1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Afetlerde Arama ve Kutarma

Konusu 'Gerekli Bilgiler' forumundadır ve wien06 tarafından 10 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    ARAMA - KURTARMA NEDİR?


    Afet/kaza: İnsan ya da doğal kaynaklı, yaşam, doğal kaynak ya da mülk kaybına yol açan; yol açtığı zararın azaltılabilmesi için yardım personeli gerektiren durumlardır.
    En önemlisi ise, ne zaman olcağı; nasıl olacağı veya gelişeceği; nerede olacağı veyaoluşacağı; ne şiddette veya zararlı olacağı; ne kadar kişinin ne kadar zarar göreceği kesin olarak bilinemez; afet ya da kazalar engellenemez.

    [​IMG]

    İşte bu gerçeklikle karşı karşıya bulunulduğunda, ortaya arama kurtarma etkinliğinin kendisi çıkar. Arama Kurtarma, bir kaza ya da afetten ötürü yaralı ya da ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan ve bu durumdan kendi başına kurtulamayan kazazedelerinkurtarılması etkinliğidir. Arama kurtarma; tehlikeli bir iştir, arama kurtama gerektirecek durumları önceden bilmek olanaksızdır, arama kurtarma etkinliği, her zaman için karmaşık ve gergin ortamlarda gerçekleştirilir. Bu son derece hassas ve bir o kadar da önemli etkinliğin uluslararası düzeyde kabul görmüş temel değerleri bulunmaktadır. İnsan yaşamıyla doğrudan içiçe gerçekleştirilen bu işi tanımlayan etik şöyledir: Kurtarma gönüllü bir etkinliktir. Kişisel çıkar sağlanamaz. Maddi kazanç sağlanamaz. Bir operasyonda en öncelikli konu kazazedenin kurtarılmasıdır. Kurtarma uzman kişilerce gerçekleştirilmelidir. Kurtarma bir ekip çalışmasıdır.



    ARAMA - KURTARMA ÖRGÜTLENMELERİ NASIL OLMALIDIR?


    Arama kurtarma etkinliğinin tanımı gereği, bir takım yani ekip işi olması gerekliliği ortadadır. Her ne boyutta olursa olsun, örgütlenmeler oluşturulurken bu gerçeklik gözönünde tutulmalıdır. Arama kurtarma örgütlenmelerini üç düzeyde ele almak olasıdır. İlk olarak, ulusal boyutta oluşturulacak bir sistemin varlığı gereklidir. Sivil birimler ne denli donanımlı ve yetkin olursa olsun, büyük boyutlu afetlerin denetim altına alınabilmesi için, ulusal ölçekli ve tepeden görebilen bir birimin varlığı şarttır. Bu anlamda da öngörülebilecek olan, bir Ulusal Arama Kurtarma Sisteminin oluşturulmasıdır. Bu sistemin kurulabilmesi için, öncelikle bir ulusal ölçekli arama kurtarma ana planına gereksinim vardır. Bu anaplana bağlı işleyecek sistem özetle, devlet birimleri arası işbirliği ve eşgüdüm programlamasında, sivil örgütlenmelerin eşgüdümünün sağlanmasında, aynı zamanda sivil örgütlenmelerin denetlenmesi ve desteklenmesi konusunda etkili olacaktır.

    [​IMG]

    Ulusal boyutta bir çatı oluşturacak bu oluşumun yanısıra konularında uzmanlaşmış, eğitim ve donanımları tamamlanmış arama kurtarma birimleri ikinci sırayı almaktadır. Arama Kurtarma etkinliği için biraraya gelmiş herhangi bir oluşumun takım niteliğini kazanması bazı kriterlere bağlıdır. Öncelikle, merkezi karar mekanizmalarına bağlı çalışan, konusunda eğitimli uzman kadrosuyla bir ekip gereklidir. Sıkı bir örgütlülükle çalışan bu ekibin olmazsa olmaz koşulu sürekliliğidir. Yaşanan son afetlerden hemen sonra kuruluvermiş bazı arama kurtarma takımlarının gerek eğitim gerekse süreklilik kriterleri açısından tartışmalı oluşu bu noktada ortaya çıkmaktadır. Sözü geçen eğitim ve uzmanlık birden fazla alanı kapsamaktadır. Uluslararası ölçütlere göre tanımlama yapılacak olursa, örneğin "deprem" tek başına bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmemektedir. Bir kurtarma ekibi, kapalı mekandan insan kurtarma, yangın, kimyasal maddelerle savaşım, dik ve yüksek yerlerde ip teknikleriyle insan kurtarma vb. gibi başlıkların her birinde eğitimli olmak zorundadır. Bunların yanısıra her kurtarma ekibi uyesinin ileri düzeyde acil tıbbi yardım konusunda bilgisi olmalıdır. Sözü geçen yetenek ve bilgiler sıkı ve sürekli bir örgtülülük ve elbette gerekli teknik malzeme donanımıyla birleşmediği sürece bir arama kurtarma takımından söz edilemez. Bu durum ülkemizdeki pek çok kurtarma grubunun aslında bir araya gelmiş gönüllüler topluluğundan öteye geçmediğini ortaya koymaktadır.

    [​IMG]

    Arama kurtarma örgütlenmelerinin üçüncü ayağını sıradan vatandaşlar oluşturmaktadır. Kısaca halk birimleri olarak adlandırılan bu oluşumlar aslında genel etkinliğin belki de en önemli bölümünü oluşturmaktadırlar. Farklı uluslararası örneklerde, farklı biçimlerle karşımıza çıkmakla birlikte, halk birimlerinin temel işlevleri bellidir. Afetler öncesinde mahalleler düzeyinde sürdürülecek çalışmalar sonucunda, insanların herhangi bir olaya acil tepkisinin örgütlenmesi amaçlanmaktadır. Bunun ilk ayağı elbette afete hazırlıklı olma şeklindedir. Mahalle sakinleri, depremden, yangına, hırsızlıklardan küçük ev kazalarına kadar karşı karşıya kalabilecekleri tehlikeleri önceden gözden geçirmiş ve tepkilerini planlamış olmalıdır. Önceden hazırlanan planların uygulanmasında en önemli nokta örgütlü çalışabilmedir, Bunun için ise ayrıntılı bir işbölümü ve sorumluluk paylaşımı gereklidir. Tüm vatandaşların temel düzeyde ilkyardım bilgisine sahip olması gereklidir. Afet sonrası arama kurtarma çalışmalarında halk birimlerine düşense, uzman arama kurtarma takımları ve devlet birimleriyle koordineli çalışabilmektir. Halk birimleri arama kurtarma çalışmalarının aksamadan yürütülmesinden sorumlu olmalı, kurtarma ekiplerine yardım etmelidir. Arama kurtarma sonrası sürdürülecek yardım etkinliklerinde (çadır, yiyecek, giyecek vb) halk birimleri örgütlü çalışmalarını sürdürebilmeli, yaşanacak kargaşayı önlemelidir.

    [​IMG]

    Arama kurtarma alanına ilişkin bu gerçeklikler, uluslararası uygulamalarla örneklenerek, defalarca vurgulanmış olgulardır. Ülkemizin eksiklerine ilişkin noktaları son yaşanan deprem felaketleriyle birkez daha gördük.


    OLAY KOMUTA SİSTEMİ (OKS)

    OKS Nedir?

    Arama ve Kurtarma, diğer tüm acil durum müdahaleleri gibi hızlı, etkili ve sürekli eylem planlanabilmesini gerektirir. Zamanın ve koşulların en etkin değerlendirilebilmesinin sağlanması ancak iyi tasarlanmış ve planlanmış bir işleyiş ile olanaklıdır. İşte Olay Komuta Sistemi adını verdiğimiz bu model, meydana gelen olayın niteliklerinden ve müdahalede bulunacak ekiplerin öznelliklerinden bağımsız örgütlenebilecek bir çalışma sistemi sunar.
    OKS’nin temel mantığı, müdahalenin sistematik olarak kişilerden bağımsız sürekliliğini sağlamaktır. İdeal olan bu tür bir sistemin ulusal boyutlarda geliştirilebilmesi ve farklı birimlerin eşgüdüm içerisinde çalışmasının sağlanmasıdır.

    OKS Organizasyonu

    Olay komuta sistemi, bir komuta merkezine bağlı olan dört ana birimden oluşur. Gerçekleşen olayın büyüklüğünden bağımsız olarak bu temel birimlerin oluşturulması şarttır.
    Komuta

    OKS’nin beyni olarak kabul edilebilecek komuta noktasında, tüm müdahalenin genel sorumluluğunu üstlenen bir sorumlu bulunur. Komuta sorumlusu, olayın tamamını izleyip, değerlendirebilecek, hızlı ve kesin kararlar alabilecek, önder niteliklerine sahip kişilerden oluşmalıdır. Bu sorumlu, komuta noktasında üç yardımcı ile çalışır. Bu yardımcılardan ilki, “bilgilendirme” çalışmasını, yani olay ve müdahale ile ilgili her tür bilginin doğru zamanda edinilmesi ve belli oranda işlenmesi işini yürütür. Diğer iki alan, güvenlik ve diğer ilişkilerdir. Güvenlikten kastedilen, hem olay yerinin ve kazazedelerin, hem de operasyonda görev alan tüm personelin güvenliğidir. Olay sırasında her tür üçüncü şahıslarla, basın, kazazede yakınları, diğer yardım ekipleri, merkezi birimler vb. ilişkileri de yürütecek bir ilişkiler yardımcısı bulunmalıdır.

    Planlama

    Plan her ne kadar müdahalenin her aşamasında ayrı bir başlık olarak bulunsa da tüm organizasyon için merkezi bir planlama ekibine gereksinim vardır. Bu ana birim bir sorumlu ve üç alt alandan oluşur. Bunlar sırasıyla, operasyonun tüm personelinin oluşturduğu insan kaynaklarından, her tür ekipmana kaynaklar sorumlusu; operasyonu sürekli izleyecek ve hem kayıt, hem de bilgi sağlama işini yürütecek durum belireme sorumlusu ve her aşamanın önceden hazırlanmış araçlarla (formlar, rapor formatları, kontrol listeleri vb.) dokümantasyonu yürütecek sorumludur.
    Operasyon

    Olaya müdahale eylemini gerçekleştiren birim operasyon birimidir. Alanında uzman ve deneyimli bir teknik sorumlunun altında oluşturulacak yeterli sayıda ekipten oluşur. Bu ekipler olayın niteliğine ve büyüklüğüne göre kendi aralarında işbölümüne gidebilirler ya da her ekip kendi içerisinde işbölümüne sahip olan kişilerden oluşturulabilir (sağlık ekiplerinin ayrı oluşturulması ya da her ekipte bir medikal uzmanın bulunması gibi). Operasyon biriminde ayrıca doğrudan operasyonda kullanılacak ekipmanı denetleyecek bir ekibin de bulunması gerekebilir.
    Lojistik


    Olay komuta sisteminin en kritik boyutu kendini sürdürebilir ve yenileyebilir olmasıdır. Bu noktada da lojistik biriminin önemi ortaya çıkar. Bu birim sistemin her bileşeninin gereksinimlerinin sağlanmasından, yedeklenmesinden ve değişen koşullara uyarlanabilmesinden sorumludur. Lojistik hem hizmet anlamında, hem de destek anlamında tüm ayrıntısıyla planlanmalıdır.

    Yönetim

    Genellikle büyük boyutlu olaylarda gereksinim duyulan bir birimdir. Mali konular ve idari başlıklardan sorumludur.

    ACİL EYLEM PLANI

    Olay komuta sisteminin eyleme geçirilmesinin temel koşulu bir acil planın oluşturulabilmesidir. Bunun için aşağıdaki sıralama etkin kılınmalıdır:
    Duyum


    Duyumun alınması ve ulaştırılması mekanizmalarının önceden oluşturulmuş olması gereklidir. İlk duyum bilgilerinin neler içermesi gerektiği, duyumların nasıl kategorize edileceği, hangi tür duyumlarda hangi uzmanlık alanlarının devreye gireceği net bir şekilde planlanmış olmalıdır.

    Örgütlenme

    Duyum sürecinin tamamlanmasından hemen sonra OKS’nin örgütlenmesi gerekir. Bu süreç ne gerekenden hızlı, ne de gerekenden yavaş olmalıdır. OKS’nin doğru yerde doğru içerik ve nitelikle doğru zamanda kurulmuş olması gerekir.
    Müdahale


    İyi örgütlenmiş bir OKS tek başına yeterli değildir. Bu sistemi devreye sokan müdahale aşamasının sürekli durum analizini yenilemesi, olasılıkları değerlendirebilmesi ve stratejilerini gerektiğinde değiştirebilmesi gerekir.
     

Sayfayı Paylaş