1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Acele Karar Vermek

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 8 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Çin düşünürü Lao Tzu nun çok sevdiği bir öyküdür. Bir köyde ihtiyar bir adam varmış.. Çok fakirmiş ama dillere destan bir beyaz atı yüzünden kral bile onu kıskanırmış.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. -Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı dermiş hep..
    Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın başına toplanmış

    -Seni ihtiyar bunak.. Bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi.

    Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın demişler..

    İhtiyar,

    -Karar vermek için acele etmeyin. Sadece At kayıp deyin. Çünkü gerçek bu.. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez..

    Köylüler ihtiyar adama kahkahalarla gülmüşler. Ama aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansızın dönmüş.. Dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Köylüler, ihtiyar adamın etrafına toplanıp özür dilemişler..

    -Sen haklı çıktın.. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için.. Şimdi bir at sürün var..

    -Karar vermek için gene acele ediyorsunuz. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?..

    Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler açıktan ama, içlerinden

    -Bu herif sahiden bunamış.. diye geçirmişler..

    Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara..

    -Bir kez daha haklı çıktın. Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın demişler..

    İhtiyar

    -Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz. O kadar acele etmeyin.

    Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu.. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru.. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez..

    Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler..

    -Gene haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..

    -Siz erken karar vermeye devam edin. Oysa ne olacağını kimseler bilemez.

    Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor. Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlarmış:


    Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.
     
  2. gizemce

    gizemce Katılımcı

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    173
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    student
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    0 ÇTL
    güzeldii
     
  3. gizemce

    gizemce Katılımcı

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    173
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    student
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    0 ÇTL
    adam doğru söylemiş acele karar vermemeliyiz
     
  4. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.433
    Beğenileri:
    7.362
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.873 ÇTL
    Bu yazıyı bugün nette dolaşırken tesadüfen gördüm ve özellikle son bölümü bugün çok etkiledi beni. Efsanemidir yoksa kıssadan hisse tarzında mı anlatılmış bilemiyorum ama herkesin altı çizili satırları bir kez daha okumasını tavsiye ediyorum.
     
  5. Gizemli Cadi

    Gizemli Cadi Forum Gururu

    Katılım:
    17 Mart 2009
    Mesajlar:
    2.531
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Öğretmen diyolar bana sıradışı olsamda
    Yer:
    Cadilar FAN Klüp
    Banka:
    7 ÇTL
    Her gecenin bir sabahı her sabahında bir gecesi vardır..
     

Sayfayı Paylaş