1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Abdurrahim Karakoç (1932 - 2012)

Konusu 'Yazar / Şair' forumundadır ve damla:) tarafından 1 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. damla:)

    damla:) Katılımcı

    Katılım:
    31 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
    1932 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra köyünde bir süre marangozluk yaptı. Daha sonra belediyede muhasebeci olarak çalıştı. Şimdilerde politikayla uğraşmakta ve bir günlük gazetede köşe yazıları yazmaktadır. Günümüz âşık tarzı şiirin büyük ustalarındandır. Şiirleri değişik gazete ve dergilerde yayınlandı.

    şiir merakı küçük yaşlardan gelmektedir. Şiire merakının bir sebebi de ailesinde dedesi, babası ve kardeşlerinin şair olmasıdır. İlk yazdığı şiirleri 2 kitap olacak hacimde iken beğenmeyip yaktı ve 1958 yılından itibaren yazdıklarını 1964 yılında ”Hasana Mektuplar" ismi altında kitap haline getirdi. 1958 yılında bulunduğu kasabada belediye mesul muhasibi olarak memuriyete girdi ve 1981 Mart ayında emekli oldu.

    Şiirlerinde esas unsur olarak insanı ele alan şair, şiirleri yüzünden otuza yakın mahkemeye verildi fakat hepsinden beraat etti. 1985 yılından beri gazetecilik yapan Karakoç, bir ara politikaya girdi ve ayrıldı.

    Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı:

    'Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım'

    30 yılı aşkın bir zaman içinde kitapları baskı üstüne baskı yenilemektedir. Bilhassa VUR EMRI adlı kitap günümüz şairlerinin hiç birisine nasip olmayan kabulü görmüştür.

    KENDİ DİLİNDEN, KENDİ TARİFİ

    'Ebedî kudretin tek sahibinden alınan emir üzerine 1932 yılında dünyaya gelmişim. Çocukluğum şöyle-böyle geçti. Kıt imkânlara, kıtlık yıllarına rağmen hâlâ o günleri özlerim. Birçok kimseye o yılları anlatsam, 'Özlenecek neresi var? ' diyebilirler, amma ben hep çocukluk yıllarımı sevdim. Şiir yazmaya küçük yaşlarda başladım. Zaten bizim oralarda her genç şiir yazar. Bu tutku başka bir meşgalenin veya işin olmayışından kaynaklanıyor gibime geliyor. Ben de avareydim, boşluğumu şiirle doldurmaya çalıstım.

    Benimle şiire başlayanlar yalnızlıktan, yardımsızlıktan dökülüp gittiler.

    Bana gelince:

    Sağolsunlar, iktidarların ve muhalefetin irikıyım politikacıları, ihtilal cuntacıları, 'bilimsel' cüppeliler, entellektüel züppeler, millî soyguncular, sosyete parazitleri, sermaye sülükleri, zulüm-işkence makineleri, adalet katleden hukukçular, dalkavuklar, üçkağıtçılar v.s. hep bana yardımcı oldular. Şiir malzememi veren onlar, öfkemi bileyen onlar oldular. Yardımlarını inkâr etmiyorum, fakat teşekkür de etmiyorum.

    Dinsizlerin değil, din düşmanlarının, yani İslâm düşmanlarının da az yardımı olmadı. Bir bakıma dinî duygularımın kuvvetlenmesine vesile oldular.

    En uygun zamanda yaşadığıma inanıyorum. Yardımcılarım (!) var oldukları sürece yazmaya devam edeceğim. Allah (cc) kısmet ederse...'

    Evli ve 3 çocuk babasıydı.

    7 Haziran 2012 günü 46 gündür tedavi gördüğü Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde vefat etti.

    MİHRİBAN
    Sarı saçlarına deli gönlümü
    Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
    Ayrılıktan zor belleme ölümü,
    Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

    Yâr, deyince kalem elden düşüyor;
    Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
    Lâmbamda titreyen alev üşüyor
    Aşk, kâğıda yazılmıyor Mihriban.

    Önce naz, sonra söz ve sonra hile..
    Sevilen seveni düşürür dile
    Seneler, asırlar, değişse bile,
    Eski töre bozulmuyor Mihriban.

    Tabiplerde ilâç yoktur yarama;
    Aşk deyince ötesini arama
    Her nesnenin bir bitimi var ama,
    Aşka hudut çizilmiyor Mihriban.

    Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne;
    Kar koysa köz olur aşkın külüne...
    Şaştım kara bahtın tahammülüne;
    Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

    Tarife sığmıyor aşkın anlamı;
    Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
    Bir kör düğüm baştan sona tamamı;
    Çözemedim, çözülmüyor Mihriban.
     
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.439
    Beğenileri:
    7.366
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.922 ÇTL
    Teşekkürler. Tüm şiirlerini beğenerek okuduğum bir yazar.
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.439
    Beğenileri:
    7.366
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.922 ÇTL
    Mekanın cennet olsun büyük usta, senin gibisi az gelir bu dünyaya. Vur Emri adlı şiir kitabını bir solukta okumuştum. Allah rahmet eylesin.

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş