1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Algı

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve dderya tarafından 22 Nisan 2015 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    ALGI

    [​IMG]
    Dışardan gelen uyarımlar algı organlarında imgeler (hayal) {image) yaratır. İmgeler aynı zamanda düşünce sürecinde kullanılan ham maddelerdir. Başka bir deyişle, düşünürken kimi kez tisteyerek, kimi kez kendiliğinden imgeler kullanılır. Düşüncenin bir bölümü imgelerden oluşmuş olup düşüncede imgeleri kullanma bakımından insanlar arasında büyük farklılık vardır. Kiminin çok az imge kullanmasına karşın, kiminin düşünce sürecini imgeler doldurur.

    Düşüncede imgelerin kullanılmasına imgeleme (tahayyül) (imagination) denir, imgeleme çocukluk ve gençlik çağında güçlü olup diğer çağlarda bu güç azalır. Düşünürlerin bir bölümünde ve sanatçıların çoğunda imgeleme yaşam boyu gücünü fürdürür. Bu insanlar, geçmiş yaşantılardan yeni birleşimler jıaparak bunları bütün ayrıntılarıyla gözlerinin önünde canlandırabilirler. Bu duruma sanrHmgelem (eidetic) gücü denir. Çocuklarda sıklıkla ortaya çıkan bu durum, sanatçılarda düşünce İmgeleri biçiminde özel bir bütünleşmeye dönüşebilir.

    İmgeleme gücü olan kişilerde, düşüncelerin etkisi altında çoğunlukla görme, daha ender olarak işitme algısı oluşabilir. Böy-lece düşünce, sanrı biçiminde algılann oluşmasında bir iç uyarım olarak kabul edilebilir.

    H Duygu, duygulanım, amaç, beklenti, umut, dikkat, öğrenme duygusal yoksunluk, düşünce gibi etkenler çeşitli düzeylerde al-gı sürecinde etkili olurlar. Bunlann dıştan ve içten gelen etkenlere değişmesi algıyı değiştirir. Algı sapması, bozukluğu, yanılsama ve sannya yol açar, insanın yaşamını sürdüğü doğal ve toplumsal koşullardan oluşan “gerçek nesnel ortamla” bu ortamın algılanmasından oluşan “öznel algı ortamı” arasındaki faik, Çatışma w! çelişki yaratabilir. Bu durum endişe, kaygı, kızgınlık, öfke gibi duygularda artma yapabilir.

    Algı süreci içinde öğrenmenin, öğrenme süreci içinde algının karşılıklı etkisi vardır, öğrenme, algı sürecinin tamamlanması için gerekli olan birikimi ve duygulanımı sağlar.

    Gözün ag tabakası üzerinde ters olarak beliren imgelerin bi-le doğru ve düz uzay algısına dönüşmesi, öğrenme sonucu oluşur» Gezmeyi seven ya da işi geregi sürekli olarak dolaşan bir tasan için uçak aranan, sevilen bir taşıt aracıdır. Oysa yakınını uçak kazasında yitirmiş bir insan uçaktan nefret eder. Erkek çocukların çok sevdiği oyuncaklar arasında bulunan tabanca ve tüfek savaş görmüş, yakınlan vurulmuş insanlar tarafından korku ve tiksintiyle algılanır.

    Duyu organlarına gelen uyarımların çokluğu ve bunlann seçilmeden alınışı algıda değişiklik yapar. Duyusal yoksunluk da algıda değişmeler yaratır. Uzun süre ışıktan ve sesten yoksun kalan kişi-H de yanılsama (illüzyon) ve sanrı (haiüsinasyon) olabilir. Görmeyenlerde görme, işitmeyenlerde işitme sanrılan ortaya çıkar.

    Özcan Köknel'in Ruh Sağlığı kitabından alıntı.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş