahlar ve paralı askerler ile Azeriler'i Ermenistan'a karşı savaşında destekleyeceği sözü verdi. İddiaları BP de doğruladı.

    Sabah gazetesinde yayınlanan bu haber aynı gün içinde MİT tarafından yalanlansa da Sunday Times gazetesinde yayınlanan belgenin BP yetkilileri tarafından kabul edilmesi oldukça ilginçti.

    1993 darbesinin temelinde bağımsızlık yanlıları ile Moskova yanlıları arasindaki çatışmalardan yatıyordu. Bağımsız Azerbaycan'ın şair ruhlu devlet adamı Elçibey liderliğindeki bir grup ülkenin milli kaynaklarının dost ülkelerle özellikle Türkiye ile paylaşılmasını ve bu sayede uluslararası güçlere karşı bir denge oluşturulmasını savunuyordu.

    Moskova yanlısı diğer grup ise buna karşı çıkıyordu.18 Haziran 1993 günü Cumhurbaşkanlığı binasına baskın planları hazırlandı. Milli ordu kurulması konusunda Elçibey'le anlaşmazlık yaşayan Hüseyinov'un askerleri Gence'de isyan çıkardı. İsyanın üzerine çekilmeye zorlanan Elçibey, Bakü'yü terk etti. Ulusal Meclis Başkanı Aliyev Cumhurbaşkanı olurken Hüseyinov da başbakanlığa atandı.

    Bu olay uluslararası petrol şirketlerinin Azerbaycan'da gerçekleştirdikleri ilk operasyon değildi. Türk tarihinin ikinci Cumhuriyeti olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'ni de (1918-20) büyük bir operasyonla Sovyet Emperyalizminin ellerine teslim eden uluslararası petrol şirketlerinin Azerbaycan da yaptıklarını araştırmacı-yazar Raif Karadağ'ın ünlü eseri 'Petrol Fırtınası'ndan birlikte okuyalım....

    Almanlar Müttefiklerini atlatmaya çalışıyor

    " Birinci Dünya savaşı bütün şiddetiyle devam ediyordu. Bu arada yaşanan sıkıntılar sonucu Rusya'da devrim gerçeklesmiş ve yeni yönetim Brest-Litosvk antlaşması ile savşstan çekilme kararı almıştı. 1918 yılının mayıs ayında Almanlar Von Kress komutasında 3000 kişilik bir birliği Rusların da izni ile müttefikleri Osmanlı'dan habersiz Gürcistan'ın Soçi limanına intikal ettiler amaçları Batum istikametine yürüyüşe geçen Türk ordusundan evvel bu şehri ele geçirmek ve Bakü'ye dogru ilerlemekti. Iki müttefikin arasına giren şey ise harbin kaderini ve seyrini değiştirebilecek unsur olan Petroldü... Ruslar Almanların Baku'yü işgal etmelerine ses çıkarmayacaklar buna karşın petrol sahalarından belirli bir hisse alacaklardı. Bu yüzden harekete geçen Alman birlikleri Türk Genelkurmayı tarafından yakından takip ediliyordu. Türklerden önce Baku'ye varan Almanlar Türk ordusunun komutanı Yakub Şevki Paşanın sert müdahalesi sonucu Baku'yu kisa sürede terk ederken Türk ordusu da şehirde fazla kalamıyor kasım 1919'ta İran üzerinden Azerbaycan'a giren İngiliz birlikleri Baku'yu işgal ediyordu."

    Böylece 28 mayıs 1918'te kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti uluslararası petrol şirketi Royal-Dutch Shell'in kuvvetleri olan İngilizler tarafından işgal ediliyordu. 27 nisan 1920'de kızıl ordunun işgaline kadar hayatta kalan bu Türk Cumhuriyetinin başına gelenler sadece bununla sınırlı değildi...

    Azerbaycan'ı kim tanımak istemiyor?

    Yazar Raif Karadağ bu dönemde yaşanan tartışmaları bakın nasıl aktarıyor: " İngilizler Rusya daki petrol bölgelerinden çekilmekle beraber bu bölgeler üzerindeki hak iddialarından vazgeçmediler .Rusya ile yaşanan sorunu halletmek için harekete geçen İngiltere bu konuda beynimel bir konferans düzenlemesini istedi. Genova sehrinde düzenlenen konferansın Royal Dutch- Shell ile Amerikan Standart Oil Co tröstlerinin mücadeleleri ile sonuçlanacağı baştan belliydi. İngiliz ve Hollanda Petrol şirketlerinin ortaklığıyla kurulan Royal Dutch Shell elde ettikleri avantajların korunması için yeni kurulan Azerbaycan devletinin tanınmasını isterken, Rockfeller'ın sahibi olduğu Standart oil Tröstü daha sonra şaibeli bir sekilde hayatını kaybedecek olan ABD Başkanı Harding'e baskı yaparak Azerbaycan'ın tanınmamasını istiyordu.23 kasım 1920 tarihinde bu açıklamayı yapan ABD'nin bu açıklaması konferansta bomba etkisi yaratırken, ABD'liler aynı zamanda Ruslarla gizlice görüşmeler yürüterek bu bölgede daha önce satın aldıkları petrol sahalarının kendilerine birakılmasını istiyorlardı. Times gazetesinin Avrupa muhabirinin merkezine geçtiği telgraf Genova konferansını gayet iyi özetliyordu: ' Bugün Avrupa matbuati Neft (Petrol) ile doludur'"

    Komünist rejimi Shell kurtardı

    ABD ile İngiliz, Fransız ve Belçikalı temsilcilerin kendi aralarındaki sorunlardan son derece iyi yararlanan Ruslar sonunda Baku petrollerini millileştirdiklerini ilan ettiler. Ancak buna rağmen gerek İngilizler gerekse ABD hükümeti ısrarlarından vazgeçmedi. Diplomasi kurdu Britanyalılar Rusları yeni hükümetlerini tüm Avrupa'ya tanıtmak koşuluyla ikna etmeye çalışıyorlardı. Bolşeviklerin Londra Sefiri Yoldaş Krasin ile İngiltere Dışişleri Bakanlığı yetkilileri arasında yapılan gizli bir anlaşma ile Shell firması 3 yıl boyunca Baku petrollerinin alıcısı olmak koşuluyla Rusya'nın içinde bulunduğu mali krizden kurtulması için yüksek krediler temin etmeyi kabul ediyordu. Rusları bu konuda iyice ikna etmek isteyen İngilizler aynı zamanda 250 yıl boyunca Rus esareti altında inleyen Polonya ordusunu silahlandırarak Yeni rejimin üzerine gönderiyor ve Mareşal Pilsudsky komutasındaki Polonya ordusu, bolşeviklere büyük darbe vurarak Rusya içlerine kadar ilerliyordu. Baku petrollerinin başlarına bela olacağını ve yeni rejimin doğmadan öleceğini gören Komünist Parti yöneticileri İngilizlerin teklifini kabul ederken, İngilizler de tarihe 'Courson hattı' olarak geçen bir hat üzerinde Polonya ordusunu durdurmayı kabul ediyorlardı. Böylece Rusya'da kurulan Komünist düzenin ayakta kalmasını Shell firması sağlıyordu.

    Gelişmeleri yakından takip eden Rockfeller ise ABD hükümetine baskı yaparak Rus petrolünün ABD tarafından satın alınmamasını istiyordu. Bu sayede Rusları hizaya getireceğini sanan Rockfeller Rusların yaptığı gizli antlaşmadan habersiz olduğu için Rusların kısa süre içinde gardının düşeceğini bekliyordu. Ancak gelişmeler ABD'nin beklediği gibi olmadı ve 1923-26 yılları arasında Azerbaycan petrolü Avrupa'ya aktı. Daha sonra Standart oil ile anlaşan Ruslar bu sayede epey paralar kazanirken, Kafkasya'nın kahraman evlatlarının özgürlük özlemi hüsranla bitti. Azerbaycan özgürlüğünü kaybetmesi petrolcülerin bir millete vurdukları ne ilk ne de son darbedir. Petrol için dünya haritasını bile değiştirmeyi başaran Petrolcülerin yeni hedefi ise Türkiye ...

    Mustafa Aydın
     

Sayfayı Paylaş