1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Akıl İnşasında Hafıza

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 7 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Hafıza aklın ana rahmidir” diyor Haki Demir, “Akıl Eğitimi-1-Teori” isimli kitabında. Gerçi hafıza aklı taşıyacak kadar güçlü değildir, sadece doğumu orada gerçekleşir diye de ekliyor. Öyleyse akıl inşasına, hafızada başlamamız gerekir, her ne kadar orada devam etmeyecek olsak da… “Hafızanın akıl için ana rahmi” olması, aklın temellerinin orada atılacağını gösterir. Bu sebeple “akıl inşası” serimizin ilk yazısını hafızaya ayırdık.
    Hafıza, tarifi kolay zannedilen konulardan biridir ama öyle değil. Fakat biz kolay tarifinden başlayalım ki ana konumuzdan (akıl inşası meselesinden) sapmayalım. Hafıza, en basit tarifiyle, bilgilerin depolandığı zihni alandır. Aslında bilgiden başka birçok şeyin de depolandığı yerdir ama şimdilik bu yazının konusuyla ilgili kısmını alalım.


    [​IMG]

    Hafıza, zihni dünyanın ilk faaliyete geçen unsurudur. Çocuk sıfır yaşındayken (yeni doğduğunda) hiçbir zihni kıpırtı yokken bile hafıza faaldir. Zeka zuhur etmemiş, akıl inşa edilmemiş haldeyken faaliyete başlayan hafıza, tabii olarak sadece bilgi depolar. İnsanın dışarıdan aldığı ilk etki bilgilenmek olduğuna göre, bilgi, aklın inşa sürecindeki aşamanın ilk materyalidir. Bu materyalin yeri ise hafızadır. Bu durumda yapmamız gereken, bilgi, hafıza ve akıl üçgeninde dolaşmaktır.

    Benlik inşası döneminde elde edilen bilgilerin aklın bünyesine yerleşir. (Haki Demir, Akıl Nedir isimli kitap). Benlik inşası, sıfır yaşından başlar. Öyleyse benlik inşası döneminde elde edilen ve hafızaya yerleşen bilgilerin bir kısmı, akıl inşasında kullanılmaktadır.

    Bu kriterleri topladığımızda şöyle bir tablo çıkıyor.
    * Çocuğun akıl sahibi olmadığı dönemde hafızaya yerleşen bazı bilgi türleri aklın temelini inşasında kullanılıyor.

    * Eğitim (okul) öncesi eğitim diye isimlendireceğimiz bu dönem farkına varmadan çocukta akıl inşa ettiğimiz bir dönemdir.

    * Bu dönemde üç inşa faaliyeti aynı zamanda yapılmaktadır. Benlik inşası, akıl inşası ve hafıza tanzimi…

    * Hafızanın bilgileri nasıl elde ettiği ve nasıl tasnif ettiğini öğrendiği dönem… Hafıza bu dönemde, (çocukta akıl da olmadığı için nasıl olduğunu bilmeden) bir tertip düzeni kazanıyor. Bu dönemde kazandığı tertip düzeni, hayatı boyunca devam ediyor. Sonradan değiştirmek fevkalade zor.

    * Hafızanın sahip olduğu tertip düzeni, aynı zamanda aklın inşasında temeli oluşturuyor. Bilgiler nasıl tasnif ve tanzim ediliyorsa, akıl da o “nizam” üzere bina ediliyor.

    * Hafızanın zeminini uygun şekilde düzenlemek gerekiyor. Tabir-i caizse, hafızanın raf düzenini yani bilgi depolama düzenini doğru yapmamız gerekiyor. Sıfır yaşından başlayan bu eğitim, çocuğun değil ebeveynin yapabileceği bir iştir.

    Bu nasıl yapılır?
    * Bilginin belli bir düzen içinde verilmesi gerekir. Hiyerarşik düzene dikkat edilmelidir. Müslümanların bilgi sistemi malum… Allah, Resulullah, Sahabe, Müçtehitler, Alimler, Arifler, Akiller ila ahir. Bunların bilgi olarak karşılıkları, Kitap, Sünnet, İçtihat, İlim, Hikmet, Faydadır.

    * Bu ağır konular çocuklara nasıl verilir. İnsanın her yaşta sahip olduğu bir dil var, duygu dili… Bu dil, çocuklukta sahip olunan tek dildir. Bu silsileyi sevgi ve hürmet yoluyla inşa etmek gerekir. Mesela çocuklarınıza “en çok seni seviyorum” demeyin. Mesela, “Allah ve Resulünden sonra en çok seni seviyorum” deyin.

    * Bilgileri kaynaklarıyla hafızaya yerleştirmek, bir nizam tesisi için gereklidir. Hiyerarşik sistemin kurulmasında olduğu gibi… Diğer taraftan bilgilerin gerekçelerini de öğretmek gerekir. Bilgi, kaynağından, gerekçesinden ve maksadından bağımsız olarak öğretilmemelidir. Gerekçesinden bağımsız olarak öğretilen bilgi, gerekçesi ortadan kalktığında da uygulanmaya devam ediyor. Bu durum aklı, donuk halde inşa ediyor ve gelişmesine mani oluyor. Gerekçesi ortadan kalkan bilginin uygulanmasına ihtiyaç kalmadığını anlamayan akıl, uygulamaya devam ediyor.

    Yazan : Osman Gazneli
     

Sayfayı Paylaş