1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aklımın bütün kuşları göç etmiş olmalı..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 24 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmıştı derinliğimi, hangisinden atlasam yüzün tutuyordu beni.
    Keder de yüzünü çok sevmiş olmalıydı...

    Dokunmak ne zamandır günahtı ki sevişmelerimizin parmak izi tenimize düşmüyordu!
    Avuç içlerimde uyuttuğum bir yalan olabilir miydin?
    Fısıltıyla söylediğim ninniler, bilmediğim gözlerden damlarken
    Fondaki hüzün seni görmüyor olabilir miydi?

    Hazin bir rengi vardı bütün sabahların...
    Ve iliklerimden geçiyordu sert rüzgarlar...
    Ya da gözlerim hep yorgun olmalıydı..
    Belki de ağzımdaki tadın ağırlığından yanıyordu canım...
    Ama yanıyordu işte....

    Sana gelen yollara çığ düşmüştü
    Ve ayaklarımdan geçiyordu cesaretsizliğim
    Ya da ben yol yordam bilmez olmuştum
    Belki de gözlerindeki iklimlerin kara kışlarında kalıyordum
    Ama gelemiyordum işte...

    /... Tarifsizdim .../

    Senin huzurlu yalnızlıkların vardı ve bana düşmandı!
    Ne zaman gelse, beni incitmeden tutar, aklının en uzak odasına götürürdün
    Kapanan kapı incinen huzurun olurdu bilmezdin...


    Bütün duvarları kana boyardı öfkem ve ben de kırmızıya düşmandım!
    Yüzümde en koyu ağıtı yakıp, ses çıkarmadan çıplak ayakla dolaşırdım düşüncelerinde...
    Her köşe başında seninle karşılaşır, gözlerinin tam içine bakmaktan alıkoyamazdım kendimi.
    Bakışlarımın ayazı bütün yaprakları dökerdi ama üşümene asla izin vermezdim
    Yağmurlarım senin toprağına yağmazdı çünkü, bilirdim..

    Kırmızıydım .


    Altı üstü üç gündü ömrüm,
    Seni beklerken tükettiğim kaç ömürde (s)akladım günahımı?
    Sığdırabildim mi?
    Aşk çok mu mühimdi ki, ölümlerden ölüm beğenemediğimizden bütün suçu biz üstlendik?
    Acısını ciğerlerimizde hissedip,
    Sigaradan sandık, idam ettik dumanını son arzusunu sormadan...


    /... Ya şimdi? .../

    Akşam ezanı...
    Aklımın bütün kuşları göç etmiş olmalı
    Uçsuz bucaksız uçurumlar sarmış derinliğimi, hangisinden atlasam aşka düşüyorum yüzüstü

    Sersemim, başı dönüyor duygularımın
    Hatta tutmasam kendimi aşkın tam üstüne kusabilirim.....

    Kelimelerimde isyan var, dudaklarım açısını şaşırıyor
    Adını mırıldansam, harf harf dişlerime çarpıyorsun
    Tarifsizliğimi alıp, öfkeme gizliyorum kırmızı nabzımı tutuyor
    Belki de, bu ağıt yakışmadı yüzüme ondan yanıyor canım....
    Ama yanıyor işte, yanıyor...




    ALINTI
     

Sayfayı Paylaş