1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Alıntı Sözcüklerde Kesme İşaretinin Kullanımı

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve Suskun tarafından 5 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL


    1. Bazı Arapça kelimeler gırtlak ünsüzü taşıdıkları, Türkçede de bu özelliği anlaşılacak şekilde telâffuz edildiği için kesme işreti barındırırlar:

    Örnek: an’ane, an’anevî, bid’at, cür’et, cür’etkâr, cüz’î, iz’an, kat’î, kat’iyen, kat’iyet, kıt’a, kur’a, Kur’an, mel’un, mes’ul, mes’uliyet, mes’ut, meş’ale, sun’î, sür’at, şer’î, vak’a.”

    2. Alıntı olup da kesmesiz kullanılan bu yapıda kelimeler de vardır.

    Örnek: defa, defetmek, heyet, menetmek, mesele, neşe, neşet, sanat…

    3. Aşağıdaki kelimelere iyelik ekinin getirilmesi, aslında kelimenin sonunda bulunup da dilimizde eriyen gırtlak ünsüzünü ortaya çıkarır ve kesme işaretini gerektirir. (Bu kelimelerdeki ekler iyelik ekidir.)

    Örnek: cem>cem’i, cüz>cüz’ü, kat>kat’ı, men>men’i, nev>nev’i, tab>tab’ı…

    4. Sonunda gırtlak ünsüzü bulunan kelimeler iyelik ekini -ı, -i biçiminde alırlar. Bunlardan cami ve mâni kelimeleri camisi ve mânisi şeklinde de olabilir. Bunlar yalın hâlde kullanıldıklarında sonlarında tek ünlü vardır.

    Örnek: bayi>bayii, cami>camii veya camisi, mâni>mânii veya mânisi,
    memba>membaı, mısra>mısraı, sanayi>sanayii…

    5. Bu kelimelere yönelme hâl eki getirildiğinde araya y sesi girebilir de girmeyebilir de. Her iki kullanış da doğrudur:

    Örnek: bayiye, bayie; camiye; camie; membaya, membaa; mevzuya, mevzua, mısraya, mısraa…
    bayiyi, bayii; camiyi; camii; membayı, membaı; mevzuyu, mevzuu, mısrayı, mısraı…

    6. Bazı Arapça kelimelerde kısa ünlüden sonra gelen gırtlak ünsüzü dilimizde kaybedilerek ondan önceki ünlü uzun okunur.

    Örnek: dava, mamur, mana, memur, resen, tamim, tecil, tediye, tehir, telif, tesir…
     

Sayfayı Paylaş