1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ahmet Arslan Kimdir? Biyografisi

Konusu 'Ünlüler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 15 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Ahmet Arslan Kimdir? Biyografisi

    Ahmet Aslan Dersim/Hozat’ın Taux köyünde doğup, ilkokulu Taux’ta, ortaokulu ve liseyi Hozat’ta okudu. Liseden sonra Diyarbakır resim fakültesini kazanıp altı ay Diyarbakır’da resim öğretmenliği yaptı, sonra üç yıl İstanbul Devlet Konservatuarı Müzik Bölümü’nü okudu. Sanatçı yedi yıldır Almanya’da yaşıyor. 2003’te «Rüzgar Ve Zaman (Va U Waxt)», 2008’de de «meleklerin dansı» albümü kalan müzik’ten çıktı.

    [​IMG]

    Kendi anlatımıyla:

    Kendim olduğum anılarım sadece köydeki çocukluk yıllarımdı. Nüfus kütüğüne kayıt olduğumda beş yaşındaydım. Kayıtlara geçtiğim gün kendimi kaybetmiştim. Okula başladığımda zorla öğretilip bana ait olmayan olgular ile mekanımı da kaybettim.

    Okulda başarılı olduğum tek ders resim dersiydi. Belki de kaybettiğim kendimi tablolarda kalıcı hale getiririm diye düşünmüştüm. Tablolarımın birinde bulduğum şey tam kendim olmasada, bulduğum tek şey Türkiye'de resimde birinci olmamdı. Onları da babamın yakıp üstünde keyifle çay ve sigara içmesini seyretmekle kaybettim.

    Lisede Tembur ile kendimi yeniden aramaya başladım. Tembur çalmakla her ne kadar sevgililerim tarafından horlanıp ağustos böceğine benzetildiysem de, onlar da beni kaybetti.

    Sonra sazımla beraber beni aramaya başladık...

    Diyarbekir derken İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarına çıktık, derken her yerde beni aradık. Biraz hatırladık ama orda da yokmuşum. Sonra Almanya'ya gelmekle ben ve sazım, birbirimizi kaybettik.

    Daha sonra gitar ile tanıştım. O beni sazımla buluşturdu, artık üç kişi olmuştuk; Ben, Tembur ve Gitar. Üçümüzden çıkan tınılarla yaşamın ( m.ö. ) 3000 yıl öncesiyle ilişkili olduğunu anladım. Bana öğretilenler, beni hala yanıltıyor...
     

Sayfayı Paylaş