1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ABOVE & OVER

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve dderya tarafından 4 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Bu iki sözcük, anlam olarak aynı gibi görünse de, kullanım açısından farklılıklar gösterir:

    1. Above ve over, “üzerinde, üstünde, üzerine, üstüne” anlamlarında kullanılır. Above, bu anlamda daha yaygındır:

    The water came up above/over our knees.
    Su, dizlerimizin üzerine çıktı.


    Can you see the plane above/over the building?
    Binanın üzerindeki uçağı görebiliyor musun?



    2. Eğer kastedilen şey, bir başka şeyin gerçekten üzerinde değil de, üst tarafında ise above kullanılır:

    We’ve got a little house above the lake.
    Gölün üst tarafında küçük bir evimiz var. ( … over the lake denmez.)


    3. Bir şey başka bir şeyi kaplar ya da ona değerse over tercih edilir:

    There is cloud over the North of Spain.
    İspanya’nın kuzeyi üzerinde bulut var.


    He put on a jacket over his pyjamas.
    Pijamasının üzerine ceket giydi.



    Bir şey başka bir şeyi boydan boya kaplıyorsa over ya da across kullanılır:

    The plane was flying over/across France.
    Uçak Fransa üzerinde uçuyordu.


    Electricity cables stretch over/across the fields.
    Elektrik kabloları tarlalardan geçiyordu.



    4. Sıcaklık ve yükseklik ölçülerinde above kullanılır:

    The temperature is four degrees above zero.
    Sıcaklık, sıfırın üstünde dört derece.


    The summit of Everest is about 8000 metres above sea level.
    Everest’in zirvesi, deniz seviyesinden yaklaşık 8000 metredir.



    5. Yaş ve hızdan söz ederken ve “-den daha fazla” anlamında over (above değil) kullanılır:

    You have to be over 18 to see this film.
    Bu filmi seyretmek için 18’den büyük olman gerekir.


    The police said the man was driving at over 210 kph.
    Polis, adamın saatte 210 km’den daha hızlı gittiğini söyledi.


    There were over 400 people at the concert.
    Konserde 400’den fazla insan vardı.


    6. Kitap ve gazetelerde above, “daha önce belirtilen, yukarıda sözü geçen” anlamlarında kullanılır:

    The above rules and regulations apply to all students.
    Yukarıda sözü edilen kurallar ve yönetmelik tüm öğrenciler için geçerlidir.


    See over, “sonraki sayfaya bakın” anlamında kullanılır:

    There are cheap flights at weekends: see over.
    Hafta sonları ucuz uçaklar var: Sonraki sayfaya bakın.
     

Sayfayı Paylaş