1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Aldatılma Paranoyası Şiddeti Arttırdı

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Papatya tarafından 30 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    Adana Numune Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Sümer Öztanrıöver, kadına yönelik şiddet uygulayan ve 3. sayfa haberlerine konu olan bazı kişilerin zannedildiği gibi acımasız katiller olmayıp, Othello Sendromu'ndan muzdarip masum hastalar olabileceğini belirterek, "Bu kişiler eşinin kendisini aldattığına inanarak, ona zarar verir" dedi.

    Psikiyatrist Dr. Sümer Öztanrıöver, son günlerde kadına yönelik şiddetin bir hayli arttığına dikkat çekerek, bunun en önemli sebebinin ise erkeğin eşinin kendisini aldattığını sanması olduğunu kaydetti.

    Othello Sendromu

    Tıp dilinde buna "Othello Sendromu" denildiğini anlatan Öztanrıöver, "Erkek eşinin komşu, arkadaş, hatta yakın aile bireyleri, baba, oğul, erkek kardeş, yeğenle bile aldattığını düşünür. Hasta birey sürekli eşini izlemektedir ve bu kişilerle olan konuşmalarında, bakışlarında, davranışlarında aldatma
    kanıtları bulmaktadır. Şüphelendiği kişilere karşı düşmanca davranabilmektedir. Bütün hezeyanlarda olduğu gibi hastanın aldatıldığına olan inancı, mantıklı açıklamalardan ve gerçek kanıtlardan etkilenmez. Eşinin telefona geç cevap vermesi, kapıyı geç açması, vücuttaki bir morluk, elbisedeki leke, perdenin açık olması, kimi zaman yoldan geçene gayriihtiyari bakış bile aldatmanın kanıtları olarak görülür" diye konuştu.

    Erkek İlgi Kaybını Yanlış Yorumluyor

    Öztanrıöver, kıskanılan eşin sıklıkla kendi davranışlarını kısıtlayarak uyum sağlamaya çalıştığına dikkat çekerek şunları kaydetti:

    "Ancak aşırı sorgulanan ve sürekli masumiyetini ispatlamak zorunda bırakılan eşin giyimini, davranışlarını kısıtlaması, hatta sokağa çıkmaması hiçbir işe yaramaz. Bitmek bilmez suçlamalarla bunalan mağdur eş, sıklıkla depresyona girer. Hasta eşe karşı ilgi istek kaybı gelişir. Bu durum da aldatmanın kanıtı olarak yorumlanır. Kıskanılan kişiye yönelik sözel ve fiziksel şiddet sıklıkla ortaya çıkar. Bunalan eşin ayrılma girişimi şiddet ve ölüm tehditleriyle karşılanır. Ruhsal açıdan sağlıklı olan bir kişi, aldatma şüphesi ile yaşamak yerine eşinden ayrılmayı tercih edecektir. Oysa Othello Sendromlu bir hasta, kendisini aldattığına inandığı eşini asla bırakmak istemez. Bu kişiler, hasta olduklarının farkında değillerdir."

    Ölüm Tehditi Ciddiye Alınmalı

    Eşin boşanmak istemesinden sonra eğer şiddet veya ölüm tehdidi varsa ciddiye alınması gerektiğini ve ilk önce mağdur eşin güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyleyen Öztanrıöver, "Eve yaklaşmama cezası, elektronik pranga gibi tedbirler bu durumdaki hastalarda hiçbir işe yaramayacaktır. Bu nedenle mahkemelerce eşlerine şiddet uygulayan kişilerin mutlaka ruhsal muayenelerinin yaptırılması, varsa hastalıklarının tespiti ve tedavilerinin yapılması üzücü durumların yaşanmasını önleyecektir. Othello Sendromu'nda ilaç tedavisi oldukça yararlıdır. Kişi hastalığını kabul etmeyeceği için onun hasta olduğunu vurgulamak yerine bu durumun kendisinde ve eşinde yarattığı duygusal incinmelerin vurgulanması tedaviye uyumu kolaylaştıracaktır" dedi.

    Ödün Verdikçe Kıskançlık Daha da Artar


    Aşırı kıskançlığın özellikle gençler arasında sevginin kanıtı olarak görülüğünü, ılımlı bir kıskançlığın kabul edilebileceğini ancak partnerinin davranışlarını, giyim tarzını, arkadaşlarını, seçimlerini değiştirmeye yönelik girişimlerin hastalıklı bir kıskançlığın göstergesi olduğunu vurgulayan Öztanrıöver, "Kıskanılan kişi, ödün verdikçe kıskançlık daha da artacaktır. Ödün verilmediği için biten ilişkinin acısı, ömür boyu prangaya mahkum yaşamaktan kat kat iyidir. Gençlere önerimiz sizi olduğunuz gibi kabul eden kişilerle birlikte olun ve ne karşınızdakini kısıtlayın ne de kendinizi kısıtlatın" şeklinde konuştu.

    Kaderine Razı Olmayan Kadın Sayısı Artıyor


    Öztanrıöver, son günlerde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberlerinin giderek artmasındaki başka bir etkenin ise kadınların bilinçlenip karşı çıkmaya başlamaları olduğunun altını çizerek, "Kaderine razı olmayan kadın sayısı hızla artmakta. Kadınlar artık bir kurtuluş savaşı başlatmakta ve bu uğurda ölümü de göze almaktadırlar" dedi.

     

Sayfayı Paylaş