1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Affedici olmak

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 17 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Affedici olmak​




    Sual: Çok affediyorum, bu yüzden ahmak muamelesi gördüğüm de oluyor.

    CEVAP


    Af, hak ettiği bir şeyi almayıp sahibine bağışlamak demektir. Allahü teâlâ affedicidir, affedenleri sever. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Affet, marufu emret ve cahillerden yüz çevir!) [Araf 199]

    Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
    (Affedin ki, Allahü teâlâ da sizi affetsin ve şerefinizi yükseltsin!) [İsfehani]

    (Allah rızası için affedeni, Allahü teâlâ yükseltir.) [Müslim]

    (Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere [Kendine bir şey vermeyenlere] ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.) [İ.Süyuti]

    (Sana zulmedeni affet, sana gelmeyene git, sana kötülük edene sen iyilik et, aleyhine de olsa mutlaka doğru konuş.) [Ruzeyn]

    (Musa aleyhisselam, "Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?" diye sordu. Allahü teâlâ da, "İntikam almaya gücü yeterken affedendir" buyurdu.) [Harâiti]

    (Allahü teâlâ merhameti olmayana merhamet etmez, affetmeyeni affetmez.) [İ.Ahmed]

    (Affedin ki affa kavuşasınız!) [İ.Ahmed]

    Af taraftarı olmak daha iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ceza vermekteki hata, affetmekteki hatadan daha kötüdür.) [Hakim]


    Sual: Haksızı affetmenin mahzuru olur mu?

    CEVAP

    Haksızı da affedenler, dünya ve ahirette saadete kavuşurlar.
    Kendisini içkiden kurtaramayan bir müslüman, hizmetçisine dört dirhem verir. İçki almasını söyler. Hizmetçi giderken Mansur bin Ammar isimli bir zatın, bir fakire yardım topladığını görür. Mansur, (Bu fakire 4 dirhem verene 4 dua ederim) der. Hizmetçi, fakire 4 dirhemi verir. Mansur der ki:
    - Hangi duayı etmemi istersin?
    - Hizmetçilikten kurtulmak istiyorum.
    - İkinci isteğini söyle!
    - Fakire verdiğim dört dirhem benim değildi. Benden bunu isterler. Dört dirhem isterim.
    - Üçüncü isteğin nedir?
    - Efendimin tevbe edip içkiyi bırakmasını istiyorum.
    - Dördüncü arzun nedir?
    - Allahü teâlânın beni, efendimi, seni, kavmimizi affetmesini istiyorum.

    Mansur bin Ammar, hepsi için gerekli duayı yapar. Hizmetçi evine gidince, efendisi, geç kalmasının sebebini sorar. Hizmetçi durumu anlatır. Efendisi sorar:
    - Sen neler istedin?
    - Hizmetçilikten, kölelikten kurtulmayı istedim.
    - Peki seni azat ettim. Başka ne istedin?
    - Dört dirhem istedim.
    - Al şu dört dirhemi. Başka ne istedin?
    - Tevbe edip içkiyi bırakmanı istedim.
    - Tevbe ettim. Başka ne istedin?
    - Allahü teâlânın hepimizi affetmesini istedim.

    Efendisi duraklar, (İşte bu benim elimde değildir) der. O gece rüyasında, (Sen elinde olanı yaptın da, biz elimizde olanı yapmaz mıyız? Seni de, hizmetçini de, Mansuru da ve orada bulunan hepinizi affettik) denir.

    Her müslüman da elinde olanı esirgememeli, daima affedici olmalıdır!

    Sual: Tam kesin değilse de, suçlu birisini cezalandırmak mı, yoksa affetmek mi daha uygun olur?

    CEVAP

    Suç kesin olmadıkça cezalandırmak caiz olmaz. Af taraftarı olmak daha iyidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ceza vermekteki hata, affetmekteki hatadan daha kötüdür.) [Hâkim]

    Düşmana iyi muamele

    Sual: Bize kötülük yapanlara, düşmanlık edenlere, aynısını yapmak caiz midir?
    CEVAP
    Tam onların yaptıkları kadar yapmak zulüm olmaz, fazlası zülüm olur. Ancak adaletli hareket etmenin ölçüsünü bilemeyiz, zulüm yapmış oluruz. En iyisi affetmektir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Kötülüğü, en güzel şekilde önle! [Öfkeyi sabırla, cahilliği yumuşaklıkla, kötülüğü afla önle ki] o zaman düşman sana, yakın dost gibi olur.) [Fussilet 34]

    Demek ki, düşmanı dost yapmanın yolu, onu affetmek, ona iyilik ve ihsanda bulunmaktır.
     

Sayfayı Paylaş