1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Abidin ELDEROĞLU

Konusu 'Sanatçılar, Müzisyenler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 27 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Türk ressamı (Denizli, 1901-Ankara 1974). İlk ve orta öğrenimini Denizli'de tamamladıktan sonra, İstanbul Öğretmen Okulu'nu bitiren (1926) Abidin Elderoğlu, 1930'da resim öğrenimi için Paris'e giderek, Julian Akademisi'nde Albert Laurens'ın yanında çalıştı; Andre Lhote'tan ders aldı. 1932'de Türkiye'ye dönerek uzun yıllar İzmir'de resim öğretmenliği yaptı ve çok sayıda öğrenci yetiştirdi. 1942'de düzenle*nen yurt gezisi programı çerçeve*sinde Muş'a gönderilip, bu yöreden resimler yaptı. İzmir Ressamlar Cemiyeti'nin etkin üyesi olarak, başta devlet sergileri, çeşitli karma sergi*lere katıldı. 1932'den başlayarak yurt içinde ve yurt dışında kişisel sergiler açtı, 1945'te İzmir'de Ege Ressamları Sergisi'nde birincilik, 1963 Sao Paolo İkiyıldabir Sergi*si'nde (Brezilya) onur ödülü, 1966 Tahran İkiyıldabir Sergisi'nde özel ödül kazandı. 1964'teki 25. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde Başka Dünya adlı tablosuyla ikincilik ödülü aldı.

    SANATI
    Abidin Elderoğlu'nun 1932-1942 yıl*ları arasındaki dönemi, büyük bo*yutlu simgesel nitelikli tablolar ile klasik denebilecek peyzaj ve natür*mortları içerir. Doğaya bağlı renkçi bir anlayış, bu dönemini belirleyen özelliklerin başında gelir; desenin doğru anlamda renkle bütünleşen etkinliği, ciddi bir atölye anlayışın*dan kaynaklanır. Kübist yönelişleri fazla abartmadan dozunda kullan*dığı birkaç etüdü dışında, Fransa'da eğitim gördüğü Lhote estetiğini benimsemediği söylenebilir. 1950'lerden sonra çizgiyi, kaligrafik bir kompozisyon düzeni içinde uyumlu kavisler, dolu ve boş biçim*lerle uyguladığı bir dizi çalışmasın*da eski Türk yazısından esinlenen Abidin Elderoğlu, bu yönüyle çağ*daş Türk resmindeki soyut eğilimlerin içinde bulundu
     

Sayfayı Paylaş