1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Akrosiyanoz

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 25 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Akrosiyanoz (vücudun uç bölümlerinin morarması) çevrel atardamarların bü*züşmesinden kaynaklanan bir hastalık*tır. Tüm yaşlarda ortaya çıkabilir, ama genellikle 20-45 yaş arasında görülür. Akıl hastalarında çok daha sıktır. Bu grubun yanı sıra öteki akrosiyanoz ol*gularında da belli bir duygusal denge*sizlik sık görülür. Hastalığın ruhsal ve hormonal bozukluklardan kaynaklandı*ğı öne sürülmüşse de, günümüze değin nedeni tam anlaşılamamıştır.
    Akrosiyanozun belirtileri, vücudun uç bölümlerindeki (parmak uçları, bu*run, dudaklar, kulak sayvanı vb) kılcal damarların ve yüzeysel toplardamarla*rın genişlemesiyle birlikte az ya da çok sürekliliği olan bir arteriyol (küçük atar*damar) büzüşmesidir.
    Başlıca belirti morarmadır (siya-noz); ellerde ve daha seyrek olarak ayaklarda, morumsu zemin üstünde kır*mızımsı lekeler görülür. Morarma (sîya-noz) el ya da ayak bileğine doğru sona erer. Buna cilt sıcaklığının azalması, terleme, ellerde ve ayaklarda ağrılı ger*ginlik gibi başka yerel belirtiler de eşlik edebilir. Soğukta artan bozukluklar, et*kilenen uçların ısıtılmasıyla belirgin bi*çimde geriler ya da yok olur. Ama oda sıcaklığında çeşitli belirtiler hafif de ol*sa varlığını korur; bunlar Raynaud sendromundaki gibi nöbetler halinde or*taya çıkmazlar. Her iki biçim arasındaki ayırıcı bir özellik, akrosiyanozda hiçbir zaman solukluk olmamasıdır.Siyanozlu bölgelere parmakla bastı*rınca soluk lekeler ortaya çıkar; parmak çekilince bunlar kaybolur ve morarma çevreden merkeze doğru geriler.Akrosiyanozun gidişi iyi huyludur. Başka etkenler (soğuk ve güçlü dezen*fektanlara bağlı lezyonlar vb) devreye girmedikçe kangren oluşmaz. Yerel lez-yonlann iyileşme eğilimi azdır. Yakın*malar kış mevsiminde ve soğuk iklimli bölgelerde artar, ama yıllar geçtikçe ha*fifleme eğilimi gösterir.Livedo retikularis de atardamarlarda gene soğuğa bağlı olarak ortaya çıkan, ama akrosiyanozdan farklı bir hastalık*tır. Bu hastalıkta ağ biçiminde, morum*su bir dizi sık çizgi ortaya çıkar; bunlar daha çok bacaklarda ve ayak sırtında (daha ender olarak önkol ve el sırtında) yerleşir. Cutis marmorata denen en ha*fif biçiminde hasta soğuğa çıktığında kol ve bacakları morumsu, ağ biçimli beneklerle kaplanır; bunlar, sıcaklık yükselince kaybolur. Daha ilerlemiş bi*çimlerde derinin rengindeki değişiklik*ler tüm soğuk mevsim boyunca sürebi*lir. Ender olarak ülserleşmeler ortaya çıkar. Livedo retikulariste akrosiyanoz*dan farklı olarak yanma ve ülserleş-meyle ayırt edilen ağrılı deri lezyonlan gelişebilir. Ayrıca akrosiyanozda yal*nızca uç bölgeler etkilenmişken, livedo retikulariste bacak ve uyluk gibi orta bölümlerde belirti görülür.Livedo retikularis hemen her zaman üretken (doğurgan) yaştaki kadınları et*kiler. Bu yüzden nedenleri arasında hormonal etkenlerin de bulunabileceği düşünülmektedir. Gerek akrosiyanozda, gerek livedo retikulariste tedavi, etkile*nen bölümlerin soğuktan, enfeksiyon*dan ve travmalardan korunmasına da*yanır. Yalnızca çok ender olgularda da*mar genişletici ilaçlar verilmesi gerekir.
     

Sayfayı Paylaş