1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ağ GeLin Türküsü Ve Hikayesi

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 14 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bir ağıt olan “Ağ Gelin” Kayserinin bir çok yerinde bilinmekle beraber özellikle Avşarlar arasında çok sevilerek söylenip dinlenmektedir. Kızlar gelin giderken kınalarında bu ağıt söylene gelmiş; bir çok genç kız annesinin sıcak bağrından ayrılırken bu ağıt ile ağlatılmış bu ağıt ile erinin evine yollanmış. Bu ağıt gönüllerde sevgi olmuştur. Öyle ki bu sevgi Ağ gelini halaya bile yakıştırmıştır. Çoğu köyde halay tutanlar halaya başlamadan önce davul ve zurnacıdan mutlaka ağ gelini çalmalarını ister. Bir ağırlamaya veya hareketli halaya geçmeden önce zurna eşliğinde çalınan bu havanın ezgisine; dizili olan oyuncular Ağ gelinin türküsünü söyleyerek aynı zamanda sağa-sola doğru çok yavaş bir şekilde sallanarak halaya hazırlanırlar. Dadaloğlu'na da dayandırılan bozlak şeklindeki bu türkünün bitiminden hemen sonra ise hızlı bir halaya geçerler.

    Ağ Gelin'in Develi'de yaygın bir efsane şeklinde anlatıldığını belirten Kadir Özdamarlar taş kesilme motifine uygun olan bu ağıtın öyküsünü şu şekilde anlatmaktadır.

    “Koçgun devri adı verilen 1603-1607 yıllarındaki isyan ve soygun hareketlerinde Develi'de etkilenmiştir. 1603 yılında ünlü eşkıya Tavil mehmet'in yine Han Mehmet adındaki eşkiyanın yaptığı kötülükler ile aşiretler arasındaki kanlı çatışmalar meşhurdur.

    Ağ gelin efsanesi de bu kötü günlerin izlerini taşımaktadır. Efsanenin halk tefekküründeki gelişimi şöyledir:

    Develi'den bir Türkmen obası Erciyes'in güney eteklerinde bir yaylaya çıkarlar. Bu obada ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı Ağ (Ak) Gelin adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken kocası gurbete çalışmaya gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin'e göz koymuştur. Sahipsizliğinide anlayınca bir gece obayı basarak kaçırmak ister.

    Namus timsali Ak Gelin olayı anlar gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük sandığını yanına alarak karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes'e doğru kaçar. Erciyes'in ortalarında öyle bir yere gelir ki ilerisi uçurum gidilmez. Geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah'a yalvarır:

    -Allahım! Beni ve çocuklarımı ya taş et ya da kuş.

    Duası kabul edilir. İlk defa taş et dediği için onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya; Ak Gelin iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğini görürler.

    Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar:

    -Yiğidim namusunu bir eşkiyaya çiğnetmedim. O eşkiyadan ahtımı koma.

    Bu ses Ak Gelin'in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak:

    -Alırım ahtını koymam Ak Gelin diye haykırır. ”

    Türk milletinin gönlünün sesi olan Dadaloğlu Ağ Gelin türküsünde de kendini göstermiştir. Dadaloğlu tarafından söylendiği belirtilen Ağ Gelin'in Kaman'da söylenen bir hikayeside şu şekildedir. Ağ Gelin'in gerçekte Hamitli Cerit kızı olduğu aynı zamanda da Dadaloğlu'nun karısı olduğu belirtilmektedir. Dadaloğlu eve gelmemiş karısına bakmamış. O da aşiretine dönmüş. Hamit'e yerleşmiş. Dadaloğlu Uzun yıllar karısını arayıp sormayınca O da evlenmiş. İş işten geçtikten sonra Dadaloğlu çıkıp gelmiş. Yanmış yıkılmışoba oba gezip çalıp söylemiş. Kaman'da Mamalı Değirmeni'nde bir bağ evinde öldüğü söylenen Dadaloğlu'nun Tomarza İlçesi Dadaloğlu Kasabasında da mezarı bulunmaktadır.


    TÜRKÜ

    Ağ gelin de indim ola yayladan Ağ gelin sürmelim oy.
    Kaşı değil gözü beni ağlatan Ağ gelin sürmelim oy.
    Bu güzellik sana kadir mevlâdan Ağ gelin sürmelim oy.
    Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.

    Sarı yazma pek yakışır güzele Ağ gelin sürmelim oy.
    Sarardı gül benzim döndü gazele Ağ gelin sürmelim oy.
    Ben gidiyom da sen yârini tazele Ağ gelin sürmelim oy.
    Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim.

    Bir taş attım karlı dağın ardına Ağ gelin sürmelim oy
    Düştü mola Ağ gelinin yurduna Ağ gelin sürmelim oy
    Senin ile şu beylerin derdine Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim

    Ağ gelin de oturmuş çorap örüyor Ağ gelin sürmelim oy
    Çorabın üstüne güller deriyor Ağ gelin sürmelim oy
    Zalim anan uzaklara veriyor Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim

    Irmak kenarında biter yosunlar Ağ gelin sürmelim oy
    Yosunun üstünde bizi yusunlar Ağ gelin sürmelim oy
    İkimizi de bir mezara kosunlar Ağ gelin sürmelim oy
    Ağ gelin de biri yari desinler Ağ gelin sürmeli sevdiğim

    Ağ gelin oturmuş taşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Taramış zülfünü kaşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Bir selamın gelmiş başım üstüne Ağ gelin sürmelim oy
    Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim




    Ağ Gelin'in Develi Varyantı.

    Sabahtan uğradım ben bir güzele
    Güzel ağlatmadı güldürdü beni
    Ben güzelden böyle vefa ummazdım
    Ak göğsün üstüne kondurdu beni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Şahin gibi yükseğinden uçarken
    Keklik gibi engininden geçerken
    Ab-ı kevser ırmağından içerken
    Susuz pınarlarda kandırdı beni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Ağ gelin indim ola yayladan
    Kaşın değil gözün beni ağlatan
    Satın mı aldın güzelliğin Mevla'dan
    Alırım ahtımı da koymam seni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Erciyes'e ekin ektim yel aldı
    Onbeşinde bir yar sevdim el aldı
    Alırım ahtımı koymam seni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Yüce dağ başında yayılır yılan
    Göç gitmiş ailesi çadırı viran
    Var mı bu dünyada sevdiği olan
    Alırım ahtımı koymam seni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Sana diyorum sana çanlı kilise
    Verin evrakları gitsin polise(!)
    Kadir Mevlam seni bana verirse
    Alırım ahdımı de koymam seni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Bir taş attım karlı dağın ardına
    O da düştü ağ gelinin yurduna
    Bizim ilen şu beylerin derdi ne
    Hiç çareler bulunmuyor derdime
    Ağ gelin sürmelim sen bilin

    Bir taş attım gümbürdesin gölünüz
    Ben gidiyom viran kalsın iliniz
    Alırım ahtımı koymam seni
    Ağ gelin sürmelim sen bilin
     

Sayfayı Paylaş