1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Alemdar’ın Kaçırılışı

Konusu 'Kurtuluş Savaşımız ve Kahramanları' forumundadır ve wien06 tarafından 19 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN adı az bilinen kahramanlarından
    ALEMDAR römorkörünün İsanbuldan kaçırılışı ve diğer kahramanlarımız.
    Heyecanla okuyacağınız bir yazı.
    Yüzbaşı Adil Beyin planı


    [​IMG]

    1921 yılının ilk günleri. Anadolu’da büyük fedakarlıklarla yapılan mücadelede, cephane eksiği kendini iyiden iyiye hissettiriyordu. Rusya’dan alınabilecek silahları taşımak için kullanılan küçük takalar hem yetersiz kalıyor hem de gidiş gelişleri uzun zaman alıyordu.

    Ankara, Karadeniz’den yapılacak nakliyatı sağlayacak bir geminin İstanbul’dan kaçırılmasını kararlaştırdı. Seçilen gemi Alemdar römorkörüydü. Alemdar silahlanmaya uygun büyük bir tekneydi. İstanbul’daki teşkilat sayesinde, Deniz Yüzbaşısı Adil Bey geminin çarkçıbaşılığını (birinci makine mühendisi) üstlendi, personel de güvenilir kimselerden seçildi ve Alemdar’ı İstanbul’dan kaçırılma planları hazırlandı.

    Tüm planlar, Boğaz çıkışındaki düşman kontrolünden sıyrılıp Karadeniz’e geçmek üzerine yapıldı. Boğaz’daki kontrol görevini yapan hücumbotlar, işgal kuvvetlerinin kontrolündeydi; ama bu botların personeli Türk’tü. Birçoğu Kuvayı Milliye’nin İstanbul’daki gizli teşkilatına üyeydi. İstanbul’dan daha önce de silah kaçırılması sırasında, bulundukları hücumbotta geçici bir arıza yaratan Türk denizciler, işgal güçleri subaylarının dikkatini dağıtıp kaçacak gemiye, kontrol sahasında gedik açıyorlardı. Bu kez de öyle oldu. Yüzbaşı Adil Bey ve geminin kaptanı İsmail Bey, 25 Ocak 1921 gecesi, Boğaz’daki kontrolden sıyrılarak Karadeniz’e açıldı.

    FRANSIZLAR FARKEDİYOR

    Sahilden birkaç mil açıkta seyreden Alemdar, sabah Ereğli’ye vardı. Buradan kömür ve erzak aldıktan sonra Sinop’a hareket etti. Ancak İstanbul’daki müttefik karargahında, Alemdar’ın kaçırılışı büyük yankı bulmuştu. Geminin yakalanması sadece bir römorkörün bulunmasından daha fazlasını ifade ediyordu. Türkler moral bulacaktı.

    Karadeniz’deki deniz filosuna haber verilerek Alemdar’ın yakalanması istendi. Aynı günlerde Alemdar, Zonguldak açıklarına varıyordu. Ocak ayının son gününde, C-27 Fransız hücumbotu Alemdar’ı gördü. Gemiye yaklaşarak silahlarını çevirdi ve durmasını ihtar etti.

    ‘ŞİMDİLİK TESLİM OLALIM’

    Yüzbaşı Adil Bey ve İsmail Kaptan, Alemdar’ın hücumbottan kaçmasının mümkün olmadığını görerek, şimdilik teslim olmaya karar verdiler. Fransız botundan Alemdar’a Yüzbaşı Tille adında bir Fransız subayı ile dört Senegalli asker bindi. Gemiyi dikkatle arayıp silahsız olduğunu anladıktan sonra İsmail kaptanı bir kamaraya hapsettiler. Adil Bey’i ise çarkçı olduğunu sandıklan için görevinde bıraktılar.

    Alemdar, Fransız botunun arkasında geriye, İstanbul’a doğru yol almaya başladı. Yüzbaşı Adil Bey, makine dairesinde yaptığı planı gizlice mürettebata duyurdu. Serdümen Recep aldığı talimatla, öndeki Fransız botuyla aradaki mesafeyi yavaş yavaş açmaya başladı. Mesafe olabildiğince arttığında, Yüzbaşı ve mürettebat aniden Fransız subay ve Senegalli askerlerin üzerine atıldı. Birkaç dakika içinde geminin kontrolü yeniden Türklerdeydi. Fransız Yüzbaşı Tille, düştüğü oyun karşısında sürekli söyleniyordu. Şimdi gemide düşmandan alınan silahlar da vardı. Alemdar, öndeki Fransız gemisine durumu hissettirmeden sahile doğru kaymaya başladı.

    Tüm kazanları çalışan Alemdar’da Adil Bey ve İsmail kaptan, mesafeyi yeterli görerek birden gemiyi çevirdiler ve Ereğli’ye doğru yol almaya başladılar. Birkaç dakika içinde durumu farkeden Fransız hücumbotu da hemen Alemdar’ın peşine düştü.

    Şimdi heyecanlı bir takip başlamıştı. Fransız botunun hızı Alemdar’dan fazla olduğu için, mesafe gittikçe azalıyordu. Bir süre sonra Fransızlar Alemdar’a iyice sokuldular. Ve Fransız gemisinin boş bölgesindeki top ateş açmaya başladı. Buna karşılık Alemdar mürettebatı da ele geçirdikleri tüfeklerle şiddetli ateşe başladılar. Fransız topunun başındaki asker vuruldu. Mermilerden biri topun nişangahına geldi; hücumbotun en önemli silahı devre dışı kaldı.

    YEREL ÇETELER YETİŞTİ

    Alemdar Ereğli’ye yaklaşmaya başlamış; sahilde insanlar bu büyük kavgayı görmek için toplanmıştı. Fransız botu Alemdar’ı açığa sürmek için sahille römorkör arasına girdi. Ancak tam bu sırada, Türk sahillerinden yoğun bir makineli tüfek ateşi başladı: Ereğli’deki yerel çeteler zamanında yetişmişti!

    Fransız botu kaçmak zorunda kaldı. Alemdar bu çatışma sırasında Sedümen Recep’i şehit verdi. Yüzbaşı Adil Bey’in planıyla Alemdar, Milli Mücadele’ye katılarak Karadeniz’de büyük hizmetler verdi. Anadolu’ya cephane sevkiyatının Karadeniz’deki öncüsü oldu.

    Alemdar, Şahin ve Rüsumat

    Milli Mücadele’de Karadeniz’de görev yapan üç gemi, silah taşıma işinde büyük isim yapmıştı. Bunlar Alemdar römorkörü, Rüsumat motoru ve Şahin vapurlarıydı. Bu üç gemi Ruslardan alınan silahları Karadeniz’deki Tuapsi ve Novorosisk limanından alır ve müttefik devriye botlarına görünmeden Anadolu kıyılarına getirirlerdi. Bu seferler sırasında Yüzbaşı Mustafa Nail Bey komutasındaki Alemdar, Pontusçu Sarıyanni çetesini yakalamış, Yüzbaşı Cevat Bey kumandasındaki Şahin vapuru, Büyük Taarruz’dan önce 29 adet Alman tayyaresini Rusya’nın Novorosisk limanından almak için Yunan botlarıyla çarpışmış ve Rüsumat motoru ise taşıdığı silahları devriye botlarına kaptırmamak için Ordu’da kendini batırmış, daha sonra tekrar yüzdürülmüştü.


    KAYNAK: KANSU ŞARMAN Popüler TARİH - Aralık 2000 - Sayı 07
     

Sayfayı Paylaş