1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Alaska'nın Peşinde - John Green

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Ninova tarafından 2 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Ninova
    Dalgın

    Ninova Ya heRru Ya MeRru !

    Katılım:
    18 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.145
    Beğenileri:
    667
    Ödül Puanları:
    2.930
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Laborant
    Yer:
    Gazıantep
    Banka:
    16 ÇTL
    Alaska'nın Peşinde - John Green
    [​IMG]
    KİTAP DETAYI
    ISBN : 9786055289942
    Sayfa : 320 sayfa
    Orjinal Dili : İngilizce
    İlk içki İlk şaka İlk dost İlk aşk son sözler"Bu harika öyküyü okuyan kızlar hüzünlenecek, erkekler Alaska'nın vanilya ve sigara kokusunda aşkı, tutkuyu ve özlemi bulacak."-Kirkus-"John Green çok etkileyici bir roman yazmış. Hayat, sevgi ve insan olmanın gizemleriyle dolu labirente balıklama dalıyor. Bu [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] hayatınıza dokunacak, o yüzden sakın oturarak okumayın! Ayağa kalkın ve 'Büyük Belki'ye doğru bir adım atın."-K. L. Going-, Michael L. Printz Onur Ödüllü Yazar"Hem komik hem hüzünlü, ilham veriyor ve meraklandırıyor." -Bookpage"Muhteşem bir son... bu kadar iyi bir kitaba yakışıyor." -Philadelphia Enquirer-"Sevimli ve fazla alçakgönüllü esprilerle dolu... Yazar, Alaska'nın karanlığını sevecen ve bir o kadar enerji dolu bir ışıkla aydınlatıyor." -School Library Journal-"Bu kitabı diğerlerinden ayıran, Miles Halter'ın zeki, öngörülü, acı dolu fakat güçlü sesi." -Chicago Tribune-Miles Halter, ünlülerin son sözlerine bayılan sıradan bir gençtir. Evindeki güvenli hayata katlanamadığından François Rabelais'nin ölmeden hemen önce "Büyük Belki" olarak betimlediği bilinmezin ne olduğunu bulabilmek için yatılı okula yazılır. Onu Culver Creek Lisesi'nde, aralarında Alaska Young da olmak üzere pek çok şey beklemektedir. Zeki, komik, son derece seksi ama bir o kadar perişan halde olan Alaska, Miles'ı kendi labirentine sürükleyecek ve "Büyük Belki" arayışında ona yol gösterecektir.Michael L. Printz Ödülü'ne layık görülen Alaska'nın Peşinde, bir hayatın başka bir hayat üstünde ne kadar kalıcı izler bırakabildiğini muhteşem bir dille anlatıyor. Pek çok ödül sahibi John Green'in bestseller olan bu kitabı, çağdaş kurgu [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]lar arasında çığır açan yepyeni bir ses."Holden Caulfield'ın ruhu hayat bulmuş."-Kliatt-
    KİTAPTAN ESİNTİLER-YORUMLAR
    kitaba bugün başladım ve bugün bitirdim. açıkçası kâğıttan kentler'i ve aynı yıldızın altında'yı okuduktan sonra, john green'in bu kitabı fazla sönük kaldı diyebilirim. john green'in dramı fazla abarttığını düşünmeye başladım, bilmiyorum. kitabı sevdim denemez, yazarı için okudum. yine de bazı sözler cidden hoşuma gitti. son sözler'i ezberlemek gerçekten ilgi çekici. ne yazık ki ben ne büyük belki'yi arıyorum ne de muhteşem son sözümü. aradığım tek şey büyük güzel bir uyku. sınav haftası; yardımcı olmuyorsun!
    -
    Aslında kötü sonlu ya da ölümlü hikayeleri sevmem. Ama bu ve john greenin şu ana kadar okuduğum her kitabında (Aynı Yıldızın Altında) ölümün bile anlamlı olabileceğini ve ondan sonra geriye kalanların hayatlarını o kadar iyi anlatmış ki... John Green kitaplarina ister ölüm olsun ister olmasın bayılıyorum. Ayrıca sonunda o kadar anlamlı mesajlar veriyor ki öğretmenimden daha bilgili olduğunu düşünüyorum ;)
    -Kitabın en sevdiğim kısmı tarih olayı. İlk başta gözümü korkutmuştu aslında çok karışık gelmişti ama okudukça bu düşüncem yok oldu. Sonu tahmin ettiğimden farklı bitti fakat yine de sürükleyici bir kitapdı. Büyük Belki'yi aramaya gidiyorum ve Bu labirentten nasıl çıkacağım! sözleri hala aklımda ve benim de cevabım Alaska gibi.
    -
    Kitap 2 bölümden oluşuyor önce ve sonra diye ayrılmış.Ben 2.kısımda koptum gerçekten yazar toparlıyamamış ne yazacağını şaşırmış uyduruk yazmış.Kitabın sonu kötüydü.Olayları tam otutturamamış ham kalmış kitap ve yazar dramı çok abartıyor.Onun dışında okurken sıkılmazsınız ama genç romanı.
    -
    Beklentilerimin çok altında kaldı. Özellikle ilk 200 sayfa o kadar basitti ki neyseki daha sonra biraz daha okunabilir hale geldi. Eğer biraz kafa dağıtmak istiyorsanız buyrun okunuyun derim ama edebi açıdan değerli bir eser istiyorsanız sizin için zaman kaybı olur.
    -
    İngilizcesini okudum. Gayet basit bir anlatımı var siz de orjinalini okuyun derim ben. Tabi ki 'Aynı Yıldızın Altında' kadyar sürükleyici ve tatlı bir kitap değil lakin çok düşündürücü ve insanı etkileyen cümleler mevcut ve evet biraz sıkıcı.
    -Okudugum 2. John Green kitabi. Konu olarak guzel fakat sonunu tahmin edebiliyorsunuz, yani pek sasirtici degil. Yine de, John oyle bir yazar ki, anlatim tarziyla sizi buyuluyor. Bu yonden kitabi cok begendigimi soyleyebilirim. Okumanizi tavsiye ederim.
    -
    Aynı Yıldız'ın Altında'ya göre biraz sönük kalmış bence. Yinede beğenerek okudum. Ben de Büyük Belki'yi bulmaya aramayalıyım sanırım.
    -
    Gençlik kitabı, 18 yaşından büyüklerin ilgisini çekeceğini sanmıyorum ama başlayınca bitirenlerdenim bu sebeple okudum. İdare eder bence.
    -
    Aynı Yıldızın Altında kadar olmasa da güzeldi .
    -
    Her cümlemi dokunur ya gerçekten çok etkileyiciydi.
    -
    kitabın içinde ki son sözler fazla güzeldi
    -
    Ölmeden önce okunacak kitaplar arasında
    -
    ``insanlar yağmur olsaydı, ben serpinti olurdum, o ise kasırga. ``
    -
    Sana on yaşındaymışsın gibi davranan bir kızdan hoşlanmana gerek yok: Zaten bir annen var.
    -
    `Hepimiz gideceğiz`` demişti McKinley karısına ve kesinlikle gidecektik. İşte acılar labirenti. Hepimiz gideceğiz. Bu labirentten kendi çıkış yolunu bul.
    -Korku bu: Önemli bir şeyimi kaybetmiştim, bulamıyorumdum ve ona ihtiyacım vardı. Birinin gözlüğünü kaybetmesi, gözlükçüye gitmesi ve ona dünyada hiç gözlük kalmadığının, gözlüksüz idare etmek zorunda olduğunun söylenmesi gibi bir korkuydu.
    -
    Ölümün kocaman,karanlık bir hiçlik olduğu fikrine, sevdiklerinin artık var olmadığı düşüncesine katlanamıyorlar ve kendilerinin var olamayacaklarını hayal bile edemiyorlardı.Sonunda, insanların ölümden sonraki yaşama inandıklarına çünkü inanmamaya katlanamadıklarına karar verdim.
    -
    `Kaybetmekten ve yıkılmaktan korkuyorlar. Ama parçalarımızın toplamından daha büyük olan parçamız başlayamaz ve bitemez ve bu yüzden yıkılamaz.``
    -
    Bir araya gelen her şey parçalanır.
     

Sayfayı Paylaş