1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Adet Öncesi Gerginlik Sendromu (Premenstruel Sendrom PMS)

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 14 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Premenstruel sendrom (PMS) kadınlarda adet öncesi dönemde, adetten yaklaşık 1 hafta önce başlayan ruhsal ya da fiziksel birtakım sıkıntılara ve gerginliklere verilen isimdir. Bu belirtiler genellikle adetin başlamasına bir hafta kala ortaya çıkar ve adet görülmesiyle birlikte sıkıntılar azalır ve birkaç günde kaybolur.
    Adet öncesi sıkıntıları özellikle yetişkin üreme çağındaki kadınların karşılaştıkları bir sorundur ve bazen normal hayatını engelleyebilen bir durumdur. Her yıl yaklaşık 12 kez adet gören bir kadın için her 7-10 gün gibi sıkıntılı bir dönem yılda toplam 3-4 ay sıkıntılı bir dönemi ifade eder ki bu büyük bir rakamdır yaşamda ve kişinin hayat kalitesini oldukça düşürmektedir.
    Kadınların yaklaşık % 5'inde Premenstruel sendrom (PMS) olur.
    Yapılan araştırmalarda kadınların yaptıkları trafik kazalarının,evde veya iş yerinde yaptıkları kazaların ve işlenen suçlar ile yaşanan tartışmalarının çoğunun da bu döneme rastladığını ortaya koyulmaktadır. Amerika'da Holloway Hapishanesi'nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, kadın suçlarının yüzde 93'ü bu adet öncesi dönemde işlenmektedir. Ayrıca bazen bu dönemlerde kadınlar ağır depresyonlar geçirebilmektedirler.
    Gene Amerika'da yapılan bir istatistiksel çalışma bu ülkede kadınların adet öncesi dönemlerinde daha fazla suç işlediklerini ortaya koymaktadır. Aynı raporda tıbbi ya da psikiyatrik bir hastalık nedeniyle hastaneye yatırılan, intihara teşebbüs eden kadınların, çocuklarını normalde önemsenmeyecek ufak bazı şikayetler nedeniyle doktora götüren kadınların önemli bir kısmının adet öncesine yakın günlerde oldukları görülmektedir.
    Kısacası ciddiye alınması gereken bir durumdur, kadının işini, sosyal ilişkilerini ve aile yaşantısını ciddi boyutlarda etkileyebilmekte, anne, babası evli ise kocası ve çocukları ve iş arkadaşları bu durumdan etkilenmektedir.
    Kadınlardaki bu durum erkeklere oldukça yabancı gelen bir durumdur ve bu durumu anlayamadıkları için bazen eşlerini huysuzluk, şımarıklık veya kapris yapmakla suçlayabilirler, oysaki en önemli şeylerden birisi ve gerekli olan şey anlayış ve destek olmaktır. Bu durumlarda, erkeğin eşine karşı anlayışlı olması ve haklı olduğu yerde bile haksızlığı kabullenip susmayı bilmesi gerekebilir.
    Adet öncesi yaşanan normal gerginlikler ile 'Adet Öncesi Gerginlik Sendromu'nu ayırmak gerekir.
    Tüm premenstruel (adet öncesi ) belirtiler sendrom değildir!
    Pre Mentural sendrom kadının yaşantısını derinden etkileyen sosyal bir durum olarak kabul edilebilir.
    Hemen hemen her kadın adet öncesi bir gerginlik ve huzursuzluk yaşar ancak bu durum onun günlük hayatını çok etkilemez.
    Bu belirtiler kadınların yarısından daha azında rahatsız edici, ancak dayanabilecek şiddette olurken, %5 kadın oldukça şiddetli belirtiler hisseder.
    Pre Menstural Sendrom tanısı koymak kolay değildir. Adet öncesi dönemde bazı şikayetlerle başvuran her kadına Pre Menstural Sendrom tanısı koymak, kadının gereksiz yere bazı tedavilere ve bunların yan etkilerine maruz kalması anlamına geleceğinden ancak belli bazı kriterleri taşıyanlara Pre Menstural Sendrom tanısı konur.
    Pre Mentural Sendrom tanısını kadınlar genellikle kendi kendilerine koyarak doktora başvururlar. Ancak bu kadınların bir çoğunda ya abartılmış premenstruel belirtiler söz konusudur, ya da başka bir hastalık vardır. Tanının düzgün koyulup, tedavinin doğru bir şekilde verilebilmesi için komple bir jinekolojik sorgulama ve muayene yapılmalı, bazı destekleyici laboratuar tetkikleriyle tanıya gidilmelidir.
    Jinekolojide bu kriterler şöyledir:
    1- Belirtilere neden olacak bedensel bir bozukluk bulunmamalıdır.
    2- Su toplanması, huzursuzluk, depresyon, gerilim gibi belirtiler bulunmalıdır.
    3- Belirtiler menstural dönemin ikinci yarısında ortaya çıkmalıdır.
    4- Menstural dönemin ilk yarısında en azından 7 günlük belirtisiz bir dönem bulunmalıdır.
    5- Birbirini izleyen 3 adet döneminde belirtilerin olması gerekir.
    6-Belirtiler kişinin bedensel ve ruhsal yaşantısını bozacak şekilde olmalıdır.
    Adetten önceki hafta başlayan ve adetten sonra kaybolan belirtiler (sıkıntı, sinirlilik, ödem, ruhsal bozukluk, vs.) sizin ailevi ilişkilerinizi, sosyal yaşantınız, iş ilişkilerinizi etkiliyor, bunları bozuyor, hayat kalitenizi düşürüyor, düşünce bozukluğu, şiddete eğilim yaratıyor ise ve son bir yıldır azalmayıp devam ediyor veya artıyorsa bunu '' adet öncesi gerginlik sendromu'' olarak kabul etmek gerekir.
    Kadın yapısı oldukça değişik ve karmaşıktır. Kadınlar hayatımızın bir parçasıdır ve onlarsız bir yaşam olamayacağına göre (anne, eş, sevgili, kardeş veya iş arkadaşı veya dost veya veya) kadının doğasını anlamak toplumun her bireyi tarafından gereklidir. Kadınlarla iletişimimizi sağlıklı bir şekilde yürütebilmek içinde 'adet öncesi gerginlik sendromu' hakkında da bilgi sahibi olmamız gerekir.

    Prementural Sendrom (PMS) belirtileri nelerdir?
    Pre Menstural Sendrom bazen tüm vücut sistemlerini ağır şeklinde etkileyebilir ve bu durumda her organa ait belirtiler meydana gelebilir.
    PMS belirtileri hafif adet öncesi belirtileri şeklinde olabilir, doktora başvuracak kadar, ancak dayanılabilir şiddette olabilir ve iş kaybına, sosyal ilişkilerde sorunlara, kişide depresyona yol açacak kadar şiddetli olabilir.
    Bu sendrom genelde adetten üç,dört gün önce baş ağrısı, gerginlik ve sinirlilik, yorgunluk, bunalma ve eklem ağrılarıyla kendini gösterir.
    Bulantı-kusma, kabızlık, ishal, iştah artışı, aşırı susama, alkole tahammülsüzlük, çarpıntı, baş dönmesi, sersemlik hissi, akne (sivilce) ortaya çıkması da sıkça görülen belirtilerdir.
    Kadınların bazılarının cinsel istekleri adet öncesi dönemde artar. Bazılarında cinsel arzu adetten hemen sonra arttığı gibi, bazıları da en yoğun cinsel duyguları adet sırasında yaşamaktadır. Kadınların cinsel istekliliğinin bu tür bir devresel özelliği olduğu doğrudur ama bu hem kadından kadına hem de her kadın için aydan aya değişir. Bu kültürden kültüre görede farklılık gösterir,adet kanamasının pis olduğunu kabul eden toplumlarda bu istekler genelde baskılanmaktadır.
    Adet öncesi dönemin bedensel en belirgin özelliklerinden biri vücutta aşırı su tutması (ödem) ve vücudun bazı yerlerinin şişmesidir. Bu dönemde vücutta tutulan fazla suyun miktarı 2-3 kiloya kadar çıkabilir. Biriken ödem bütün vücuda yayılmakta ve pek fark edilmemektedir, adet öncesi anlaşılamayan kilo artışının nedeni de bu su tutulmasıdır.Vücutta su birikmesine, progesteron hormonu neden olmaktadır. Su tutulumu bazen belirli organ ve bölgelerde yoğunlaşmakta, yüzde, ayak bileklerinde, göğüslerde ya da karında şişkinlikle kendini göstermektedir. Adet öncesi karın şişkinliğinin nedeni de budur. Bu ödemin beyni de etkilediği düşünülmekle beraber kesin bir kanıt olmamasına rağmen, kadında görülen ağrı ve sıkıntı gibi belirtilerin nedeni ödemin beyni etkilemesi olabilir.
    Memelerin dolgunlaşması, büyümesi ve ileri derecede hassaslaşması şeklinde meme belirtileri olabilir.
    İlginç olarak genelde adet öncesi dönemi sıkıntılı yaşayan kadınların adet sırasında çok az ya da hiç sancı çekmemeleri, buna karşılık sıkıntısız bir ön dönem geçiren kişilerinse genellikle kanamalarının sancılı olmasıdır.
    Pre Menstural Sendrom'un ruhsal belirtileri depresyon, yorgunluk hissi, aşırı uyuma veya uyku bozukluğu, çevreye ilginin azalması, duygu durumunda dalgalanmalar, sinirlilik, huzursuzluk, gerginlik, asabileşme, üzüntü hali, öfke, dikkat azlığı, depresyon, şiddete eğilim şeklinde olabilir.

    Prementural Sendrom kimlerde görülür?
    Üreme çağındaki kadınlarda görülür, çok çok nadir olarak ergenlik döneminden önce ve menopozda da görülebilir.
    Çoğunlukla 30-45 yaş arası kadınlarda olmakla beraber doğurgan kadında her yaşta olabilir.
    Aileden geldiği yani anne veya kız kardeşlerinde de bu şikayeti olan kişilerin bu sendroma daha fazla sahip oldukları görülmektedir.
    Irk veya fiziksel özellikler veya sosyal sınıfın veya kültür düzeyinin farklılık gösterdiği görülmemektedir.
    Tedavide ''doktor tarafından uygun görülerek doğum kontrol hapı verildiği gibi, bazı doğum kontrol hapı kullananlarda adet öncesi belirtiler şiddetlenebilir ve pre menstural sendrom halini alabilir.

    PMS neden olur?
    PMS'nin nedeni tam olarak belli değildir.
    - Mineral yetersizliği (magnezyum, çinko),
    - Vitamin yetersizliği (A, B vitaminleri),
    - Hormonal dengesizlik (progesteron yetmezliği ve diğer bazı hormonal bozukluklar),
    - Kan şekerinin düşük olması,
    - Vücutta aşırı sıvı tutulumu,
    - Beyindeki bazı kimyasal ileticiler,
    - Bastırılmış cinsel arzu,
    - Psikolojik nedenler
    üzerinde durulmaktadır.

    Pre Menstural Sendromda Tedavi
    Pre menstural sendrom kadının kadınlığı gereği kanıtlamak zorunda olduğu bir durum değil, yardımcı olunabilinecek ve de olunması gerekli bir düzensizliktir.
    Burada yapılması gereken şey bir kadın hastalıkları uzmanına baş vurmaktır. Hekiminiz sizi ciddi bir sorgulamadan ve muayeneden ve de gerekirse laboratuvar tetkikinden geçirip, değerlendirecek, Psikiyatrist bir doktorla beraber ilaçlı veya ilaçsız tedavinizi düzenleyecektir. Kendi başınıza yapmaya kalktığınız her şey size belki daha fazla zarar verecektir.

    İlaç Dışı Tedavi Yöntemleri
    Nedeni tam olarak bilinmeyen bu sorunla ilgili tedavi şekilleri de değişkendir. Adet öncesi sıkıntısının kesin sonuç veren, etkili bir ilacı henüz bulunamamıştır.
    Belirtileri hafif ya da orta şiddette olan hastalar ilaç tedavisi dışında alınabilecek önlemlerden iyi fayda görebilirler.
    - En önemlisi psikolojik destektir, kadına yaşadıkları hakkında bilgi verilmesi gerekir.Bunun bazı kadınlarda olabildiği, belirtilerin giderek kötüleşmeyeceğini, aksine yaşı ilerledikçe azalacağını, olayın hormonlara karşı dokuların bir tür hassas cevabı olduğunu, birçok kadında bu belirtilerin olduğunu ve tedavisi olan bir hastalık olduğunu bilmesi önemlidir.
    - Kafein (kahve, çay, çikolata, kola ve bazı ağrı kesicilerde bulunur) Pre menstural sendroma bağlı baş ağrılarının ve meme ağrılarının kötüleşmesine neden olabilir.
    - Meme hassasiyeti için memeleri alttan iyi destekleyen bir sütyenin gece ve gündüz kullanılması önerilir.
    - Sigara kullanmama
    - Pre menstural sendrom'lu kadınlar siklusun ikinci yarısında (yumurtlama sonrasında) alkole karşı aşırı duyarlılık geliştiğinden bu günlerde alkol alınması belirtilerinin artmasına neden olabilir.
    - Düzenli egzersiz Pre menstural sendrom (PMS) belirtilerini hafiflettir. Muhtemelen bu durum egzersizin beyin endorfin seviyesini artırıcı özelliğine bağlıdır. Ayrıca vücudun oksijenlenmesini arttırır.
    - Düzenli ve yeterli uyku
    - Stresssiz sağlıklı ve düzenli yaşam
    - Gevşeme teknikleri meditasyon veya yoga gibi yöntemler faydalıdır.
    - Şişmeleri (ödem)olanlar için sigara azaltılmalı veya bırakılmalıdır çünkü nikotin vücutta su tutan hormon salgısını uyarır. Sol tarafa yatılarak uyunması genel vücut ödemi olanlarda faydalıdır.
    - Gerekirse tuz kısıtlanması
    - Gene diyette kırmızı et azaltılmalı,balık,sebze ve meyveler tercih edilmelidir.
    - Hobilerle ilgilenmek önemlidir.

    İlaçla Tedavi Yöntemleri
    Yukarıdaki önlemler yetersiz olduğunda veya baştan beri şiddetli seyreden PMS durumlarında ilaçla tedavi yapılır.
    Bazı hastalarda doğum kontrol hapları kullanımı Pre menstural sendrom (PMS) belirtilerini arttırabilir, arttırıyorsa kullanılmamalıdır, bazı hastalarda ise kullanımı fayda sağlar. Başta suçlanan faktörler yumurtlama hormonları olduğundan, yumurtlamayı baskılayan gebelikten korunma hapları ve buna benzer ilaçlar da tedavi amacıyla verilmektedir.
    Kalsiyum, magnezyum ve B vitaminlerini (özellikle B6) içeren vitamin hapları verilebilir.
    Su tutulması (ödem) tedavisinde bazı idrar söktürücüler kullanılabilinir.
    Ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar şikayetler başladığında düzenli olarak kullanıldığında adet sancısı gibi belirtileri olan kadınlarda faydalı olabilmektedir.
    Meme hassasiyeti için memeleri alttan iyi destekleyen bir sütyenin gece ve gündüz kullanılması önerilir, kafein alımının kısıtlanması, sigara içilmemesi çoğu hasta için yeterli olur. Gıdalarda yağın azaltılması, idrar söktürücüler ve A, B, E vitamini kullanımı da bazı hastalarda olumlu sonuçlar verir. Gerekli durumlarda danazol ve bromokriptin gibi bazı ilaçlar da kullanılabilir. Hastalarda mastalji (meme ağrısı) tanısı konurken diğer meme ağrısı nedenlerinin ortaya çıkarılması için komple bir meme muayenesi yapılmalıdır.
    Tüm yöntemler başarısız kalındığında yumurtalıklarla beraber rahim ameliyatla çıkarılır. Bazı yeni ilaçlar (GnRH analogları) sayesinde bu uygulama pek kullanılmamaktadır.
    Bazı hormon ilaçları (GnRH analogları) kullanılarak yumurtalıkların görevlerini yapmaları engellenerek östrojen ve progestron salgısını durdurulur. Uzun süre kullanıldıklarında kemik erimesi gibi ciddi sonuçlar doğurabileceklerinden tedavi süresi uzayacaksa beraberinde östrojen takviyesi yapılır.

    Ruhsal Belirtiler için Tedavi
    Ruhsal belirtiler basit duygusal dalgalanmalar şeklinde olabileceği gibi, ağır depresyon şeklinde de ortaya çıkabilir. Tedavide antidepresan ilaçlar ve gerekli durumlarda psikiyatrik değerlendirme sonucuna göre daha farklı ilaçlar kullanılabilir. Premenstural Sendrom nedeniyle kadın günlük işlerini yapamayacak duruma gelmişse, sosyal ilişkilerinde problemler ortaya çıkıyorsa, intihar girişimi, açık saldırganlık gibi psikiyatrik belirtiler ortaya çıkıyorsa ilaçla tedavi uygulanır.
    Evening Primrose bitkisinin ekstresi ile yapılan doğal haplar da faydalı olabilir. Bu tedbirler sadece belli bir bölüm kadında başarılı olduğu unutulmamalıdır.


    Dr. Cenk Kiper
     
  2. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Adetinizden bir hafta-on gün önce kendini gergin,huzursuz, çok sinirli hissediyorsanız, tüm vücudunuz şişmiş gibi geliyorsa, canınız normale göre daha fazla tatlı yemek istiyorsa, uyku düzeninizde bozulmalar oluyorsa, dikkatinizi toplamakta güçlük çekiyorsanız, genel ve alışılagelenden fazla halsiz ve yorgun hissediyorsanız adet öncesi gerginlik sendromu (premenstruel sendrom) yaşıyorsunuz demektir.

    Kadınların dörtte üçü bu tarz şikayetleri yaşar. Ancak kadınların yüzde 2 ila 10’unda bu belirtiler çok şiddetli olur ve tedavi gerektirir.

    Adet öncesi gerginlik belirtileri sıklıkla ergenlik döneminde başlar ve belirtilerin şiddeti giderek azalır. Çocuk sayısı ile birlikte de belirtiler daha şiddetlenir. Menopozla birlikte sorun tamamen bitmiş olur. Depresyon geçirenlerde ve diğer psikiyatrik sorunları olanlarda adet öncesi dönem daha sorunlu geçmekte ve tedavi gerektiren sorunlar yaşanmaktadır. Yine doğum kontrol hapı kullanan kişilerde adet öncesi gerginlik belirtilerine daha sık ve daha şiddetli şekilde rastlanır.

    Yukarıda saydıklarımızın dışında adet öncesi dönemde, başka şikayetler de gelişebiliyor. Kısaca göz atmak gerekirse:

    Fiziksel olarak en sık görülen belirtiler;
    • Memelerde hassasiyet,
    • İştah artışı, geçici kilo artışı,
    • Vücutta genel bir şişkinlik hissi ,
    • Baş ağrıları, kas-eklem ağrıları,
    • Aşırı halsizlik-yorgunluk,
    • Sıcak basmaları,
    • Denge bozuklukları,
    • Seslere-kokulara aşırı hassasiyet,
    • Aşırı susama,
    • Cinsel istekte azalma.
    Duygusal anlamda en sık görülen şikayetler ise;
    • Dalgalı bir ruh hali,
    • Huzursuzluk-gerginlik,
    • Sürekli endişe hali,
    • Konsantrasyon bozuklukları,
    • Keyifsizlik- mutsuzluk,
    • Aşırı sinirlilik,
    • Dokunsalar ağlayacakmış gibi olmak,
    • Aşırı uyuma eğilimi,
    • Çabuk alınma.

    Premenstruel sendrom(PMS) diyebilmek için; bu şikayetlerin en az 2-3 ay süreyle her adet döneminde adetten bir hafta-on gün önce başlayıp adetin başlamasıyla birlikte kaybolması ve yaşanan bu şikayetlerin kişinin iş-sosyal ve aile yaşamını belirgin biçimde etkilemesi gerekir.

    NEDEN KADINLAR PMS YAŞAR?
    Bu sorunun net bir yanıtı olmamakla birlikte, sorumlu olduğu düşünülen bazı mekanizmalardan söz edilebilir. Bunların başında üreme hormonları gelmektedir. Tam olarak kanıtlanamamakla birlikte üreme hormonlarının bu şikayetlerin yaşanmasında bir rolü olduğu düşünülmektedir. Bir başka sorumlunun da kalsiyum-magnezyum dengesizlikleri olduğu iddia edilmektedir. Buradan yola çıkarak tedavide kalsiyum ve magnezyum takviyesi önerilmektedir. Progesteron adı verilen bir hormonun yetersizliğinde de PMS belirtileri yaşanabilmektedir.

    PMS YAŞANTIMIZI NASIL ETKİLER?
    • Şeker, astım, migren ve bazı kronik hastalıklar daha şiddetli yaşanır.
    • Ergenlerde intihar eğilimi artabilir.
    • Sosyal uyum bozuklukları gözlenir.

    Tüm bunların ötesinde iş yaşamı, sosyal ilişkiler ve en fazla da evlilik yaşantısı PMS’dan olumsuz olarak etkilenir. Erkekler bu durumu algılamakta güçlük çekerler ve her ay yaşanıyor olması da ayrıca büyük sıkıntı verir. Kontrol edemedikleri bu durumdan nefret ederler. Kadınlar için durum biraz daha farklıdır. Yaşadıkları sıkıntının yanında eski yıllarda ve hata şimdilerde bile kadınların kendilerini en çaresiz, güçsüz hissettikleri bir dönemdir bu döem. Ancak modernleşen toplumlarda kadınlar adeti, doğurganlığın ve dolayısıyla üstünlüğün bir simgesi olarak görmeye başlamışlardır. Adet öncesi gerginliği de bir hak gibi algılayabilir, bu dönemde daha fazla anlayış görmeyi bekleyebilirler.

    Erkeklere bu dönemde düşen görev, olabildiğince dengeli ve destek verici olmak, tartışmaları uzatmamaya çalışmak, gerginlik yaratma riski olan konulara girmemeye çalışmak olabilir.

    PMS TEDAVİSİNDE NELER YAPILABİLİR?
    Adet öncesi gerginlik yaşayan her kadına tedavi önerilmez. Ancak bu gerginlik her ay oluyorsa, insan ilişkilerini bozacak, sosyal uyumu zedeleyecek, iş yaşamını, evlilik yaşamını etkiliyorsa, tedavi gerekli hale gelmiş demektir.

    Diyet: Az ve sık yemek ve sofradan tam doymadan kalkmak önemlidir. Ayrıca taze sebze ve meyve tüketimi fazlalaştırılmalı, donmuş yağlardan ve kırmızı etten uzak durulmalıdır. Kafein-alkol tüketimi en aza indirilmeli, olanağı varsa o on günlük dönemde hiç kullanılmamalıdır. Tuz kısıtlaması ve bol su tüketmek de çok yararlı olacaktır.

    Egzersiz: Her gün 30 dakika spor yapanlarda PMS belirtileri daha az yaşnırken hiç spor yapmayanlarda hem PMS daha sık görülmekte hem de belirtiler daha şiddetli yaşanmaktadır.

    Kalsiyum- Magnezyum: Günlük 1200mg kalsiyum üç ay boyunca kullanıldığında PMS şikayetlerinde yüzde 50’ye varan oranlarda azalma olduğu görülmüştür. Kalsiyumu tablet olarak kullanabileceğiniz gibi brokoli, süt, peynir, somon gibi yiyecekleri tüketerek de alabilirsiniz. Aynı şekilde magnezyum desteğinin de şikayetlerde azalmaya neden olduğu gösterilmiştir. Ayrıca A,B,E vitamini desteği de belirgin yararı gösterilmemekle birlikte kullanılabilir.

    Ağrı kesici- antienflamatuar ilaçlar: Ağrılar yoğunsa veya vücutta şişme hissi varsa bu tip ilaçlara şikayetlerin başladığı gün başlanabilir ve adetin 3. günününe kadar devam edilir.
    Ödem ön plandaysa, idrar söktürücü ilaçlar doktor kontrolünde kullanılabilir.

    Hormon kullanımı için ise mutlaka uzman doktor kontrolü gerekmektedir.

    Duygusal belirtiler ön planda ise bir psikiyatriste başvurulmalı ve onun önerileri doğrultusunda uzun süreli bir tedavi programı başlatılmalıdır.

    Tüm bu tedavi yöntemlerinin başında ve onlardan da önemli olarak PMS yaşayan kadınlar;
    • Aklını kaçırmadıkları
    • Bu şikayetlerin azalacağı
    • Bu durumun hormonlara karşı aşırı hassasiyetten kaynaklandığı
    • Birçok kadının bu belirtileri yaşadığı
    • Bu belirtilerin tedavi edilebilir olduğu konusunda bilgilendirilmelidirler.
     

Sayfayı Paylaş