1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ah Leyl...

Konusu 'Aşk' forumundadır ve r0se tarafından 29 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

  1. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Yağmurun ayak sesinde uyuyan kalbimin
    ağrı molalarında hiç doğmuş sancıları döküyorum sesimden.
    Tüllenen grinin hüzzamı kirpiğime iniyor yavaş yavaş.
    Avazımın göçebe hüsranları dokunuyor
    giz’imin kuytularına.
    Fırtına başımın üstünde.
    Mecnun’un dolaştığı çöllerde yalnız kalıyor yıldızlar.
    Lapa lapa yağıyor deniz avuçlarıma.
    Hangi sesini dinlesem aşkın gece yine siyah kalıyor gök/yüzüme.
    Ölümü öldürsem kaç yıllık ölümlülüğe çarptırılır bedenim ya leyl?

    G ö z l e r i n d i r h e l a l i m.

    Vuslatı çağıran ayrılıklarda büyüterek aşka mahfuz düşleri,
    kalbimi yokluyorum sende can veriyor mu diye.
    Kahrın kavurganlığıyla
    intizarın velvelesi arasında kayboluyor
    perçemine ´gün´ vurmayan uykular.
    Sefilim. Zelilim.
    Kurşun kadarım gövdeme.
    Alnımdaki aşk izine dokunma.
    Kırılır yar çehresine harını resmettiğin cehennemin şeddesi.
    Kesme saçlarını ben üşümeyeyim diye.
    Bas gözlerini içime tuz niyetine ya leyl!
    BiLiyorsun, yar/adır bütün Sızlanmalar.


    A h L e y l,
    acım tufanımın sırtında.
    Kambur ruhları taşıyorum
    nun’a varmadan ağlayan dervişin duasında sırlanan kavlime.
    Döşümde ezgisel yankıların iz/düşümü uğulduyor.
    Bak, kulaklarımda asılı kalıyor yabani kuş çığlıkları.
    Pencere önlerinde biriktiriyorum isyana dönük gelişlerini.


    Y a L e y l!
    Yıkılsın aşk muammalı yalnızlık oyunu.
    Perde kana boyanmadan,
    sahne arkalarında boğmadan dilimin altındaki sahici repliklerimi,
    bu kez tut elimden.
    Azalan denizlere kanat çırpmadan hüznüme yuvalanan rüzgar,
    savurmadan saçlarıma ölü kadınların öykülerini,
    bu kez tut elimden Leyl.

    Nasıl olsa,
    meyilliyiz morg gecelerinde aşk üzere delirmeye.
    Vakte ermeyen sesin niyetsiz fırtınalarda dalgalanışında
    uyutuyorum küflü yağmur yaramı.
    Mahşer kalabalığında çırpınan tenhalığım
    huysuz ağlayışların kaosunda yırtılıyor.
    Eziliyor göğsüm kabusların ıssız kanayışlarında boydan boya.
    Yabanıl yakıcılığın dağlanışıyla savuruyorum giz’ime,
    güle değmeden ufalanan devşirme kederi.
    Muğlak cümlelerin eşkiyalığına yatıp
    uykumun derinliğinde küfürbaz katilliğimin adını saklıyorum yanağıma,
    adıma yok kala.
    Salkım saçak yorgunluğumla kapındayım leyl.
    Öp beni kırıkları acıtan düşlerimin sızısından.
    Kalbimde zevale eyvah,
    nara sürgün ‘gün’ izin var.
    Çıkar/sana beni beyhude ağıtlarımdan ağlatmadan.
    Aşktan haberdar bu rüzgar leyl.
    Baksana, ölüm sızıyor feverana çekilen gözkapaklarından.

    A h L e y l,
    gülüşün uçurum gibi ziyan etmeye yakın duruyor.
    Ya leyl!
    şehir korkakları bekliyor kalbimi.
    Her defasında cesaretim (el) altından satılıyor.
    Zaman zamansızlığı tetikleyen iç yangın inşirahsızlığının
    zulmünde büyütüyor kahkahasını.
    Daüssıla yorgunu bakışlarımdan
    zift kokan devrik hecelerin tutsaklığı düşüyor.
    Devrikebir bir makamın hüzünbazlığına sere serpe gömülüyor şarkılar.
    Aşkın koridor boşluklarında
    intihara gönüllü yalnızlığın hükümranlığına yabancılaşıyor aşina suskularım.

    Ya leyl!
    El vurulmuyor yaralara bu mevsim.
    Dayanılacak yanı yok hasretinin,
    hep mahva mülteci gözlerine düşüyorum.
    şiir olup dökemez misin dizelerini kanayışlarımın kıyısına?
    Tükenirken şakağımdan aşağı kayan hüsran birikintileri,
    kirli kasırgalarım yıkanmaz mı ellerinin duru denizinde?
    Aşk kimliğimde yangın gibi ağlıyor.
    Suretimden gecenin onulmazlığı akarken
    kırılmasın şarap kızılı uykuların hevesi diye.
    Düşsen seferi ağrıların kirpiğine,
    ayet diye tanımlanacak yüzün.

    Aşk kendine doymayan şizofren bir açlık mı leyl?
    Davacıyım
    Ve bütün gerekçeleri
    Yazdım Leyl'e
    Aşksız dokunma bana
    Bil ki muzdaribim
    Kalbimde sensiz bir gece
    Var olmadı
    Ah Leyl
    Senden davacıyım
    Gözlerinin uğruna
    Kaç dünyadan geçtim
    Silmeyip gözyaşlarımı
    Kaç ıslak yıldızı saydım
    Sökme içimden gemileri
    Limanına yanaştırma beni
    Ah Leyl
    Ah geceler boyu
    Kalbimde dinmeyen sızı
    Ah hasret ülkesi
    Ah ateş-i aşk
    Ah sevgili
    Ah Leyl
    Gittin
    Ve elimde
    Renksiz bir gökkuşağı kaldı
    Göğü çalınmış bir çocuk gibiyim
    Ne zaman yukarıya baksam
    Sensiz bir gökyüzü görüyorum
    Ah Leyl
    Sen masmavi bir sevdayken
    Renksiz bir dünya bırakma bana

    ıbrahim Saki
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş