Ahh Kadınlar (bir Kadının Kaleminden)

wien06

V.I.P
V.I.P
Katılım
30 Ags 2007
Mesajlar
6,184
Beğeniler
155
Yaş
49
Şehir
Viyana
#1
Bütün kadınlar birbirlerini rakip olarak görürler. Birbirlerini kıskanmaları için ayni meslekten olmaları ya da menfaatlerinin çatışması falan şart değildir. Ortalıkta kendilerinden başka kadınların da dolaşıyor olması, kıskanmaları için yeterli bir sebeptir. Yolu kadınların görev yaptığı bir yere, örneğin bir banka şubesine düsen bir kadın,gördüğü muameleden bunu şıp diye anlayabilir.

Bütün kadınların mutlaka koşulacak şartları vardır. seninle evlenirim ama... , dediğini yaparım ama... Nedense bütün aşk şiirleri, en duygulu şarkı sözleri hep erkekler tarafından yazılmıştır, çok duygulu oldukları söylenen kadınların bu sırada ne yaptıkları merak konusudur. Bence kadınlar o sırada diğer kadınları incelemekle meşguldürler. ne giymiş, ne takmış, benden güzel mi? Vs


Erkekler (eğer ruh hastası değillerse) eşlerini çok yakın arkadaşlarından, akrabalarından, yani olur olmaz herkesten kıskanmazlar.Oysa kadınlar, hiç ayırım yapmaksızın, ömür boyunca, istisnasız her dişiden kıskanırlar kocalarını. 30 yaş büyük bir kadınla, sırf parası için evlenen pek az erkek vardır. Buna karşılık etraf, babası, hatta dedesi yaşında, ama mutlaka zengin erkeklere aşık olan (!) kadınlarla doludur. Hiç bir kadın çalıştığı yerde üstünün kadın olmasını istemez. Vallahi bunu ben söylemiyorum, anketler öyle diyor. Erkekler kadınlardan ilgi, şefkat, sevgi dışında pek bir şey beklemezler. Kadınlara bunlar asla yetmez, ilâve olarak iki bilezik , bir yüzük gerekir çoğu zaman. Gelin-kaynana çekişmesinin fıkralara geçtiği ülkemizde hiç damat-kayınpeder çekişmesine tanık oldunuz mu? Elti gemisi yürümez diye bir söz vardır da neden bacanaklar için söylenmiş benzer bir lâf yoktur?


Evli kadınla ilişkiye giren çok az erkek vardır. Buna karşılık evli erkekle hiç düşünmeden ilişkiye giren kadın sayısı, benim bildiğim , gördüğüm, duyduğum kadarıyla bir hayli kabarıktır. Erkekler bir araya geldiklerinde işten, politikadan, futboldan bahsederler genellikle. Kadınlar bir araya geldiğinde ise vay o anda orada olmayan diğer kadınların hâline!


Eşlerinden, yorgunum , başım ağrıyor bahanesiyle mümkün olduğunca kaçan kadınlar, ortaya ikinci bir kadın çıktığı zaman âniden kocalarını çok sevdiklerini (!) fark ederler.kocası tarafından aldatılan kadınlar genellikle boşanmak yerine,bir çocuk daha yapmayı tercih ederler. Tersi durumda ise erkekler kadınlar kadar akıllı olmadıkları için bunu gurur meselesi yapar ve kadını hemen boşamaya kalkarlar.


Kadınlar evde akşama kadar istedikleri gibi yaşarlar.Ne karışanları ne de görüşenleri vardır. Erkeklerin ise akşamdan akşama geldikleri evlerinde pek de özgür oldukları söylenemez. Kendilerine durmadan oraya oturmaması, sigarasının külüne dikkat etmesi, ayakkabısını çıkarması hatırlatılır.


Kadınlar akşama kadar kocalarının bilgisi dışında istedikleri arkadaşlarını misafir ederler. Oysa hiç bir erkek karısından izin almadan eve bir erkek arkadaşını getiremez. Hatta izin alarak bile. Kadınlar her istediklerinde eşlerinden izin almadan annelerini ziyaret edebilirler. Erkekler ne haberli, ne habersiz, yanlarında eşleri olmadan asla annelerine uğrayamazlar.


Kadınlar bütün ilişkilerinde hesap kitap içindedirler. Asla şeffaf değildirler. Hoşlanırlar, hoşlanmaz gibi davranırlar, isterler, istemez gibi yaparlar. Eşleriyle sorunlarını çözmede bedenlerini silâh olarak kullananlar bile vardır. Vücutlarını göstermeye bayılırlar.Açık, dar, şeffaf, kısa giyerler. Sonra da neden bakıyorsunuz? diye sinirlenirler.Aslında amaçları baktırmaktır, ama bunu asla kabul etmezler,özgürlükten, rahatlıktan, medeniyetten falan söz ederler.Nereden biliyorsun, derseniz ben de kadınım oradan biliyorum.

NOT: İstisnalar kaideyi bozmaz. (Bence de bunu okuyan bütün kadınlar kendini istisna olarak kabul edecektir.)


Pakize SUDA
 
Katılım
26 Mys 2008
Mesajlar
456
Beğeniler
19
Şehir
Ülkemin her karışı
#7
30 yaş büyük bir kadınla, sırf parası için evlenen pek az erkek vardır. Buna karşılık etraf, babası, hatta dedesi yaşında, ama mutlaka zengin erkeklere aşık olan (!) kadınlarla doludur.....Çünkü erkekler çıtır meraklısıdır.60 yaşındaki erkek bile 15-20'lik kızları hayal eder.Kadınlar ise erkeğin çok güç olgunlaştığını bildiği için ne kadar büyük olursa o kadar iyi diye mantıkla yaklaşır olaya.(para da fena olmaz tabi ki.Bazı erkeklere parası yoksa hiç katlanılmaz.Bazıları 5 parasız da olsa dünyayı cennet eder.)

Bütün kadınların mutlaka koşulacak şartları vardır. seninle evlenirim ama... , dediğini yaparım ama... .....Çünkü açık konuşuruz da ondan.Erkekler gibi köprüyü karşıya geçene kadar herşeye evet diyen dayı meraklısı değilizdir."Evet ama.." demek bir dürüstlüktür.Şartını kabul edersen olur,etmezsen keyfin bilir hesabı...

kocası tarafından aldatılan kadınlar genellikle boşanmak yerine,bir çocuk daha yapmayı tercih ederler. Tersi durumda ise erkekler kadınlar kadar akıllı olmadıkları için bunu gurur meselesi yapar ve kadını hemen boşamaya kalkarlar....Çünkü toplum bunu erkeğin elinin kiri diye kabul etmiş ya ne yapsın, kadın bir yolunu bulup evine bağlamaya çalışır.Kendisi eşini rahatça aldatan erkek ise karısı aldattığında namus duyguları kabaran bir aslana dönüşüverir.Eşinin aldattığı kişinin yani karşı tarafın elinin kiri kendisine bulaşmıştır da ondan...

Bütün kadınlar birbirlerini rakip olarak görürler.
...Ne sebeple olursa olsun kadınlar aldığı işi en iyi şekilde yapar.Erkekler gibi "üç kuruşa beş köfte olmaz, bu kadar maaşa bu kadar iş" anlayışı taşımazlar..

Erkekler kadınlardan ilgi, şefkat, sevgi dışında pek bir şey beklemezler. Kadınlara bunlar asla yetmez, ilâve olarak iki bilezik , bir yüzük gerekir çoğu zaman......Çünkü çoğu zaman kadın eşinden ilgi,şefkat,sevgi görmez.Erkeklerin bir çoğunun iki beklentisi vardır.Biri yemek diğeri yatak.Kadın da hiç olmazsa bir bilezik bir yüzük almış olayım dese çok mu?...
Evli kadınla ilişkiye giren çok az erkek vardır.
E herhalde ikinci eli pek sevmez erkek kısmı.Herşeyin sahipsizini,sıfırını sever ne diyelim Allah namus duygularını daim etsin.Sanki evli olmayanla olunca iyiymiş gibi..!

Kadınlar evde akşama kadar istedikleri gibi yaşarlar.Ne karışanları ne de görüşenleri vardır......Tabi ev işini yaparken hiç bir erkek neden yaptın,şunu yapma,şöyle yapma deyip kadının özgürlüğünü kısıtlamaz.Keşke kısıtlasa, kadın akşama kadar ev işiyle boğuşur,yorgunluktan ölür,"canım nasılsın,senin gibi ben de çok yorgunum gel iki dertleşip sıkıntımızı atalım" diyecek bir eş yerine "gazetemi özgürce okuyamıyorum,arkadaşımı çağıramıyorum,ne yaptın ki,ne işe yararsınız ki" diyen bir kocayla hayatını özgür özgür geçirir işte.(nankörlüğümüz hat safhada bilirim)

Asla şeffaf değildirler. Hoşlanırlar, hoşlanmaz gibi davranırlar, isterler, istemez gibi yaparlar.....Çünkü Türk erkeği çok istekli kadından hoşlanmaz.Kadın evlenmek ister söyler "bir problemi mi var ki bana yamanmaya çalışıyor diye düşünülür, kadın hoşlandığını söyler bir süre sonra "ben mi seni zorladım kızım sen istedin" denir.Çoğunlukla kadınlar kendisini seven isteyen erkeğe sen istedin tavrı göstermez.Kadının şeffaflığı bizim erkeklerimize yaramaz.
Katıldığım bir konu var. Açık giyinip ne bakıyorsun diyenler.Davranışı yapan sonucuna katlanır.Kendi zevki için bile açık giyinse bakılacağını hesaplamalı kadın.
Nereden biliyorsun, derseniz ben de kadınım oradan biliyorum.
....Ben de bir kadınım da oradan biliyorum bu yazdıklarımı
Ayrıca kızlarımız ya da bayan kardeşlerimiz hiç karşı çıkmadı bu sözlere "sükut ikrardandır" atasözündeki gibi kabul mü ettik söylenenleri?!!!
 
Top