1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Adnan Turani

Konusu 'Sanatçılar, Müzisyenler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 27 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    1941-1944 yılları arasında İstanbul Öğretmen Okulu'nda öğrenim gördük*ten sonra girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü 1948'de bitiren Adnan Turani,Öğretmen Oku*lu'nda ve liselerde beş yıl kadar resim öğretmenliği yaptı. 1953-1959 yılları arasında Münih, Stuttgart ve Ham*burg Güzel Sanatlar Akademilerinde Nagel, Baumeister ve Trökes gibi ho*caların yanında resim ve litografi tekniği üstüne çalışmalarda bulun*du. Türkiye'ye döndükten sonra, 1959'da Gazi Eğitim Enstitüsü'ne "re*sim ve sanat eserleri analizi" öğret*menliğine atandı. 1970'te bu enstitü*den ayrılarak Hacettepe Üniversitesi'ne bağlı Sanat Tarihi Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1973'te Modern Plastik Sanatları Yaratan Etkenler adlı tezle doktorasını verdi. 1979'da Resimde Geometri, İşlemleri ve Sorunları adı*nı taşıyan çalışmayla doçent oldu. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği'nin (A.İ.C.A.) Türkiye Milli Komitesi üyeliğinde bulundu. 1964-1966 yılları arasında Sanat ve Sanatçılar adlı plastik sanatlar der*gisini yöneten, 1973 ve 1976'da iki kez Devlet Sergisi başarı ödülünü ka*zanan Adnan Turani, 1958 yılından başlayarak, yurt dışında Hannover, Hamburg, Berlin, Telaviv ve Bern'de, yurt içinde 1960'ta ilki İstanbul Şehir Galerisi'nde olmak üzere Ankara ve İstanbul'da kişisel sergiler düzenledi. 1961'de Ljubljana Uluslararası Gra*vür Sergisi'ne, 1962'de Hollanda'da Çağdaş Türk Sanatı Sergisi'ne, 1962' de Tokyo İkiyıldabir Sergisi'ne, 1970'ten başlayarak Delhi, İbiza, Rijeka, New York ve İskenderiye'deki uluslararası sergi ve yarışmalara ka*tıldı.

    Resim sanatı ve sanat tarihiyle ilgili çeşitli kitaplar yayımladı: Modern Re*sim Sanatının Gerçek Çehresi (1960); Resim Üzerine (1964); Sanat Terimleri Sözlüğü (1966); Güzel Sanatlar Sözlü*ğü (1968); Dünya Sanat Tarihi (1971) Çağdaş Sanat Felsefesi (1973); Batı Anlayışına Dönük Türk Resim Sanatı (1977); Resimde Geometri (1978); Sa*nat Ansiklopedisi (1980); Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi (1981; N. Berk ile birlikte).

    SANATI

    Adnan Turani, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Refik Epikman'm da yönlendirici katkılarıyla son yıllara kadar kesinti*siz bir gelişme gösteren sanatında, so*yut anlayışın savunuculuğunu yapmış ve bu yolda içten bir disiplini uygula*maya çalışmıştır. Onun, bu disiplini Almanya'da Trökes atölyesinde kesin bir alternatif olarak geliştirdiği söy*lenebilir. Trökes, onu kendine en ya*kın yolu bulabilmekte uyarmış ve soyutçu mantık disiplinin bazı köklü anahtarlarını vermiştir. Adnan Tura*ni ilk kez 1960 başlarında Türkiye'ye döndüğünde, kendi resminin temelin*deki soyut kavramları, bazı grafik etütlerin ve birbirine bağlı desenlerin, lavi çalışmalarının sınırları içinde ve bu anahtarlar yardımıyla çözümleme ye çaba göstermiş, bu arada kültü: kökenlerimizle soyut çizgi düzenini benzer yönlerini araştırmıştır. Batı da ve özellikle Amerika'da 1950 yıllarına doğru etkisini duyurmaya başlayan şiirsel soyut akımın uzantılar ve özgün soyut kavramlara yönelim çabaları, Adnan Turani'de zaman zaman figürün eşlik ettiği bir eğilim olarak, 1970 yıllarında ağırlığını duyurmuştur. Ondaki şiirsel soyut, figürle bağlantısını dolaylı düzeylerde de tutmuş olsa, boyanın dokusal ilişkilerin yoğunlaştırmaya ve bu noktada bir "pentür lezzeti" yakalamaya yöneliktir. Onda desen boyayla birlikte, bir oluşumun ortak etkinliğini paylaşarak gelişir. Tasarlama süreci, tablodaki oluşum sürecine sıkı sıkıya bağlıdır Buna organik bir oluşumda denebilir. Adnan Turani'nin resimlerindi teknikle anlatım, bir bütünün birbirlerini tamamlayan parçaları olarak görünür. Tekniğin anlatımla çok yakın bir ilişkisi vardır. Biçimlerin yaşayan elemanlar olarak resimdeki yerlerini almaları, konuya koşullanmış ölü formlar olmaktan kurtulmaları yolun*da sürekli bir yenilenme ve araştırma, Adnan Turani'yi yakından ilgilendir*miştir. Bu yönüyle akademik soyut kö*kenli eğilimlere karşı bir tutum da onun resimleri için söz konusu olmuş*tur. Öte yandan, yazısal (kaligrafik) bir resim düzenini geliştirmiş olması*nı, bazı kültür sorunlarına bağlayabi*liriz. Ancak bu açıdan, bağnaz ölçü*lerle hareket etmez, yazısal kompozis*yonun olanaklarıyla soyutlanmış figür düzenleri arasında geçişler bulmaya çalışır.

    Adnan Turani, çağdaş Türk resminde ilk soyutçu kuşak olarak sayabile*ceğimiz Zeki Faik İzer ve Sabri Berkel'in arkasından, soyut resme yumu*şak bir şiirsellik, esnek bir dinamizm ve araştırıcı yöntemleri içeren geniş görüş açıları katması bakımından, genç kuşak sanatçılarına da yol gös*terici olmuştur.
     

Sayfayı Paylaş