1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Açmak Ne Demektir?

Konusu 'Türkçe Sözlük' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Açmak Ne Demektir?

    1 . Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek: "Kapıyı açıp içeri giriyorum."- A. Ağaoğlu.
    2 . Engeli kaldırmak: "Karla kapanan yolu açmak."- .
    3 . Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak: "Kadın hamalı dışarı çıkardı, sonra çantasını açıp birkaç lira çıkardı."- M. Ş. Esendal. "Masayı açıp daha büyük hâle getirdi."- .
    4 . Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak.
    5 . Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak: "Su borusunu açmak."- .
    6 . Alanını genişletmek: "Anıtın çevresini açmak."- .
    7 . Birbirinden uzaklaştırmak: "Kollarını açtı."- .
    8 . Yarmak: "Çıbanı açmak."- .
    9 . Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak: "Yumağı açmak."- .
    10 . Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak.
    11 . Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek.
    12 . Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak: "Dönüş yolunda radyoyu açtık."- E. Şafak.
    13 . Alışverişi başlatmak: "Bakan, tütün piyasasını açtı."- .
    14 . Rengin koyuluğunu azaltmak: "Bu boyayı biraz daha açmalı."- .
    15 . Yakışmak, güzel göstermek: "Bu renk odayı açtı."- .
    16 . Ferahlık vermek.
    17 . Beğenmek: "Burası beni açmadı, başka yere gidelim."- .
    18 . Bir konu ile ilgili konuşmak.
    19 . (-i, -e) Avunmak veya danışmak için söylemek, içini dökmek: "Size derdimi açmaya geldim."- F. R. Atay.
    20 . (nsz) Yapmak, düzenlemek: "Sınav açmak."- .
    21 . (nsz) Ayırmak, tahsis etmek: "Senin için üst katta bir oda açtık."- .
    22 . Görünür duruma getirmek: "Kollarını, göğsünü açmış."- .
    23 . (nsz) Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak.
    24 . Satranç, poker vb. oyunları başlatmak.
    25 . (nsz), mecaz Geçit sağlamak: "İki oda arasına kapı açtık."- .
    26 . mecaz Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek: "Öğretmen sürekli konuşuyor, öğrenciyi açmak istiyordu."- .
    27 . eskimiş Savaşla almak, fethetmek.

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
    • aç gözünü, açarlar gözünü
    • açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna
    • açtı ağzını, yumdu gözünü


    Birleşik Sözler
    • yivaçar
     

Sayfayı Paylaş