1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aileye Sistemik Bakış

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 28 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Aileye Sistemik Bakış

    Sistem kuramım ilk 1928 yılında Ludwig von Bertalanffy geliştirmiş, 1945 yılında da “Genel Sistemler Kuramı” olarak adlandırmıştır. Sistem yaklaşımı yalnızca davranış bilimlerine özgü bir yaklaşım değildir. Fizikten davranış bilimlerine, sosyal bilimlere, tarih ve felsefeye kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu kurama göre bir yapının parçaları arasındaki ilişkiye, tek boyutlu değil çok boyutlu yaklaşılması ve olayların kendi ortamları içinde değerlendirilmesi gerekir.

    Bertalanffy’e göre, insan yaşantısı da tıpkı insan organizması gibi birbirinden bağımsız parçaların sürekli ve karşılıklı olarak etkileşimde olduğu bir özellik göstermektedir.

    Sistemler kuramına göre aile bir ilişkiler sistemidir. Bundan yalnızca duygusal ilişkiler anlaşılmamalıdır. Ekonomik, cinsel, ortak zevklerin paylaşımı ve bütün diğerleri bu ilişki sisteminin birer parçasıdır. Bu nedenle aile, onu oluşturan üyelerin toplamından fazlasını ifade eder. Ailedeki ilişkiler sisteminin bir diğer özelliği de bu ilişkilerin sürekliliği ve dinamikliğidir. Aile içinde devamlı olarak ikili, üçlü ilişkiler şeklinde süregiden bir etkileşim vardır. Bu ikili-üçlü ilişkiler ailedeki alt sitemleri oluşturmaktadır. Karı-koca alt sistemi; kardeşler alt sistemi, ebeveyn-çocuk alt sistemi gibi. Aile aynı zamanda mensubu olduğu geniş ailenin bir alt sitemidir. Alt sistemler yaşa, cinsiyete, ilgi alanına veya işlevlerine göre belirlenmiş olabilir. Böylece devam eden ilişkiler ve etkileşimler çerçevesinde aile, Şekil 1.1’de görüldüğü gibi toplumun en küçük parçasıdır.

    Aşağıda, aile sisteminin özellikleri verilmiştir.

    1. Ortak Amaçları Vardır: Aile bireylerini bir araya getiren ortak amaçlar vardır. Bu ortak amaçlar bazen, aile bireylerinin tek başına sahip olduğu amaçlarla örtüşmeyebilir. Belki de hiç konuşulmayan ama kendiliğinden beliren bu amaçlar; aile üyeleri için sosyal, psikolojik ve fiziksel bir ortamın yaratılması; duygusallık, yakınlık, bağlılık, güven ve şefkat gibi gereksinimlerin karşılanmasıdır.

    2. Kendine Özgü Bir Yapısı Vardır: Ailenin psikolojik yapısı; üyelerini bir arada tutan duygulan, ortak fantezi, örf ve âdetleri, sırları, mitleri, dünya görüşünü, beklentileri vb. kapsar.

    3. Bir Sistemdir: Aile sisteminden kastedilen yalnızca üyelerin birbirleriyle olan ilişkileri değildir. Dış dünya, fiziksel çevre ve diğer sosyal yapılarla olan ilişkiler de bu sistemin bir parçasıdır.

    4. Alt Sistemleri ve Hiyerarşik Bir Düzeni Vardır: Özellikle yapısal aile kuramcıları, aile sisteminin alt sistemlerden oluştuğunu ve kendine özgü bir hiyerarşik düzeninin olduğunu savunurlar. Alt sistem, üyelerin birbirleri ile kurdukları koalisyonlardır. Örneğin anne ve babanın çocukların terbiyesi için kurdukları koalisyon (işbirliği) bir alt sistemdir. Anne ile kızın ev işlerinde birbirlerine yardımcı olmak üzere kurdukları koalisyon da bir alt sistemdir. Aile içinde görülen bir diğer alt sistem de üçgenleşmedir. Bu, iki kişi arasında kurulan koalisyon bozulduğunda dengenin tekrar kurulabilmesi için bir üçüncü kişinin aralarına katılması ile ortaya çıkan durumdur.

    5. Dinamik Bir Özelliği Vardır: Aile, zaman içinde değişen ihtiyaçlarına göre yapısında değişim yaşayabilir. Her ailenin farklı koşullara uyumu farklıdır. Burada önemli olan, kendi için yeterince iyi olanın sağlanmasıdır.

    6. Bir Yaşam Döngüsü Vardır: Tıpkı bireylerin olduğu gibi ailenin de kendine özgü bir yaşam döngüsü vardır. İleriki sayfalarda ayrıntılı olarak açıklanan bu döngüde yaşanan her dönemin kendine özgü özellikleri, krizleri ve dengeleri vardır.

    7. Benzer Sonları Vardır: Farklı eğitim, kültür ve olanak düzeyindeki aileler, birbirlerine destek olma ve ortak yaşam hedefleri bakımından benzer; ama bunlara ulaşma biçimleri bakımından farklı olabilir. Her ailenin, tıpkı bireylerin olduğu gibi benzer sonları vardır. Buna eşsonluluk denmektedir.

    8. Aile, yapısındaki dönüşümlere belirti üreterek uyum sağlamaktadır. Bazı ailelerde ailenin değişen yapısı ile birlikte ortaya çıkan yeni koşullara uyum, ancak psikolojik belirti verme yoluyla sağlanabilir.
     

Sayfayı Paylaş