1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ahmet Kaya'ya dair güzel bir yazı

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve esmer23 tarafından 11 Haziran 2007 başlatılmıştır.

  1. esmer23

    esmer23 Katılımcı

    Katılım:
    24 Nisan 2007
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    880
    Meslek:
    henüz karar veremedim astronot olmak istiyorum :P
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    30 ÇTL
    Ortaokulun adı fen bilgisi olan ve nihayetinde bana işkence gibi gelen derslerinde kulağımda bir walkman kulaklığı ile tanıdım onu. Daha doğrusu zaten tanıyordum, adını bilmeye ve resmini görmeye tanımak denirse. Sol kulağıma taktığım kulaklıktan kulağıma üç kere "dostum" kelimesi söylenmişti öğretmenin sindirim sistemini anlattığı sırada. Bir an için imam kulağıma sesleniyor sandım ama sonradan öğretmenin bizi sindirdiği sırada ben de bu şarkıyı sindirdim.

    "Dostum dostum güzel dostum
    Bu ne beter çizgidir bu
    Bu ne çıldırtan denge
    Yaprak döker bir yanımız
    Bir yanımız bahar bahçe"

    diyordu. O sıralar yaprak döken bir ağaç yoktu hayatımda. Ekmeğin elden, suyun gölden olduğu, bahar bahçe bir durumdaydım. Ta ki aşık olduğumu hissedene kadar. Artık bir başka parça anlatıyordu beni:

    "Uyandım seni düşündüm
    Birden bire duvar birden bire gece yarısı
    Uyandım seni düşündüm hadi yar
    Ay göğsümün, ay göğsümün sol yarısı"

    Ve platonik bir aşkın çığlığı eşliğinde gidip kendime gömülme zamanım gelmişti.

    "Artık sazım bağrım olur
    Kimsenin bilmediği bir ağrımı
    Gider kendine gömülürsün
    Yoksa bu şehir, bu sokaklar
    Seni alır kullanır, seni alır kullanır
    Santim santim çürürsün"

    Derken liseli döneminin hipodrom misali bizi koşturduğu yıllarda, koşuya inat eden 2 özgür tayla karşılaştım. Artık "biz üç kişiydik". İsimleri her ne kadar Bedirhan, Nazlıcan ve Suphi olmasa da biz de üç kişiydik ve birbirimize bir Marksistin Kapital'e bağlı olduğu kadar bağlıydık.

    Lise son sınıfın matbaadan yeni çıkmış test kitabı kokan günlerinde, artık sahte dostlukların "seni hiç unutmayacağım lise arkadaşım, hoşça kal" şeklinde noktalandığında üçümüzün ağzında aynı şarkı vardı:

    "Yağmur yağsın isterdim bu sabah
    Merhaba soylu sevdam merhaba
    İpil ipil düşsün betona
    Merhaba sevgili vatan merhaba
    Ve üç gece güvercini
    Nazlı nazlı uçsun buluta
    Merhaba..
    Bütün sabahların bu saati
    En fazla sevdiğim vakit
    Son kez merhaba.."

    Ortaokulun platonik sevdasından sonra lisede platonik olmayan ve keşke platonik olsaydı diye düşündüğüm aşklarım da oldu. Onları

    "Senin eşkin meni düşürdü dile
    Ne çe aşığh olur bülbüller güle
    Hasret çektir, könül verdim, seni sevdim men,
    Hasret çektir, könül verdim, seni sevdim."

    diye dilimi döndürmek için üniversite sınavından çok çalıştığım bir Azeri türküsüyle geçiştirdim. Ancak üniversite aşkı öyle olmuyor bunu öğrendim. "Büyüdük mü ne" diye artık daha sık sorar oldum kendime. Ve cevabı çok sert bir şekilde çarptı yüzüme:

    "Büyüdün sende
    Hasret sende sevgi bende
    Akşamlar döner geceye
    Geceler gebe gündüze"

    Artık sevdalar daha başka kokar olmuştu. Sevda yüzünden uykusuz gecelerin, king partileri yüzünden uykusuz kalınan geceler karşısında değeri gün geçtikçe artıyordu. Artık değer kaybedense sadece aşka bakışımdı.

    "Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
    Ki bu yaşlar utangaç boynunun
    kolyesi olsun
    Buda benim sana
    ayrılırken hediyem olsun."

    Şimdi ise dilimizde tek şarkı kaldı, hayattan ve "O"ndan geriye. Varsın bu olsun bizim de şarkımız, varsın bu olsun anlamını istiap haddinden çok çok fazla taşıyan son şarkımız:

    "Sakin göllerin kuğusuyduk
    Salınarak suyun yanağında
    Yarılan ekmeğin buğusuyduk
    Gözüm yaşarıyor
    Yüreğim yanıyor /kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle
    biri saksımızı çiğneyip gitti
    biri duvarları yıktı
    camları kırdı
    fırtına gelip aramıza serildi
    biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
    her şeyi kötüledi
    bizi yaraladı
    biri şarabımızı döktü
    soğanımızı çaldı
    biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu
    ciğerim yanıyor yüreğim kanıyor
    olmasaydı, olmasaydı sonumuz böyle"
    Gözüm yaşarıyor
    Yüreğim yanıyor /kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle
    Dağlarda çoban ateşiydik
    Dolanarak mavzer yatağında
    Ceylan pınara inişiydik
    Göğsüm daralıyor
    Yüreğim kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle
    birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
    aynı çıtırtıyla ürperen birer serçe
    hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu...
    birer tomurcuktuk hayatın kollarında
    birer çiğ damlasıydık
    bahar sabahında gül yaprağında
    dedim ya hiç yoktan susturuldu şarkımız
    yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor
    bitmeseydi, bitmeseydi bizim öykümüz böyle
    Göğsüm daralıyor
    Yüreğim kanıyor
    Olmasaydı sonumuz böyle"
     
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.439
    Beğenileri:
    7.365
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.921 ÇTL
    Ahmet Kaya hakikaten fazlası ile tartışmalara neden olmuş biri.

    Dinlemeli mi, dinlememeli mi?
    Sanatçının kişiliği ile sanatını ayrı mı tutmak gerekir?
    Gerçekten vatan haini mi, değil mi?
    Öldü mü, ölmedi mi?

    Hatta ben ne diyorum şimdi ya :P
     
  3. esmer23

    esmer23 Katılımcı

    Katılım:
    24 Nisan 2007
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    880
    Meslek:
    henüz karar veremedim astronot olmak istiyorum :P
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    30 ÇTL
    fikirlerine zerre kadar önem vermem ama müziğine - sanatına hiç bişey diyemem sadece alkışlarım müzik evrenseldir diye düşünürsek sadece müziğini önemsemek yeterlidir gerisi kendini yaktı zaten
    şarkıları müthiş mi ? evet :)
     
  4. arı

    arı Üye

    Katılım:
    31 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    46
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    170
    Banka:
    0 ÇTL
    ahmet kaya gerçek bir demokrat

    büyük bir yorum cu idi.

    bir tek hatası onu bitirdi.
     
  5. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL

    Ahmet kayanin öldügüne inan miyorum cunku cok yerlerde onun ölmedigi ve sadece saklandigini yazdilar...

    ölmüs olsa idi Cenazezi her Türk gibi neden Türkiyeye gelmedi ???'
     

Sayfayı Paylaş