1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Acaba Oruçlarımız Hangi Cinsten?

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Acaba Oruçlarımız Hangi Cinsten?

    Biz oruç tutmuş olmanın verdiği huzur ve saâdet içinde mübarek günleri yaşarken, acaba hiç düşünmüş müyüz :

    Nasıl oruç tutuyoruz?


    Diyeceksiniz ki :

    - Orucun da nasılı olur mu? Normal oruç tutuyoruz işte. Orucu bozucu şeyleri yemiyor, içmiyor, kitaplarda orucu bozucu olduğu bildirilen hususlardan uzak duruyoruz.

    - Doğrudur. Orucu bozucu şeylerden uzak kalınca oruç tutulmuş, borçtan kurtulunmuş olunur. Ancak böylesi oruç (avam) orucudur. Bir de (havas), ondan sonra da (havassü'l-havas) orucu vardır. Acaba bunlardan da hissemiz var mı? Yoksa sadece (avam) orucu ile mi iktifa etmiş oluyoruz?

    Üç türlü oruç vardır:

    Avâmın orucu, havâs'ın orucu, havassü'l-havas'ın orucu.


    1- Avâmın orucu bizimkidir. Sadece orucu bozucu yemek-içmek gibi maddî şeylerden kaçınırız.

    2- Havas'ın orucu sadece bunlardan kaçınmakla kalmazlar. Onlar bütün (uzuvlarıyla) oruçludurlar. Meselâ, oruçlu ağızlarıyla asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, birinin ayıbına bakmazlar, bilseler bile açıklamazlar. Ayaklarıyla haram yola gitmezler. Elleriyle haram şey tutmazlar. Yani özel bir hayatları olur oruçlu iken...

    3- Havassü'l-havas'ın oruçları ise, aynı şeyleri yaptıkları gibi kalpleriyle de aynı titizliğe sahip olurlar. Kalblerine Allah'tan, Allah rızasından gayrı birşey getirmemeye gayret gösterirler.
    Mübah olan dünyevî sohbetler bile onlara orucu bozucu hallerden sayılır. Gönüllerine dünya endişesi sokmazlar. Âhiret saâdetinden gayrı şeyi akıllarına getirmemeye ehemmiyet verirler. Şayet dünya endişesi, para arzusu, mal, can hissi kalblerine gelirse çok üzülürler, oruçlarını yaraladıklarını kabul ederler...

    Şimdi, sizler, bizler, yani hepimiz bir düşünelim :

    - Orucumuz kimin orucu cinsindendir? Avam'ınkinden mi? Havas'sınkinden mi, yoksa siz daha da ileri gitmişsiniz de havassü'l-havas'ın orucundan mı nasiplisiniz?

    İsterseniz bir deneyin. Siz de muayyen bir zaman gayret edin. Havas orucu tutun. Sadece yiyip içmeyi değil, gıybeti, çekememezliği, hasedi, münakaşayı ve kötü düşünceyi de terketmeye çalışın. Kalbinizi dünya sevgisinden tecrid edin, bütün varlığınızla, âhireti düşünmeye yönelin! Bakalım neler hissedeceksiniz?

    İmam-ı Gazalî Hazretleri, sadece avam orucu tutan iki kadının, Resûlüllah'a gelerek susuzluğa dayanamayıp, oruçlarını bozmak istediklerini anlattığı bir kıssada söze şöyle devam eder:

    - Hazret-i Resûlüllah, bu kadınlara: "Tükürün bakayım" dedi. Onlar tükürdüklerinde ağızlarından kıpkırmızı kan çıktığını gördüler. Resûlüllah (sav) buyurdu ki:

    - Sizi susatan oruç değil. Müslüman kardeşinizin yediğiniz etidir. Gıybetini etmiş, etini yemişsiniz. İşte bu kan da o etin kanıdır. Orucu sadece midenizle değil, ağızlarınızla, dilinizle, kalbinizle de tutun ki, kurtulasınız" buyurmuştur.

    Rabbim hakkıyla oruç tutanlardan eylesin inşAllah..

    Sevgi Selam ve DUA ile...
     

Sayfayı Paylaş