1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Agliyan Kadin

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve Joker7238 tarafından 1 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Ağlayan Kadın

    …Avukat Güngör Selamlı akşam
    yürüyüşünü bitirip apartman kapısından içeri girmeden evvel biraz durakladı soluna bakındı sonra ikinci kattaki küçük dairesine çıktı üzerindekileri çıkarıp duşa girmeden evvel salon camından dışarı ya bir göz attı karşıdaki binanın önünde bir
    kadın duruyordu.iyi giyimli genç bir kadın. Dikkatli bakınca kadının ağladığını, devamlı göz yaşlarını sildiğini gördü. Birden içi buruldu kimdi o kadın niçin ağlıyordu ceketini giyip aşağıya indi ama kadın bir anda ortadan kaybolmuştu.
    ...Tekrar dairesine çıktı duşunu aldı sonra kendine yiyecek bir şeyler hazırladı bir yıldır bekar hayatı yaşıyordu yası 39 a gelmişti 3 sene evvel yine kendisi gibi avukat olan bayan Semiha ile evlenmişlerdi ,yurumemişti evlilikleri. Eşi "ben bu şehirin insanı değilim ,Ankara’ya gidip daha büyük firmalarda çalışmak
    yükselip isim yapmak ve politikaya atılmak istiyorum ,sen bana ayak uyduramıyorsun " deyip iki senelik bir evlilikten sonra ayrılmıştı.
    …Güngör bağımsız bir avukattı kendi küolur"firması vardı zaman zaman aldığı davalar için devamlı diğer şehirlere seyahat ederdi bazan de Avrupayada giderdi Semiha’dan ayrıldıktan sonra kendine iki odalı küçük bir daire satın almış burda bekar hayatı yaşıyordu.Yemeğini yerken karşı binanın önünde gördüğü siyah elbiseli
    ağlıyan kadın aklına geldi kafasına takıldı kimdi bu kadın? niçin ağlıyordu derdi neydi acaba diye kendi kendine tahminler yürütmeye başladı

    …Bir dava için uçakla Antalya’ya
    gidiyordu. Valizini verdikten sonra dolaşırken, siyah elbiseli o ağlıyan kadını gördu. İçindeki merak gittikçe artmaya başladı bir fırsat olsada bu kadınla konuşabilsem dedi. Kadın alan içindeki kitapçıya girip bir kitap satın aldı gözlerini ayırmadan kadını takip ediyordu çok güzel bir kadındı inşallah aynı uçakta yolculuk ederiz diye düşündu. Kadın bir ara kayboldu gözleriyle devamlı kadını arıyordu uçağa binme saati geldi boarding salonuna toplanmış olan yolcular arasında o güzel kadını aramaya başladı ama yoktu demekki başka bir şehire gidiyor diye düşündü.
    …Yerine oturduktan bir müddet sonra uçak havalandı Güngörün yanındaki koltuk boştu bir kaç dakika sonra bir hostesle beraber ağlıyan kadın geldi hostes buraya oturbilirsiniz
    efendim dedi. Ağlıyan kadın hostese teşekkür edip Güngör'ün yanına oturdu…Aslında birinci sınıf mevkide seyahat ediyordu ama orası çok yalnız olduğu için hosteslere rica edip boş koltuk varsa normal yolcuların olduğu bir yerde oturmak istediğini söylemişti.
    ...Güngör kendini rüyada zannediyordu sanki mucize oluşuyordu. Kadın koltuğuna yerleştikten sonra alandan almış olduğu kitabı çıkarıp okumaya başladı. Çok ciddi bir kadına benziyordu Güngör kaçamak bakışlarla devamlı kadını süzüyordu. İlk anda kendisinden küçük olduğunu anladı sonra üzerindeki giysilere ve mücevherlere de göz atınca kadının varlıklı olduğunu tahmin etti.
    …Kadın kitabı okuyordu Güngör kitabın yazarına göz attı sonra gülümsedi biraz yılışık bir tavırla kadına dönüp
    "Annem olur"dedi.Kadın şaşkın gözlerle Güngöre dönüp anlıyamadım
    efendim dedi. Güngör Annem olur okuduğunuz kitabın yazarı Hafize Selamlı benim annemdir dedi. Kadın ya öylemi diye alaycı bir tavırla
    benim babamda cumhurbaşkanı diye espiri yaptı..Uçuş sadece 45 dakikalıkdi bu kısa zaman içinde Güngör kadın hakkında her şeyi öğrenmek istiyordu ama kadın çok ciddiy-di Güngörün sorularını geçiştiriyor fazla sır vermiyordu..Uçak hava alanına yaklaşırken Güngör ağlıyan
    kadına dönüp iki gün evvel akşam üzeri sizi bulvarda gördüm ağlıyordunuz dedi.
    Kadın özel hayatım kimseleri ilgilendirmez diye sert çıkış yaptı. Uçak indi çantalarını almak için bekliyorlardı Güngör son olarak ağlıyan kadının yanına gelip en azından isminizi söyleseniz ya-da telefon numaranızı verseniz çok memnun olurum dedi.
    …Kadın ;İsmim Sedef Bolkarbü kadar yeter herhalde deyip çantasını aldı ve çıkışa yürüdü.

    …Güngör Selamlı Antalya'da bir kaç gün kaldıktan sonra tekrar İstanbula döndü. Bolkar soyadı ona bir şeyler hatırlatıyordu ama bir türlü çıkaramıyordu.Masasındaki dosyaları incelerken Sedef bolkarlı’da beynini yiyordu sanki bir anda Bolkarın kim olduğunu anladi. Çok zengin bir sanayiciydi.62 yasındaki Ferhat
    Bolkarın ortağının kızı olan 18 yasındaki Sedef ile evlenmesi gazete manşetlerine yansımıs, tv kanallarında haber olmuştu..Evet Sedef evli bir kadındı ama niçin ağlıyordu Güngör çok merak ediyordu.Bir kaç sefer telefon
    edip Bayan Bolkarla konuşmak istediğini söyledi ama Sedef hanım tatilden dönmemişti..Ferhat Bolkarın sekreterine numarasını verip hanfendi geldiğinde kendisi ararsa çok memnun olacağını söylemişti..Sedef Şahane bir kadındı ama
    evliydi hemde ülkenin en zengin adamlarından birisinin eşiydi..

    …Sedefin babası Ferhat Bozkar’ın iş ortağıydı Ferhatla bir sosyal toplantıda tanışmışlardı.
    Ferhat 62 Sedefte 18 yasındaydı6 yıl evvel Ferhatin eşi ve biricik oğlu uçak kazasında vefat etmişlerdi..Ferhat Sedefe bir baba şefkatiyla yaklaşmış saatlerce oturup konuşmuşlar daha sonrada Ferhat torunu yaşındaki kıza seni seviyorum Sedef benimle evlenirmisin diye sormuştu…Bir hata mıydı ? yoksa bir cahillikmiydi ? Sedef çok fazla
    düşünmeden Ferhat’a evet demiş ve şahane bir düğünle evlenmişlerdi sonra bir ay sürecek bir Balayına çıkmışlar
    ve dünyanın yarısını dolaşmışlardı..Yaşlı olmasına rağmen kocasını seviyordu. Kocasıda onun bir dediğini iki etmiyordu evde ahçılar, özel şöforler,hizmetçiler
    vardı. Çok mutluydular. Sedef çocuk
    istiyordu ama çocukları olmuyordu. Kocası çok yaşlıydı.Beş sene kadar
    güzel bir hayat geçirdiler.Kocası Ferhat hem firma işlerini yürütüyor hemde genç
    karşını mutlu etmeye çalışıyordu.İş yerlerinde bir hayli insan çalışıyordu genel müdürleri müdürleri olmasına rağmen çok koşturuyordu.

    …Ferhat İzmirdeki bir iş yerine
    gitmişti, bazı problemler vardı halletmesi lazımdı, dönüşünde uçağa binmek üzereyken felç geçirmiş ve belden aşağıdı tutmaz hale gelmisti. Sedef için büyük bir yıkıntı olmuştu. Önce bir müddet hastanede tedavi etmeye çalıştılar ama iyileşme imkanı yoktu bundan böyle Yaşamı tekerlekli sandalye üzerinde geçecekti..Özel doktor ve hemşire kiralandı evin bir bölümü Ferhatin rahat edebilmesi için değiştirildi.
    …Sedef de kendini eşine adadı kocasına
    bakıyor dikkat ediyor vakit buldukçada yürüyüşe çıkıyordu..İyi bir aileden gelmişti hele babası namus hususunda çok titiz bir adamdı. Ailede kimseye şans vermezdi. Disiplinli ve itaatkar çocuklar yetiştirmişti..Sedefin Ferhat ile evlenmeleri üzerinden 15 yıl geçmişti. 5 yıl güzel bir hayat yaşamışlar ama kocası felç olduktan sonra 10 yıldır cinsel
    ilişkiye girmemişlerdi aile terbiyesi ise Sedef’i mahkum ediyordu. Kocasına ihanet etmek aklının ucundan geçmiyordu.

    …Sedef Tatilden döndükten sonra kocasının sekreteri Güngör'ün numarasını verip bu bey sizi bir kaç defa aradı dedi.Sedef numarayı
    alıp teşekkür etti..Kocasının her şeyi yapıldığını gördükten sonra kocasını yanaklarından öpüp yürüyüşe çıktı. Pardusesinin cebinde Güngör'ün numarası duruyordu…Cep telefonunu çıkarıp Güngörün numaralarına bastı bir kaç saniye sonra Güngör cevap verdi. Sedef niçin aradığını sorunca Güngör sizinle konuşmak bir yerde oturup dertleşmek istiyorum dedi. Sedef yalnış
    kapı çalıyorsun ben evli bir kadınım dedi Güngör adeta yalvarıyordu. En
    azından bir kaç dakika bile olsa sizi görmek istiyorum diyordu….Sedef yarın bu saatte yürüyüşe çıkacağım Balkan restaurantın önünde buluşalım dedi. Güngör teşekkür etti ve orda olacağını söyledi…Sedef eve doğru yürürken düşünüyordu avukata niçin randevu vermistivermisti, adam çok ısrar etmişti hayır hayır kocama ihanet edemem derken gözlerinden de yaşlar süzülüyordu yine ağlıyordu milyonları milyarları olan bir mutsuz kadındı..

    Avukat Güngör selamlıyla buluştular.Sedef ben evli bir
    kadınım bir erkekle dolaşmam doğru olmaz sakin bir yere gidelim dedi Güngör iki yer var biri Avukatlık bürom diğeri küçük dairem. Büromda sekreterim var ama dairemde kimse yok dedi sonra Sedefi dinlemeden arabasını dairesine doğru sürdübir müddet sonra orda oldular Güngör zorlama gülüşle işte benim fakirhanem biraz dağınık ama idare eder dedi.Sonra evde şarap viski ve şampanya olduğunu ne içmek istediğini sordu. Sedef biraz şampanya alabilirim dedi. Birinci kadehten sonra Güngör onu ilk gördüğü andan beri sevdiğini gece gündüz hayalinden çıkmadığını
    söyledi ikinci kadehten sonra kendilerini yatakta buldular. Sedef 10 yıldır bir erkekle yatmamıştı ihtirasla seviştiler
    ….Sedef Güngöre veda edip ayrılırken
    gözleri yaşlıydıgünah işlemişti hislerine hakim olamayıp kendini başka bir erkeğin kollarına atmıştı…İki hafta birbirlerini görmediler. Sonunda Sedef hislerine yenilip Güngör'ü aradı
    yine dairede buluştular birbirlerinin oldular her seferinde Güngör onu çok
    sevdiğini söylüyor ama Sedefte ben evli bir kadınım diyordu.
    …Kaçak aşkları bir kaç ay devam etti. Güngörün'ün kendisinden bir kaç yaş büyük bir ablası vardı. İsi gücü hep ortalığı karıştırmaktı. Nerde ne zaman neler olduğunu en önce o öğrenirdi. Bildiği bilmediği her şeye devamlı burnunu sokardı. Bu yüzden ailesi onu dışlamış gibiydi nerden duyduysa duymuş kardeşi Güngör'ün yaşlı sanayicinin genç eşiyle aşk yaşadığını öğrenmişti. Iste şimdi kıskanç ve fesat
    kalpli bir abla olarak yapacağı bir görev vardı.Önce bir mektup yazıp Sedef'in konyadaki babasına gönderdi. Kızının kocasını aldattığını yazmıştı. Sonra içi rahat olsun diye ikinci
    mektubuda.Sedefin kocası Ferhat’a postaladı.

    …Ferhat mektubu alınca çok üzülmedi karısını çok seviyordu aynı zamanda ona acıyordu genç bir kadının hayatını mahvetmisti. Sedef ile evlenmekle büyük bir hata yapmıstı. Aradaki yaş farkını hesaplıyamamıştı….Sedef'in
    babası Erol ise ilk uçakla istanbula gelmiş. Ferhat’ı ziyaret etmiş, bu arada Sedef'in biraz dinlenmeye ihtiyacı olduğunu eğer müsaade ederse bir müddet için Antalya'da annesinin yanında dinlenmesini istemişti…Sedef babasını dinleyip önce Konya'ya geldi burda babası yalnızdı annesi ise Antalyada'da
    yazlıkdaydı. Babası Erol burası namuslu bir yerdir benim evim namus yuvasıdır, ben çatımın altında bir o…pu istemiyorum yarın annenin yanına gidecek ve bir müddet orda kalacaksın dedi.S edef babasını çok sever hemde çok
    korkardı aileyi çok disiplinli yetiştirmişti ama o söylediği son söz
    *ben çatımın altında o..pu istemiyorum *demesi Sedef’i yıkmıştı adeta ister istemez Antalya'ya gitti kendini yazlığa kapadı.

    ….Diğer yanda Güngör deliriyordu günlerdir Sedef'ten haber alamıyordu ne
    olmuştu bu kadına nereye gitmişti. Bir gün Ferhat’ın sekreteri telefon edip
    beyefendinin kendisiyle görüşmek istediğini söyledi ve randevu verdi şaşırmıştı. Şimdi de ağlıyan kadının kocası kendisiyle konuşmak istiyordu..Ferhat’ın malikane gibi evine gitti sekreter karşıladı sonra Ferhat'ın çalışma odasına götürdü ve kapıyı kapayıp dışarı çıktı.
    ..Ferhat kibarlık içinde kendisini kırmayıp randevuya geldiği için
    teşekkür etti daha sonra karısıyla ilişkilerinin ne zaman başladığını sordu..Güngör hiç yalana sapmadan Sedef'in peşinde kendisinin koştuğunu kadının günahının olmadığını onu bir yerde ağlarken gördüğünü anlattı. Ve
    çekinmiyerek Sedefi sevdiğini söyledi..Ferhat açık kalpli konuştuğu için
    teşekkür etti ve çıkmasını söyledi..

    …Sedef 3 aydan fazla bir zamandır
    Antalya'da kaldı ne Güngör'ü ne de kocasını aradı babası onu çok etkilemişti bazen büyük bir günah işlediğini anlıyordu dişilik, kadınlık hisleri galip gelip kendine yenilmişti… Dördüncü ayın ortalarında Istanbula'a döndü. Bir iki hafta Güngör'ü aramadı. Kocası Güngör ve namus arasında mücadele
    ediyordu. Birgün kocasını öptükten sonra ben yürüyüşe çıkıyorum dedi. Güngörü aradı. Kısa bir zaman sonra yine Güngör'ün dairesinde oldular deliler gibi seviştiler. Sonra bir taksiye atlayıp evine döndü evde bir şeyler oluyordu. Ön salonda hemşire ve doktor vardı allah aşkına ne oluyor burda bana da anlatın
    diye yalvardı doktor yanına gelip başınız sağolsun hanfendi kocanız vefat etti dedi.Sedef koltuğa yığıldı hemşire kendisini sakinleştirdikten sonra kocasının uyku hapları içip intihar
    ettiğini söyledi bu sefer Sedef yine düşüp bayıldı doktor ve hemşire kendine getirdiler Sedef kocam bir not veya yazı bıraktımı diye sordu hayır dediler

    …Sedef kendini affedemiyordu o başkasının kollarındayken kocasıda intihar etmişti.İki gün sonra cenaze kaldırıldı Sedef'in babası yine geldi Yine Sedef'i haşlamaya başladı sen bir katilsin kocanın katilisin ortağım senin yüzünden intihar etti sen bir o..pusun diye bağırdı..Sedef ne yapacağını bilemiyordu.Babası çok aşağılamıştı ama bir kadının dünyasını anlıyamamıştı çok duygusuz bir babaydı…Aradan bir kaç hafta geçti. Tekrar Antalya'ya gidip inzivaya çekilmeye karar verdi. Uçak biletini aktarmalı olarak Konya’ya
    aldı bir kaç gün babasının evinde kalacaktı ordanda Antalya'ya gidecekti. Konyada'da hava alanından bir taksi yakaladı ve babasının evine geldi valizini aşağıya bıraktı Hizmetçiye babam nerde diye sordu. Kadın bilmiyorum efendim belki evdedir belkide yoktur dedi. Üst kattan bir oda seçmeye karar verdi evde bir hayli değişiklik yapılmıştı caddeye bakan bir Oda da kalmak istiyordu bir oda kapısını açtı pek beğenmedi.İkinci kapıyı açtı açmasıyla beraber ağzı açık kaldı babası odada bir şort la ve yatakta da yarı çıplak bir kadın vardı. Dikkat etti kadın meşhur birisinin karısıydı…
    Babası sen burda ne arıyorsun diye bağırmaya başladı. Bu sefer Sedef açtı ağzını ve bağırmaya başladı sen çatının altında o..pu istemiyordun ama bak işte yatağında bir o..pu. var sende namussuz bir adamsın deyip çekti kapıyı çıktı hava alanına giderken içi rahat etmiş gibiydi

    …3 ay kadar daha antalyada kaldı Güngör'ü düşünüyordu. Bu macerayı bitirmek istiyordu bir yandanda onun kolları arasında sanki huzur buluyordu. İstanbuldaki babasının sekreteri telefon edip koş koca evin ne olacağını sordu bir kaç aydırda maaşlarını alamadıklarından yakındı…Sedef uçağa atlayıp İstanbula geldiEvi satmaya karar verdi. Evde çalışan ahçıyı hizmetçiyi, şöforü işden
    çıkardı. Artık onlara lüzum yoktu. Burayı kapayıp akdeniz sahillerinde bir
    yerde yaşamayı düşünüyordu..Gerekenleri yaptı avukata bilgiler verdi. Nereye yerleşeceğini söyledi..Kapıdan çıkarken eve son defa baktı burada acı tatlı 15 yılı geçmişti ilk beş senesi mutluluk içinde son 10 seneside karamsarlık ve mutsuzluk içinde ağlıyarak geçmişti şimdi taksiye binmek üzereyken yine ağlıyordu..

    …Hava alanının kapısından içeri girerken telefonu çaldı arıyan Güngör'dü. Nerde olduğunu sordu hava alanında uçağa binmek üzereyim dedi. Güngör bekle beni hemen geliyorum dedi. Yarım saat kadar sonra Güngör geldi..Sedef bir koltukda oturuyördübir yandanda gözlerinden yaşlar boşanıyordu.
    Ayağının dibinde valiz elindede biletleri vardı. Güngör kimseye aldırmadan Sedef'e sarıldı ve dudaklarından öptü sonra elinden biletleri aldı bir elinede küçük valizi aldı hadi yürü gidiyoruz dedi. Sedef hayır hayır ben Antalya'ya gitmek istiyorum, burda benim için her şey bitti dedi. Güngör elindeki uçak biletini parçalayıp çöp bidonuna attı..Hayır sevgilim hayır burda her şey yeniden başlıyacak biz bizbirimizin için yaratılmışızsen kocanın ölümünden kendini suçlu hissediyorsun ama değilsin. Ben koçanla konuştum o seni affetti. Ayrıca günlüğünede yazmış seni üzdüğü
    için kendini çok suçlu hissetmiş dedi. ..Sedef ne yapacağını bilemez gibiydi Güngör'de kolundan tutmuş adeta onu hava alanından dışarı sürüklüyordu.Yine daireye geldiler bir birlerine kenetlendiler saatlerce seviştiler. Güngör seni çok seviyorum Sedef seninle evlenip ailemi başlatmak istiyorum. İkimiz için henüz geç olmadığını sanıyorum dedi. Sedef Güngör'e sarıldı bende seni seviyorum. Bir kaç ay sonra inşallah evlenebiliriz dedi..
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.540
    Beğenileri:
    7.648
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    865 ÇTL
    Tam hikayeyi okumak için girdim, heveslendim ama böyle Türkçe karakter olmaksızın uzun yazılar okunmuyor. :/
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.509
    Beğenileri:
    7.463
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.421 ÇTL
    Ben de okumadım ama başlık dikkatimi çekti. Üstelik hikayeyi şu an okumak için vaktim de yok. Özellikle mi "Ağlıyan kadın" yoksa bir yazım yanlışı mı merak ettim. Gece bakarım artık. :)
     
    dderya bunu beğendi.
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.540
    Beğenileri:
    7.648
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    865 ÇTL
    Evet orda 'a' olması lazım, yazım yanlışı var galiba.
    ama yani harflerin böyle olması çok kötü ya düzeltemez miyiz
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.
  5. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.509
    Beğenileri:
    7.463
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.421 ÇTL
    Türkçe karakterler konusunda da sorun var. haziryanit.com 'da Türkçe karakterleri otomatik ekleyen bir bölümümüz vardı. Akşam bakılmak üzere raporluyorum konuyu.
     
    dderya bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş