1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Açık Nedir?

Konusu 'Türkçe Sözlük' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Açık Nedir?

    İsim
    1 . Bir gereksinimin karşılanamaması durumu:
    "Bütçe açığı."- .
    "Ülkenin doktor açığı."- .
    2 . Belli bir yerin biraz uzağı:
    "Tren yolu nehrin açığından geçer."- .
    3 . Denizin kıyıdan uzakça olan yeri:
    "Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır."- B. Necatigil.
    4 . (sıfat) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı:
    "Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik."- R. N. Güntekin.
    5 . (sıfat) Engelsiz, serbest:
    "Açık yol."- .
    6 . (sıfat) Örtüsüz, çıplak:
    "Yolcuların hepsi indikten sonra Mehmet Akif göründü, beni açık başıyla selamladı."- A. Kabaklı.
    7 . (sıfat) Boş:
    "Kâğıtta açık yer kalmadı."- .
    8 . (sıfat) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal:
    "Açık kadro."- .
    9 . (sıfat) Aralığı çok:
    "Açık adımlarla."- .
    10 . (sıfat) Çalışır durumda olan:
    "Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar."- Ö. Seyfettin.
    11 . (sıfat) Kolay anlaşılır, vazıh:
    "Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim."- R. N. Güntekin.
    12 . (sıfat) Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen:
    "Bu adamın her işi açıktır."- .
    13 . (sıfat) Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen:
    "... her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o."- T. Buğra.
    14 . sıfat Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı:
    "Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu."- Ö. Seyfettin.
    15 . (sıfat) Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.).
    16 . (zarf) Belirgin bir biçimde:
    "İnsan mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?"- M. Yesari.

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
    • (birini) açığa çıkarmak
    • (bir şeyi) açığa çıkarmak
    • (bir durumu) açığa çıkarmak
    • (bir durum) açığa çıkmak
    • (bir durumu) açığa vurmak
    • (birinin) açığı çıkmak
    • açığını aramak
    • açığını bulmak
    • açığını kapamak (veya kapatmak)
    • açık ağız aç kalmaz
    • açık düşmek
    • açık kapamak
    • açık kapı bırakmak
    • açık konuşmak
    • (birine) açık olmak
    • (bir yer, birine) açık olmak
    • açık söylemek
    • (birini) açıkta bırakmak
    • açıkta kalmak (veya olmak)
    • açık tutmak
    • açık vermek
    • açık yaraya tuz ekilmez


    Birleşik Sözler
    • açık açık
    • açık ağıl
    • açıkağız
    • açık ağızlı
    • açık alan
    • açık ara
    • açık artırma
    • açık bilet
    • açık bono
    • açık bölge
    • açık büfe
    • açık celse
    • açık ciro
    • açık çek
    • açık deniz
    • açık devre
    • açık dolaşım sistemi
    • açık durum
    • açık duruşma
    • açık düşmek
    • açık eksiltme
    • açık elli
    • açık fikirli
    • açık giyim
    • açık görüş
    • açıkgöz
    • açık gri
    • açık hava
    • açık hece
    • açık hesap
    • açık imza
    • açık işletme
    • açık kahverengi
    • açık kalp ameliyatı
    • açık kalpli
    • açık kapı
    • açık kart
    • açık kestane
    • açık kırmızı
    • açık kredi
    • açık liman
    • açık lise
    • açık maaşı
    • açık mavi
    • açık mektup
    • açık ordugâh
    • açık oturum
    • açık oy
    • açık öğretim
    • açık önerme
    • açık pazar
    • açık pembe
    • açık piyasa
    • açık poliçe
    • açık raf
    • açık rejim
    • açık saçık
    • açık saman rengi
    • açık sarı
    • açık sayım
    • açık seçik
    • açık senet
    • açık sözlü
    • açık şehir
    • açık taşıt
    • açık teşekkür
    • açık tohumlular
    • açık toplum
    • açık tribün
    • açık yara
    • açık yeşil
    • açık yol
    • açık yürekle
    • açık yürekli
    • açık zaman
    • ağzı açık
    • alnı açık
    • bahtı açık
    • başı açık
    • eli açık
    • gözü açık
    • kapısı açık
    • sağ açık
    • sofrası açık
    • sol açık
    • ucu açık
    • uğuru açık
    • yarı açık cezaevi
    • açığa alınmak
    • açığa almak
    • açıktan açığa
    • bütçe açığı dış
    • ticaret açığı
     

Sayfayı Paylaş