1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Adı yok..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 5 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    Güneş gülüşünle birlikte doğdu bu sabah. Kasım ayı olmasına rağmen o kadar coşkulu ki İstanbul. İçim içime sığmadığından mı ne, zaman geçmek bilmiyor. Dingin bir gecenin ardında ,sabahı sabah ettim sensiz odamın rıhtımında.

    Perdemin arasından yavaş yavaş sızmaya başladı üşümüş yüreğime curcunalı kent. Yarasalar çekildi kuytularına, diğerleri ise kanatlarını geriyor miskinlikle. Tüylerini serip günışığına, tadını çıkarıyorlar sabaha çıkabilmenin. Ay son direnişlerinde Marmara’nın üzerinde, uyanıyor Yeditepe.

    Fırından taze ekmek kokuları yayılmaya başladı, olmayan köyümün sabah horozu ötüyor kümesinde. Çöpçüler kalleş akşamların son kalıntılarını süpürmekte. Yok şöyle yok böyle derken , tek tük ayak sesleri , araba sesleri........ ve insanlar döküldüler yola. Yavaş yavaş kepenkleri açılmaya başladı dükkanların, çocuklar okula gitmek için bağıra çağıra geçiyor evimin önünden, sanki dünyayı onlar döndürüyormuşcasına memnuniyetsiz yüzleriyle.

    Ve ben yatağımda, gece uykuya dalarken olduğu gibi uyanınca da seni düşünüyorum. Uyurken meleklerin yüzüne bıraktığı gülümseyişi o kadar özledim ki.

    Ay teninin kokusunu soluyorum güz yapraklarıyla. Duvarıma binlerce hayalini çizdim kirpiklerimle. Geleceğe doğru hep bir tünel kazmaya çalıştım tırnaklarımla, saçlarımla köprüler kurdum uçurumlara. Benden yana tozlanmasın diye bu sevda mümkün olduğunca beyaza boyadım bakışlarımı, düşüncelerimi.

    Kuruttuğum her gül yaprağına can vermek isterim aslında, sana sunmak için geçmişimi. Katettiğim yolların keşke başında kalmış olsam. Tüm yıkık sevdaların, kırık dostların en başından beri olsan yanımda. Şimdiye kadar hep eksikmiş bir yanım, bir gözüm görmemiş, bir elim tutmamış gibi. Hiç büyümemiş yüreğim, aşkı hiç bilmemiş. Oysaki yaşadım, sevdim zannettim belki ama bu kadar değil. Özledim hemde çok özledim birilerini, yüreğimi kavurmadı uzaklıkları. Gitmeleri sadece bir kaç gün gerilere götürdü beni. Çoğunlukla bittiği yerden devam ettim yeni başlangıçlara.

    Oysa ki şimdi herşey tanıdık ama ben yabancıyım hayata. Dostları, arkadaşları, yaptıklarımı irdeliyorum. Bugüne kadar görmediklerimi görür oldum kendi içimde.

    Yeni bir ben yaratmak istiyorum, seninle büyümek için. Benden yana hiç kaygın olmasın diye sıfırlamak istiyorum edindiğim acı-tatlı tecrübeleri. Korkularımı sevmeyi öğrendim farkında olmadan. Beklentilerle karşıladığım için her duyguyu, yaşadığım hayal kırıklıklarını yapıştırmaya çalışıyorum bu sabah.

    Güneşin doldurması için dua ettim ,yağmur bulutlarının cirit attığı odamı, kurutmasını istedim kanayan sevdalarımı. Anılarda kalan ne varsa , yok etmek mümkün değil biliyorum. Hani belki yapabilirim, değiştirebilirim diye tüm mücadelem. Dedim ya yeniden doğmuş gibi başlamak istiyorum senli hayatıma.

    Bir o kadarda imkansızları düşlüyorum. Engellerini, temkinli yaklaşımlarını düşürünce aklıma , sığdıramıyorum geleceğime seni. Senli yarınları, sensiz yaşama düşüncesi ne kadar ürkütücü bir bilsen.

    Güzel olanı paylaşmak istediğim için bu dengesizliğim. Zaman, birazcık zaman derken , eriyip tüketmesini istemiyorum bu aşkın. Bir yandanda özgür ruhunu seviyorum ama... ya uçup gidersen penceremden, ya düşmezse omuzlarına saçlarım, elimi uzattığımda orda olmazsan ! Biliyorum, yarına çıkacağımızın bile güvencesi yok. Bilinçsizce doludizgin koşturuyorum arzularımı. Her seferinde sen çekiyorsun dizginleri.İyiliğim, iyiliğimiz için dedikçe sen, bir tuğla daha ekliyorum gönül duvarıma.

    Aşka sur örmek istemiyorum ki ben. Kapamak istemiyorum kendimi suskunluğa.

    Uzaklaştırma beni umutlardan, yarınlarımı senle doldurmak isterken erteletme düşlerimi. Mesafeleri kaldırmak istedikçe tüm hevesimle,geri gitmekten vazgeç.

    Dedim ya yarınlarıma sığdıramıyorum bu mesafelerle seni, oysa ki istediğim geleceğimizi sunman avuçlarıma. O da imkansız.. En iyisi ; Sen olduğun gibi kal, ben dönüyorum yalnızlığıma, buna mecburum güzel gözlüm.

    Bebek yüzünden gülücüğü eksik etme ki, gamzende sun dünyayı yanında olanlara...
     

Sayfayı Paylaş