1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ağlayan Guller

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Hazangülü tarafından 21 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile kosarak geldi... Gözleri söyle bir sahilde gezindi, aradigini göremeyince ilk gördügü banka oturup sevdigini beklemeye basladi. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardi. Sevgilisinin en sevdigi çiçekler bunlardi. Kirmizi , kipkirmizi, kan kirmizisi güller... Sanki dalindan yeni koparilmis gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardi, sevgi kokuyor, ask kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller...

    Hepsinin üzerinde damlalar vardi. Sanki agliyor gibiydiler. Genç adam güllere bakti, sanki onlarla konusuyormus gibi, "Neden agliyorsunuz, bakin ben ne kadar mutluyum" dedi.
    Az sonra sevdigini görecegi için kalbi yine deli gibi atmaya baslamisti. Ne zaman onu düsünse, onunla bulusacagini hayal etse kalbi ayni böyle yerinden çikacakmis gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine ragmen ikiside sevgisinden hiç bir sey kaybetmemisti..
    Onlari hiç bir sey ayiramazdi...
    Ne hasret, ne ayrilik, ne de ölüm...
    Genç adam telasla saatine bakti. Sevdigi yine geç kalmisti, 1 dakika gece kalmisti. Üstelik o, sevdigini bekletmemek için dakikalarca önce kosarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Ama sevdigi her zaman bunu yapiyordu. Devamli kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmus diye düsündü...
    Ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksiz denizlere dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tipki sevdigi kiza karsi olan aski gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluga uzaniyordu. Aslinda bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarinda söyleneceklerdi. Delikanli önce bunu sevdigine açmis, sonrada gidip iki yüzük almisti. Bu kadar önemli bir günde bari onu bekletmemeliydi.. Ama alismisti artik beklemeye, zarari yok biraz daha beklerim diye düsündü. Güllerin yapraklari nedense hala yasli idi. Bir türlü anlamiyordu onlari. Her sey bu kadar güzelken neden agliyorlardi ki?
    Iste az sonra sevdigi gelecek, ona sarilacak, kucaklasacaklardi... Sonra söz yüzüklerini takip, evlilige ilk adimlarini atacaklardi.
    Genç adam öyle heyecanliydi ki sevdigine kavusmak için can atiyordu...
    Martilara bakti, birbirleriyle oynasip, uçusan martilara... Ne kadar güzel dansediyorlardi havada.
    Tekrar saatine bakti genç adam. Endiselenmeye baslamisti. Sevgilisi yine geç kalmisti, hem de çok... Bu kadar geç kalmamasi gerekiyordu. Iste her gün burada bulusmak için sözlesmiyorlar miydi? Her gün sahilde, martilara bakarak, denizin onlara anlattigi masallari dinleyerek birbirlerine sarilip hasret gidereceklerine söz vermiyorlar miydi? O zaman neden gelmemisti yine??...
    Aklina kötü düsünceler gelmeye basladi. Hayir.. hayir.. olamazdi.
    Sevdigine bir sey olamazdi.
    Onsuz hayat yasanmazdi ki...
    O ölse bile devamli benimle yasar diye düsündü genç adam. Bunun düsüncesi bile hos degildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaslarini kimsenin görmesini istemiyordu.
    Zaten nedense etrafindaki insanlar ona sanki kaçik gibi bakiyorlardi. Rahatsiz olmaya basladi bakislardan.
    Artik bikmisti... Yine sevgilisi geldi aklina.. Neden gelmedi acaba diye düsünmeye basladi. Gözlerini kapatti.
    7 sene oldu dedi. 7 senedir her gün bu sahildeydi, sevdigini bekliyordu. Daha fazla dayanamadi. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden 1 damla daha yas güllerin üzerine damladi...
    Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mirildandi...
    Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanina koyar, ona vermis olurdu...
    Genç adam ayaga kalkti. Sevdigiyle bulusmak üzere, yesil tepenin ardindaki kabristana dogru yürümeye basladi

     

Sayfayı Paylaş