1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Adaçayı

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Diğer İsimleri: Tıbbî adaçayı, Dişotu..

    Latince Adı: Salvia Officinalis.

    Bitki: Haziran-Temmuz aylarında genellikle mavi mordan yeşilimsi beyaza kadar değişen renklerde çiçekler açan, ortalama 50 cm boyunda güzel kokulu bir bitkidir. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.

    Yetiştiği Yerler:
    Orta Avrupa ve Balkanlarda, Akdeniz bölgesinde yabani olarak bulunur. Yurdumuzda ise Bahçelerde yetiştirilir. Akdeniz kıyılarında nadiren yabani türlere rastlanabilir. Adaçayı adı geniş bir bitki ailesini içermekte ve sadece Anadolu'da 80 kadar değişik adaçayı türü bilinmektedir.

    Tarihçe: Adaçayı yapraklarının en eski çağlarından beri tedavi alanında kullanıldıkları anlaşılmaktadır. Zaten bitkinin bilimsel adı Salvia, latince salvere yani korumak, muhafaza etmek kelimesinden gelmektedir. Orta Çağda adaçayı her derde deva olarak kabul ediliyordu. Hatta olay eksajere edilerek "Bahçesinde adaçayı yetişen bir kimse niçin ölüyor?" anlamında latince bir özdeyiş bile kulaktan kulağa yayıl- mıştır. Yine 10. ve 17. y.y.larda devamlı kullanımın ölümsüzlüğü sağlayabileceği şeklinde çok mübalağalı iddialar bile ortaya atılmıştır. Ter kesici etkisi için eskiden verem hastalarına bu amaçla verilmekteydi.

    Kullanılışı: Adaçayı yaprakları mayıs-haziran ayları içinde bitki henüz çiçek açmadan toplanır ve temiz, gölgelik bir yere serilerek kurutulur. Kuru yapraklar adından da tahmin edilebileceği gibi suyla kaynatılarak içilir. Bazı yörelerde içecek olarak da tüketilir. 80 gram adaçayı 1 lt su içinde haşlanır.

    İçindeki Maddeler: Tanen, asid saponin, glikozidler, acı madde ve uçucu yağ taşımaktadır. Uçucu yağda tuyon, sineol, borneol, pinen maddeleri mevcuttur.

    Tıbbî Etkiler: Acı tadı sebebiyle iştah açar, hazmı kolaylaştırır ve barsak gazlarını giderir. Hazımsızlık için 1 It. suya 3 tutam adaçayı 1 tutam nane ve 1 tutam papatya konarak kaynatılır. Pekmez ile tadlandırılarak gün içinde içilir. Tanen maddesinden dolayı hafif kabız ve kuvvet vericidir. Sadece yapraklarından yapılan çay, idrar ve adet kanamalarını söktürür, ayrıca anne karnında hayatını kaybetmiş ceninlerin düşmesini kolaylaştırır. Uçucu yağının içerdiği maddeler ferahlatıcı, rahatlatıcı, teskin edici ve antiseptik yani mikrop öldürücüdür. Bu nedenle ağız ve boğaz iltihaplarında, anjinlerde gargara olarak kullanılmaktadır. (Adaçayı bu alanda büyük önemi haizdir.) Gargara olarak kullanmak için bir çay kaşığı kuru yaprak bir bardak kaynamış suya atılıp yarı yarıya su ve sirke birlikte kullanılabilir. Gargara ılık olarak yapılmalı ve 2 saatte 1 uygulanmalıdır. Yine bu hususiyeti sebebiyle harici olarak derideki yaralarda adaçayı ile pansuman yapılabilir. Yapraklarından su buharı distilasyonu ile elde edilen saf uçucu yağ yüksek dozlarda öldürücü bir zehirdir. Adaçayı sıkılarak elde edilen öz balla karıştırılıp içilirse damar büzücü etkisi sebebiyle kanamaları durdurulabilir. Bu amaç için uygulanan doz genelde 3 çay kaşığıdır. Şeker hastaları için hafif kan şekerini düşürücü etkisi mevcuttur. Yazın adaçayı ilave edilerek hazırlanmış banyolar vücudu rahatlatır ve zindelik verir.
     

Sayfayı Paylaş